14 aydır devam eden Trablus savaşı UMH’nin zaferiyle sonuçlanırken, Serrac güçleri Libya’nın batısında LUO’nun son kalesini kontrol altına aldı

UMH’ye bağlı unsurlar, 5 Haziran’da Tarhuna’nın ele geçirilmesini kutluyor (Reuters)
UMH’ye bağlı unsurlar, 5 Haziran’da Tarhuna’nın ele geçirilmesini kutluyor (Reuters)
TT

14 aydır devam eden Trablus savaşı UMH’nin zaferiyle sonuçlanırken, Serrac güçleri Libya’nın batısında LUO’nun son kalesini kontrol altına aldı

UMH’ye bağlı unsurlar, 5 Haziran’da Tarhuna’nın ele geçirilmesini kutluyor (Reuters)
UMH’ye bağlı unsurlar, 5 Haziran’da Tarhuna’nın ele geçirilmesini kutluyor (Reuters)

Libya’nın başkenti Trablus’u kontrol etmek amacıyla Mareşal Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu tarafından başlatılan askeri operasyon başarısızlıkla sonuçlanırken, Fayiz es-Serrac başkanlığındaki, uluslararası açıdan tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçleri, 5 Haziran’da el-Urban kasabasının yanı sıra, ülkenin batısında ordunun son kalesi sayılan Tarhuna şehrini de kontrol altına aldı.
Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak ABD ordusunun Afrika’daki kuvvetlerine (AFRICOM) bağlı elektronik bir platform başlatması sonrasından ABD ordusu da video görüntüleri yayınladı.
AFRICOM’un genel işler müdürü Christopher Karns, 5 Haziran’da yaptığı açıklamada, “Afrikalıların daha istikrarlı ve güvenli bir gelecek elde etmesini engelleyen faaliyetlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Rus uçakları da Libya’daki son derece karmaşık ve zor duruma yeni bir kaos ekliyor, gerginliği artırıyor” ifadelerini kullandı. Karns, Rus yetkililerin oldukça somut kanıtlara rağmen, savaşa katılımlarını reddetmeyi sürdürdüklerine de dikkati çekti.
Öte yandan UMH güçleri sözcüsü Muhammed Kanunu, Tarhuna’nın tamamının ve el-Urban kasabasının kontrolünü ele geçirdiklerini açıkladı. Kanunu, başkentin 90 km güneydoğusunda bulunan, LUO’nun ana operasyon odası ve Libya’nın batısındaki son kalesi sayılan Tarhuna’ya girdiklerini söylerken, gelişmenin, 14 aydır devam eden Trablus savaşına sona erdirdiğini belirtti.
UMH operasyon odası, yayınladığı bir bildiride, dört cepheden saldırı düzenlendikten sonra kuvvetlerin Tarhuna’nın merkezine ulaştığını duyururken, misilleme, hırsızlık ve sabotaj eylemlerine karşı uyarıda bulundu. Bildiride, ihlalcilerin en ağır cezalara maruz kalacağı ifade edilirken, Kanunu da kuvvetlere, şehri kontrol eden unsurlarla çatışmalarda kaçırılan ve kaybolanların akıbetlerini öğrenmek üzere gizli hapishanelerin ve mezarların olup olmadığını araştırma çağrısı yaptı.
Kanunu, UMH kuvvetlerinin ‘ordu kalıntılarının Beni Velid, Mizde, Nesma ve çevre bölgelerde gizlenmelerine ve güvenliği bozmalarına’ izin vermeyeceğine dikkati çekti.
Söz konusu askeri gelişmeden saatler önce bir grup Tarhuna sakini, LUO’yu desteklemek üzere toplandı ve UMH’yi protesto etti. Aynı şekilde doğudaki Bingazi şehrindeki eylemciler de UMH ve Türkiye karşıtı sloganlar attı.
Öte yandan Serrac, 5 Haziran’da Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefon görüşmesi gerçekleştirirken, kendisine ‘ülkesinin Berlin konferansının sonuçlarını uygulamak, siyasi sürece geri dönmek ve bu süreci desteklemek için istekli olduğunu’ belirtti.
Serrac, yaptığı açıklamada, Libya krizinin askeri bir çözümünün bulunmadığını söylerken, “Barışa giden siyasi yol, her zaman bizim seçimimizdir. Ancak barış ya da siyasi süreç için gerçek bir ortak bulamadık” dedi. Serrac ayrıca, “Halkları için rol bulmayı amaçlayan girişimler değil, siyasi manevralar var” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz Perşembe akşamı ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield ile görüşen Serrac, meşruiyeti savunarak, ‘Türkiye’nin Libya’nın ve halkının yanındaki tarihi ve cesur tavrına’ övgüde bulundu. Serrac, Türk şirketlerin ve yatırımlarının Libya’daki faaliyetlerini tamamlaması için ülkeye geri dönüşü hakkında Ankara’da düzenlenen görüşmelerin ardından, Erdoğan ile de ortak basın toplantısında konuştu.
Serrac, “Yeni koşullar ortaya koyan bu zaferler, tüm dengeleri tersine çevirdi” diyerek, kuvvetlerinin başarısına övgüde bulundu.
Diğer taraftan LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyon Odası, Trablus’un ez-Zatarna cephesinde Serrac’a yakın 3 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. LUO, Perşembe günü Beni Velid yakınlarında Türkiye’ye ait bir insansız hava aracını düşürdüklerini ve Misrata’nın batısındaki el-Kaddahiyye’de UMH mevziilerine hava saldırısı düzenlediklerini duyurdu. Operasyon odası, Misrata şehrindeki Ebu Kurayn cephesinde UMH mevziilerine yönelik bombardımanlar sırasında iki milisin öldüğünü belirtti.
LUO Genel Komutanlığı, geçtiğimiz Perşembe akşamı birliklerin, karşı tarafında ateşkese uyması koşuluyla Trablus dışına konuşlandığını söyledi. Komutanlık, eğer buna uyulmazsa operasyonlarının devam edeceğini belirtirken, Libya’daki Birleşmiş Milletler Misyonu himayesindeki 5+5 ateşkes komitesindeki katılımını da askıya almakla tehdit etti.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram