50 yıldır seyirciyi ekrana kilitleyen animasyon filmi: Yazıklar Olsun Sana Tavşan

Yarım asırdan fazla yediden yetmişe herkes tarafından sevilen “Yazıklar Olsun Sana Tavşan" filminden bir kesit
Yarım asırdan fazla yediden yetmişe herkes tarafından sevilen “Yazıklar Olsun Sana Tavşan" filminden bir kesit
TT

50 yıldır seyirciyi ekrana kilitleyen animasyon filmi: Yazıklar Olsun Sana Tavşan

Yarım asırdan fazla yediden yetmişe herkes tarafından sevilen “Yazıklar Olsun Sana Tavşan" filminden bir kesit
Yarım asırdan fazla yediden yetmişe herkes tarafından sevilen “Yazıklar Olsun Sana Tavşan" filminden bir kesit

Sovyet yapımı “Yazıklar Olsun Sana Tavşan" adlı animasyon filmi, Rusya ve Dünyanın diğer ülkelerindeki çizgi film arşivlerinde hâlâ seçkinliğini korurken küçük büyük herkesin beğenisini kazanmış bir yapıt.
Yayınlandığı ilk günden itibaren büyük ilgi gören bu animasyon filminin yeni nesiller arasında da önemini kaybetmemesi adına film yapımcısı “Modernizasyon" nimetinden nasibini almak istedi. İlk  adıma da ana karakterler olan kurt ve tavşanın görünümünü değiştirmekle başladı. Bir türlü izlenmeye doyulmayan bu filmin tüm bölümleri, kötü bir kurdun masum bir tavşanı yiyebilmek için uğraş verdiği kovalamacalarla dolu. Kurt bazen kurduğu kötü niyetli planlarla bazen de başvurduğu hilelerle tavşanı avucuna geçirmeyi umut etse de, ne hikmetse tavşan her defasında kendisine karşı kurulan bu sinsi planlardan son anda kurtulmayı başarmaktadır. Ya şans eseri ya da uygun vakti bekleyerek kurdun hain  tuzaklarından bir şekilde kaçmayı başarmıştı. Sahnelerin çoğunda, kurdun açtığı çukura kendisinin düştüğü görülmekte. Kurdun başına gelenlerden sonra, “Kim kardeşine bir tuzak kurarsa o tuzağa kendisi düşer” Arap atasözünü söylemek sanırım tam yerinde olur. Öyle ki izleyiciler, bir çok sahnede tavşan yerine kurdun yere çakıldığına, tavşan için kurduğu tuzağa kendisinin düştüğüne yada denizde yüzdüğü sırada tavşanı yakalamaya çalışırken boğulma tehlikesi geçirdiğine tanık olur.
Bu yüzdendir ki, her bölümün sonu kurdun öfkeli yüz ifadesi ve “Yazıklar Olsun Sana Tavşan" diye  haykırdığı meşhur repliği ile biter.
“Yazıklar Olsun Sana Tavşan” animasyon filminin ekranlarla ilk buluşması 1969 Mayıs ayında gerçekleşti. Sovyet döneminde üretilen en önemli eserlerden biri olmakla beraber Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra bile üretimine son verilmedi aksine 2017 yılının sonuna kadar Rus televizyonlarında gösterime devam etti.
Çizgi filmin “Yerden bir yıldız al" başlıklı en son bölümünde başrol oyuncuları kurt ve tavşanın görünümüyle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmadı. Ana karakterlerin görünümüyle ilişkin yapılan tek değişiklik, 1969 yılında bir çocuk programında yayınlanan  ilk görünümleri ile aynı yılın sonunda izleyici ile buluşan ilk bölümdeki ikinci görünümleri arasında gerçekleşti.
“Yazıklar Olsun Sana Tavşan” animasyon filmi çocuklara sunulmuş son derece bağımsız sanat içerikli bir yapıt özelliği taşımakta. Her ne kadar ilk adapte iki karakterin görünüşü basit bir şekilde ve donuk renklerle resmedilse de gösterime girdiği ilk bölümlerden itibaren karakterlerin kıyafetleri ve şahsiyetleri yenilendi, her bölümün genel sahne görüntüleri geliştirildi.
“Yazıklar Olsun Sana Tavşan" film serisinin neredeyse yarım asırdır ekranlarda izleyiciyle buluşması, kurt ve tavşana sadece bu dizi için tasarlanmış bir karakter misyonu yükletmedi bilakis yetmişli yıllardan günümüze kadar gelen bir neslin hafızasında yaşattığı güzel bir hatıranın parçası olma misyonunu da taşıttı.
Gençleri ve yetişkinleri hâlâ ekrana kilitlemeyi başarabilen bu çizgi film, yakında karakterleri değişmiş bir şekilde yeni görünümüyle sevenlerinin karşısına çıkabilir.
“Soyuz Mult Film" video stüdyo çalışanlarının açıklamasına göre, “Yazıklar Olsun Sana Tavşan” filminin yeni bölümleri için üretim aşamasına girildiği ve yeni macera ve hikayelerle dolu bu dizinin 52 bölüm süreceği bildirildi. Aynı zaman da tasarımcıların,  yeni sezonda kurt ve tavşanın karakterini özellikle moda açısından zamanın ruhuna yakışan çalışmalarla donatacağı belirtildi.
Twitter hesabı üzerinden, herkesin beğenisini kazanan filmin ana karakterinden biri olan kurdun son görüntüleri yayınlandı. Kurdun bu yeni tarzı yapımcının “Modernleşme" girişimine doğru ilerleme kaydettiğini  gösterdi.
Ancak bu girişim kurdun yeni tarzını kabul etmediklerini ifade eden “Kurt ve Tavşan” sevenlerin arasında olumsuz tepkilere yol açtı.
Kurdun yeni görüntüsü üzerine yapılan yorumlardan biri şöyle: “Evet, güzel kostümler içinde modern gözüken bir kurt. Fakat bizim kurdumuz (Yazıklar Olsun Sana Tavşan) filminin kurdu değil.”

Bir diğer yorumcu da şu ifadelere yer verdi:
“Geçmişimizin yerini hiç bir şey tutamaz.”
Aldıkları tepkilerden dolayı, bu yılın yaz sonunda gösterime girmesi beklenen yeni “Yazıklar Olsun Sana Tavşan” serisinin yapımcısı, yayınlanan kurt görüntüsünün 52 çizimden sadece biri olduğunu duyurdu ve henüz karakterin alacağı son şekle karar verilmediğini belirtti.



Kült seriye yeni halka: Korku-komedi klasiğinin yıldızı müjdeledi

Ölüm Günün Kutlu Olsun'da zaman döngüsüne hapsolan Tree, devam filminde ise döngünün nedenini araştırırken kendini daha tehlikeli bir paralel evrende buluyor (Universal Pictures)
Ölüm Günün Kutlu Olsun'da zaman döngüsüne hapsolan Tree, devam filminde ise döngünün nedenini araştırırken kendini daha tehlikeli bir paralel evrende buluyor (Universal Pictures)
TT

Kült seriye yeni halka: Korku-komedi klasiğinin yıldızı müjdeledi

Ölüm Günün Kutlu Olsun'da zaman döngüsüne hapsolan Tree, devam filminde ise döngünün nedenini araştırırken kendini daha tehlikeli bir paralel evrende buluyor (Universal Pictures)
Ölüm Günün Kutlu Olsun'da zaman döngüsüne hapsolan Tree, devam filminde ise döngünün nedenini araştırırken kendini daha tehlikeli bir paralel evrende buluyor (Universal Pictures)

Kült bir korku-komedi serisine dönüşen Ölüm Günün Kutlu Olsun (Happy Death Day) cephesinden heyecan verici bir haber geldi. Serinin başrol oyuncusu Jessica Rothe, Tree Gelbman karakterini bir kez daha canlandırarak o bitmek bilmeyen doğum gününü yaşamaya hazır olduğunu söyledi.

2017 yapımı Ölüm Günün Kutlu Olsun ve iki yıl sonra gelen devam filmi Ölüm Günün Kutlu Olsun 2'yle (Happy Death Day 2U) (2019) büyük bir hayran kitlesi edinen Rothe, serinin geleceği hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Rothe, yazar ve yönetmen Christopher Landon'ın üçüncü filmin hikayesini "kafasında tamamen kurduğunu" belirtti.

ScreenRant'e konuşan 38 yaşındaki Amerikalı oyuncu, projenin hayata geçmesi için izleyici desteğinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

Bu, zamanın ruhunun gücüyle ilgili bir durum. Biz ne kadar çok ister ve ne kadar çok dillendirirsek, o kadar çabuk gerçekleşir. Çünkü gerçek şu ki dahi ve korkusuz yönetmenimiz Chris Landon, üçüncü filmi kafasında tamamen bitirmiş durumda.

Korku-komedinin Bugün Aslında Dündü'sü (Groundhog Day) diye anılan seri, üniversite öğrencisi Tree'nin kendi doğum gününde öldürülmesi ve her seferinde aynı sabaha uyanması etrafında dönüyor. 

İlk filmde katilinin kimliğini bularak döngüyü kırmaya çalışan Tree, ikinci filmde ise zaman yolculuğu deneyleri sonucunda kendini paralel evrenlerde bulmuş ve hikaye bilimkurgu temalarıyla zenginleşmişti.

"65 yaşımda bile olsa döneceğim"

Geri dönüş için doğru zamanın gelmesini beklediğini ifade eden Rothe, kararlılığını şu sözlerle dile getirdi:

Şu an her şey takvimlerin ve prodüksiyon planının uyuşmasına bağlı. Hayranlara tek söyleyeceğim; ister gelecek yıl olsun, ister 65 yaşıma geldiğimde Jamie Lee Curtis'in Cadılar Bayramı (Halloween) için yaptığı gibi yıllar sonra döneyim, Tree'nin hikayesini tamamlamak için orada olacağım.

Rothe ayrıca, Christopher Landon'ın yönettiği Sıra Dışı (Freaky) ve Meşhur Hayalet Ernest (We Have a Ghost) gibi filmlerin tek bir evrende kesiştiği bir "crossover" projesine de yeşil ışık yaktı. 

Oyuncu, "Landon'ın kendi sinematik evrenine sahip olduğuna eminim, bu filmlerin hepsi aynı evrende yaşayabilir ve bu şu an hayatımda en çok ihtiyaç duyduğum şey" dedi.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, ScreenRant


30 yıllık korku serisinin son halkası durdurulamıyor: Bir ilki başardı

Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Kanadalı aktris Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)
Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Kanadalı aktris Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)
TT

30 yıllık korku serisinin son halkası durdurulamıyor: Bir ilki başardı

Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Kanadalı aktris Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)
Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Kanadalı aktris Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)

30 yıllık geçmişiyle korku sinemasının en ikonik serilerinden Çığlık (Scream), 7. halkasıyla gişede büyük bir başarıya imza attı. 

27 Şubat'ta vizyona giren film, 5. hafta sonu sonunda dünya çapında 204 milyon dolara ulaşarak seri tarihinde yeni bir eşiği daha aştı.

Paramount Pictures ve Spyglass Media Group ortaklığında beyazperdeye taşınan film, seri tarihinde 200 milyon dolar barajını aşmayı başaran ilk yapım unvanını ele geçirdi.

Açılış hafta sonunda dünya genelinde 97 milyon dolar kazanan Çığlık 7, serinin en güçlü açılışını yaptı ve peş peşe rekorlar kırdı.

Film, şubatta ABD'de tüm zamanların en yüksek hasılat yapan korku açılışlarından birine imza atarken, Paramount tarihinin en büyük korku açılışı rekorunu da kırdı. Üstelik gişedeki gücünü sonraki haftalarda da korudu.

Filmin uzun ömürlü gişe başarısında, serinin ilk kez IMAX'te izleyici karşısına çıkması kadar eski Çığlık ruhuna yaslanması da etkili oldu.

Serinin 1996 tarihli ilk filminin senaristi Kevin Williamson'ın bu kez yönetmenliğini üstlendiği 7. filmde, Neve Campbell da ikonik Sidney Prescott rolüne geri dönüyor.

James Vanderbilt ve Guy Busick tarafından kaleme alınan hikayede Sidney, sakin bir kasabada kızıyla birlikte kurduğu hayatta ortaya çıkan yeni Ghostface yüzünden geçmişteki en büyük korkularıyla yeniden yüzleşmek zorunda kalıyor.

Sidney'nin kızını canlandıran Isabel May'e, geri dönen isimler Courteney Cox, David Arquette ve Matthew Lillard eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Jasmin Savoy Brown, Mason Gooding, Anna Camp, Mckenna Grace ve Asa Germann yer alıyor.

Sidney'nin ailesini korumak ve bu kanlı geçmişe son vermek için verdiği mücadele, seyircide karşılık buldu ve Çığlık 7 yılın en başarılı korku filmlerinden birine dönüştü.

Independent Türkçe, Paramount, ScreenRant


Netflix'in gözden kaçan cevheri yeniden gündemde

Babası Fransız, annesi Amerikalı olan 30 yaşındaki Timothée Chalamet, son filmi Muhteşem Marty'yle üçüncü kez En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilerek Marlon Brando'nun rekorunu egale etti (Netflix)
Babası Fransız, annesi Amerikalı olan 30 yaşındaki Timothée Chalamet, son filmi Muhteşem Marty'yle üçüncü kez En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilerek Marlon Brando'nun rekorunu egale etti (Netflix)
TT

Netflix'in gözden kaçan cevheri yeniden gündemde

Babası Fransız, annesi Amerikalı olan 30 yaşındaki Timothée Chalamet, son filmi Muhteşem Marty'yle üçüncü kez En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilerek Marlon Brando'nun rekorunu egale etti (Netflix)
Babası Fransız, annesi Amerikalı olan 30 yaşındaki Timothée Chalamet, son filmi Muhteşem Marty'yle üçüncü kez En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilerek Marlon Brando'nun rekorunu egale etti (Netflix)

Netflix kütüphanesinin kıymeti yeterince bilinmeyen yapımları arasında gösterilen The King, son dönemde izleyiciler tarafından yeniden keşfedildi.

Timothée Chalamet'nin başrolünde yer aldığı film, izleyiciler tarafından platformun en güçlü yapımlarından biri olarak görülüyor.

2019'da yayına giren, döneminin en iddialı yapımlarından The King, aradan geçen yıllara rağmen popülaritesini koruyor. 

Shakespeare'in IV. Henry'yle (Bölüm 1 ve 2) V. Henry oyunlarından esinlenen film, izleyicileri 15. yüzyıl İngiltere'sinin ihanet, savaş ve entrika dolu dünyasına götürüyor.

Genç bir prensin krallığa uzanan yolu

Filmin merkezinde, kardeşinin ölümünün ardından İngiltere tahtına oturan genç V. Henry var. Genç Prens Hal'ın bir hükümdara dönüşümünü anlatan film, sadece tarihsel bir drama değil, aynı zamanda güçlü bir karakter yolculuğu sunuyor.

Filmin bugünlerde yeniden gündeme gelmesinin başlıca nedenlerinden biri de oyuncu kadrosundaki isimlerin yıllar içinde küresel yıldızlara dönüşmesi.

Kariyerinin ilk dönemlerindeki bu performansıyla dikkat çeken Chalamet, daha sonra Dune: Çöl Gezegeni (Dune), Wonka ve son olarak Muhteşem Marty (Marty Supreme) gibi dev projelerle Hollywood'un en ikonik yüzlerinden biri haline geldi.

Robert Pattinson da Guyenne Dükü Louis rolündeki performansıyla dikkat çekiyor. Kadroda ayrıca Oscar adayı Joel Edgerton ve Nosferatu yıldızı Lily-Rose Depp de yer alıyor.

Rotten Tomatoes'da yüzde 71 beğeni puanına sahip filmle ilgili ortak görüş ise şöyle:

The King yer yer elindeki o etkileyici potansiyeli bütüne tam olarak yansıtamasa da sağlam dayanak noktaları ve çarpıcı oyunculukları sayesinde kesinlikle takdiri hak eden bir dönem draması olarak öne çıkıyor.

Eleştirmenlerin gözünden The King

RogerEbert.com'dan Tomris Laffly, 4 üzerinden 3,5'la değerlendirdiği filmle ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

Michôd imzalı The King, yozlaşmış güç mekanizmaları ve erkek hegemonyasının tehlikeleri üzerine ciddi sözleri olan bir yapım. Didaktiklikten uzak durmayı başaran film, bu felsefi ağırlığını aynı derecede güçlü bir görsel otoriteyle destekliyor.

Entertainment Weekly'den Leah Greenblatt ise savaş sahnelerine ve güçlü oyunculuklara dikkat çekiyor:

Filmden geriye kalan en temel ve akılda kalıcı unsurlar, ustalıkla ve gerçekçi bir sertlikle çekilmiş görkemli savaş meydanı sahneleri ile başından sonuna kadar sergilenen istikrarlı, güçlü oyunculuk performansları.

New York Post yazarı Johnny Oleksinski ise 4 üzerinden 3 yıldız verdiği filmde Chalamet'nin performansına işaret ediyor:

Genç oyuncu Timothée Chalamet, kariyerindeki bu ilk baskın ve otoriter rolünde oldukça güçlü bir performans sergiliyor.

"Modern sinema örneği"

Rotten Tomatoes ve IMDb gibi platformlarda filmi yorum yapan izleyiciler, filmin neden daha fazla ödülle karşılık bulmadığını sorguluyor.

İzleyiciler özellikle filmin güçlü senaryosunu, atmosferi besleyen müziklerini ve Chalamet'nin savaş öncesindeki etkileyici konuşma sahnelerini öne çıkarıyor.

Bir sinemaseverin şu sözleri, filmin genel havasını özetliyor: 

Bu film, modern sinemanın nasıl olması gerektiğini gösteriyor. Oyunculuklar olağanüstü. Sırf Chalamet ve Pattinson'ın etkileyici performansı için bile defalarca izlenebilir.

Independent Türkçe, Mirror, Express, New York Post, RogerEbert.com, Entertainment Weekly