ABD'de koşu yaparken öldürülen siyahi Arbery'nin davasında 3 kişi cinayetle suçlandı

Olay anı (Independent)
Olay anı (Independent)
TT

ABD'de koşu yaparken öldürülen siyahi Arbery'nin davasında 3 kişi cinayetle suçlandı

Olay anı (Independent)
Olay anı (Independent)

Georgia eyaletindeki büyük jüri, üç adamı Ahmaud Arbery'i öldürmekle itham etti.
Gregory McMichael, Travis McMichael ve William Bryan, Georgia'daki bir mahallede koşu yapan Arbery'yi takip edip yakın mesafeden vurduktan yaklaşık 4 ay sonra suçlandı.
The Independent'ın haberine göre, Glynn kenti büyük jürisi, adı geçen kişilere kasten öldürme, dört kez cinayet, iki kez ağır saldırı, haksız yere alıkoyma ve haksız yere alıkoymaya teşebbüs suçlamaları yöneltti. Hüküm giymeleri halinde ömür boyu hapis veya idam cezasına çarptırılabilirler.
Cobb Kenti Bölge Avukatı Joyette M. Holmes, "Böylelikle, Ahmaud için adalet arayışı yolunda ileriye doğru bir adım daha atıldı. Bugün bir istisna değildi, Cobb Yargı Dairesi'ndeki ekibimiz bu davadaki kanıtları etkin biçimde ortaya koymakta kararlı" dedi.

Beyaz baba oğul McMichael'lar, internete düşen cinayete dair telefon videosu kaydının neden olduğu uluslararası tepki ve 25 yaşındaki siyahi Arbery'e karşı modern zaman linci suçlamaları üzerine Arbery'nin ölümünden iki aydan uzun bir süre sonra tutuklanmıştı.
Glynn kenti büyük jürisi, adı geçen kişilere kasten öldürme, dört kez cinayet, iki kez ağır saldırı, haksız yere alıkoyma ve haksız yere alıkoymaya teşebbüs suçlamaları yöneltti. Hüküm giymeleri halinde ömür boyu hapis veya idam cezasına çarptırılabilirler.
Cobb Kenti Bölge Avukatı Joyette M. Holmes, "Böylelikle, Ahmaud için adalet arayışı yolunda ileriye doğru bir adım daha atıldı. Bugün bir istisna değildi, Cobb Yargı Dairesi'ndeki ekibimiz bu davadaki kanıtları etkin biçimde ortaya koymakta kararlı" dedi.
Beyaz baba oğul McMichael'lar, internete düşen cinayete dair telefon videosu kaydının neden olduğu uluslararası tepki ve 25 yaşındaki siyahi Arbery'e karşı modern zaman linci suçlamaları üzerine Arbery'nin ölümünden iki aydan uzun bir süre sonra tutuklanmıştı.
23 Şubat'ta Gregory McMichael ile oğlu Travis silahlarını kuşanarak bir kamyonete binmiş ve Georgia eyaletindeki Brunswick'in dışındaki Satilla Kıyısı'ndaki bir inşaat alanında koşu yapan Arbery'i takip etmeye başlamıştı.
Savcılar, Bryan'ın baba oğula katılarak Arbery'nin iki kamyonet arasında sıkıştırılmasına yardım ettiğini ve Travis McMichael'ın Arbery'ye pompalı tüfekle üç el ateş ettiğini iddia etti. Baba McMichael dedektiflere, Arbery'nin inşaat halindeki bir mahalle mülkünde yaşanan hırsızlığın şüphelisi olduğuna inandığını söylerken, söz konusu mülk sahibinin The Independent'a konuşan avukatıysa herhangi bir hırsızlık olayı bildirilmediğini ve ailenin bu "yasadışı tepkiyi " ve Arbery'nin öldürülmesini kınadığını belirtti.
Cinayete dair videonun sosyal medyada çokça paylaşılmasına kadar haftalar boyunca hiçbir suçlama yapılmamıştı. Baba oğul McMichael'lar 7 Mayıs'ta tutuklanmıştı.
Civarda yaşayan ve cinayeti kameraya alan Bryan ise 22 Mayıs'ta tutuklanmıştı.
Zanlılar savunmada bulunmazken duruşma günü henüz belirlenmedi. The Associated Press, Travis McMichael'ın son iddianamedeki suçlamalara karşı masum olduğu savunmasında bulunacağını belirtiyor.
Bu ay gerçekleşen ön duruşmalar sırasında üç erkeğe yöneltilen cinayet suçlamasını desteklemek için Georgia savcıları, Bryan'ın silahlı saldırganın Arbery'nin bedeni başında ayakta dikilirken "S******min zen**si" dediğini duyduğunu öne sürmüştü.
Savcılar ayrıca, Michael'ın kamyonetindeki bir alet çantasında Konfederasyon bayrağı çıkartması bulunduğunu keşfetmişti.
Bryan'ın avukatı, müvekkilinin sadece cinayetin görgü şahidi olduğunu iddia ederken, savcı Richard Dial mahkemeye yaptığı açıklamada, Bryan'ın takibe katılmadan önce McMichael'lar'a "Onu hakladınız mı?" diye seslendiğini ifade etti.
Savcı Dial, Bryan'ın "Arbery'i engellemeye dair birçok ifade kullandığını ve aracıyla maktulü durdurmaya çalıştığını" söyledi.
Dial "Bryan'ın ifadesi, Arbery'nin sürekli yoldan çıkıp onun tamponunun etrafında hareket etmesiydi, esasen kamyonetinden kurtulmak için bir hendeğe doğru koşuyordu" ifadelerini kullandı.
Arbery'nin ölümünü tüm açıklığıyla ortaya koyan kayıtların yayımlanması sonrası yaşanan uluslararası tepki ve adalet talepleri, George Floyd ve siyahi Amerikalıların polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan ve ırksal adalet talep eden küresel protestoları takip etti.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.