George Floyd için gösteri yapanlara destek veren bir grup polis protestocular karşısında diz çöktü!

New York’ta destek verdiklerini göstermek için göstericilerin önünde diz çöken bir grup polis (AFP)
New York’ta destek verdiklerini göstermek için göstericilerin önünde diz çöken bir grup polis (AFP)
TT

George Floyd için gösteri yapanlara destek veren bir grup polis protestocular karşısında diz çöktü!

New York’ta destek verdiklerini göstermek için göstericilerin önünde diz çöken bir grup polis (AFP)
New York’ta destek verdiklerini göstermek için göstericilerin önünde diz çöken bir grup polis (AFP)

ABD'de siyahi vatandaş George Floyd'un polis tarafından boğularak öldürülmesinin ardından başlayan gösterilerde eylemciler ile polis arasında ilginç anlar yaşandı. Eylemciler ve polis dayanışma içerisinde karşılıklı diz çökerek birbirlerine destek belirtti. Görüntüler, sosyal medyada izlenme rekoru kırdı.
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir videoda beyaz bir polis memurunun George Floyd adlı siyahi bir vatandaşın boynuna diziyle bastırdığı görüldü. Bu sırada nefes almak için çırpınan Floyd’un ölümü, Minneapolis’ten başlayıp ABD geneline yayılan büyük çaplı protestoların fitilini ateşledi. Bunun yanı sıra protestolar, yağmalama ve şiddet içerikli eylemlere de tanık oldu.
ABD merkezli NBC News’e göre ülkenin dört bir yanında bazı polisler ve yetkililer Minneapolis polis memurlarının Floyd ve göstericilere karşı tutumunun hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu ifade etti. Floyd’un memleketi Teksas eyaletinde bulunan Houston Polis Şefi Art Acevedo Floyd’un ölümü için “kolluk kuvvetleri ve toplumdaki herkes tarafından kınanmalıdır” ifadelerini kullandı.
 Binlerce göstericinin çevik kuvvet polisi ve ulusal muhafızlara karşı çıkmayı sürdürmesi ve koronavirüse (Kovid-19) yakalanma riskiyle birlikte Aceyedo ve diğer bazı kolluk kuvvetleri bir adım ileri gitti.
Acevedo Houston’daki bir kilisenin dışında cumartesi günü düzenlenen yürüyüşe katıldı ve dışarıda toplanan kalabalığa seslenerek onlara destek verdiğini vurguladı. Acevedo “Olanlar karşısında hiçbir sorun görmeyen Amerikalılara” duyduğu öfkeyi dile getirdi.
Acevedo “Minneapolis polis memurları dizlerini Floyd’un boynuna koydukları sırada ona acımadı; Her siyahi anne Floyd’un yüzünde kendi oğlunun resmini gördü. Biz insanların öfkesinden korkmuyoruz çünkü öfke duyduklarında onlara katılıp destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Göstericiler cumartesi günü Michigan’daki polis merkezine ulaştığında Genesee İlçesi’nin Polis Şefi Chris Swanson, kaskını çıkarıp copunu bırakarak kalabalığa hitap etti. Swanson “Hepinizle birlikte olmak istiyoruz. Bunu askeri bir geçit töreni yapmak istiyorum, bir protesto değil… Sadece bana sizin için ne yapabileceğimi söyleyin” dedi. Buna karşılık göstericiler “Bizimle yürü, bizimle yürü” şeklinde cevap verdiler. Bunun üzerine Swanson ve ekip arkadaşları yürüyüşe katıldı.
Yüzlerce insan cumartesi günü Kaliforniya eyaletine bağlı Santa Cruz ilçesindeki Pasifik Bulvarı’nda toplanırken, Polis Şefi Andy Mills göstericilerin önünde diz çöktü. Polis merkezi tarafından yapılan açıklamada Mills’in göstericilere destek olmak ve siyahilere karşı polis şiddetine dikkat çekmek için diz çöktüğü belirtildi.
Florida’da yer alan Miami-Dade County ilçesinde, ilçenin dört bir yanından gelen polis şefleri göstericiler ile birlikte Floyd’un ruhu için diz çökerek dua etti. Miami-Dade County Polis Sözcüsü “Bu doğru yönde atılmış ilk iyi adımdı. Etkileyici bir andı” dedi.
Dün Nebraska eyaletinin Bellevue ilçesindeki polis çavuşu Howard Banks, Minneapolis polis memurlarının yaptıklarını kınayarak göstericilere “Hepimiz kötü insanlara ve kötü polislere karşıyız ve bu polisleri görevlerinden çıkarmak istiyoruz, çünkü hepimizi kötü gösteriyorlar” dedi.
Göstericiler geçtiğimiz cuma gününden bu yana Beyaz Saray’ın dışında toplanmaya devam ediyor ve dün geç saatlerde polis kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Bunun yanı sıra aralarına yağmalama ve şiddet içerikli eylemlerin karıştığı gösterileri kontrol altına almak için Washington’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.