Sudan: Nahda Barajı’yla ilgili BMGK’ya gönderilen nota gerilime neden olmayacak

Etiyopya’daki Nahda Barajı'nın inşaatından bir kare (Arşiv-Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı'nın inşaatından bir kare (Arşiv-Reuters)
TT

Sudan: Nahda Barajı’yla ilgili BMGK’ya gönderilen nota gerilime neden olmayacak

Etiyopya’daki Nahda Barajı'nın inşaatından bir kare (Arşiv-Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı'nın inşaatından bir kare (Arşiv-Reuters)

Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas, Sudan Dışişleri Bakanlığı tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) gönderilen mektubun, ülkesinin Nahda (Hedasi) Barajı dosyasında doğal olarak var olan hakkının bir kanıtı olduğunu ve Nahda Barajı ile ilgili koşulların, müzakerelere katılan başka bir tarafa karşı gerilim anlamına gelmediğini söyledi.
Bakan dün yaptığı ve Sudan resmi haber ajansında yer alan açıklamasında, Mısır ve Etiyopya'nın da geçtiğimiz Mayıs ayında benzer şekilde BMGK’ya birer mektup gönderdiklerini belirtti.
Sudan gönderdiği mektupta, BMGK’dan tüm tarafları bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği etkileyen tek taraflı önlemler almaktan kaçınmaya çağırmasını istedi.
Bakan Abbas, mektup içeriğinin, Sudan'ın üç ülke arasında kapsamlı ve herkes tarafından kabul edilen bir anlaşmaya varmak için müzakerelere devam etme arzusunu teyit ettiğini söyledi.
Öte yandan Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı, geçtiğimiz Şubat ayında askıya alınan Nahda Barajı’yla ilgili müzakerelerin yeniden başlamasıyla ilgili olarak Mısırlı ve Etiyopyalı meslektaşlarıyla ikili toplantıların devam ettiğini duyurdu.
Görüşmeler, Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk'un geçtiğimiz ay Mısır ve Etiyopyalı mevkidaşlarıyla Nahda Barajı müzakerelerine devam etme girişimi çerçevesinde gerçekleşiyor.
Diğer yandan Sudan Dışişleri Bakanı Esma Abdullah, BMGK Başkanı'na, Sudan'ın Nahda Barajı müzakereleriyle ilgili gelişmeler konusundaki tutumunu açıklayan bir mektup gönderdi.
Mektupta Sudan Başbakanı tarafından Sulama ve Su Kaynakları bakanları düzeyinde müzakerelerin yeniden başlamasını hızlandırmak için kabul edilen ve Mısırlı ve Etiyopyalı mevkidaşlarının da onayını alan girişimin detayları yer aldı.
Mektupta ayrıca Sudan’ın üç ülke arasındaki işbirliği için sağlam bir temel oluşturmanın önemine olan inancından dolayı, iyi niyetle müzakere turları sırasında ilkeli bir tutum sergilediği vurgulandı.
Ayrıca mektupta Sudan'ın BM Konvansiyonu’nda uluslararası su yollarının seyrüsefer dışı amaçlarla kullanılmasına ilişkin uluslararası hukuk kurallarına bağlılığına dikkat çekilirken, su kaynaklarının diğer ülkeler için ciddi riskler oluşturmaktan kaçınarak adil ve makul bir şekilde kullanımı ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğinin altı çizildi.
Sudan Dışişleri Bakanı Esma Abdullah mektupta, BMGK’ya, Sudan'ın tüm taraflarca kapsamlı ve herkes tarafından kabul edilen bir anlaşmaya varmak için iyi niyetle müzakerelere devam etme çabalarını destekleme çağırısı yapıldı.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.