Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi
TT

Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Van’da 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Van’ın Özalp ilçesinde 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığından yapılan açıklamada, saat 13.03 sıralarında Van'ın Özalp ilçesinde 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği belirtildi. Çevre il ve ilçelerden de hissedilen depremle ilgili şimdiye kadar herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadığı bildirildi.



Washington-Tahran hattında gerilim derinleşiyor: Altyapı saldırıları ve bölgesel misillemeler artıyor

Washington-Tahran hattında gerilim derinleşiyor: Altyapı saldırıları ve bölgesel misillemeler artıyor
TT

Washington-Tahran hattında gerilim derinleşiyor: Altyapı saldırıları ve bölgesel misillemeler artıyor

Washington-Tahran hattında gerilim derinleşiyor: Altyapı saldırıları ve bölgesel misillemeler artıyor

ABD ile İran arasındaki askeri gerilim bugün (Cuma) de tırmanmayı sürdürüyor. Çatışmaların kapsamı giderek genişliyor.

Washington, İran içindeki hedeflere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırarak daha fazla tesis ve altyapı unsurunu vururken, İran da Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman, Ürdün ve Suriye'yi hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.

İran Devrim Muhafızları Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı, ABD İran'ın güney kıyıları ile Hürmüz Boğazı'na yönelik saldırılarını durdurmadıkça Tahran'ın bölgedeki operasyonlarını sona erdirmeyeceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamada askeri operasyonların planlandığı şekilde ilerlediğini belirterek, ABD'nin İran karşısında "büyük bir zafer kazandığını" savundu.

Yaşanan gelişmeler, çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği yönündeki endişeleri artırıyor. İran'da kritik tesislerin zarar gördüğüne ilişkin haberler gelirken, Tahran yönetimi ülkenin güneyindeki elektrik şebekesinin hava saldırılarında hasar aldığını açıkladı ve halka elektrik tüketiminde tasarruf çağrısı yaptı. Ayrıca köprüler, bir liman, bir havaalanı ve bir tren istasyonunun da bombardımana maruz kaldığı bildirildi.

Trump, İran'a yönelik saldırıları genişletmeyi değerlendiriyor: Hedef uranyumu daha derine gömmek

Axios'un ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasındaki askeri gerilimin sürmesi nedeniyle İran'a yönelik saldırıların kapsamını genişletme seçeneklerini değerlendiriyor.

Habere göre ABD, İran'ın nükleer altyapısına daha fazla zarar vermek ve uranyum stoklarını daha derin katmanlara gömmek amacıyla İran'ın nükleer tesislerine yeni saldırılar düzenlenmesini masaya yatırıyor.

Washington, İsrail'e ilave uçak göndermeye hazırlanıyor

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığı habere göre ABD, İran'a yönelik askeri operasyonların genişleme ihtimaline karşı bölgedeki hava kapasitesini artırmak amacıyla İsrail'e ilave yakıt ikmal uçakları göndermeye hazırlanıyor.

Haberde, Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'nda yaklaşık 30 ABD yakıt ikmal uçağının bulunduğu, buna ek olarak İsrail'in güneyindeki Ramon Havalimanı'nda da benzer sayıda uçağın konuşlandırıldığı belirtildi.

İsrailli yetkililer, ABD'nin önümüzdeki günlerde onlarca ilave uçak göndermeyi planladığını, böylece uçak sayısının savaşın başlangıcındaki seviyeye çıkarılacağını ifade etti.

Yetkililere göre ABD ordusu, bu uçakları Ben Gurion Havalimanı'ndan kullanmayı tercih ediyor. Çünkü bölgedeki diğer hava üsleri İran saldırılarına daha açık görülüyor ve ABD uçakları açısından daha az güvenli kabul ediliyor.

İsrailli yetkililer ayrıca İran'ın, geniş çaplı bir askeri karşılık verilmesinden çekindiği için İsrail'i doğrudan hedef almaktan kaçınmayı sürdürdüğünü değerlendiriyor.

ABD daha önce İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgasını tamamladığını ve bu kapsamda köprüler, havaalanları ile demir yolu hatlarının hedef alındığını açıklamıştı.

Washington ile Tahran arasında karşılıklı saldırı ve tehditlerin devam ettiği bu süreçte, çatışmaların Orta Doğu'nun daha geniş bölgelerine yayılabileceğine ilişkin endişeler de giderek artıyor.


Balta Dağı... İran’ın en derin nükleer tesisi hedefte

21 Haziran 2026 tarihinde Balta Dağı tünellerinin girişinde bulunan araçları gösteren bir uydu görüntüsü (Reuters)
21 Haziran 2026 tarihinde Balta Dağı tünellerinin girişinde bulunan araçları gösteren bir uydu görüntüsü (Reuters)
TT

Balta Dağı... İran’ın en derin nükleer tesisi hedefte

21 Haziran 2026 tarihinde Balta Dağı tünellerinin girişinde bulunan araçları gösteren bir uydu görüntüsü (Reuters)
21 Haziran 2026 tarihinde Balta Dağı tünellerinin girişinde bulunan araçları gösteren bir uydu görüntüsü (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programının en önemli tesislerinden biri olan Natanz yakınlarında, yerin derinliklerine inşa edilen ve yüksek koruma seviyesine sahip Balta Dağı olarak bilinen tesisi hedef alma tehdidinde bulundu.

Trump, 13 Temmuz’da verdiği bir röportajda, “Balta Dağı’nı yok edeceğiz. İranlılara hazırlıklı olmalarını söyleyin” ifadelerini kullandı.

ABD’nin söz konusu tesisi yakından izlediğini belirten Trump, “Orada herhangi bir faaliyet görmüyoruz. Nükleer programlarında iyi durumda değiller. Ne zaman bir hareketlilik duyarsak, orayı vuruyoruz. Bu yüzden bu konu hakkında konuşmayı sevmiyorlar. Ancak büyük ihtimalle Balta Dağı’na nispeten yakın bir zamanda saldırı düzenleyeceğiz” dedi.

Trump’ın tehdidi, Washington ile Tahran arasında karşılıklı saldırıların arttığı ve savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerin çıkmaza girdiği bir dönemde geldi. Bu gelişmeyle birlikte söz konusu tesis, İran’ın nükleer programıyla bağlantılı en korunaklı ve en gizemli yapılarından biri olarak yeniden gündeme taşındı.

Balta Dağı hakkında bildiklerimiz şunlar:

Nerede bulunuyor?

Balta Dağı olarak bilinen tesis, Tahran’ın yaklaşık 220 kilometre güneyinde yer alırken, Natanz Nükleer Kompleksi’ne yaklaşık 2 kilometre, Fordo uranyum zenginleştirme tesisine ise yaklaşık 145 kilometre mesafede bulunuyor.

Deniz seviyesinden yaklaşık bin 600 metre yükseklikte bulunan dağın zirvesi, Natanz tesisine yalnızca birkaç dakika uzaklıkta yer alıyor.

Natanz Nükleer Kompleksi, İran’ın biri yer üstünde diğeri yer altında olmak üzere iki uranyum zenginleştirme tesisine ev sahipliği yapıyor. Kompleks, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta düzenlediği saldırıların yanı sıra geçen yıl 12 gün süren savaş sırasında da hedef alınmıştı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), yer üstündeki zenginleştirme tesisinin tamamen yıkıldığını, yer altındaki tesisin ise ciddi hasar gördüğünün değerlendirildiğini açıkladı.

ABD merkezli ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi alanında faaliyet gösteren Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) ise inşası devam eden Balta Dağı tesisinin, her iki çatışma sırasında da hedef alınmadığını bildirdi.

xscdvfbt
Airbus Defence and Space şirketine ait Pleiades Neo uydusu tarafından çekilen fotoğrafta, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum taşıyan ve 18 adet mavi konteynerle yüklü bir kamyonun, İsfahan’daki Nükleer Teknoloji Merkezi kompleksindeki bir tünele girdiği görülüyor, 9 Haziran 2025. (AP)

Geçen yıldan bu yana yayımlanan haberlerde, İran’ın nükleer programını takip eden uzmanlara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu tesisin programın hassas unsurlarını gizlemek ve daha derin, daha korunaklı bir tesiste zenginleştirilmiş uranyum üretim kapasitesini artırmak için uygun bir alan olabileceği ifade edildi.

The Telegraph gazetesi de tesisin, nükleer programın hassas bölümlerinin daha güvenli yer altı tesislerine taşınması amacıyla planlanmış olabileceğini ve gelecekte uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde kullanılmasının ihtimal dahilinde olduğunu yazdı. Ancak Tahran yönetimi, tesiste yürütülmesi planlanan faaliyetlerin niteliğine ilişkin bugüne kadar resmî bir açıklama yapmadı.

Bu yerin tarihi ne?

İran, Balta Dağı olarak bilinen tesisin inşasına 2020 yılında, yetkililerin Natanz Nükleer Tesisi’ni hedef alan bir sabotaj sonucu meydana geldiğini açıkladığı patlamanın ardından başladı.

Tahran yönetimi, sabotajın tesiste ciddi hasara yol açtığını ve uranyum zenginleştirmede kullanılan gelişmiş santrifüjlerin geliştirilmesini yavaşlatmış olabileceğini duyurdu.

Aynı yılın eylül ayında dönemin İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, ülkesinin Natanz yakınlarındaki dağın içinde, ‘her açıdan daha modern, daha büyük ve daha kapsamlı’ yeni bir tesisin inşasına başladığını açıkladı. Salihi, söz konusu tesisin gelişmiş santrifüjlerin üretimi amacıyla inşa edildiğini belirtti.

UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi ise mart ayında PBS’e verdiği röportajda, İran’ın daha önce bu sahada nükleer faaliyet yürütmeyi planladığını UAEA’ya bildirdiğini söyledi.

Grossi, “Bu, en hassas tesislerini yer altına taşıma yönündeki sistematik yaklaşımlarının bir parçasıydı” ifadesini kullandı.

xascdfvgh
İran’ın orta kesimindeki İsfahan eyaletinde bulunan Natanz Nükleer Tesisi’ni gösteren uydu görüntüsü, 7 Mart 2026 (AFP)

UAEA, dağın içindeki tesiste yürütülmesi planlanan faaliyetlerin niteliğine ilişkin İran’dan daha ayrıntılı bilgi talep ettiğini açıkladı.

Söz konusu bölgenin nükleer programla bağlantılı çok sayıda önemli faaliyete ev sahipliği yaptığını belirten Grossi, UAEA’nın Tahran yönetimine “Orada tam olarak ne oluyor?” sorusunu yönelttiğini, ancak İran’ın “Bu sizi ilgilendirmez” şeklinde kısa bir yanıt verdiğini aktardı.

İran’ın tesisle ilgili ayrıntılı bilgi paylaşmaması, bölgenin UAEA ile Batılı ülkelerin yakın takibinde kalmasına neden olurken, Batılı ülkeler söz konusu tesisin gelecekte Tahran’ın açıklamadığı nükleer faaliyetler için kullanılabileceğinden şüphe duyuyor.

İran ne inşa etti?

Uydu görüntülerini analiz eden ISIS, Balta Dağı tesisinde dağın derinliklerine uzanan iki ana tünel kompleksinin bulunduğunu bildirdi.

Uydu görüntülerine göre tesiste en az dört giriş yer alıyor. Bunlardan ikisi doğu, ikisi ise batı yamacında bulunuyor. Bu girişlerin ya tek bir yer altı tesisine ya da birbirine bağlı iki yer altı kompleksine ulaştığı değerlendiriliyor.

ISIS, tesisin bazı bölümlerinin dağın en az 100 metre altında yer aldığını tahmin ederken, bunun tesisi İran’ın en korunaklı nükleer sahalarından biri haline getirdiğini belirtti.

ISIS’ın 14 Temmuz’da yayımladığı raporda, tesisin fiziksel savunmasının geniş bir güvenlik kuşağı ile tünel girişleri çevresinde oluşturulan kapsamlı tahkimatlardan oluştuğu ifade edildi.

Raporda ayrıca, doğu tarafındaki iki tünel girişinin son iki savaşın ardından kısmen toprakla kapatıldığı, bunun kara araçlarının girişini zorlaştırdığı ancak girişlerin tamamen kapatılmadığı kaydedildi.

Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapan Sam Lair, tesise ait güncel uydu görüntülerini incelemesinin ardından yaptığı değerlendirmede, tünel girişlerinin güçlendirilmesinin sığınak delici mühimmatlarla gerçekleştirilecek olası saldırıları daha da zorlaştıracağını söyledi.

Lair, yeni tahkimatların İran’ın inşaat çalışmaları devam etmesine rağmen tesisin hedef alınabileceği endişesinin sürdürdüğünü gösterdiğini belirtti.

Lair, “Buradan, İranlıların Balta Dağı’nda sürdürmek istediği faaliyetlerin devam ettiğini çıkarabiliriz. Ancak olası bir saldırı ihtimalinden hâlâ ciddi ölçüde endişe duyuyorlar ve bu nedenle savunmalarını güçlendirecek adımlar atıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Hizmete girdi mi?

Şu ana kadar tesisin faaliyete geçtiğine ilişkin kamuoyuna açıklanmış herhangi bir kanıt bulunmuyor. ABD Başkanı Donald Trump da Washington yönetiminin tesisi yakından izlemeyi sürdürdüğünü, ancak sahada herhangi bir faaliyet tespit etmediğini söyledi.

ISIS, uydu görüntülerine dayandırdığı değerlendirmede, tesisin henüz faaliyete başlamadığını, ancak inşaat çalışmalarının sürdüğünü belirtti. ISIS, yalnızca uydu görüntüleri üzerinden tesisin ne zaman hizmete gireceğinin belirlenemeyeceğini vurguladı.

Tesisin nihai kullanım amacına ilişkin belirsizlik ise devam ediyor.

İran, projeyi başlattığında amacının, Natanz’da sabotaja uğrayan tesisin yerine gelişmiş santrifüjlerin montajı ve üretimi için yeni bir merkez kurmak olduğunu açıklamıştı.

Bununla birlikte ISIS, gelişmiş santrifüj programının ve bu cihazların üretimi için gerekli bileşenlerin imalat kapasitesinin zarar görmesi nedeniyle, Tahran’ın hâlâ geniş ölçekli bir montaj tesisi kurmayı planlayıp planlamadığının net olmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre raporda ayrıca, İran’ın santrifüj üretim kapasitesini yeniden inşa etmeye başlaması halinde, Balta Dağı içinde daha küçük ölçekli bir montaj tesisi kurabileceği ve bu tesisin nükleer silah programına hizmet edebilecek kapasitede olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

İran, nükleer silah geliştirmeye çalıştığı yönündeki iddiaları reddederken, nükleer programının tamamen barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü savunuyor.

Batılı ülkeler ise söz konusu tesisin gelecekte uranyum zenginleştirme faaliyetleri için kullanılabileceğinden veya nükleer programın daha hassas unsurlarının daha derin ve daha güvenli yer altı tesislerine taşınmasında rol oynayabileceğinden şüphe duyuyor. Ancak tesisin faaliyete geçtiğini ya da uranyum zenginleştirme amacıyla kullanıldığını doğrulayan herhangi bir kanıt kamuoyuna açıklanmış değil.

Bu tesise nasıl saldırılabilir?

Uzmanlar, tesisin bulunduğu derinliğin, ABD envanterindeki en güçlü sığınak delici bombaların doğrudan etkisini dahi sınırlandırabilecek düzeyde olduğunu değerlendiriyor.

ISIS, tünellerin derinliği ve girişleri çevreleyen yoğun tahkimatlar nedeniyle tesisin, ‘kara kuvvetleri tarafından düzenlenecek bir saldırı veya sabotaj için hava saldırılarına kıyasla daha uygun bir hedef olabileceği’ değerlendirmesinde bulundu.

Bununla birlikte ISIS, yerin derinliklerine nüfuz edebilen mühimmatlarla gerçekleştirilecek hava saldırılarında kullanılabilecek zayıf noktaların bulunabileceğini de göz ardı etmedi.

Rapora göre olası hedefler arasında, dağın altındaki ana tesise doğrudan ulaşmaya çalışmak yerine, tünel girişleri, havalandırma sistemleri, enerji ve iletişim altyapısı ile yer üstündeki destek tesisleri yer alabilir.

Csdfgrthy
1 Şubat 2026 tarihinde çekilen uydu görüntüsünde, İsfahan nükleer tesisinde daha önce tahrip edilmiş bir binanın üzerine yeni bir çatı yapıldığı görülüyor. (Plant Labs – Reuters)

Ancak tünel girişlerinin güçlendirilmesi ve bazılarının kısmen toprakla kapatılması, gerek sığınak delici mühimmatlarla düzenlenecek saldırıları gerekse olası kara operasyonlarını daha da zorlaştırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise tehdidini hayata geçirmesi halinde Washington’ın hangi yöntemleri kullanacağına ilişkin ayrıntı vermedi. Trump ayrıca hedefin doğrudan tesisin kendisi mi, yoksa girişleri ve destek altyapısı mı olacağını da açıklamadı.

İran, tesiste yürütülmesi planlanan faaliyetlerin niteliğine ilişkin bugüne kadar resmî bir açıklama yapmazken, UAEA da tesisin faaliyete geçtiğini doğrulamış değil. Buna karşın, Natanz Nükleer Tesisi’ne yakın konumu, yerin derinliklerinde inşa edilmesi ve tahkimat çalışmalarının sürmesi nedeniyle Balta Dağı, İran’ın nükleer programı etrafındaki olası yeni bir gerilim sürecinde en dikkat çeken hedeflerden biri olarak değerlendiriliyor.


İngiliz polisi, İran’la bağlantılı olduğu düşünülen bir kişiyi casuslukla suçladı

İngiltere’nin başkenti Londra’daki polis karargâhının önünde bulunan polis memurları (Reuters – Arşiv)
İngiltere’nin başkenti Londra’daki polis karargâhının önünde bulunan polis memurları (Reuters – Arşiv)
TT

İngiliz polisi, İran’la bağlantılı olduğu düşünülen bir kişiyi casuslukla suçladı

İngiltere’nin başkenti Londra’daki polis karargâhının önünde bulunan polis memurları (Reuters – Arşiv)
İngiltere’nin başkenti Londra’daki polis karargâhının önünde bulunan polis memurları (Reuters – Arşiv)

İngiliz polisi bugün yaptığı açıklamada, yabancı bir istihbarat servisine yardım ettiği şüphesiyle 39 yaşındaki bir erkeğe suçlama yöneltildiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre polis, soruşturmanın İran ile bağlantılı olduğunu belirtti.

Liverpool kentinden olduğu belirtilen Vahid Abri, terörle mücadele ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında çarşamba günü Birmingham’da gözaltına alındı.

BBC’nin aktardığı bilgilere göre Abri, West Midlands bölgesindeki bir polis merkezine götürüldü. Dedektifler daha sonra soruşturma kapsamında Birmingham ve Liverpool’daki bazı adreslerde arama yaptı.

Abri’ye, 2023 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında yabancı bir istihbarat servisine yardım etme suçlaması yöneltildi. Şüphelinin ilerleyen günlerde Westminster Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılması bekleniyor.

Londra Terörle Mücadele Birimi Başkanı Helen Flanagan yaptığı açıklamada, “Son yıllarda ulusal güvenlik soruşturmalarımızın kapsamı ve sıklığında belirgin ve sürekli bir artış gördük. Bu dava da yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı şüpheli faaliyetleri engellemek için yürüttüğümüz çalışmalara bir başka örnektir” ifadelerini kullandı.

Flanagan, “Bir kişi hakkında suçlama yöneltildikten sonra iddialarla ilgili ayrıntılı yorum yapamayız. Ancak kamuoyuna, bu soruşturmayla bağlantılı olarak kendileri, toplum veya herhangi bir kişi için doğrudan bir tehdit tespit etmediğimiz konusunda güvence vermek isterim” dedi.