Almanya’da aşırı sağ koronavirüsten daha büyük tehlike

Bisikletliler, ülkedeki aşırı sağcılığa karşı dün Berlin’de toplandı (AFP)
Bisikletliler, ülkedeki aşırı sağcılığa karşı dün Berlin’de toplandı (AFP)
TT

Almanya’da aşırı sağ koronavirüsten daha büyük tehlike

Bisikletliler, ülkedeki aşırı sağcılığa karşı dün Berlin’de toplandı (AFP)
Bisikletliler, ülkedeki aşırı sağcılığa karşı dün Berlin’de toplandı (AFP)

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi nedeniyle uygulanmaya devam eden bazı izolasyon önlemlerine karşı düzenlenen haftalık protestolar devam ediyor. Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) Başkanı Thomas Haldenwang’ın da tekrarladığı gibi aşırı sağın Almanya için en ciddi tehlike olduğu hakkındaki uyarılar ise artıyor. Haldenwang, aşırı sağ destekçilerinin şiddeti kullanma konusunda artan bir isteklilik gösterdiğini ve sosyal medyadan bu minvalde çağrıda bulunduklarını belirtti.
Almanya genelinde binlerce kişi, izolasyon tedbirlerine karşı haftalardır gösteri düzenliyor. Başlangıçta esas aşırı solun destekçilerini kapsayan bu protestolar, daha sonra aşırı sağ destekçileri, aşı karşıtları ve komplo teorilerine inananlar ile birlikte genişlemeye başladı.
Parlamento’daki en büyük muhalefet partisi olan aşırı sağ ‘Almanya için Alternatif Partisi’ (AfD) de protestolara katılanlar arasında.
BfV, birkaç hafta önce, parti dahilinde şiddetli radikal ve fikirleri anayasaya aykırı bir grubun dağıldığını açıklamıştı. ‘Kanat’ adıyla bilinen grup dağıtılmasına rağmen, üyeleri ise hala AfD dahilinde. Haldenwang ise istihbaratın bu üyelerin parti içindeki hareketlerini izlediğini söyledi. 
İstihbarat servislerinin devlet için bir tehdit olarak sınıflandırdığı sağcı diğer gruplardan biri de tahmini 19 bin üyesi bulunan ‘İmparatorluk Vatandaşları’ (Reichsbürger). Almanya devletini tanımayan, sadakat göstermeyen bu örgüt, Hitler’in 1937’de kurduğu Nazi Devleti’ni geri getirmek istiyor. Örgüt dahilindeki kişiler vergi ödemedikleri gibi Alman pasaportunu da reddediyor. Polislerin emirlerine uymuyorlar ve bazılarınınki lisanslı olmak üzere silah taşıyorlar.
Birkaç gün önce yetkililer, örgüte ait en az 30 kişiyi hedef alan baskınlar düzenleyerek onları pasaport ve ehliyet gibi sahte belge taşımakla suçladı. Alman İçişleri Bakanlığı açıklamalarına göre, yetkililer geçen yıl bu örgütten kişilerin 650'den fazla suç işlediğini kaydetti.
Aşırı sağın protestoları kontrol etmeyi amaçladığını söyleyen Haldenwang, 2015 yılında Avrupa'nın mülteci krizinin zirvesindeki Müslüman karşıtı Pegida yürüyüşlerine benzer bir hareketin çıkabileceği konusunda uyardı. Tüm bunlara rağmen protestoların henüz kontrol altında olduğu dile getiren Haldenwang, aynı zamanda “Bu gösterilerin nereye varacağını bilemeyiz. Bu durum, değişebilecek ekonomik vaziyete bağlıdır” dedi.
Aynı zamanda Rusya’nın bu prostestoları ‘suiistimal’ ettiğinden, medyanın bunları şişirmesinden endişelendiğini de dile getiren Haldenwang, “Protestoları ele alırken dış propagandaya dikkat etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Yetkililer, üç hafta önce, ülke çapında yaklaşık 15 bin kişinin bu protestolara katıldığı tahmininde bulundu.
Alman İçişleri Bakanlığı, sonuncusu Mart ayında bir aşırılık yanlısı tarafından Hanau şehrindeki iki farklı nargile kafede düzenlenen ve çoğu Müslüman olmak üzere 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırıların ardından sağ kanat üyeleri takibini sıkılaştırdı. Saldırıların faili, ardından annesi ve kendisini öldürmüştü.
Arap ve Müslümanlara karşı oldukça ırkçı bir dilde konuştuğu bir video kaseti ise ardında bırakmıştı.
Olayın ardından Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Haldenwang’ın söylediklerine benzer şekilde, aşırı sağın Almanya’daki en ciddi tehlike olduğunu söylemişti. Şansölye Angela Merkel ise “Irkçılık, Alman toplumunda mevcut olan bir zehir” demişti.



Netanyahu: Gazze’de Filistin devleti kurulmasına izin vermeyeceğim

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)
TT

Netanyahu: Gazze’de Filistin devleti kurulmasına izin vermeyeceğim

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün (Salı) yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’nde bir Filistin devletinin kurulmasına izin vermeyeceğini belirterek, İsrail’in güvenlik kontrolünü “Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e kadar” sürdüreceğini söyledi.

Basın toplantısında konuşan Netanyahu, “Gazze’de bir Filistin devleti kurulmasına izin vereceğim söyleniyor. Bu olmadı, olmayacak da… Filistin devletinin kurulmasını defalarca engelleyen kişinin ben olduğumu hepiniz biliyorsunuz” dedi.

dgty6u7
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yıkılmış binaların yanında Filistinlilerin barındığı çadırlara genel bir bakış, 27 Ocak 2026 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Netanyahu, “İsrail, Ürdün Nehri’nden denize kadar güvenlik kontrolünü dayatacaktır. Bu Gazze Şeridi için de geçerlidir” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Hamas’ın silahsızlandırılmasına ve Gazze’nin genel olarak silah ve tünellerden arındırılmasına odaklandığını belirten Netanyahu, Gazze’den son İsrailli rehinenin cenazesinin teslim edilmesinin ardından bu hedeflerin ön plana çıktığını söyledi. Netanyahu, “Şu anda kalan iki görevin tamamlanmasına odaklanıyoruz: Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin silah ve tünellerden arındırılması” dedi.

ABD’nin baskısıyla 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasında da Hamas’ın silahsızlandırılması öngörülüyor.

Netanyahu, Gazze’nin yönetimi için oluşturulması planlanan 12 üyeli ulusal komitenin yapısından ne Hamas’ın ne de Filistin Yönetimi’nin memnun olduğunu savundu. Komite üyelerinin seçimine ilişkin sürece değinen Netanyahu, “Köklü aileleri dahil ettiler… Çoğunluğu iş insanlarından oluşuyor” dedi. Gazze’deki duruma işaret eden Netanyahu, “Açık bir gerçek var: Bunlar ne Hamas’la nede Filistin Yönetimi’yle çalışmış kişiler. Bu ikisinden hiçbirine üye olmamış bir su mühendisi aramaya kalksanız, bir tane bile bulamazsınız” ifadelerini kullandı.

xsdfrgthy
Tel Aviv’deki Rehineler Meydanı’nda protesto gösterisi yapan İsrailliler (AP)

İsrail’in yetkililer üzerinde titiz bir güvenlik incelemesi yürüttüğünü ve Hamas’ın askeri kanadına mensup kişilerin yer almadığından emin olmaya çalıştığını vurgulayan Netanyahu “En önemlisi maaşları kimin ödeyeceği ve her şeyden önemlisi Hamas’ın tasfiye edilmesi ve Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye girişinin engellenmesidir” dedi.

“İran’a daha önce görülmemiş bir güçle karşılık veririz”

Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a ilişkin son açıklamalarına da değindi. Trump daha önce, ülkedeki protestoların bastırılması gerekçesiyle İran’a yönelik saldırı tehdidinde bulunmuştu. ABD’nin bölgeye bir uçak gemisi taarruz grubu göndermesinin ardından İran da kendini savunmaktan çekinmeyeceği uyarısında bulunmuştu.


ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a etkinlikte saldırı

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
TT

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a etkinlikte saldırı

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)

ABD Demokrat Kongre Üyesi Ilhan Omar, Minnesota’nın Minneapolis kentinde halkla buluşma sırasında bir kişinin saldırısına uğradı. Saldırganın Omar’ın üzerine kötü kokulu bir sıvı püskürttüğü bildirildi.

Olay, salı günü düzenlenen etkinlikte Omar’ın Minnesota’da Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) uygulamalarını eleştirdiği sırada meydana geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bir erkeğin sahneye doğru atılarak Omar’ın üzerine sıvı sıktığı, saldırganın ise olay yerindeki iri yapılı bir kişi tarafından anında etkisiz hale getirilerek yere yatırıldığı görülüyor. Omar’ın birkaç adım geri çekilip elini kaldırmasının ardından kısa bir aradan sonra konuşmasına devam ettiği kaydedildi.

Minneapolis Polisi, olay yerindeki ekiplerin saldırganın bilinmeyen bir sıvıyı şırınga kullanarak püskürttüğünü tespit ettiğini ve şahsın derhal gözaltına alındığını açıkladı. Saldırganın üçüncü derece saldırı suçlamasıyla gözaltına alındığı, Omar’ın ise olayda yaralanmadığı belirtildi.

Omar, saldırı öncesinde ICE’i ve ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’i sert sözlerle eleştirerek, Başkan Donald Trump’ın göç uygulamaları kapsamında Minneapolis’te son haftalarda bir Amerikalı kadın ve erkeğin silahla öldürülmesinin ardından Noem’in istifa etmesini istemişti. Omar, “ICE reform edilemez; kurum tamamen feshedilmeli ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem istifa etmeli ya da azil süreciyle karşı karşıya kalmalı” demiş, bu sözler salondakiler tarafından alkışlanmıştı.

Bu sırada saldırganın Omar’a sıvı püskürttükten sonra “İstifa etmelisin” diye bağırdığı aktarıldı. Omar, daha önce de Trump’ın sık sık hedef aldığı isimler arasında yer almış, Trump Omar için “çöp” ifadesini kullanmıştı. Trump, salı günü Iowa’da yaptığı bir konuşmada ise Omar’ı ABD’yi sevmemekle suçladı.

Trump, göçmenlerle ilgili olarak “Ülkelerini sevebildiklerini göstermeleri gerekiyor, bununla gurur duymalılar” dedi ve “Ilhan Omar gibi değil” ifadelerini kullandı.


Amerikalılar Ortadoğu'da yeni bir şafaktan bahsediyor

Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
TT

Amerikalılar Ortadoğu'da yeni bir şafaktan bahsediyor

Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)

ABD elçisi Steve Whitkoff dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nden son İsrailli tutuklunun cenazesinin iadesinin savaş değil, barışın yeni bir geleceğinin yolunu açtığını söyledi. Whitcoff, “Bu, Ortadoğu'da yeni bir şafak” diyerek, ABD'nin “bölgedeki herkes için sürdürülebilir barış ve refahı sağlama” konusundaki kararlılığını teyit etti.

ABD elçisi X hesabında şöyle devam etti: “Şu anda, hayatta olan 20 rehine ve ölen 28 rehinenin cesetleri ailelerine teslim edildi... Birçok kişinin beklemediği büyük bir tarihi başarı.”

Bu arada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Gazze'nin yeniden inşasını silahsızlandırılmasıyla ilişkilendirdi. Ran Gvili'nin cesedinin bulunmasının ardından Knesset oturumunda şunları söyledi: “Bir sonraki aşama yeniden inşa değil. Bir sonraki aşama [Hamas]'ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması.” İsrail'in çıkarları için “bu aşamaya geçmek ve geciktirmemek” gerektiğini belirtti. Netanyahu, “Bu (silahsızlandırma) kolay yoldan ya da zor yoldan gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.