Trablus Belediye Başkanı: Krizlerin yankıları Libya halkının psikolojisini bozdu

Trablus (Arşiv_Reuters)
Trablus (Arşiv_Reuters)
TT

Trablus Belediye Başkanı: Krizlerin yankıları Libya halkının psikolojisini bozdu

Trablus (Arşiv_Reuters)
Trablus (Arşiv_Reuters)

Trablus Belediye Başkanı Abdurrauf Beytulmal, 17 Şubat Devrimi’nin patlak vermesinden bu yana başkentte konuşlandırılmış olan silahlı unsurların varlığının sebebinin içişleri ve savunma bakanlıkları tarafından kendileriyle doğru bir şekilde muhatap olacak kimsenin olmaması olduğunu bildirdi.
 Beytulmal, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada milisler hakkında bulunan adam kaçırma ve vatandaşlara tacizde bulunma gibi suçlamaların çoğunlukla bireysel ihlaller kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Söz konusu oluşumların şu an başkenti koruyan güçler olduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı konuya dair şunları söyledi:
“Onlar olmasaydı Trablus her isteyenin ulaşabileceği kolay bir lokma haline gelirdi. İhlallerinin yanında olumlu uygulamaları da var. Bilgilerime göre oluşumların tüm unsurları savaş bittiğinde devlet ve birleşik hükümet ile iş birliği yapmaya hazır.” 
Silahlı milisler, 2018 yılının mart ayının sonlarında Bahlet el-Furcan’ı başkentteki evinden kaçırmıştı. Bu olay, Libya’daki belediye meclisleri ve Libya’daki Birleşmiş Milletler Destek Misyonu tarafından kınanmıştı. Belediye Başkanı olayı kınayarak Furcan’ın derhal bırakılmasını talep etmiş, kaçırılan kadın birkaç gün sonra serbest bırakılmıştı.
Libya’nın eski Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin 9 yıl önce devrilmesinden bu yana silahlı milisler Libya’nın başkentindeki gelişmelerin önünde duran büyük bir engel olarak görülüyor. Buna ek olarak, özellikle de başkent Trablus başta olmak üzere birçok bölgede adam kaçırma, öldürme ve gasp faaliyetlerine karıştıkları ifade ediliyor. Libya'daki Birleşmiş Milletler Misyonu Temsilcisi Gassan Selame daha önce askeri oluşumlarda 200 bin savaşçı olduğuna dikkat çekmişti. Libya devletinin onlara bir çeşit örtü sağladığı kaydedilmişti.
Beytulmal, başkent sakinlerinin son aylarda artan şikayetlerini anlayışla karşılıyor. Trablus Belediye Başkanı, “İnsanlar bir yıldır, savaşın gölgesinde yaşıyor. Bunun yanı sıra sık sık ve uzun süreli yaşanan su ve elektrik kesintilerine maruz kalıyor. İlk yaz dönemindeki yüksek sıcaklıklarda kesintiler 20 saati buluyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca likidite sıkıntısına dikkat çeken Beytulmal, maaşların 2-3 aydır geciktiriliyor olmasının da vatandaşların psikolojisini kötü etkilediğini, bu durumunda şikayetleri artırdığını söyledi. Trablus Belediye Başkanı sözlerine şöyle devam etti:
“İmkansızlıklar nedeniyle elimizden hiçbir şey gelmiyor. Geçtiğimiz dönem içinde her gün tepelerinden yağdırılan roketlere ve mermilere maruz kalıyorlardı. Trablus’ta meydana gelen hasar gerçekten ‘çok büyük’. Bu hasarın bir kısmı 2011’den bu yana devam eden çatışmalar nedeniyle meydana geldi. Ancak bu yıkımın büyük bir kısmına 2019 yılının nisan ayında patlak veren savaş neden oldu.”
Trablus’un sık sık maruz kaldığı su kesintisi krizine de değinen Beytulmal, bu durumun son dönemlerde geçmişe göre daha fazla tekrarlandığını belirtti. Çoğu kesintinin yasa dışı grupların saldırılarından kaynaklandığını, söz konusu grupların endüstriyel su vanalarını kapattıklarını veya onu besleyen alanlara saldırdıklarını ifade etti. Kamu Savcılığı’nın bu ihlalleri gerçekleştirenler hakkında tutuklama kararları çıkardığını belirten Beytulmal “Savunma ve İçişleri Bakanlığı tarafından bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Ancak şu ana kadar bu hayati tesislerin korunmasından sorumlu resmi bir organ yok” dedi.
Göçmen krizine ilişkin de açıklamalarda bulunan Beytulmal, başkentin mahallelerindeki 350 binden fazla vatandaşın evlerini terk etmek zorunda kaldığını söyledi.
Bu veri, binlerce evin savaş nedeniyle yıkıldığını ortaya koyuyor. Buna ek olarak kamu tesisleri, havaalanları ve limanlar da yok edilmiş durumda.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.