Bakan Çavuşoğlu: Rusya ile Libya konusunda görüş ayrılığımız yok

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (DPA)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (DPA)
TT

Bakan Çavuşoğlu: Rusya ile Libya konusunda görüş ayrılığımız yok

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (DPA)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (DPA)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus heyetini ziyaretinin ertelenmesine ilişkin olarak, "Ruslar ile temel prensiplerde bir görüş ayrılığımız yok. Ama burada özellikle ateşkesin kalıcı olması için görüşmelere teknik düzeyde devam edilmesi kararını aldık. Bunun başka bir yere çekilmesine gerek yok. Bunun Suriye ile İdlib ile ilgisi yok. Kriz çıktı da o yüzden ertelendi gibi değerlendirmeler doğru değil" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif ile yaptığı görüşme sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çavuşoğlu Rus heyetinin ziyaretinin ertelenmesine ilişkin soruya yanıt vererek, "Rusya ile Libya'da ateşkes için birlikte çalıştık. Bu süreçte sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin kalıcı bir ateşkesi için birlikte çalışma konusunda mutabık kaldılar. Bizlerin de Dışişleri bakanları, Savunma Bakanları olarak bir araya gelerek çalışma yapmamızı talimatlandırdılar. Biz de Ruslar ile temasa geçtik. Önce bakan yardımcısı düzeyinde teknik düzeyde toplantılar gerçekleştirdik. Bu toplantılarda gördük ki temel prensiplerde bir görüş ayrılığımız yok. Ama burada özellikle ateşkesin kalıcı olması için ve ateşkes sonrasında atılacak adımları modelitelerinin detaylı şekilde belirlenmesi için görüşmelere teknik düzeyde devam edilmesini daha faydalı olacağına karar verdik" ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Rusya arasındaki görüşmelere ilişkin Libya yönetiminin görüşlerinin de önemli olduğunu söyleyen Bakan Çavuşoğlu, "Özellikle Libya, yönetenler ne diyor. Libya'da ateşkes olduğu zaman tek taraflı olmaz bu. Dolayısıyla oturum tarihi ve diğer konularla Türkiye ve Rusya'nın Libyalıların olurunu almadan bir karar vermesi gerçekçi olmayabiliyor. Bunu geçmişte gördük. Putin ile sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul'da bir ateşkes konusunda mutabakata vardı. O zaman bir tarih belirledik. Daha sonra tarafları Moskova'ya davet ettik. Orada meşru Saraç ateşkes belgesini imzaladı ama Hafter imzalamadı. Ardından bizim desteğimizle Berlin'de bir konferans gerçekleştirdik. Yine bazı bölgedeki Libya'ya müdahale eden ülkeler de vardı. Ortak bir deklerasyon ortaya çıktı. Bu açıklamayı da Hafter desteklemediği gibi döndükten sonra saldırganlığını arttırdı. Tüm bu çabalarımız sonuç getirmedi" şeklinde konuştu.
Rusya ile Libya konusunda temel prensiplerde herhangi bir fikir ayrılığı bulunmadığını vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, "Kalıcı ateşkes ve Libya'yı siyasi sürece götürebilecek bir sürecin detaylarını yeniden konuşmamız lazım. Bunlar netleştikten sonra bakanlar olarak bir araya gelip ortak bir belge açıklamamız gerekiyor. Teknik düzeyde biraz daha hem kendi aramızda, hem Libyalılarla görüşme konusunda hemfikir kaldık. Bu erteleme kararını birlikte aldık. Bunlar netleşince yine bir araya gelme konusunda teyitleştik. Bunun başka bir yere çekilmesine gerek yok. Bunun Suriye ile İdlib ile ilgisi yok. 'Libya konusunda ciddi görüş ayrılığı var Türkiye ve Rusya'nın' farklı taraflarda olduğumuz açık ama ateşkes konusunda kriz çıktı da o yüzden ertelendi gibi değerlendirmeler yapılması doğru değil" açıklamasında bulundu.

“1 Ağustos itibariyle uçuşların başlaması planlanıyor”
Bakan Çavuşoğlu korona virüs sürecinde ilk kez Bakan Zarif'i ağırladığına dikkat çekerek, “İki komşu ve kardeş ülke arasında bunun gerçekleşmesi anlamlı. Bugün kendisi ile heyetlerimizle kapsamlı verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İkili ilişkilerimizi ele aldık. Pandemi sürecinden gösterdiğimiz dayanışmayı bundan sonraki süreçte ticaretimizin artması, var olan lojistik konuların halledilmesi, gelecek hedeflere birlikte yürümemiz bakımından devam ettirmemiz gerekiyor. Özellikle sınırlarda geçişleri sağlamaya başladık. Ama yolcular için hem havayolu hem sınırdan geçişler için çalışmaya devam edeceğiz. Bu turizm sektörü için önemli. Uçuşların 1 Ağustos itibariyle açılması planlanıyor bir aksilik olmazsa” ifadelerini kullandı.
Türkiye ve İran'ın komşularının da yer aldığı bölgede istikrarsızlığın devam ettiğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, toplantıda terörle mücadele, güvenlik konularını önemle ele aldıklarını kaydetti.

“Suriye konusunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”
Türkiye, İran ve Rusya'nın Suriye'de barış için önemli bir çaba sarfettiğini Bakan Çavuşoğlu, “Şimdi oturup bundan sonraki süreçte Suriye'yle kalıcı barışı getirmek için ne yapmamız gerektiğini somut olarak konuşup adımları atmamız lazım. Bunlardan biri de Anayasa Komisyonu. Ağustos ayında Anayasa Komisyonunu toplanması öngörülüyor. Bu konularda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“İran'a yönelik tek taraflı yaptırımlara karşıyız”
İran'ın istikrarı ve huzurunu önemsediklerinin altını çizen Çavuşoğlu, “Dolayısıyla biz her zaman söylüyoruz. İran'a yönelik tek taraflı yaptırımlara karşıyız. Esasen şu pandemi bize bir şey öğretti ki bugün her zamankinden daha fazla işbirliği ve dayanışmaya ihtiyacı var dünyanın. Dolayısıyla tek taraflı adımları ve yaptırımlar yerine birlikte çalışma, hoşgörü kültürünü ön plana çıkara dayanışmayı arttırmamız gerekiyor. Pandemi sonrasında bu ihtiyaç daha çok ortaya çıkacaktır. Önümüzdeki süreçte bu dayanışma kendi aramızda sürdüreceğiz. Sadece Suriye değil bölgede diğer sorular var. Libya var Yemen var. Diğer tarafta yeni kurulan İsrail hükümetinin Filistin toprakların işgal etme kararı ve planı var. Buna karşı da mücadeleyi birlikte sürdüreceğiz” diye konuştu.
İran Dışişleri Bakan Cevat Zarif ise sözlerine korona virüs sürecinde Türkiye'nin gösterdiği işbirliği ve dostluğu teşekkür ederek başladı.
İran halkının pandeminin ilk kurbanlarını veren millet olduğunu vurgulayan Zarif, “İran halkı kendi ulusal güçlerine dayanarak bölgede dostlarına güvenerek bu belayı büyük kısımda atlattı. Yine nihai çözüme ulaşmak için çok daha mesafemiz var. Biz Türkiye ile birlikte bilimsel tıbbi anlamda bu konuda işbirliği yapmaya hazırız. İnşallah dünya bu musibetin üstesinde gelir” diye konuştu.

“Dünyayı yönetebilirim düşüncesine kapılmışlardı, yanlış olduğunu gördüler”
Pandemi sürecinden alınacak dersler olduğunun altını çizen Zarif, “Pandemi şunu gösterdi aslında bütün ülkeler birbirine bağlı. Tek taraflı politikalarla sorunları çözümü için bir yol alınamaz. Çok büyük görünen güçler bile bir virüs karşısında çaresiz kalıyorlar. Bu nedenle bazıları ‘dünyayı yönetebilirim' düşüncesine kapılmışlardı, bunun yanlış olduğunu gördüler. İnsanların canına karşılık bazı ülkeler yine de kısa vadeli siyasi politikalarını takip ediyorlar. Maalesef ABD bu konuda pandemi ile ilgili kötü bir geçmiş bıraktı. İran ekonomisine zarar vermek için kendi ambargolarını daha da sıkılaştırdı. Türk kardeşlerimize teşekkür ediyorum. ABD'nin ambargolarına karşı İran'ın yanında durdular. Biz her zaman diyalog içinde olmalıyız” şeklinde konuştu.
Toplantıda Türkiye ile İran arasındaki sınırların yeniden açılmasını konuştuklarını anlatan Cevat Zarif, “Birkaç gün önce ticari yolar açıldı. İnşallah yolcular için de bu yollar açılır. Enerji ve doğalgaz konusu üzerine konuştuk. Türkiye'nin çabalarıyla bu ayın sonuna kadar İran'ın doğalgazının akışı Türkiye'ye yeniden başlayacak. Yaz aylarında Türk halkı ve sanayii İran doğalgazını kullanabilecek” dedi.
Türkiye ile İran'ın bölgede barıştan yana olduğunu söyleyen Zarif, “Afganistan ve Yemen ile ilgili konuştuk. Yemen'deki savaşın biran önce bitmesi gerektiğini vurguladık. Türkiye Yemende şiddetten uzak bir yöntemle sorunun çözümünden yana. Biz ve Türkiye her zaman Yemen'de kalıcı bir barıştan yanayız. Libya'da da aynı şeklide. Libya'da ortak bakış açılarına sahibiz. Umarız Libya halkının da sorunları bir an önce biter ve Libya'da uluslararası desteği olan oradaki meşru devlet bu sorunları çözme yoluna girer”



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.