Erdoğan’ın Serrac’a yaptığı ziyaret daveti LUO’yu endişelendirdi

Erdoğan ve Serrac’ın geçtiğimiz Şubat ayında İstanbul'da yaptıkları toplantıdan (AFP)
Erdoğan ve Serrac’ın geçtiğimiz Şubat ayında İstanbul'da yaptıkları toplantıdan (AFP)
TT

Erdoğan’ın Serrac’a yaptığı ziyaret daveti LUO’yu endişelendirdi

Erdoğan ve Serrac’ın geçtiğimiz Şubat ayında İstanbul'da yaptıkları toplantıdan (AFP)
Erdoğan ve Serrac’ın geçtiğimiz Şubat ayında İstanbul'da yaptıkları toplantıdan (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac’ı Ankara’yı davet etmesi Libya'daki siyasi partilerin farklı tepkilerine yol açtı.
Erdoğan’ın Serrac’a yaptığı davet, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, UMH’ye bağlı güçlerin Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) karşı sahada üstünlük elde etmesine ilişkin “Eğer biz dengeyi sağlamasaydık savaş Trablus'un içerisine girerdi ve en az 10 yıl daha sürebilirdi” şeklinde konuştuğu bir dönemde geldi.
Hafter liderliğindeki LUO’ya yakın milletvekilleri, UMH ile Türkiye’nin geçtiğimiz Kasım ayında Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat’ı imzalamasının ardından Türkiye’nin Serrac’a olan davetini şüphe ile karşıladı.
Şarku’l Avsat’a konuşan Tobruk’taki Temsilciler Meclisi üyesi Said Emgeb, Serrac’ın Türkiye’nin ülkedeki müdahalesini artıracak her türlü işi yaptığını söyleyerek, “Serrac’ın Ankara ziyareti sırasında Libya halkının yeteneklerinden daha fazla vazgeçmesi pek de uzak bir ihtimal değil” dedi.
Emgeb, Erdoğan ve Serrac’ın, söz konusu ziyaret esnasında Mısır, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak bildiriyi ele alacağını öne sürdü.
Söz konusu ortak bildiride, Türkiye ve Libya UMH arasında imzalanan iki mutabakat muhtırasının uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler’in (BM) Libya'ya yönelik ambargosuna aykırı olduğu iddia edilmişti.
Serrac’ın ziyaret sırasında, Türkiye’nin müttefikini askeri olarak desteklemeye devam etmesini sağlayacak bir anlaşmaya varmayı isteyebileceklerini öne süren Emgeb, bu ziyaretin turizm amaçlı veya protokol ziyareti gibi sıradan bir konu içermeyeceğini dile getirerek, “Böyle olsaydı konuyu telefonda tartışırlardı” dedi.
Şarku’l Avsat’a demeç veren Libyalı siyasi analist Faysal Şerif ise Emgeb’in endişelerinin aksine Serrac’ın Türkiye ziyaretinin, mutabakat zaptı imzalayan iki ülkenin siyasi ve askeri pozisyonlarını değerlendirmek üzere istişare yapmaları bağlamında geldiğine dikkat çekti.
Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi'nin Savunma ve Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Talal el-Mihub da, “Siyasi sahnede kalma hevesi Serrac’ı, Türkiye’nin UMH’ye verdiği askeri destek karşılığında Ankara’ya istediği herhangi bir imtiyazı sunmaya yönlendirebilir” diyerek, Türkiye'nin ülkesine müdahalesiyle ilgili uluslararası sessizliğin şaşırtıcı olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir diğer isim olan Libyalı siyasi analist Rıdvan el-Fituri ise, “Ziyaret Libya’ya yönelik müdahaleyi reddeden Türk muhalefetine bir mesaj ve en son olarak beş ülkenin ortak bildirisi gibi Libya-Türkiye ittifakına yönelik saldırılara da bir meydan okuma anlamı taşıyor” ifadelerini kullandı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.