Türkiye Libya’daki Serrac hükümetine olan desteğin süreceğini vurguladı

Trablus’un batısındaki el-Vatiyye hava üssünde bulunan UMH’ye bağlı  askeri unsurlar (AFP)
Trablus’un batısındaki el-Vatiyye hava üssünde bulunan UMH’ye bağlı askeri unsurlar (AFP)
TT

Türkiye Libya’daki Serrac hükümetine olan desteğin süreceğini vurguladı

Trablus’un batısındaki el-Vatiyye hava üssünde bulunan UMH’ye bağlı  askeri unsurlar (AFP)
Trablus’un batısındaki el-Vatiyye hava üssünde bulunan UMH’ye bağlı askeri unsurlar (AFP)

Türkiye, Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) karşı Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) desteğini ‘her ne olursa olsun’ sürdürmek istediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Atlantik Konseyi ve Türkiye Miras Vakfı tarafından video konferans aracılığıyla ortak düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, ülkesinin ne olursa olsun UMH’yi destekleneceğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Sonucu ne olursa olsun Libya'da olacağız. Bunu yapmaya kararlıyız. Türkiye meşru hükümeti desteklemektedir. Hafter ve destekçileri ülkede Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan hükümetin varlığını kabul etmek zorundadır.”
UMH’nin destek talebi üzerine Türkiye’nin üstüne düşeni yaptığını dile getiren Oktay, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yeni bir belirsizliğe izin vermeyeceğini vurguladı.
Diğer yandan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Serrac hükümeti ile 27 Kasım’da imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırası kapsamında petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının 3-4 ay içinde başlayacağını bildirdi.
Dönmez, Fatih Sondaj Gemisi'ni Karadeniz'e uğurlama töreninde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı;
“Gemimiz, Karadeniz'deki ilk sondajına 15 Temmuz'da Karadeniz Ereğlisi açıklarındaki Tuna-1 lokasyonunda başlayacak. Kanuni sondaj gemimiz ise çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Akdeniz'de sahaya inecek. Doğu Akdeniz'de 2 sismik 2 sondaj gemimiz tam kapasite çalışmaya devam edecek. Ayrıca Libya ile vardığımız anlaşma kapsamında TPAO, kendi ruhsat alanlarımızda petrol aramak için başvuruda bulundu. Yaklaşık 3-4 ay içinde buradaki ilk faaliyetlerimize de başlayabileceğiz.”
Türkiye, UMH’ye bağlı güçlerin önümüzdeki günlerde Tarhuna şehrinde kontrolü sağlaması halinde Hafter’in ülkenin batısında kontrolü kaybedeceğini, böylelikle BM tarafından tanınan Serrac başkanlığındaki hükümetin hayatta kalacağına inanıyor.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki petrol arama operasyonlarının yakında başlayacağını duyurması Mısır ve Libya’daki Hafter destekçilerinde tepkilere yol açtı.
Kufra şehrinden Temsilciler Meclisi üyesi Gabriel Uheyda, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Türkiye ile imzalanan iki mutabakat zaptının yasal bir meşruiyete sahip olmadığını iddia etti.
Uheyda, Avrupa ve ABD’nin Türkiye’nin hareketleri karşısındaki sessizliğinin nedenini de sorguladı.
Mısırlı Milletvekili Mustafa Bakri ise, Türkiye’nin UMH’ye silah ve paralı asker sağlayarak yaptığı müdahalesi ve Doğu Akdeniz'de doğalgaz sondajına hazırlanmasıyla Türkiye ve UMH arasında imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırasının gerçek hedeflerinin netleşmeye başladığını öne sürdü.
Şarku’l Avsat’a konuşan Bakri, Avrupa’nın Türkiye’nin söz konusu adımlarına karşı sessiz kalmasını Türkiye’nin Avrupa kıtasına geçmek isteyen mültecilere sınırları açma konusundaki uyarılarına bağladı.
Libyalı ekonomi uzmanı İsa Raşvan ise Türkiye’nin son hareketinin bölgede birçok gerilime yol açacağını iddia ederek, Akdeniz’de ülkeler arasında doğrudan doğalgaz çekişmesi yaşanacağı konusunda uyardı.
Diğer taraftan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un dün yaptığı telefon görüşmesinde başta Libya olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası gelişme ele alındı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Bessam Radi’nin açıklamasına göre Sisi, Mısır'ın Libya krizine yönelik Libya ulusal devletinin kurumlarını geri kazanması, terörist milislerin yayılmasının sona ermesi, istikrar ve güvenliğe ulaşmaya öncelik verilmesi ve yasadışı dış müdahalenin sonlandırılmasını destekleyen stratejik tutumunu vurguladı.
Macron ve Sisi, önümüzdeki dönemde bu konuda koordinasyonu yoğunlaştırma gereği üzerinde anlaşırken, Libya krizini siyasi çözüm yoluyla bitirme konusundaki kararlılıklarını ifade etti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.