Sudan Başbakanı Hamduk’tan suçluların cezasız kalmayacağı vurgusu

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AP)
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AP)
TT

Sudan Başbakanı Hamduk’tan suçluların cezasız kalmayacağı vurgusu

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AP)
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk. (AP)

Sudan Meslek Grupları Birliği, Geçici Egemenlik Konseyi ve Geçici Bakanlar Kurulu'ndan ordu karargahı önünde düzenlenen barışçıl oturma eyleminin birinci yıl dönümü olan önümüzdeki 3 Haziran’ın milli yas günü olarak ilan edilmesini istedi.
Ömer el-Beşir'in görevden alınmasına ve İslamcı kanada ait rejiminin devrilmesine yol açan protestolara öncülük eden Meslek Grupları Birliği dün yaptığı basın açıklamasında, Hartum'daki Ordu Genel Komutanlığı önünde ve ülkenin diğer bölgelerinde bulunan meydanlarda oturma eylemi yaparken ölenler için yas ilan edilmesine yönelik olarak geçici hükümetten cevap beklenildiğini kaydetti.
Ayrıca ülke içinde ve dışında tüm resmi kurumlarda bayrakların yarıya indirilmesini talep etti. Başbakan Abdullah Hamduk, Sudan Meslek Grupları Birliği’nin talebiyle eş zamanlı olarak açıklamalarda bulundu.
Hamduk açıklamasında, kurtarma rejimini dağıtma, adalet yönetimini koruma ve suçluların cezasız kalmaması konusunda aldığı kararlara dikkat çekti.
Başbakan Abdullah Hamduk perşembe günü erken saatlerde bazı gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi.  Hamduk yaptığı görüşmede, Sudan'ın nasıl bir kanun çerçevesi içinde yönetileceğine ve ülkenin kalkınması için nasıl sağlam bir yapının üzerine kurulacağına dair anlaşmaya varmak için ülkenin önünde duran fırsatlara değindi. Hükümetinin temel sorunlarından birinin barış meselesi olduğunu vurguladı.
El-Ceride gazetesinin haberine göre Başbakan Hamduk, barış antlaşmasının tek taraflı imzalanmasının herhangi bir uzlaşı sağlamayacağını, sosyal uzlaşmanın sağlanarak takip edilmesi gerektiğini söyledi. Barışın sadece hükümet ve idare şekli üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra gerçekleşeceğini vurgulayan Hamduk “Bizler çok sayıda orduya sahibiz. Tek bir milli orduya sahip olmamız gerekiyor” ifadesini kullandı.
Güney Sudan’ın başkenti Juba'da önceki hükümet ve geçici hükümet ile savaşan silahlı hareketler arasında müzakereler devam ediyor. Söz konusu silahlı hareketlerin başlıcaları olarak Abdülaziz Hulu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi ve Abdulvahid Muhammed bin Nur liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi olarak ön plana çıkıyor.
Başbakan Hamduk, müzakereye katılmayan bu iki liderin barışın sağlanabilmesi için diyalog masasına oturması gerektiğinin önemini vurguladı.
Dış siyasette dengeli ilişkiler kuracağının sözünü veren Hamduk, mevcut düzende tarafsız rol oynamanın hiç de kolay olmayacağının altını çizdi. Hamduk sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güney Sudan'da stratejik ilişkiler kurmaya, aynı zamanda da Mısır ve Etiyopya ile sonsuza kadar devam edecek olan ilişkileri korumaya çalışıyoruz. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği ile olan ilişkilerimiz de son derece iyi.”
Hamduk, dış dünya ile siyasi ilişkilerinin kopuk olduğuna dikkat çektiği açıklamasında önceki rejimin dış politikası yüzünden tecrit edildiğini vurguladı.
Başbakan Hamduk, Birleşmiş Milletler-Afrika Birliği Darfur Misyonu’na (UNAMID) alternatif olarak gönderilmesi beklenen siyasi elçi hakkında da şunları söyledi:
"Birleşmiş Milletler’den ihtiyacımıza yönelik geçiş konularına yardımcı olması için bir elçi göndermesini istedik. Elçinin özellikle barış harekatı ve Marshall Planı’na benzeyen bu harekatın yüksek maliyeti hakkında yardımcı olmasını bekliyoruz. “
Hamduk, hükümetin ilk etapta ulusal egemenliği kesinlikle ihmal etmeyeceğini belirterek gönderilmesi istenen elçinin herhangi askeri bir bileşen olmadan tüm Sudan'ı kucaklayacağını ve sadece geçiş süreci için yardım edeceğini ifade etti.
Uygulanabilir adaleti ve ceza yaptırımını geçiş sürecini düzenleyen anayasal belgenin önemli bir parçası olarak gördüğünü vurgulayan Hamduk,”Ruanda ve Güney Afrika’da olduğu gibi sorunlu tarihimiz hakkında fikir birliğine varmaya ihtiyacımız var” dedi. Hamduk ayrıca 30 Haziran’da kurulan rejimin dağılmasının ve militanları tarafından yağmalanan paraların yeniden iade edilmesinin de önemine dikkat çekti.
Siviller ve askerler arasındaki deneyim ortaklığını öven Hamduk açıklamasına şöyle devam etti:
“Açıkçası ben siviller ve askerler arasındaki ortaklık konusunda Sudanlıların deneyimlerine hayranım. Özellikle deneyimler başarısızlığa uğradığında ve ülke savaşa sürüklediğinde söz konusu ortaklık karşısında duyduğum hayranlık daha da artıyor.”
Hamduk, bahsettiği bu ideal modelin sabırla gerçekleşeceğine işaret ederken bu işin çok da kolay olmayacağını kaydetti.
Önlerinde birçok komplikasyonun olduğuna dikkat çeken Hamduk,  önlerinde durumu kabullenmekten başka bir seçenek olmadığını söyledi. 



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.