İngiltere: Yeni normale geçişte acele edilmemeli

Londra’da dün polis çevre aktivistlerinden birini tutukladı (AFP)
Londra’da dün polis çevre aktivistlerinden birini tutukladı (AFP)
TT

İngiltere: Yeni normale geçişte acele edilmemeli

Londra’da dün polis çevre aktivistlerinden birini tutukladı (AFP)
Londra’da dün polis çevre aktivistlerinden birini tutukladı (AFP)

İngiltere Hükümeti’nin üç bilimsel danışmanı ülkede koronavirüsün hala çok hızlı biçimde yayıldığı hakkında uyarıda bulunarak genel izolasyon kısıtlamalarının kaldırılmasına izin vermiyor ve içlerinden biri kısıtlamaların hafifletilmesi kararını “siyasi” bir karar olarak tanımladı.
İngiltere geçtiğimiz hafta açık alanlarda 6 kişiyi geçmeyecek şekilde toplanılmasına izin verdi. Aynı şekilde ilkokullarda bazı sınıfların açılmasına izin verilmesi ile kademeli olarak izolasyon önlemleri hafifletiliyor.
İngiltere Hükümeti yeni bir sistemin uygulanmasının koronavirüsü kontrol altına alınmasında ve ülkenin faaliyetlerine geri dönmesine yardım ederek katkı sağlayacağını umuyor, Yeni düzenle birlikte doğrulanmış vakalarla temas kuran kişilerin kendilerini izolasyon altına almasını istiyor.
Ancak Acil Durumlar Bilimsel Danışma Grubu’nun Wellcome Trust adlı organizasyonun direktörü Jeremy Farrar, Kovid-19’un büyük bir hızla yayıldığı ve İngiltere’de genel izolasyonun kaldırılmasına izin verilmemesinde meslektaşı John Edmunds ile aynı fikirde olduğunu belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre, Farrar Twitter hesabında “Test, hasta takibi ve izolasyon uygulamalarının tamamen işlevsel olmaları, herhangi bir hızlı artış durumuyla başa çıkabilecek, sonuç alabilecek durumda olmaları ve enfeksiyon oranlarının daha düşük ve güvenilir olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Fakültesi’nde çalışan ve danışma grubu üyesi olan John Edmunds cuma günü test edilmemiş bir test ve takip sistemi kullanarak “risk alıyoruz” ifadelerini kullandı ve alınan kararı “siyasi” bir karar olarak tanımladı.
Prof. Dr. Peter Hurby test ve takip işlemleri sisteminin şimdiye kadar tamamen işlevsel olmadığı için İngiltere’de genel izolasyon önlemlerinin kaldırılmasının daha çok erken olduğu hakkında uyarıda bulundu.
BBC Radio’ya “Daha önce tanık olduğumuz hasta ve ölü sayılarına geri dönemeyiz” ifadelerini kulladı ve “Bildiğiniz gibi bu sistem şimdiye kadar tam olarak işlevsel değil ve bu yüzden de risk burada oluşuyor.” şeklinde açıklama yaptı.
İngiltere’de kovid-19 sebebiyle 38 binden fazla insan hayatını kaybetti. Bu İngiltere’yi dünya genelinde salgından en çok zarar gören ülkeler arasında yer almasına sebep oldu.
Ulusal İstatistik Ofisi’nin yaptığı taramada İngiltere’de haftalık yaklaşık olarak 54 bin hasta teşhis edildiğini yani bir günde teşhis edilen hasta sayısının  7 bin 700’ü geçtiğini ortaya çıkardı.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson perşembe günü koronavirüs salgınını önlemek için uygulanan genel izolasyon önlemlerinin hafifletileceğini duyurdu.
Johnson ticaret şirketlerinin ve araba galerinin pazartesiden itibaren faaliyetlerine geri dönebileceğini belirtti ancak yapılacak değişimlerin “ileri doğru atılan küçük adımlar” olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Gerçek ölü sayısının resmi bilançolardan daha yüksek olduğu öngörülüyor. Ülkenin farklı bölgelerinde salgından çok büyük oranda sıkıntı çeken huzurevleri sakinlerini salgına karşı korumaya çalışıyor.
AFP’nin aktardığına göre aynı bağlamda İngiltere’deki Adderbury huzurevi, zayıf sakinlerini koronavirüs salgını tehlikelerinden korumak için ailelerin arabaların içinde ziyaret etmelerine izin vermeyi deniyor. Yaşlılar huzurevinin küçük yollarında rahat sandalyelerde otururarak bahar güneşinin tadını çıkarırken ziyaretçiler sevdiklerine moral vermek için arabalarında gülümseyerek oturuyor.
 



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.