Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi
TT

Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Van’ın Özalp ilçesinde 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığından yapılan açıklamada, saat 13.03 sıralarında Van'ın Özalp ilçesinde 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği belirtildi. Çevre il ve ilçelerden de hissedilen depremle ilgili şimdiye kadar herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadığı bildirildi.



Trump: İran'la anlaşma ya da onu cehenneme gönderme seçeneğini değerlendiriyorum

ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
TT

Trump: İran'la anlaşma ya da onu cehenneme gönderme seçeneğini değerlendiriyorum

ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün (salı) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran'la anlaşmaya varmak ile İran'ı cehenneme göndermek arasında bir seçim yapmayı değerlendirdiğini söyledi. Şarku’l Avsat’ın  Fransız Haber  Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Trump, Tahran'la anlaşmaya varma ihtimalini de gündeminde tutuyor.

ABD Başkanı, Tahran'la anlaşma ihtimalinin kasım ayındaki ara seçimlerden sonra güçlenebileceğini ifade etti.

Trump, bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmaya ABD ekonomisinin gücüne övgüde bulunarak başladı. Katılımcılara hitaben, “Size gururla şunu söyleyebilirim: Amerika geri döndü ve ülkemiz bugün her zamankinden daha güçlü” ifadelerini kullandı.

ghyj
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AFP)

Rusya ve Ukrayna arasında savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya yakın gelecekte varılabileceğini belirten Trump, “Rusya ve Ukrayna liderleriyle yakın bir şekilde çalışıyoruz ve bu işi tamamlayacağız. Bunun insanların düşündüğünden daha hızlı gerçekleşeceğine inanıyorum. Bu durumdan bıktılar” dedi.

UCM'den çekilme çağrısı

ABD Başkanı, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) üye ülkelere mahkemeden çekilme çağrısında bulundu. Trump, UCM'yi kontrolden çıkmış bir kurum» ve «kötü niyetli bir grup insan olarak nitelendirdi.

Washington'ın ABD ordusu mensuplarının ABD karşıtı olarak nitelendirdiği bir kurum tarafından yürütülen dayanaksız davalara tabi tutulmasına izin vermeyeceğini belirten Trump, “Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tüm üye ülkelerini bu başına buyruk kurumdan derhal resmen çekilmeye çağırıyorum” dedi.

Küba'daki komünist rejim düşecek

Trump konuşmasında ABD ablukası altındaki Küba'ya da değinerek ülkenin düşeceğini söyledi ve yönetiminin komünist yönetim altındaki adada köklü bir değişim görmek istediğini belirtti.

ABD Başkanı, “Küba'daki komünist rejim, şimdiye kadar karşılaştığı en güçlü baskıyla karşı karşıya... Düşecek” dedi. “Özgürlük Küba'ya ulaşacak” ifadesini kullanan Trump, Washington'ın Havana ile müzakereler yürüttüğünü de belirtti.

cvfgbhj
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (Reuters)

Trump, geçen yıl Birleşmiş Milletler'deki konuşmasında çatışmacı üslubuyla gündeme gelmiş ve aralarında iklim politikaları ile kitlesel göçün de bulunduğu çeşitli konular nedeniyle başka ülkelerin cehenneme gittiğini söylemişti.

Trump'ın konuşması, Orta Doğu'da istikrarsızlığın sürdüğü ve yaklaşık beşinci yılına yaklaşan Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde yoğun diplomatik temasların yaşandığı sırada gerçekleşti. Trump, savaşları sona erdirmek amacıyla defalarca arabuluculuk girişiminde bulunmuştu.

ABD Başkanı'nın konuşmasının ardından ikili görüşmeler veya grup toplantıları kapsamında en az 11 dünya lideriyle bir araya gelmesi planlanıyor.

Trump'ın planlanan görüşmeleri

Trump'ın bugün ilerleyen saatlerde İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen ve Körfez ülkeleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman, Kuveyt ve Katar'ın temsilcileriyle görüşmesi bekleniyor.

bg
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşurken (AFP)

Trump'ın akşam saatlerinde düzenlenecek liderler resepsiyonunda da çok sayıda liderle kısa görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Trump, pazartesi günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmüştü. Bugünkü programına yeni görüşmelerin eklenmesi de muhtemel.

Çok sayıdaki lider görüşmesi, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde dış politikaya verdiği önemi yansıtıyor. Trump bu dönemde çeşitli savaşlara müdahil olurken uzun süredir devam eden ittifakları sorguladı, müttefiklerini işgal etmekle tehdit etti ve 10'dan fazla çatışmada arabuluculuk girişiminde bulundu. Bu girişimler farklı düzeylerde sonuç verdi.

Ancak ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın etkileri özellikle geniş kapsamlı oldu. Savaş küresel akaryakıt fiyatlarının yükselmesine, Trump'ın kamuoyu desteğinin gerilemesine ve kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinde yarışacak Cumhuriyetçiler açısından zorluklara yol açtı.

Reuters-Ipsos tarafından pazartesi günü yayımlanan bir ankete göre Trump'ın görev onayı yüzde 32'ye gerileyerek şimdiye kadarki en düşük seviyeye düştü. Ankette Cumhuriyetçiler arasındaki memnuniyetsizliğin, Trump'ın hayat pahalılığıyla mücadele yöntemine yönelik tepkilerden kaynaklandığı belirtildi.

Müttefikleri ve siyasi rakipleri ayrıca Trump'ın Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile gerçekleştireceği ilk görüşmeyi de yakından izleyecek. Rodriguez, ABD güçlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalayarak uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanmak üzere New York'a götürdüğü operasyonun ardından Trump yönetiminin desteğiyle iktidara geldi.

vbghyju
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül 2026'da New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'i işaret ederken (AP)

Trump'ın müttefikleri, ABD'nin Venezuela'nın petrol sektörünü Amerikan yatırımlarına açmak için Rodriguez yönetimiyle birlikte çalıştığını söylüyor. Ancak Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump yönetiminin Güney Amerika ülkesinde yeni seçimlerin yapılması için yeterli baskıyı uygulamadığını savunuyor.

Trump, Danimarka ve Grönland liderleriyle gerçekleştireceği görüşmede, adadaki ABD askeri varlığını güçlendirmeyi ve jeopolitik rakiplerin varlığını sınırlandırmayı amaçlayan bir anlaşma imzalayacak.

Danimarka ve Grönland yetkilileri, anlaşmanın Trump'ın daha önce Grönland'ı güç kullanarak ele geçirme ihtimaline işaret eden açıklamalarına son vermesini umuyor.


Moskova ve Pyongyang ilişkilerdeki soğumayı nasıl aştı?

Fotoğraf: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Pyongyang'da düzenlenen bir resepsiyonda, 19 Haziran 2024 (AFP)
Fotoğraf: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Pyongyang'da düzenlenen bir resepsiyonda, 19 Haziran 2024 (AFP)
TT

Moskova ve Pyongyang ilişkilerdeki soğumayı nasıl aştı?

Fotoğraf: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Pyongyang'da düzenlenen bir resepsiyonda, 19 Haziran 2024 (AFP)
Fotoğraf: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Pyongyang'da düzenlenen bir resepsiyonda, 19 Haziran 2024 (AFP)

Anton Mardasov

7 Eylül'de Rusya ve Kuzey Kore, iki ülke tarihinde ilk kez komşular arasında düzenli bir kara bağlantı hattı sunacak köprünün açılışını yaptılar. Tumen Nehri üzerinde inşa edilen köprü, Rusya'nın Primorsky Krayı’ndaki Khasan kasabasını Kuzey Kore'nin Tumangan kasabasına bağlıyor.

1950'lerde nehir üzerinde zaman zaman geçici ahşap köprüler inşa edildi, ancak 1959'dan beri iki ülke arasındaki tek bağlantı hattı bir demiryolu köprüsü olan Dostluk Köprüsü oldu. Köprü, Japonya'ya karşı savaşta yer alan ve Kuzey Kore'nin “Emek Kahramanı” onur unvanına layık görülen Kızıl Ordu teğmeni Yakov Novichenko'nun adını taşıyor.

Novichenko, Kuzey Kore'de özel bir yere sahip. 1946'da Cumhuriyetin kurucusu Kim Il-Sung’u bir suikast girişiminden kurtarmış ve bu arada ağır yaralanarak bir kolunu kaybetmişti. Bir halk mitingi sırasında, Kim Il-Sung'un oturduğu platforma atılan el bombasının üzerine atlayarak, patlamaya karşı kendi bedenini siper etmişti.

Yeni köprü, Kuzey Kore'ye Avrasya ulaşım ağına karadan erişim imkânı sağlıyor. Açılışının Rusya ve Kuzey Kore arasında yük trafiğinde hemen ve önemli bir artışa neden olması beklenmese de yeni rota, ulaşım rotalarının ve lojistiğin kademeli olarak çeşitlendirilmesinin önünü açıyor.

Tumen Nehri üzerine bir kara köprüsü inşa edilmesiyle ilgili istişareler, 1990'lardan beri devam ediyordu ve nihai karar, Vladimir Putin'in 2024'teki Kuzey Kore ziyaretinde alındı. Aynı ziyaret sırasında, iki taraf ciddi tartışmalara neden olan kapsamlı bir stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Anlaşmanın gizli maddelerinden biri, Kuzey Kore özel kuvvetlerinin Rusya'nın Kursk bölgesinde Ukrayna güçlerine karşı savaşa katılmasını içeriyordu.

Anlaşmadan sonraki gerçeklik

2020'lerin başlarına kadar ikili ilişkiler ciddi zorluklarla karşılaştı ve genellikle sınırlı siyasi ve ekonomik içeriğe sahip yüzeysel dostane temaslarla sınırlı kaldı. Rusya, Batı ülkeleriyle birlikte, nükleer silah geliştirme ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere Kuzey Kore'yi kınayan kararları destekledi.

Pyongyang'da bu, Sovyet döneminde geçerli olan ilişki modelinden Rusya'nın geri çekilmesi olarak görüldü. Pyongyang'ın 2014'te Kırım'ı Rusya'nın bir parçası olarak tanıması gibi önemli sembolik adımlar bile pratik kazanımlar sağlamadı.

Askeri iş birliğinin genişletilmesinin temelleri 2022 yılında şekillenmeye başladı. Rusya'nın Batı ile ilişkilerinin bozulması ve ABD, Güney Kore ve Japonya'nın askeri iş birliğini güçlendirme çabalarının yoğunlaşmasıyla birlikte, Rus liderliği Batı güvenlik kavramlarının artık geçerli olmadığı sonucuna vardı ve Kuzey Kore'ye karşı daha bağımsız bir politika izlemeye yöneldi.

Bu değişim, Rusya'nın füze denemelerinin ardından Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımları sıkılaştırmayı amaçlayan ABD tarafından hazırlanan kararlara karşı veto hakkını kullanması, Pyongyang’a yönelik yaptırımları denetleyen BM Uzmanlar Paneli'nin görev süresinin uzatılmasını engellemesi, ayrıca Kore Yarımadası ile ilgili konularda Rusya'nın resmi söylemindeki değişiklikle açıkça görüldü.

Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, önceki ilişkilerin doğasını temelden değiştirdi. Anlaşmanın imzalanmasından bu yana Rusya, Kuzey Kore için Çin'in yanı sıra fiilen kalıcı ve öncelikli bir ortak haline geldi.

vgh
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, Pyongyang'da iş birliği anlaşmasını imzaladıktan sonra, 19 Haziran 2024 (AFP)

Yeni anlaşmanın metni, Rusya'nın İran ile imzaladığı anlaşmadan açıkça farklı olduğunu ortaya koyuyor. Zira anlaşmaya göre, Rusya veya Kuzey Kore'ye yönelik bir saldırı durumunda, iki tarafın karşılıklı askeri yardım sağlamak için pratik önlemleri koordine etmeleri gerekiyor. Buna karşılık Rusya-İran anlaşması, yalnızca iki taraftan birine saldıran bir devlete askeri veya başka bir yardım sağlamama konusunda “esnek” bir taahhüt öngörüyor.

Rus bir diplomatik kaynak, Rusya ile Kuzey Kore arasındaki anlaşmanın kesin olarak tanımlanmış bir askeri-siyasi karaktere sahip olduğunu, İran ile yapılan anlaşmanın ise savunma yönünün otomatik olarak çatışmaya dahil olmayı gerektirmediği derin ve çok yönlü bir ortaklığa dayandığını söyledi.

Diplomat şunu da belirtti: “Kuzey Kore ile yapılan anlaşma askeri-siyasi bir bloğa ve doğrudan teknoloji ve kaynak alışverişine yönelirken, Rusya-İran anlaşması öncelikle ekonomik bir temele dayanıyor.”

Buna rağmen Rusya ve Kuzey Kore, ilişkilerini askeri ittifak olarak tanımlamaktan kaçınıyor. Keza antlaşmanın 4. Maddesi uyarınca tam yardım sağlanması, ancak resmi bir savaş ilanı üzerine zorunlu hale geliyor.

Kuzey Kore askerlerinin Kursk bölgesine gönderilmesi kararı, Pyongyang için özellikle anlamlı bir adımdı; zira bu türden son Kuzey Kore müdahalesi, ABD'ye karşı Vietnam Savaşı sırasında gerçekleşmişti.

Rusya'ya gelince, Kuzey Koreliler, yarımadanın kuzey kısmını Japonlardan kurtaranın Kızıl Ordu olduğunu ve Sovyetler Birliği ile Çin Halk Cumhuriyeti'nin daha sonra ABD ve müttefiklerine karşı Kore Savaşı sırasında Kuzey Kore'ye destek verdiğini hatırlıyorlar.

Kuzey Kore, Rusya'ya çeşitli askeri imkanlarla destek vermeye devam ediyor. Top mermileri ve itici barutların yanı sıra kendisine KN-23 füzeleri de temin ediyor. Medya tarafından aktarılan Güney Kore istihbarat tahminlerine göre, Pyongyang Temmuz 2025'e kadar Rusya'ya yaklaşık 12 milyon mermi sevk etti; bu da Rus topçularının cephelerde kullandığı mühimmatın önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ticaret, yeni lojistik yolların kurulmasıyla yeniden eski canlılığına kavuşmaya başladı

Yine yayımlanan haberlere göre Rusya, Ağustos 2025 ile Şubat 2026 arasında Kuzey Kore'den yaklaşık 60 bin ton patlayıcı madde ithal etti. Bu tedarikler, Moskova'nın mühimmat stoklarını yenilemesine, Rus fabrikaları üzerindeki ciddi baskının gölgesinde madencilik sektörüne patlayıcı madde tedarik etmesine imkan tanıdı.

Rus kuvvetleri ayrıca, Sovyet dönemi topçu namlularında yaşanan eksikliği telafi etmek için Kuzey Kore'den tedarik edilen, alışılmadık kalibreli topçu sistemlerini kullanıyor.

Newsweek'in aktardığı, Güney Koreli bir araştırma merkezi olan Kore Savunma Analizleri Enstitüsü'nün (KIDA) tahminlerine göre Kuzey Kore, Rusya'ya mühimmat tedarik ederek, binlerce asker göndererek ve teknik destek sağlayarak 20 milyar dolardan fazla gelir elde etti. Bunun karşılığında, enstitünün verileri, Pyongyang'ın askeri yeteneklerini güçlendiren gelişmiş teknolojiler ve silahlar edindiğini gösteriyor.

Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması'na pratik bir içerik kazandırarak Rusya, Güney Kore'ye Ukrayna'ya silah tedarikini hoş karşılamayacağına dair açık bir sinyal de göndermiş oldu. Medyada yer alan haberler, Güney Kore'nin 2023 yılında Kiev'e yüz binlerce 155 mm'lik top mermisi gönderdiğini ve o dönemde Ukrayna'nın en büyük top mühimmatı tedarikçisi olduğunu ifade etmişti.

cdvfghy
Kuzey Kore ile Rusya'yı birbirine bağlayan ve Kuzey Kore'nin Rason şehri ile Rusya'nın Khasan şehri arasındaki Tumen Nehri üzerinde yapılan ilk kara köprüsünün açılış töreninden, 7 Eylül 2026 (Reuters)

Görünen o ki Rusya'nın mesajı Seul'de karşılıksız kalmadı. Ağustos 2026'da Güney Kore'nin Yonhap Haber Ajansı, Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına atıfta bulunarak, Güney Kore'nin hâlâ Ukrayna'ya silah tedarik etmekten kaçındığını bildirdi.

Ukrayna'daki savaş, Moskova ve Pyongyang arasındaki yakınlaşmanın tek nedeni olarak görülemez. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Kuzey Kore ile iş birliğinin derinleştirilmesi, Rusya açısından diğer stratejik çıkarlara da hizmet ediyor. Rusya’nın Asya ülkeleriyle bağlarını güçlendirmesi ve ekonomik ve siyasi girişimlerinin giderek artan bir bölümünü Batı'dan Doğu'ya yönlendirmesiyle birlikte, Pyongyang ile ortaklığı daha da önem kazanıyor.

Çin, uzun zamandır Rusya'nın Asyalı ortakları ağında baskın konumda bulunuyor ve bu da doğuya yönelme stratejisini daha dengesiz hale getirdi.

Buna ilave olarak, Pekin'in nüfuz alanı olarak gördüğü bölgeye girmekten Rusya’nın kaçınması, Kuzey Kore ile geniş çaplı askeri iş birliğini yeniden başlatma konusunda da uzun süre bir engel teşkil etti. Rusya'nın Asya meseleleri konusunda önde gelen askeri uzmanlarından Vasily Kashin, Rusya-Çin anlaşmaları ve nüfuz alanlarının paylaşılması sonucunda Rusya ile Kuzey Kore arasında askeri bir ittifakın mümkün hale geldiğini düşünüyor.

Kashin, “Çin'in hâlâ kaybedeceği bir şeyler var. Aynı düzeyde yaptırım baskısı altında değil ve Güney Kore ve Japonya ile aktif diplomasisi devam ediyor. Rusya ise Seul ile bazı temaslarını sürdürürken, Kuzey Kore ile ortaklık kurmada kendisine daha fazla özgür olma imkânı tanıyabilir” dedi.

Askeri iş birliğinin hakimiyeti altında

Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ticaret, yeni lojistik rotaların kurulmasıyla birlikte bir ivme kazanmaya başladı. Ancak Pyongyang ile ticaretin, ülkenin komünist ekonomik modeli içindeki ödeme mekanizmaları ve ticari iletişimle bağlantılı kendine özgü özellikleri bulunuyor.

Rusya ve Kuzey Kore'nin bu ortaklıktan elde edecekleri kazanımları en üst düzeye çıkarmaya çalışacakları açıktır. İki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılıyor olabilir

 Bu nedenle, Rusya-Kuzey Kore ilişkilerinde büyük bir ekonomik atılım olasılığı düşük. Zira iki ekonomi yalnızca kısmen birbirine entegre. Uzman Andrei Lankov'un belirttiği gibi, Kuzey Kore'nin küresel pazarlarda rekabet avantajına sahip olduğu mallar Kremlin'in ilgisini çekmiyor.

Sibirya'daki dev doğal kaynak zenginliği sebebiyle Rusya'nın Kuzey Kore kömürü veya ham maddelerinin alıcısı olması pek olası değil. Ayrıca, Çin pazarındaki başarısına rağmen, deniz ürünleri Rus tüketicilerin ilgisini pek çekmiyor.

Öte yandan, Kuzey Koreli şirketler, Rus tedarikçilerinin ürünleri için beklediği fiyatları ödeme kapasitesine sahip değil. Ama Pyongyang hükümeti, savunma sanayilerinin ihtiyaç duydukları başta olmak üzere, temel mallar için kesinlikle fon ayırabilir. Ancak, Kuzey Kore’nin döviz ile büyük ölçekte Rus ürünleri alımları yapması beklentisi gerçekçi olmaktan uzaktır.

dfghy
7 Eylül 2026'daki açılış töreninde, Kuzey Kore kamyonları Tumen Nehri üzerinde Rusya ve Kuzey Kore arasındaki yeni kara köprüsünden geçerken Rus bayrakları rüzgârda dalgalanıyor (AFP)

Rusya'nın Kuzey Kore'ye ana ihracatı, un, şeker ve ayçiçek yağı da dahil olmak üzere gıda maddeleri ve ham maddelerden oluşuyor.

Bununla birlikte, iki ülkenin ekonomilerinin birbirini tamamladığı belirli alanlar da var. Bu alanlardan en öne çıkanlarından biri, işgücü sıkıntısı çeken Rus bölgelerinde Kuzey Kore vatandaşlarının geçici olarak istihdam edilmesidir; bu, ikili ekonomik iş birliğinin en hızlı büyüyen alanlarından biridir.

İki ülke arasındaki ilişkiler yalnızca çıkarları ve niyetleriyle belirlenmediği, aynı zamanda bir dizi dış faktörden de etkilendiği için bu yeni ittifakın uzun vadede kalıcı olup olmayacağı henüz belli değil.

Ancak, Rusya ve Kuzey Kore'nin bu ortaklıktan elde edecekleri kazanımları en üst düzeye çıkarmaya çalışacakları açıktır. İki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılıyor olabilir ve bu, Moskova ve Pyongyang'ın konumlarını güçlendirebilir, bölgedeki güç dengesinin yeniden şekillenmesine katkıda bulunabilir.

*"Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."


Senato için yarışan iki Cumhuriyetçi aday, İran savaşının hızla sona erdirilmesini istedi

Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
TT

Senato için yarışan iki Cumhuriyetçi aday, İran savaşının hızla sona erdirilmesini istedi

Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)

ABD Senatosu’ndaki iki sandalye için çekişmeli yarışlara giren iki Cumhuriyetçi aday, dün İran savaşının bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, yakıt fiyatlarının yükselmesine ve özellikle motorin fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasına yol açan savaş konusunda, koltuklarını kaybetme riski taşıyan adayların Başkan Donald Trump’tan uzaklaşmaya çalıştığının son işareti oldu.

Michigan’da Demokrat aday Abdul El-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers ile Iowa’da Demokrat Josh Tork’a karşı yakın bir yarışın içinde olan Ashley Hinson, daha önce Trump’ın Tahran’a saldırı düzenleme yetkisini desteklemiş olmalarına rağmen, dün İran konusunda daha yatıştırıcı bir söylem benimsedi.

Bu değişim, halen Temsilciler Meclisi’nde görev yapan Hinson açısından özellikle dikkat çekiciydi. Hinson, Trump’ın savaşı sürdürme yetkisini sınırlandırmayı amaçlayan Meclis girişimlerine altı kez karşı oy kullandı; bunlardan biri geçen hafta yapılan oylamaydı.

Hinson sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Iowalılar ekonomik baskı altında ve İran’daki savaşın maliyetini akaryakıt istasyonlarında ya da marketlerde ödemek zorunda kalmamalı” ifadelerini kullandı. Hinson, benzin vergilerinin askıya alınması, motorin ihracatının geçici olarak durdurulması ve başka önlemlerin alınmasının yanı sıra savaşın “başarıyla ve derhal” sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Bu açıklamalar, yaklaşık yedi aydır devam eden çatışmanın kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde siyasi bir yüke dönüşmesinden endişe eden ve koltuklarını kaybetme riski bulunan bazı Cumhuriyetçi adayların artan kaygısını gösteriyor. Ara seçimler, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki kritik çoğunluklarını koruyup koruyamayacağını belirleyecek.

Enflasyonun yükselmeye devam ettiği bir dönemde Amerikalıların Trump’ın hem ekonomiyle hem de İran savaşıyla ilgili politikalarına yönelik memnuniyetsizliği de arttı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen ve sonuçları dün yayımlanan son ankete göre Trump’ın görev onayı yüzde 32’ye gerileyerek, siyasi kariyerindeki en düşük seviyeye indi.