Türkiye’den Almanya’ya seyahat uyarısını kaldırma çağrısı

Ankara’daki bir parkta maske takan kadın ve iki çocuk. (AP)
Ankara’daki bir parkta maske takan kadın ve iki çocuk. (AP)
TT

Türkiye’den Almanya’ya seyahat uyarısını kaldırma çağrısı

Ankara’daki bir parkta maske takan kadın ve iki çocuk. (AP)
Ankara’daki bir parkta maske takan kadın ve iki çocuk. (AP)

Türkiye, uluslararası uçuşlara devam etmeye yönelik planını duyururken Almanya'yı da diğer ülkeler arasında seyahat uyarısını kaldırmaya çağırdı.
Türk Hava Yolları (THY) dün, ABD ve Çin de dahil olmak üzere yeni tip koronavirüs sebebiyle askıya aldığı uçuşların bir kısmını yeniden açma kararı aldığını açıkladı. Şirketin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, kararın uluslararası sivil havacılık otoriteleri ile kapsamlı yapılan istişareler sonrası alındığı belirtilerek ABD'ye 19 Haziran'dan itibaren, Şikapo ve Washington'a haftada 3 uçuş, 24 Haziran itibariyle Los Angeles'e haftada 3 uçuş ve 22 Haziran 2020 itibariyle Miami'ye haftada 3 uçuş gerçekleştireceği kaydedildi. İlk uçuş dün 3 aylık bir aranın ardından İstanbul Havalimanı'ndan Almanya'nın Düseldorf kentine yapıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, açıklamasında “Yurt dışı uçuşlar kontrollü olarak başlatıldı. 15 Haziran itibarı ile belirlenmiş risksiz ülkelerle tüm tedbirler alınarak tarifeli uçuş operasyonlarımız başlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün yaptığı açıklamada, Almanya hükümetinin, Avrupa Birliği (AB) dışındaki ülkelere yönelik seyahat uyarısını 31 Ağustos'a kadar uzatma kararına ilişkin olarak Türkiye'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı güvenli seyahat ve konaklama için gerekli tüm tedbirleri aldığını bildirdi. Çavuşoğlu Alman Spiegel dergisine yaptığı açıklamada Türkiye'ye güvenli şekilde seyahat edilmesi için gerekli olan bütün hazırlıkların yapıldığını belirtirken bu bağlamda alınan önlemlerin "TÜV Süd" tarafından da denetlendiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Alman turistleri en sıcak şekilde selamlıyoruz. Alman turistler seyahatlerine başladığı andan geri dönünceye kadar Kovid-19'a karşı her türlü hijyen önlemi alınacaktır. Türkiye'deki bütün personelin sağlıklı olması ve bütün tıbbi tesislerin hazırlanması garanti edilmektedir.”
Dergi ‘Korona Pandemisinin Gölgesinde Yaz Tatili’ başlıklı haberinde iki ülke hükümetleri arasındaki seyahat uyarılarına ilişkin yürütülen müzakerelere dikkat çekti.
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas önceki gün yaptığı açıklamada, seyahat uyarısının kaldırılıp kaldırılmaması konusunda Türk hükümeti ve ilgili makamlarla yakın diyalog içinde olduklarını söyledi.
Lufthansa Group Türkiye Genel Müdürü Kemal Geçer de konuya dair şu açıklamada bulundu:
“Temmuz itibariyle Lufthansa ve SWISS Frankfurt, Münih ve Zürih’ten Türkiye’ye olan uçuşlarını tekrar başlatıyor. Bu sekilde Türkiye’ye Almanya ve İsviçre’den haftalık 28 uçuş yapılacak. Bu uçuşlar, küresel uçuş ağında haziran sonu itibariyle 130 uçuş olarak hayata geçirilen tekrar başlangıç operasyonunun bir parçası olarak düzenlenecek.”
Türkiye, koronavirüsün yayılmasını önleme tedbirleri kapsamında uçuşları askıya almasının ardından Arnavutluk ve Karadağ'daki 124 vatandaşını tahliye etti. Tahliye seferi, Air Albania havayolu şirketi uçağıyla gerçekleşti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.