Rusya, İsrail’i ilhak planından vazgeçmeye çağırdı

Filistinliler, 5 Haziran’da İsrail’in ilhak projesine karşı el-Halil’de protesto gösterisi düzenledi. (EPA)
Filistinliler, 5 Haziran’da İsrail’in ilhak projesine karşı el-Halil’de protesto gösterisi düzenledi. (EPA)
TT

Rusya, İsrail’i ilhak planından vazgeçmeye çağırdı

Filistinliler, 5 Haziran’da İsrail’in ilhak projesine karşı el-Halil’de protesto gösterisi düzenledi. (EPA)
Filistinliler, 5 Haziran’da İsrail’in ilhak projesine karşı el-Halil’de protesto gösterisi düzenledi. (EPA)

Rusya, İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etme kararından vazgeçmesi yönündeki çağrıların arttığı bir dönemde Tel Aviv’in uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Rusya’nın Tel Aviv Büyükelçiliği Sözcüsü, 5 Haziran’da yaptığı açıklamada ilhak planının uluslararası hukuka uygun olmayan, tek taraflı bir uygulama olması nedeniyle Moskova’nın endişe duyduğunu söyledi.
Rusya Büyükelçiliği’nde birincil sekreter olarak görev yapan Michael Georgina açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Moskova son haftalarda İsrail tarafı ile gerçekleştirdiği birçok toplantı ve telefon görüşmesinde Tel Aviv yetkililerine ‘ilhakın, Filistin topraklarının uygun bir coğrafi genişleme içinde bağımsız olarak yaşayabilmesini imkansız kıldığını’ aktardı. Bölgesel temas, 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulmasının şartlarından biridir.”
 Rusya’nın söz konusu toplantılarda ABD Başkanı Donald Trump’ın planlarını da eleştirdiğini belirten Georgina “Yüzyılın Anlaşması, barış süreci için uluslararası çerçevenin belirlediği Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını ihlal edemez” dedi.
Georgina, İsrail- Rusya ilişkilerinin mükemmel olduğunu belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“İki ülke arasındaki diyalog, Suriye cephesindeki İsrail- Rusya orduları arasındaki güvenlik koordinasyonuna yansıyan ortak çıkarlar açısından en üst düzeyde ve çeşitli alanlarda devam ediyor.”
Tel Aviv’den kaynaklar da ilhaka yanıt olarak İsrail’e karşı cezai kararları engelleyen Avrupa Birliği (BM) bünyesindeki dost ülkelerin İsrail hükümetine ilhak projesini durdurması için tavsiyelerde bulunduğuna dikkat çekti. Kaynaklara göre söz konusu tavsiyeler, Güney Avrupa da dahil olmak üzere tüm Akdeniz ülkelerine zarar verecek bir tırmanış tehdidi nedeniyle geldi.
Söz konusu ülkeler şu ana kadar İrlanda, Lüksemburg ve diğerlerinin İsrail’e ekonomik yaptırımlar uygulama ve yaptırımların son çözüm olması gerektiği fikrini sürdürme çabalarını engellemeyi başarmıştı.
Kaynak, İsrail’in ilhak projesini sürdürmesinin Avrupalı dostlarının fikirlerini değiştirmesine ve yaptırım destekçilerine katılmalarına neden olabileceği konusunda da uyardı.
İsrail resmi televizyonu Makan’ın 5 Haziran’da yayınladığı habere göre Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, ilhakın gerçekleşmesi halinde AB’nin İsrail’e karşı atabileceği adımlar konusunda uyarıda bulundu. Asselborn yaptığı açıklamada “Yaptırımlar hakkında konuşmak için acele etmek istemiyorum. Ancak uluslararası hukukun ihlalinin sonuçları olacaktır” dedi.
Bakan, üst düzey 4 Avrupalı liderin geçtiğimiz günlerde ilhakın İsrail-Avrupa ilişkileri ve Filistin topraklarındaki koşullar üzerinde olası sonuçlara yol açacağı hususunda uyardığını vurguladı. Bakan, söz konusu yetkililerin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve İtalya Başbakanı Giuseppe Conte olduğuna dikkat çekti.
Asselborn’a göre Macron, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya tek taraflı önlemler almaması çağrısı yaparken “Böyle bir yol, Ortadoğu’nun istikrarını baltalayacaktır. Sadece Filistinliler ile yapılacak diyalog ve adil-dengeli bir çözüm, İsrailliler ile barış, güvenlik ve istikrar sağlayacaktır” dedi.
İlhakın İsrail’in kendi içerisinde de ciddi bölünmelere yol açtığına dikkat çeken Asselborn, özellikle Netanyahu’nun ilhak planının ayrıntılarını gizlediğinin ve ilgili kişileri bilgilendirmekten kaçındığının altını çizdi. Netanyahu hükümetinde alternatif hükümet başkanı olan Savunma Bakanı Benny Gantz’ın da Netanyahu’nun bu davranışından şikayetçi olduğu haberleri sızdırılmıştı.
Siyasi kaynaklar da 5 Haziran’da yaptıkları açıklamalarda şu soruları gündeme getirdiler:
“İster Savunma Bakanı Benny Gantz, ister Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi isterse herhangi bir ordu subayı olsun İsrail güvenlik ağındaki hiç kimse Netanyahu’nun ilhak ile ne kastettiğini bilmiyor. Batı Şeria’nın tamamını mı yoksa bir kısmını mı ilhak etmek istiyor? Bu Ürdün Vadisi’ni mi, Ölü Deniz’in kuzeyini mi, yerleşim yerlerini mi yoksa hepsini mi kapsıyor? Gantz’ın talep ettiği gibi Filistinlilerle koordineli olarak mı veya onlarsız mı gerçekleşecek?”
Kaynaklar, Gantz’ın ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman’a başvurduğunu, kendisine bir araya gelme çağrısı yaptığını ve gelecek ayın başlarında ne yapılacağını anlamaya çalışacağını vurguladı.
Yediot Aharonot gazetesinde askeri strateji analisti olan Alex Fishman da neler olduğunu bilmek için gösterdiği çabaya rağmen Gantz’ın bir Savunma Bakanı olarak kendisiyle çalışan Genelkurmay Başkanı’na açıklama yapamadığını ifade etti.
Fishman, Gantz’ın ABD yönetimi yetkilileriyle sürekli temas halinde olduğunu ancak aynı zamanda ABD yönetiminde ‘Yüzyılın Anlaşması’ hususunda çalışan iki ekip dolayısıyla zorluklarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Yetkili, bu ekiplerin Büyükelçi Friedman’ın ekibi ve Jared Kushner’ın ekibi olduğu bilgisini verdi. Fishman açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Her ikisi de Trump’a yakın. Ancak ilk ekip, ilhakın tek taraflı olarak uygulanabileceğine inanan İsrail’deki aşırı sağcı görüşe, ikinci ekip ise Gantz’ın düşüncelerine yakın. O da ilhakın Filistinliler, Ürdünlüler ve bölge ülkeleriyle koordineli olarak yapılması gerektiğini düşünüyor. Gantz, son toplantılarında siyasi gelişmelerin Friedman’ı da şaşırtabileceğini anladı. Kendisinin gerçekte ilhakla ilgili kararlarda herhangi bir etkisi olmadığını gördü.”



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.