IKBY’deki memurları maaşlarıyla ilgili Bağdat’la yaşanan kriz aşılamadı

IKBY’nin başkenti Erbil’de günlük hayattan bir kare (AFP)
IKBY’nin başkenti Erbil’de günlük hayattan bir kare (AFP)
TT

IKBY’deki memurları maaşlarıyla ilgili Bağdat’la yaşanan kriz aşılamadı

IKBY’nin başkenti Erbil’de günlük hayattan bir kare (AFP)
IKBY’nin başkenti Erbil’de günlük hayattan bir kare (AFP)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile Bağdat'taki federal hükümet arasında Ramazan ayında yapılan, Erbil ve Bağdat arasında çözülmeyi bekleyen sorunlarla ilgili müzakere turu sonuçsuz kaldı. Başta Irak Anayasası'nın 2005 tarihli 140’ıncı maddesi ve 2007 tarihli petrol ve doğal gaz kanunu olmak üzere birçok sorun uzun zamandır çözülmeyi bekliyor. Son dört yıldır öne çıkan mesele ise petrol ve maaş sorunu.
Ülkenin yaşadığı koşullar, iki tarafı da  140’ıncı madde veya petrol ve doğal gaz kanunu kapsamında tartışmalı alanlar gibi Kürtler için oldukça önemli olarak nitelendirilen meselelerin ele alınmasının ertelenmesi ve yalnızca memurların maaşlarının ödenmesini konusunu ele almaya zorladı.
Ancak iki taraf arasında, IKBY’nin memur maaşlarının ödenmesi karşılığında 250 bin varillik ham petrol gelirini Bağdat’a teslim etmesiyle ilgili bağlayıcı bir anlaşmaya varılamadığı ve Başbakan Mustafa el-Kazimi hükümetinde Dışişleri ve Adalet bakanlıkları dahil olmak üzere boş kalan koltuklara atanacak isimlerle ilgili Kürtlerle anlaşma sağlanamadığı için Ramazan Bayramı’ndan sonra devam etmesi gereken müzakereler henüz başlamadı.
Ancak, yeni Maliye Bakanı Ali Abdulemir Allavi’nin IKBY hükümetine 400 milyar Irak dinarı (yaklaşık 350 milyon ABD doları) ödeme yapma kararı, Bağdat’taki siyasi çevrelerde, özellikle de ülkenin orta kesimleri ve güneyindeki vilayetleri temsil eden milletvekilleri arasında tartışmalara yol açtı. Basra Milletvekili Uday İvad, özellikle ön plana çıkarıldığı için Basra vilayetinin taleplerinin desteklenmesi gerektiğini vurgularken IKBY’ye sınırsız destek sağlandığını öne sürdü.
Öte yandan Ulusal Sened Bloğu Milletvekili Abdulemir El-Meyyahi dün yaptığı açıklamada, Başbakan Mustafa el-Kazimi’nin, Basra milletvekillerinden vilayetlerini savunma iradesine saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.
Maliye Bakanlığı’nın kararına karşı şikayetlerini dile getiren milletvekillerinin temsilcisi olan Irak Meclisi Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu Üyesi Milletvekili Yusuf el-Kallabi ise “Ülkemizin en zorlu sağlık, ekonomi ve siyasi koşullardan geçtiği bir dönemde, Federal Mali Yönetim Yasası'nın uygulanması halk arasında hak ve eşitliğin sağlanmasını talep eden milletvekilleri ile bizleri şaşırttı. IKBY hükümeti, devlet hazinesine yapması gereken ödemeleri yapmadı, ancak kendisine haksız bir şekilde 400 milyar dinar gönderildi. Kanunen ve vicdanen reddedilen bu eylem, Cumhuriyet Savcısı’nın Maliye Bakanı'na ve bunda payı olan herkese karşı harekete geçmesini ve Merkez Bankası’nı fon ayırmasını ve harcamasını gerektirmektedir” şeklinde konuştu.
Öte yandan Maliye Bakanlığı, IKBY’ye 400 milyar dinarlık fon sağlanmasıyla ilgili bir açıklama yaptı. Bakanlıktn dün yapılan açıklamada, basında Maliye Bakanlığı'nın IKBY’ye 400 milyar dinarı göndermesiyle ilgili yanıltıcı bilgilerin yer aldığı söylendi. Maliye Bakanlığı’nın karşılıklı ödemelerde yasalara ve resmi çalışma mekanizmalarına bağlılığı vurgulanan açıklamada, “Söz konusu miktar, Nisan ayı için çalışanların maaşları da dahil olmak üzere bölgenin masraflarını karşılamak üzere IKBY’nin hesabına aktarıldı. Ödeme, iki taraf arasındaki nihai anlaşmayı kabul etmek üzere Haziran ayı için federal hükümet temsilcileri ile IKBY temsilcileri arasında yoğun görüşmelerin ardından varılan bir anlaşma çerçevesinde yapıldı” ifadeleri yer aldı.
Buna karşın IKBY Maliye ve Ekonomi Bakanlığı, Bağdat'taki federal hükümeti, Başbakan'ın ödemeyi onaylamasına rağmen bölgedeki memurların maaş ödemeleri için tahsis edilen paranın gönderilmediğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ‘zorlu koşullar ve bölge gelirinin önemli ölçüde azalmasına rağmen IKBY hükümetinin, petrol satışından elde ettiği gelirlerden ayırdığı fonla bölgedeki memurların maaşlarının ödenebildiği’ belirtildi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Irak Meclisi'ndeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Grup Başkanı Viyan Sabri, koronavirüs salgının etkileri, petrol fiyatlarının düşüşü ve 2020 için bir bütçe tasarısının olmayışı nedeniyle, bölgenin memur maaşlarını ve çalışanlara yapılan ödemelerin durmasına neden olan bazı yasadışı ve anayasaya aykırı tedbirlerin alındığını vurguladı.
Sabri açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“IKBY hükümeti Bağdat’taki federal hükümetle ve özellikle Federal Maliye Bakanlığı'yla doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde Nisan ayı için IKBY’ye 400 milyar dinar gönderilmesi kararlaştırıldı. Anlaşmada uzlaşılan tarihten itibaren bir ay içinde, iki hükümetin Federal Mali Yönetim Yasası temelinde nihai bir anlaşmaya varması için yoğun müzakerelerde bulunması şart koşuldu. IKBY hükümeti, federal hükümetin Maliye Bakanlığı'nın bu talebini kabul etti. Önümüzdeki hafta bu konuda IKBY hükümetinden federal hükümete bir ziyaret gerçekleştirecek. Bu ziyaret, tüm meseleleri anayasaya uygun bir şekilde çözmeye çalışmaya ve memur maaşlarını etkilememeye yönelik olumlu bir göstergedir. Bununla birlikte söz konusu tutarın masrafların yarısını dahi karşılamaya yetmediği de unutulmamalı.”



Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Yemen Başkanlık Konseyi’nden bir kaynak, Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin son açıklamalarını şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek, Bahsani’nin Konsey liderliğince alınan egemen nitelikteki kararlara karşı çıkmasına tepki gösterdi. Kaynak, bu kararların başında, Riyad Anlaşması ve Yetki Devri Bildirgesi’nde öngörüldüğü üzere, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında birleştirilmesinin geldiğini vurguladı.

Resmî açıklamada, söz konusu ifadelerin Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyelerinin yemin ettikleri kolektif sorumluluk ilkesinden açık bir sapma anlamına geldiği, geçiş dönemini düzenleyen referanslarla ve Konseyin askeri ve güvenlik dosyalarını yönetme konusundaki anayasal yetkileriyle çeliştiği kaydedildi. Açıklamada, bu yetkilerin devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi, münhasır yetkilerine yönelik müdahalelerin önlenmesi ve mevcut meydan okumalar karşısında devlet otoritesinin pekiştirilmesi açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak ayrıca, Suudi Arabistan’ın güney diyaloğuna yönelik himaye çabalarının sorgulanmasının ve bu diyaloğun uzlaşıyla belirlenen himaye çerçevesi dışına taşınması çağrılarının olumsuz mesajlar içerdiğini belirtti. Bu tutumun ne tansiyonun düşürülmesine katkı sunduğu ne de Başkanlık Konseyi’nin defalarca vurguladığı üzere ulusal, kapsayıcı bir çerçeve içinde adil ve kapsamlı biçimde ele alınması gereken Güney meselesinin çıkarlarına hizmet ettiği bildirildi.

zxsdefrt
Aden şehrindeki Merkez Bankası genel merkezinin dışında devriye gezen Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker (EPA)

Kaynak, bu tutumların önceki bir bağlamdan bağımsız olmadığını da vurguladı. Kaynak, el-Bahsani’nin daha önce de birden fazla kez Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde isyan ve tek taraflı adımlara yönelik destekleyici ya da müsamahakâr tutumlar sergilediğini ifade etti. Ayrıca el-Bahsani’nin, devletten ve ulusal kurumlarından yana tavır alan bazı ofis çalışanlarını görevden aldığına dikkat çekerek, bu yaklaşımın Başkanlık Konseyi üyeliğine yüklenen egemen nitelikteki görevler ve anayasal sorumluluklarla bağdaşmadığını kaydetti.

Kararlı davranmak

Kaynak, Başkanlık Konseyi’nin bu uygulamalarla ulusal sorumluluğun gerektirdiği şekilde, anayasa ve geçiş dönemini düzenleyen referanslar çerçevesinde hareket edeceğini vurguladı. Açıklamada, egemen karar alma birliğinin korunması, ulusal mutabakata zarar verebilecek ya da güvenlik ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları zayıflatabilecek her türlü adımın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.

Kaynak ayrıca, mevcut aşamanın dar hesaplardan uzak, ülkenin karşı karşıya bulunduğu varoluşsal zorluklarla uyumlu, sorumlu bir siyasi dil ve tutum gerektirdiğini kaydederek, yalnızca devletin ve kapsayıcı ulusal projesinin karşıtlarına hizmet eden muğlak mesajlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Yemen Başkanlık Konseyi daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin topraklarından ayrılarak Riyad’a gitmesine izin verilmesini talep etmişti. Açıklamada, el-Bahsani’nin Konsey liderliğiyle birlikte çalışması ve Suudi Arabistan’ın himayesinde Yemen’deki durumu ele almaya yönelik çabalara katılması gerektiği, bunun da mevcut belirsizlik ve kafa karışıklıklarının giderilmesine katkı sağlayacağı ifade edilmişti.

Başkanlık Konseyi, sorumlu bir kaynak aracılığıyla, Başkanlık Konseyi üyeliğinin bireysel hesaplara ya da devlet çerçevesi dışındaki değerlendirmelere tabi tutulamayacak, üst düzey bir anayasal sorumluluk olduğunun altını çizdi. Açıklamada, ulusal mücadelenin, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi için en yüksek düzeyde birlik ve uyum gerektirdiği vurgulandı.


Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
TT

Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)

Sudan ordusu ile HDK arasında devam eden savaşta, Sennar eyaletinin Senga kentinde ve Mavi Nil eyaletinin Yabus beldesinde hem askerlerden hem de sivillerden onlara ölü ve yaralı olduğu bildirilirken, iki gün boyunca insansız hava araçlarının (İHA) da dahil olduğu çatışmalar yaşandı.

Görgü tanıkları, HDK'ya ait İHA’ların pazartesi sabahı Senga'yı bombaladığını ve ordunun 17. Piyade Tümeni karargahını hedef aldığını söyledi.

Görgü tanıklarının ifadesine göre 17. Piyade Tümeni karargahında yapılan bir toplantı sırasında gerçekleşen saldırıda askeri personelden ve sivillerden çok sayıda kişi öldürdü. Sennar Eyaleti Sağlık Bakanı İbrahim el-İvad, Ultra Sudan platformunda yayınlanan açıklamalarında 17 kişinin öldüğünü ve 13 kişinin yaralandığını söyledi, ancak ölen ve yaralananların kimler olduğuna değinmedi.

Sennar Hükümeti Sözcüsü Adem Abdullah, olayın önemini küçümseyerek, bir İHA’nın şehri hedef aldığını ve saha savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu, sayımı devam eden sivillerin kayıplarının ise saha savunma sistemlerinin İHA’ya verdiği tepki sonucu meydana geldiğini söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar'a bağlı Mavi Nil Halk Hareketi, HDK'nın yaydığı ‘kötü niyetli söylentilere kanılmaması’ çağrısında bulunan bir açıklama yayınladı, ancak tam olarak ne olduğu konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Sudan ordusu henüz bir açıklama yapmazken ordu yanlısı platformlar, HDK'nın insansız hava araçlarının şehirdeki ordu kışlalarını ve sivilleri hedef aldığını bildirdi. Tanıklar ise 17. Piyade Tümeni'nin toplantı yeri yakınlarındaki bir okulun İHA’larla vurulduğunu söyledi.

Görgü tanıkları, saldırının Sennar, El Cezire, Beyaz Nil ve Mavi Nil merkez eyaletlerinin valilerinin tümen karargahında yaptıkları toplantı sırasında gerçekleştiğini söylediler, ancak bu bilgi henüz doğrulanamadı.

xcdfgth
Pazar günü Hartum'daki bir mezarlıkta savaş kurbanlarının bulunduğu çantaları inceleyen Sudanlılar (AP)

Beyaz Nil Valisi, aralarında protokol müdürü ve bir korumasının da olduğu bazı yardımcılarının öldüğünü açıkladı.

Orduya yakınlığıyla bilinen gazeteci Mazmul Ebu el-Kasım, Facebook'ta, stratejik bir İHA saldırısının Sennar eyaletindeki Senga kentinde bulunan 17. Piyade Tümeni karargahını dört füzeyle hedef aldığını söyledi.

HDK komutanlarından Paşa Tabik, Facebook sayfasında yaptığı bir paylaşımda 17. Tümen karargahında yaşananları ‘geçici bir olay” olarak nitelendirdi. Tabik, saldırıya ilişkin daha fazla bilgi vermedi.

Tabik, Sennar'da yaşananların, ‘Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, ordu komutanları ve onların arkasındaki İslamcı hareket ve savaşın devam etmesi gerektiğini savunanlara yönelik doğrudan bir mesaj’ olduğunu söyledi.

Çeşitli savaş bölgelerinde benzer operasyonların devam edeceğini söyleyen Tabik, “Gelecekte yaşananlar daha şiddetli, daha acı ve daha ıstırap verici olacak” dedi.

Öte yandan Sudan ordusundan dün yapılan açıklamada, Senga ve Yabus'taki olaylara değinilmeden ordu güçlerinin son 72 saat içinde Kordofan, Darfur ve Mavi Nil bölgelerindeki savaş alanlarında HDK’ya ait 107 askeri aracı ve bazı yakıt ve mühimmat depolarını imha ettiği, onlarca HDK üyesini öldürdüğü ve yaraladığı belirtildi.

Abdulaziz el-Hılu liderliğindeki HDK’nın müttefiki olan silahlı grup Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ise yaptığı açıklamada, ordunun bir savaş uçağının pazar günü Mavi Nil eyaletindeki Yabus beldesini bombaladığını, bu saldırıda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 93 sivilin öldüğünü ve 32 kişinin yaralandığını bildirdi.

Sudan ordusu olayla ilgili yorum yapmasa da orduya bağlı platformlar, Sudan'ın Etiyopya sınırına yakın Yabus beldesindeki HDK mevzilerine hava saldırıları düzenlediğini, onlarca askeri aracın imha edildiğini ve HDK’ya ağır kayıplar verdirildiğini bildirdi.

Bu platformlara göre Sudan ordusu, 15 Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana HDK’nın Etiyopya sınırındaki mevzilerini ilk kez hedef aldı.

Bununla birlikte İslamcı çizgideki Sudan Doktorlar Ağı tarafından yapılan açıklamada, dün Güney Kordofan eyaletinin Habila bölgesindeki Kartala beldesinde bir HDK konvoyunun bombalanması sonucu beş kişinin öldüğü ve bazı kişilerin de yaralandığı ifade edildi.

Dilling ve Kadugli şehirlerindeki kuşatmayı kırmak amacıyla geçici olarak kontrolünü ele geçirdikten sonra geçtiğimiz hafta Habila şehrinin kontrolünü kaybeden ordu güçleri Kartala beldesinden çekilmişti.