Londra, bugün Küresel Aşı Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak

Amsterdam’daki bir laboratuvarda Kovid-19 aşısı çalışmaları (AFP)
Amsterdam’daki bir laboratuvarda Kovid-19 aşısı çalışmaları (AFP)
TT

Londra, bugün Küresel Aşı Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak

Amsterdam’daki bir laboratuvarda Kovid-19 aşısı çalışmaları (AFP)
Amsterdam’daki bir laboratuvarda Kovid-19 aşısı çalışmaları (AFP)

İngiltere, Küresel Aşı İttifakı (GAVI) için en az 7,4 milyar dolar toplamak amacıyla bugün Küresel Aşı Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. GAVI, bu bağışlarla 300 milyon çocuğu zatürre, difteri ve kızamık gibi ölümcül hastalıklara karşı aşılamaya, 2025’e kadar 8 milyona kadar insanı kurtarmaya çalışıyor. GAVI aynı zamanda, Kovid-19 virüsüne karşı başarılı bir aşının dünyanın en yoksul ülkeleri de dahil olmak üzere yaygın olarak sunulmasını sağlamada önemli bir rol oynayacak.
50 farklı ülkenin katılacağı zirvede; GAVI, G7 ve G20 grupları üye ülkelerinden 15 devlet ve hükümet başkanı da hazır bulunacak. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise zirvede bulunmayacak. Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, katılımlarını onaylamadı.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, bu sabah zirveyi GAVI Heyet Başkanı Dr. Ngozi Okonjo-Iweala ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile birlikte açacak. Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Norveç Başbakanı Erna Solberg, İsviçre Başkanı Simonetta Sommaruga, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ve Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin de zirveye katılması bekleniyor.
Johnson'un toplantıda, bu zirvenin insanlığın hastalıklarla savaşmak için birleştiği nokta olacağı umudunu dile getirmesi bekleniyor. Konuşmasındaki alıntılarda “Koronavirüs aşısı çabalarının en büyük bağışçısı olan İngiltere olarak, önümüzdeki beş yıl içinde 1,65 milyar sterlin katkıda bulunarak GAVI’nın de önde gelen bağışçısı olmaya devam edeceğiz” ifadeleri yer alıyor. İngiltere Başbakanı, dünya ülkelerini “bu hayat kurtaran ittifakı güçlendirmek için İngiltere’ye katılmaya ve şuandaki en önemli ortak çaba olduğuna inandığı yeni bir küresel sağlık işbirliği dönemi başlatmaya” çağıracak.

Koronavirüs ve kardeşleri
Dünya ülkeleri Kovid-19 ile mücadele çabalarını yoğunlaştırırken sağlık kuruluşları ve uluslararası örgütler ise, gelişmekte olan onlarca ülkede milyonlarca çocuğun hayatını tehdit eden ölümcül hastalıkların yeniden yayılmasına karşı uyarıyor. İngiltere'nin Ortadoğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı James Cleverly, bugünkü zirvede yapılacak maddi katkıların önümüzdeki beş yıl içerisinde en az 8 milyon insanın hayatını kurtaracağını, bu katkılar ile çocukların kızamık, çocuk felci ve tifo gibi bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanacağını söyledi. Cleverly, söz konusu zirve arifesinde yapılan basın toplantısında, ülkesinin özellikle gelişmekte olan ülkelerde koronavirüs salgınıyla mücadelede önde gelen uluslararası çabalara katkıda bulunduğunu vurguladı. Aynı zamanda uluslararası bir sağlık krizi olan koronavirüsün uzun vadeli bir ekonomik kriz olma yolunda ilerlediğini ifade eden Cleverly, bunun uluslararası çabaların koordinasyonunu zorunlu kıldığının altını çizdi. Bu bağlamda İngiltere, önümüzdeki beş yıl boyunca yıllık 140 milyon dolar aşı ve sağlık çalışmalarına katkıda bulunma sözü verdi.
Bakan Cleverly, Kovid-19’a karşı uluslararası mücadelenin yanı sıra bulaşıcı hastalıklara karşı dünya çapında rutin aşılama çabalarının da sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve GAVI, “en az 68 ülkedeki rutin aşılama hizmetlerinin büyük ölçüde kesintiye uğradığı, bu ülkelerde yaşayan bir yaşın altındaki yaklaşık 80 milyon çocuğun bu durumdan etkileneceği” konusunda uyarmıştı. Söz konusu kuruluşların ortak bildirisinde; seyahat kısıtlamaları, aşı sağlamadaki gecikme, bazı ebeveynlerin koronavirüse maruz kalma korkusu nedeniyle evlerini terk etmemeleri, sağlık çalışanları yetersizliği gibi sebeplerin bu tür kapsamlı programların 1970'lerde başlatılmasından bu yana dünya çapında benzeri görülmemiş aksamalara neden olduğu vurgulanmıştı.
UNICEF, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da beş yaş altı yaklaşık 10 milyon çocuğun, aynı zamanda 15 yaşın altındaki yaklaşık 4,5 milyon çocuğun aşıya ulaşamama riski altında olduğunu, zira sağlık çalışanlarının kendilerini koronavirüsle mücadeleye adadıklarını vurgulamıştı. Bakan Cleverly ise salgının Ortadoğu’da Ağustos ayına kadar zirve noktasına ulaşacağı tahmininde bulundu.

Salgınla mücadele çabalarına Suudi Arabistan’dan 2 milyon değerinde destek
Koronavirüsle mücadelede uluslararası çabalara katkıda bulunan Körfez ülkeleri liderlerine olan minnettarlığı dile getiren Bakan Cleverly, liderlerin “cömert vaatleri ve uluslararası aşı geliştirme ve insani yardım çabalarına finansman çağrılarına verdikleri destekleri” vurguladı.
Koronavirüs salgınıyla mücadelede yürütülen uluslararası çabaların desteklenmesinde liderlik rolü oynayan Suudi Arabistan; acil durum hazırlık ve müdahalesinin güçlendirilmesi, teşhis araçlarının, tedavilerin ve yeni aşıların geliştirilmesi ve dağıtılması, uluslararası gözetleme ve koordinasyon ile ilgili ihtiyaçların karşılanması ve sağlık sektörü çalışanlarına yeterli miktarda koruyucu ekipman temin edilmesinin sağlanmasında uzmanlaşmış uluslararası kuruluşlara 500 milyon dolar katkıda bulunacağını taahhüt etmişti. Bu minvalde Salgın Hastalıklara Hazırlık İçin Yenilik Koalisyonu (CEPI) için 150 milyon dolar, GAVI için 150 milyon dolar, ilgili diğer uluslararası ve bölgesel sağlık kuruluşları ve programları için ise 200 milyon dolar tahsis edeceğini açıklamıştı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın ‘Küresel Hazırlıkları İzleme Konseyi’nden aktardığına göre, koronavirüs salgınıyla mücadelede uluslararası dayanışma ve işbirliğinin önemine inanan Riyad; tüm ülkeleri, sivil toplum kuruluşlarını, hayır kurumlarını ve özel sektörü salgınla mücadelede en az 8 milyar dolar olduğu tahmin edilen finansman boşluğunu kapatmak için uluslararası çabalara katılmaya çağırdı.
Suudi Arabistan’ın katkısı hakkında yorum yapan GAVI Heyet Başkanı Dr. Ngozi Okonjo-Iweala, “Bu hayati taahhütleri için Kral Salman'a ve Suudi Arabistan Krallığı'na, aynı zamanda kritik çalışmalarımızı sürekli olarak kabul ettikleri için G20 sekreterliğine samimi minnettarlığımızı sunuyoruz. Nitekim Kovid-19, küresel bir çözüm gerektiren küresel bir sorundur. Biz ise bu hastalığa karşı savaşı onu her yerde alt edene kadar kazanmış olmayacağız. Bu nedenle, bu fonlar son derece önemlidir; düşük gelirli ülkelerin bu hastalığı kontrol altına alarak yenmesine yardımcı olma çabalarımıza büyük katkı sağlar” dedi.
Aynı şekilde Suudi Arabistan’ın desteğini öven GAVI’nin CEO'su Dr. Seth Berkley ise “Sağlık sistemlerini desteklememize, sağlık çalışanlarını korumamıza, teşhiste bulunmamıza ve desteğe muhtaç ülkelerde gözetimi güçlendirmemize yardımcı olan bu desteğin ciddi etkileri olacak” dedi.
Bu yıl G20 dönem başkanlığını üstlenen Suudi Arabistan, salgınla mücadele çabalarını koordine etmek ve salgının insani, ekonomik etkilerini hafifletmek için diğer ülkeler ve kuruluşlarla birlikte hareket ediyor. Maliye Bakanı Muhammed el-Cudan, önceki açıklamalarından birinde “En yoksul ülkelerin borçlarının askıya alınması koşulsuzdur; bir yıl sürecektir ve en az 20 milyar dolar likidite sağlanacaktır” ifadelerini kullandı.
Suudi bakan, bu sözleri ile G20 ülkeleri maliye bakanları ve merkez bankası yöneticilerinin, koronavirüs salgınıyla mücadelelerine yardımcı olmak için en yoksul ülkelere borç servisini geçici olarak askıya alma anlaşmasına atıfta bulundu.

Uluslararası anlaşmazlıklar, WHO üzerinde yoğunlaşıyor
Dünya genelindeki koronavirüs vakaları 6 buçuk milyonu, ölümler ise 388 bini aşarken, uluslararası anlaşmazlıklar ve bilhassa ABD ile Çin arasındaki gergin ilişkiler, Kovid-19 ile mücadele çabalarını aksatıyor. Nitekim ABD ile Çin ilişkileri, ABD’nin Pekin’in Wuhan’da patlak veren virüsü sakladığı suçlamaları üzerine daha da gerilmiş, Washington’un WHO ile ilişkisini keseceği duyurusu ise salgınla özellikle yoksul ülkelerdeki mücadele çabalarının aksayacağı endişelerini artırmıştı. Washington'un bu kararı hakkında Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan üst düzey bir İngiliz yetkili, “İngiltere, WHO’yu destekleme ve finanse etmeye devam edecek. Zirâ tüm uluslararası örgütlerin bu dönemde zorlandığının farkındayız. WHO’nun çalışmalarının da son derece önemli olduğunu da biliyoruz” ifadelerini kullandı. Avrupa Komisyonu ise ABD’yi bu kararını gözden geçirmeye çağırmıştı.
Bakan Cleverly, dünyanın salgınla mücadele çabalarında yüksek düzeyde uluslararası işbirliğine, deneyim alışverişine ve finansmana tanık olduğuna dikkati çekti. Bu bağlamda, güvenli ve etkili aşıların dünyanın her yerine uygun miktarlarda ulaşmasını sağlamada GAVI’nın rolünü vurguladı. Kovid-19 aşısı geliştirme çabaları hakkında ise, Oxford Üniversitesi tarafından yürütülen klinik çalışmaların ilerleyişine, aynı zamanda yakında Imperial College Üniversitesi’nde başlayacak olan çalışmalara dikkat çekti. İki çalışmanın da İngiliz hükümetinin desteğiyle yürütüldüğünü vurgulayan Cleverly, “Oxford aşı çalışmaları başarılı olursa, 100 milyon doz aşı üretmek için AstraZeneca ile işbirliği yapılacak” ifadelerini kiullandı. İngiliz aşı birimi çalışmalarının; İngiliz canlı bilimi şirketlerinin, araştırma merkezlerinin ve koronavirüsle mücadele için çalışan üniversitelerin çalışmalarını desteklediğine de değindi. Salgınla mücadelede hayati bir faktör olarak bu aşılara ve tedavilere fon sağlamanın önemini vurgulayan Cleverly, İngiltere’nin virüs hızlı teşhis cihazlarına 23 milyon, KOVID-19 Terapötik Hızlandırıcı girişimine ise 40 milyon sterlin yatırım yaptığını açıkladı. Henüz haftalar önce atanan bakan, koronavirüsle mücadelede başarılı aşı ve tedavilerinin ihtiyaç duyan herkese ulaşması gerektiğini vurguladı.



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.