Yeni göstergeler: Türkiye, Libya’daki iki askeri üsse kalıcı olarak yerleşmeyi düşünüyor

Trablus’un güneyindeki Selahaddin bölgesinde, 15 Haziran’da 2 Türk güvenlik gücü (AFP)
Trablus’un güneyindeki Selahaddin bölgesinde, 15 Haziran’da 2 Türk güvenlik gücü (AFP)
TT

Yeni göstergeler: Türkiye, Libya’daki iki askeri üsse kalıcı olarak yerleşmeyi düşünüyor

Trablus’un güneyindeki Selahaddin bölgesinde, 15 Haziran’da 2 Türk güvenlik gücü (AFP)
Trablus’un güneyindeki Selahaddin bölgesinde, 15 Haziran’da 2 Türk güvenlik gücü (AFP)

Türkiye’nin Libya’daki iki askeri üsse kalıcı şekilde mevzilenme niyetine dair yeni göstergeler ortaya çıkarken, Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçleri de stratejik öneme sahip kıyı şehri Sirte’deki konumlarını güçlendirmeye devam ediyor.
Reuters’ın 15 Haziran’da Türk kaynaklardan aktardığına göre, Ankara ve Serrac hükümeti, Doğu Akdeniz bölgesinde kalıcı bir Türk varlığı için Türkiye’nin Libya’da iki askeri üssü kullanma olasılığını araştırıyor. Kaynak, Türkiye destekli Serrac hükümetinin yakın bir zamanda ele geçirdiği Misrata deniz üssü ve el-Vatiyye hava üssünün olası bir askeri Türk üssü olarak kullanılması hususunda nihai bir kararın henüz verilmediğini söyledi. İsminin verilmesini istemeyen kaynak, “Türkiye’nin üssü kullanması meselesi gündemde. Türkiye’nin Misrata deniz üssünü kullanması da mümkün olabilir” ifadelerini kullandı. Yeni Şafak gazetesi de iki gün önce Türkiye’nin iki üssü kullanmayı planladığını ve Türk mayın ve patlayıcı madde imha uzmanlarının, şu anda el-Vatiyye üssünü ve LUO’nun ayrıldığı diğer alanları patlayıcılardan temizlediğini yazdı.
Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Erdoğan ve Serrac’ın geçen hafta Ankara’da düzenledikleri toplantıda petrol ve doğalgaz sondajlarında işbirliğini geliştirme yollarını ele aldıklarını belirtti. Ülkesinin Libya’da iki büyük elektrik santrali inşa etmeye kararlı olduğunu söyleyen Dönmez, devlet tarafından işletilen Türk Petrol Şirketinin, Kasım 2019’da Türkiye ve Serrac hükümeti arasında imzalanan mutabakat uyarınca 3 ay içerisinde Akdeniz’in bazı bölgelerinde arama faaliyetlerine başlayacağını ifade etti.

Salih iddiaları yalanladı
Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, 15 Haziran’da Türkiye’ye yakın zamanda bir ziyaret planladığı veya ziyaret daveti aldığı söylentilerini yalanladı. Salih, “Bu mesele kapalı. Tartışmaya bile açık değil” dedi. LUO sözcüsü Ahmed el-Mismari ise geçtiğimiz Pazar günü düzenlediği basın toplantısında, “Erdoğan destekli güçlerin büyük oranda ekipman ve savaşçı kaybı vermesinden sonra çok sayıda paralı asker ve Türk subayın takviyesinin yanı sıra Libya kıyılarında 7 Türk savaş gemisi bulunuyor” dedi. Mismari, “Erdoğan’ın ilan ettiği hayaller, Libya’daki birçok yabancı şirketin yatırımlarının bulunduğu Petrol Hilali Bölgesini kontrol etmekle ilgili” diyerek, UMH kuvvetlerini ‘Libya’da insanlık suçu’ işlemekle suçladı. Trablus’un güneyinde, el-Urban, el-Asaba ve Tarhuna kasabalarında UMH’ye bağlı güçler tarafından işlenen suçların belgelendiğini iddia eden Ahmed el-Mismari, “Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’nun bu eylemleri kınadığını ve bu ciddi ihlallerle ilgili şeffaf bir soruşturma yapılmasını istediğini duymayı umuyoruz” dedi. Mismari ayrıca, BM’nin, Tarhuna kentinde toplu mezarların varlığına ilişkin soruşturmayı hızlandırma çağrısı yapmasına rağmen, uluslararası kuruluşun milislerin şehri kontrolü çerçevesinde herhangi bir soruşturma yürütme yeteneğinden şüphe duyduğunu belirtti.
Mismari, ordunun faaliyetlerine değinmezken, tüm operasyonların tam gizlilik altına yürütüldüğünü vurguladı.
LUO savaş medyası bölümü, terör gruplarının ve kanun kaçaklarının şüpheli hareketlerini takip etmek ve bu alanlarla çevre bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla Şerare, el-Fil alanları ve Ubari şehrinin güneyini kapsayan bir keşif turu gerçekleştirmiş birimlerin görüntülerini yayınladı. UMH’ye yakın yerel medya organları 15 Haziran’da, el-Kazazefe kabilesinden 3 gencin, kıyı kenti Sirte’nin idari sınırlarındaki Carif bölgesinde mayın patlaması sonucunda öldüğünü açıkladı.
Öte yandan Mısır kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, yakın zamanda UMH tarafından kontrol edilen Tarhuna şehrinde işkence gören Mısırlı işçiler hakkında gerçekleri ortaya çıkarmak için soruşturma başlatıldığını belirtti. Kaynaklar, “Bu işçilerin işkence görmesini engellemek ve mümkün olan en yakın zamanda ülkelerine iadelerini sağlamak için kapsamlı temaslar yürütülüyor” dedi. Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Ali Abdulal, “Verilecek yanıtın zamanını ve mekanını belirliyoruz” derken, Mısır Göçmenlik Bakanı Nabila Makram da Mısır Temsilciler Meclisi’nde Arap İşleri Komitesi’nde yaptığı açıklamada, “Mısır Devleti’nin yurt dışındaki çocuklarına yönelik saldırılara izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. LUO sözcüsü de Tarhuna’daki Mısırlıların işkence videoları nedeniyle özür diledi.

Türkiye’den Rusya açıklaması
Öte yandan Ankara, 15 Haziran’da Rusya ile Libya’da prensip olarak anlaşmazlıkların bulunduğu iddialarını yalanlarken, kalıcı bir ateşkes sağlamak için birlikte çalıştıklarını vurguladı. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ülkesinin Libya’da kalıcı bir ateşkes sağlamak için Rusya ile görüşmelerini sürdüreceğini belirtirken, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun Libya konusunda görüşmek üzere geçtiğimiz Pazar günü İstanbul’a ziyaretlerinin iptaline ilişkin yanlış yorumlardan kaçınılması çağrısında bulundu. 15 Haziran’da İstanbul’daki görüşmeleri sonrasında İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile ortak bakın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libya’da saldırıları sonlandırmak için Rusya ile çalışmaya devam edeceğine dikkati çekti. Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de Libya’da kalıcı ateşkesin tesis edilmesi için birlikte çalışma konusunda mutabık kaldıklarını vurguladı.
Bu çerçevede iki ülke arasında teknik düzeyde toplantılar düzenlendiğine dikkati çeken Mevlüt Çavuşoğlu, “Bu toplantıda gördük ki, temel prensiplerde görüş ayrılığımız yok Rusya ile. Burada ateşkesin kalıcı olması için ayrıca ateşkes sonrası adımların modeliteleri için görüşmelere teknik düzeyde devam edilmesinin daha doğru olacağına karar verdik” dedi. Türk Bakan, “Libya'da ateşkes tek taraflı olmaz. Çatışan taraflar var, kabileler var, farklı tutumlar var. Dolayısıyla oturup tarih ve diğer konularda Türkiye ile Rusya’nın, Libyalıların ve özellikle meşru yönetimin olurunu almadan bir karar vermesi gerçekçi olmayabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Çavuşoğlu, Serrac’ın, Türkiye ve Rusya arasındaki ateşkes mutabakatını imzalaması meselesine de değinerek, LUO komutanı Hafter’in bunu imzalamayı reddettiğini vurguladı.
Çavuşoğlu’nun açıklamalarının aksine bir Türk yetkili, Rusya ve Türkiye’nin Serrac hükümetinin sahil kenti Sirte’yi kontrol etme çabalarına dair anlaşmazlık nedeniyle Libya ile ilgili görüşmelerini ertelediğini savundu. Reuters’a konuşan yetkili, “Türk- Rus toplantılarının bir sonuca varması gerekiyordu, ancak bu aşamaya ulaşmak mümkün olmadı. İki ülkenin karşı uçlarda durduğu sorunlar var. Lavrov’un ziyaretinin ertelenmesine yol açan ana konulardan biri, UMH’nin Sirte’de bir operasyon başlatma planıdır” ifadelerini kullandı.



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.