Afganistan: Taliban şiddet eylemlerini arttırdı

Başkent Kabil’in merkezinde Cuma namazı sırasında intihar eylemine maruz kalan bir caminin önünde güvenlik alarmı verildi (Reuters)
Başkent Kabil’in merkezinde Cuma namazı sırasında intihar eylemine maruz kalan bir caminin önünde güvenlik alarmı verildi (Reuters)
TT

Afganistan: Taliban şiddet eylemlerini arttırdı

Başkent Kabil’in merkezinde Cuma namazı sırasında intihar eylemine maruz kalan bir caminin önünde güvenlik alarmı verildi (Reuters)
Başkent Kabil’in merkezinde Cuma namazı sırasında intihar eylemine maruz kalan bir caminin önünde güvenlik alarmı verildi (Reuters)

Afganistan’da Taliban militanlarıyla uzun süredir devam eden çatışmaları sonlandırmak için sarf edilen uluslararası çabalara rağmen 14 Haziran’da Taliban hareketiyle ilgili şiddet olaylarında en az 5 kişi öldü ve 12’den fazla kişi de yaralandı. Yerel yetkililer, militanların ülkenin kuzeyindeki Kunduz vilayetinde bulunan bir yolcu otobüsünü durdurduğunu ve 2 askeri öldürdüğünü söyledi. Geçen pazar sabahı Faryab vilayetinin Sezar bölgesindeki güvenlik kontrol noktalarına yönelik bir saldırıda 2 güvenlik gücü öldü, 3 kişi de yaralandı.
Afganistan İçişleri Bakanlığı, 14 Haziran’da Taliban’ın geçen hafta 400’den fazla Afgan gücü öldürdüğünü ve yaraladığını belirterek, hareketi barış görüşmeleri öncesinde saldırıları tırmandırmakla suçladı. Taliban, 24 Mayıs’ta Ramazan Bayramı münasebetiyle 3 gün süreyle ateşkes ilan ederken, Afganistan genelinde şiddet eylemleri de azalmıştı. Ancak yetkililer, isyancıları son günlerde saldırıları artırmakla suçladı. İçişleri Bakanlığı sözcüsü Tarık İryan, düzenlediği bir basın toplantısında “Geçen hafta Taliban, Afgan güvenlik güçlerine 222 saldırı düzenlerken, 422 askeri öldürdü ve yaraladı” dedi. İryan, Taliban’ı da Afgan hükümetine psikolojik baskı uygulamak amacıyla din alimlerini hedef almakla suçladı. Tarık İryan, Taliban’ı Kabil’de 2 imamın ve 4 kişinin öldüğü, iki camiye yönelik saldırıların sorumlusu olmakla suçladı.
Geçen cuma namazı sırasında Kabil’deki bir camiye yönelik bir saldırıda en az 4 kişi hayatını kaybetti. Saldırı, biri imam 2 kişinin öldüğü DEAŞ saldırısı sonrasında Kabil’deki diplomatlar mahallesindeki bir camiye yönelik ikinci saldırı oldu. Ateşkes sonrasında şiddet eylemlerinin genel olarak azaldığı açıklamalarının ardından Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Cevad Faysal, 14 Haziran’da Taliban’ın saldırılarını azaltmadığını, aksine ülke genelinde artırdığını vurguladı. Konsey, geçen cumartesi günü isyancıların son iki hafta içerisinde 89 sivili öldürdüğünü ve 150 kişiyi yaraladığını açıkladı. Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, yaklaşık 20 yıldır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla isyancılarla müzakerelere başlamanın bir ön koşulu olarak Taliban esirlerinin serbest bırakılması işlemlerini tamamlama taahhüdünde bulundu. Ulusal Güvenlik Konseyi, 14 Haziran’da Taliban hareketinin, 3 günlük bir ateşkes sonrasında şiddet eylemlerini yoğunlaştırdığını, ancak hükümetin hala barış ümidinin devam ettiğini belirtti. Konsey sözcüsü Cevad Faysal, “Taliban, geçtiğimiz hafta 222 terör saldırısı gerçekleştirdi. 422 savunma ve güvenlik gücü öldü ve yaralandı. 51 köprü ve 16 yol, saldırılardan dolayı zarar gördü” ifadelerini kullandı. Taliban, duruma ilişkin henüz herhangi bir açıklama yapmazken, geçen Şubat ayında ABD ile imzalanan anlaşmaya bağlı olduğunu savundu.
ABD ve Taliban arasındaki anlaşma, ülkedeki mevcut uluslararası güçlerin geri çekilmesini ön görüyor ve Kabil’de Taliban ile ABD destekli hükümet arasındaki barış görüşmelerinin yolunu açmayı hedefliyor.



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.