Suudi Arabistan sosyal temasta ‘aşırılığa’ karşı uyarıda bulundu

Abu Dabi’deki sağlık tesisleri iyileşen vakaların artmasıyla Kovid-19 hastalarından arındı

Mescid-i Nebevi’nin güvenlik gücü Müslümanlara güvenli bir ortam sağlamak için büyük çaba sarf ediyor (SPA)
Mescid-i Nebevi’nin güvenlik gücü Müslümanlara güvenli bir ortam sağlamak için büyük çaba sarf ediyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan sosyal temasta ‘aşırılığa’ karşı uyarıda bulundu

Mescid-i Nebevi’nin güvenlik gücü Müslümanlara güvenli bir ortam sağlamak için büyük çaba sarf ediyor (SPA)
Mescid-i Nebevi’nin güvenlik gücü Müslümanlara güvenli bir ortam sağlamak için büyük çaba sarf ediyor (SPA)

Suudi Arabistan sosyal mesafenin korunması ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) için alınan önlemlere ve tedbirlere uyulması gerektiği konusundaki vurgusunu yineledi. Sağlık Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia dün yaptığı açıklamada “Enfeksiyon korkusu nedeniyle ebeveynleri ziyaret etmemek ve önleyici tedbirler almadan ziyaret etmek ifrat ve tefrittir” ifadelerini kullandı.
Bakan, Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında “Onlarla her gün mutlu olabilmek için onları ziyaret ediyoruz, maskemizi takıyoruz, mesafemizi koruyoruz ve onları öpmüyoruz. Yaklaşmanız onlara zarar verirken ilişkinizin kopması da onları incitir! Ebeveynleriniz için doğru olan şey onları terk etmemenizdir. Bu yüzden aranızda mesafe bırakmak, öpüşmemek ve görüştüğünüzde maske takmak şartıyla onları ziyaret etmeniz kendilerini mutlu edecektir” ifadelerini kullandı ve toplumdaki her bireyi her insanı ailesi için sağlıklı tutmaya, ve onları yakından mutlu etmeye davet etti. Rabia sözlerinin devamında “Onların yakınında her zaman mutlu olmamız için lütfen onları koruyun” dedi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı tarafından bildirilen bir vakanın hikayesine göre, başka bir şehirden evine dönen bir Suudi vatandaşın el sıkışıp ihtiyati tedbirlere uymaması, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının babasına ve ailesinin 16 üyesine bulaşmasına sebep oldu. Kalp hastası olan vakanın babası ise hayatını kaybetti.
Diğer taraftan dün Mekke’deki camilerde cuma namazlarının ve cemaatle namazların askıya alınmasından 3 ay sonra ilk kez cuma namazı kılındı. Müslümanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasını önlemek için alınan önlemlerin ve tedbirlerin ışığında camilere ve mescitlere döndü.
Bakanlık Cuma günü yaptığı açıklamada, 3 bin 938 yeni koronavirüs vakasının kaydedilmesi ile Krallığın farklı bölgelerinde şimdiye kadar kaydedilen toplam vaka sayısının 174 bin 577’ye yükseldiğini, vakalardan 52 bin 632’sinin aktif vaka olduğunu, iki bin 273 kişinin durumunun kritik olduğunu ve diğerlerinin durumunun ise iyi olduğunu duyurdu.
Bakanlık, vakaların yüzde 34’ünün kadın, yüzde 66’sının ise erkek olduğunu ve kaydedilen vakalarda yaşlıların oranının yüzde 4, çocukların yüzde 10 ve yetişkinlerin yüzde 86 olduğunu duyurdu. Bakanlık ayrıca Dammam’ın 346 vaka ile ilk sırada olduğunu duyurarak bu şehri sırayla 332 vaka ile Hufuf’un, 294 vaka ile Mubarraz’ın, 274 vaka ile Hamis Muşayt’ın, 243 vaka ile Cidde’nin, 237 vaka ile Katif’in ve 217 vaka ile Riyad’ın takip ettiğini belirtti. Diğer vakalar ise Krallığın farklı şehirlerinde görüldü.
2 bin 259 vakanın daha iyileşmesi ile Kovid-19’dan iyileşen vaka sayısı 120 bin 471’e yükseldi.
Bakanlık 49 kişinin daha hayatını kaybetmesi ile toplam ölü sayısının bin 474’e yükseldiğini kaydetti. Diğer taraftan virüsün tespit edilmesi için yapılan test sayısı 1 milyon 518 bin 220’a ulaştı.

Kuveyt
Son 24 saat içerisinde Kuveyt’te 915 yeni koronavirüs vakası kaydedildi ve böylece ülke genelinde toplam vaka sayısı 43 bin 703’e ulaştı. Aynı zamanda 2 kişinin daha virüsten hayatını kaybetmesiyle dün itibariyle toplam ölü sayısı 341’e çıktı. Kuveyt Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdullah es-Sened dün yaptığı açıklamada 915 vakanın yüzde 53,77’sinin yani 492’sinin Kuveyt vatandaşı ve yüzde 46,23’ünün yani 423’ünün yabancı uyruklu olduğunu belirtti. Aynı zamanda bakanlık 602 vakanın daha iyileştiğini ve böylece toplam iyileşen vaka sayısının 33 bin 969’a ulaştığını duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
BAE’de dün farklı uyruklara mensup olmak üzere 410 yeni koronavirüs (Kovid-19) vakası kaydedildi. Vakaların durumunun stabil olduğu ve kendilerine gerekli tedavilerin uygulandığı bildirildi. Böylece ülke genelinde toplam vaka sayısı 46 bin 973’e çıkmış oldu. BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı yaptığı açıklamada iki vakanın hayatını kaybederek toplam ölü sayısının 310’a çıktığı bilgisini paylaştı. Bunun yanı sıra 304 kişinin daha tamamen iyileşmesiyle birlikte toplam iyileşen vaka sayısının 35 bin 469’a çıktığı bildirildi.
Buna ilaveten Abu Dabi Sağlık Departmanı el-Ayn’daki Tavam Hastanesi’nin, ülkedeki sağlık sektörü stratejisi sonucunda ulusal anket programlarının ve çeşitli proaktif muayenelerin etkinleştirilmesiyle Kovid-19 vakalarından tamamen arınmış olduğunu söyledi. Söz konusu uygulamalar tıbbi müdahale gerektiren vakaların sayısının azalmasına sebep oldu ve hastane yönetimi, hastalara sağlık ve diğer tüm hizmetleri sunmaya devam ediyor. Bu açıklama Abu Dabi Sağlık Departmanı’nın, Abu Dabi Ulusal Fuar Merkezi’ndeki sahra hastanesi, Şeyh Şehbut Tıp Şehri, Mediclinic Group Hastaneleri ve Mubadala Sağlık Tesisleri de dahil olmak üzere emirlikteki bir dizi sağlık tesisinin Kovid-19 vakalarından arınmış olduğunu açıklamasının ardından geldi. Bu gelişmeler ülke çapında iyileşen vaka sayılarının artması ve yeni vakaların sayısında görülen düşme sonucu yaşandı.
Diğer taraftan Abu Dabi Sağlık Departmanı Başkanı Şey Abdullah bin Muhammed El Hamid yaptığı açıklamada “Bugün en yüksek iyileşme oranına ulaşarak, testleri yoğunlaştırarak ve sağlık tesislerini Kovid-19 vakalarından arındırarak başardığımız şey virüs ile mücadelede attığımız adımların başlangıcıdır ve bu ancak toplumun fertlerinin bağlılığı ve salgının yayılmasını engellemek için herkese karşı sorumluluk bilincine sahip olmalarıyla mümkün oldu” ifadelerini kullandı.

Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada 511 yeni vakanın kaydedildiğini ve bir kişinin daha hayatını kaybetmesi sonucu toplam ölü sayısının 71’e yükseldiğini duyurdu.
Bakanlık Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada kaydedilen vakaların 320’sinin göçmen işçilerden oluştuğu, 190’ının önceki vakalar ile temasta bulunan kişiler olduğu ve bir kişinin de yurt dışından geldiği bilgisini paylaştı.
Bakanlık 524 kişinin daha iyileşmesi ile şimdiye kadar iyileşen vaka sayısının 18 bin 501’e ve aktif vaka sayısının 5 bin 509’a çıktığını belirtti.

Umman
Umman’da son 24 saat içerisinde bin 132 yeni koronavirüs (Kovid-19) vakası kaydedildi.
Umman Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada toplam koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısının 36 bin 34’e, ölü sayısının 153’e ve iyileşen vaka sayısının 19 bin 482’ye ulaştığını duyurdu.

Katar
Katar Sağlık Bakanlığı dün koronavirüs sebebiyle 3 kişinin hayatını kaybettiğini böylece toplam ölü sayısının 109’a yükseldiğini duyurdu.
Bakanlık yaptığı açıklamada, dün 946 yeni koronavirüs vakasının kaydedildiğini böylece ülkedeki toplam vaka sayısının 92 bin 784 kişiye yükseldiğini bildirdi.
Katar’da dün bin 528 vakanın daha sağlığına kavuştuğu böylece toplam iyileşen vaka sayısının 76 bin 72’ye yükseldiği belirtildi.



Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.


Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
TT

Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)

Tevfik Şanvah

Geçtiğimiz ay boyunca Hadramut şehri halkı, devam eden askeri gelişmelerin kanlı bir çatışmaya yol açacağı ve her daim barış ve huzura olan eğilimiyle bilinen şehirlerini vahim sonuçlar doğuracak bir çatışmaya sürükleyeceği endişesi, korkusu ve beklentisiyle boğuştu. Ardından, salı günü Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin kararları ve bundan önce, Suudi Arabistan liderliğindeki Koalisyon’un savaş uçaklarının Mukalla Limanı’nda Güney Geçiş Konseyi’ne gönderilen silah sevkiyatlarını hedef alan sınırlı bir askeri operasyonu, mevcut durumu umut edilen yöne çevirdi. Bunların gerilimi artırma faaliyetlerini durdurması, sükuneti sağlaması ve Güney Geçiş Konseyi’nin bir oldubitti dayatmaya yönelik tek taraflı icraatlarını önlemesi umuluyor. Ayrıca Geçiş Konseyi’ne bağlı güçlerin meşru hükümet ve Riyad'ın ele geçirdikleri bölgelerden çekilme ve “aklın sesine kulak verme” çağrısına uymaları da bekleniyor. Bu çağrı Yemen ve Suudi Arabistan'ın bunun “kabul edilemez bir isyan” olduğu yönündeki görüşüne dayanıyor.

Hadramut halkı, bilhassa meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın açık tutumuna dayanan ve Hadramut ile komşu şehir Mehra’nın istikrarına yönelik kesin desteğini vurgulayan tepkisiyle birlikte, bu önlemlerin stratejik öneme sahip şehirlerine yeniden sükuneti getirmesini ve şehirlerini yönetmelerini sağlamasını umuyor.

Gerilimin durdurulması yönündeki yerel beklenti ve umut

Alimi'nin kararları arasında BAE ile ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesi, kendisine bağlı güçlerin ve personelin 24 saat içinde Yemen'den çekilmesi kararı da yer alıyordu. Ayrıca, meşru hükümete bağlı “Vatan Kalkanı Kuvvetleri”ne harekete geçme, Hadramut ve Mehra (doğu Yemen) şehirlerindeki tüm askeri kampların kontrolünü teslim alma direktifi verdi. Gerektiğinde uzatılabilecek 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etti. Tüm limanlara ve sınır kapılarına 72 saatlik hava, deniz ve kara ablukası uygulanması emrini verdi.

Güney Geçiş Konseyi'nin bu ayın başlarındaki eylemlerine yönelik toplumsal muhalefete dayanarak, Hadramut halkı bu önlemlerin silahlı tırmandırmayı durduracağı, sükuneti sağlayacağı, şehrin sakinlerinin Suudi Arabistan'ın himayesinde meşru hükümetle varılan uzlaşı formlarına göre kendi iç işlerini yönetmelerini sağlayacağı umuduyla memnuniyetle karşıladı. Kendi iç işlerini yönetme birçok yerel oluşumun ve genel kamuoyunun yıllardır talep ettiği bir husus.

Güney Geçiş Konseyi'ne karşı olan Hadramut Kabileleri İttifakı'nın sözcüsü Sabri bin Mehaşen, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Hadramut halkının, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladığını, çünkü bu kararların, Güney Geçiş Konseyi'nin bir ay önce kontrolü ele geçirmesinden bu yana bu barışçıl şehrin sakinlerinin uğradığı ciddi zararı hafiflettiğini söyledi.

Meşru hükümet ve Suudi Arabistan tarafından alınan önlemleri “sivil barış ve doğu bölgesinde ve genel olarak Yemen'de güvenlik ve kalkınmayı güçlendirme çabaları için bir zafer” olarak değerlendirdi.

Halk ve resmi destek

Meşru hükümetin kararlarından duyulan memnuniyet, meşru hükümetin ve Suudi Arabistan'ın taleplerinin karşılık bularak tansiyonun düşmesini ve anlaşmazlığın çözülmesini bekleyen halkla sınırlı kalmadı. Bunu, Hadramut'un Yemen ve komşuları için jeostratejik önemini kavrayan güçlü bir Suudi duruşuyla pekiştirilen resmi destek izledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Hadramut şehrindeki yerel yönetim, tüm idari, siyasi, askeri, güvenlik, kabilesel ve sosyal bileşenleriyle, bugün Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladı. “Bu kararların, Konsey’in ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki anayasal ve ulusal sorumluluklarına dayandığını” belirtti. Buna dayanarak, Hadramut yerel yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın, BAE ile ortak savunma anlaşmasını iptal etme ve tüm güçlerinden Yemen topraklarından çekilmesini isteme kararına tam destek verdiğini vurguladı. “Ulusal egemenliği güçlendiren ve vatanın güvenliğini ve istikrarını korumaya katkıda bulunan bu kararında, siyasi liderliği desteklediğinin” altını çizdi.

Suudi Arabistan arabuluculuğuyla krizin başlangıcında üzerinde anlaşmaya varılan çözüm önerisi kapsamında beklenen askeri çözümlerle ilgili olarak, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi başkanlığındaki yerel yönetim, “vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek ve daha fazla kan dökülmesini önleyecek şekilde askeri sorumlulukların sorunsuz ve güvenli bir şekilde devredilmesini, askeri kampların ve hayati öneme sahip mevkilerin teslim edilmesini sağlamak için Vatan Kalkanı Kuvvetleri ile koordinasyon ve iş birliğine tamamen hazır olduklarını” yineledi.

Çözüm önerisi, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut şehrine güneyli güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili olarak tekrar tekrar kullandığı bahaneleri ortadan kaldırıyor; zira yeni kurulan Vatan Kalkanı Kuvvetleri, meşru hükümete sadık ve çoğunlukla güney şehirlerinin evlatlarından oluşan bir askeri birlik.

Daha fazla kan dökülmesini önlemek ve iç çatışmayı engellemek için Vali, “Hadramut'un tüm onurlu vatandaşlarını, silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçlerini meşru liderliğin etrafında toplanmaya ve bu egemen kararları uygulamak için birleşik bir ekip olarak çalışmaya, böylece Hadramut ve anavatanın güvenliğini korumaya” çağırdı. Ayrıca, “Suudi Arabistan tarafından temsil edilen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğine, samimi ve kardeşçe tutumları, Yemen'in güvenliği ve istikrarını destekleme yönündeki sürekli çabaları, devletin yeniden kurulması ve tüm zorluklarla mücadele sürecindeki değerli himayeleri için” minnettarlığını dile getirdi.

Diyaloğu önceliklendirme ve sert çatışmalardan sakınma, meşru hükümet içinde genişleme, nüfuz temelli parçalanma ve bölünmeyle devletin temel yapısını tehdit eden ayrışmayı derinleştirmekten kaçınma yaklaşımını sürdüren Yemen hükümeti, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra şehirlerinden derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi çağrısını yineledi. Hükümet ayrıca, Konsey’den mevzilerini ve askeri kamplarını Vatan Kalkanı Güçleri’ne ve şehirlerdeki yerel makamlara devretmesini, geçiş aşaması için üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveye uymasını ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayan tüm askeri veya gerilimi artırıcı eylemlere son vermesini istedi. Hükümet, “bu kritik aşamada iç cepheyi parçalamanın ve ulusal çabaları başka yöne çekmenin doğrudan terörist Husi milislerine hizmet ettiğini, darbelerinin ömrünü uzattığını, bu nedenle ulusal birliğin bugün ertelenemez bir askeri ve siyasi zorunluluk olduğunu” vurguladı.

Hadramut şehrinden Salim bin Brik başkanlığındaki hükümet, “Güney Geçiş Konseyi'nin tek taraflı askeri eylemlerinin ve resmi çerçeveler dışında silah ve güçlerin devreye sokulmasının, tehlikeli bir güvenlik ihlali, geçiş aşamasının ilkelerinin ve gerilimi azaltma çabalarının açık bir ihlali, vatandaşların güvenliğine ve devletin birliğine doğrudan tehdit ve ekonomik reformlara ciddi bir engel teşkil ettiğini” vurguladı.

Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Başkanı’nın olağanüstü hal ilanı da dahil olmak üzere aldığı önlemleri ve kararları, “devleti korumayı, güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlayan yasal önlemler” olarak değerlendirerek “tam destek” verdiğini açıkladı.

Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçler, Hadramut Vadisi ve Mehra şehrindeki bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bunun ardından Konsey, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetindeki bakanlara, eylemlerine destek vermeleri için baskı yaptı; bu da yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı.

Suudi Arabistan’ın vurgusu

Hem yerel hem de bölgesel düzeyde bu gelişmelerin önemi, Hadramut şehrinin tarihi ve ekonomik önemi, krizin başlangıcında komşu ülkedeki gerilimi kontrol altına almak için hemen harekete geçmenin önemini yansıtan bir ziyaretle, güvenlik ve askeri ekip gönderen Suudi Arabistan sınırındaki hassas konumu sebebiyle, Suudi Arabistan Kabinesi, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki toplantısında, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir ihlal veya tehditle mücadele etmek için gerekli adımları ve önlemleri almaktan çekinmeyeceğini yineledi. İki ülkenin birbirine bağlı kaderleri göz önüne alındığında, Kabine ayrıca Yemen'in güvenliğine, istikrarına ve egemenliğine olan bağlılığını ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümetine tam desteğini vurguladı.

Diyaloğun önemini ve askeri eylemden kaçınmayı açıkça vurgulayan açıklamada, Suudi Arabistan'ın tutumu şu şekilde ifade edildi: “Krallık, aklın galip geleceğine, kardeşlik, iyi komşuluk ilkelerinin ve Körfez İşbirliği Konseyi devletlerini birbirine bağlayan yakın ilişkilerin yanı sıra Yemen'in çıkarlarının da korunacağına, BAE'nin Yemen Cumhuriyeti'nin BAE güçlerinin çekilmesi talebine 24 saat içinde uyacağına, Güney Geçiş Konseyi'ne ve Yemen içindeki diğer tüm taraflara askeri ve mali desteği keseceğine, BAE'nin, Suudi Arabistan'ın güçlendirmek istediği iki ülke arasındaki ikili ilişkileri korumak ve bölge ülkelerinin refahını, kalkınmasını ve istikrarını artıracak her şey için birlikte çalışmak üzere gerekli adımları atacağına dair umudunu dile getirmektedir.”

Meşru hükümet ve destekçisi Riyad ile artan gerilimin gölgesinde, Güney Geçiş Konseyi, cuma günü yayınlanan kısa bir açıklamayla, operasyonlarını “halkın taleplerine yanıt olarak” gerekçelendirdi ve terörizmle mücadele etmeyi, Husi ikmal hatlarını kesmeyi ve güney vatandaşlarının kaynaklarını korumayı amaçladığını belirtti. Konsey Başkanı Riyad ile koordinasyona açık olduğunu teyit etti ama “güney halkının iradesinin müzakere edilemez olduğunu” vurguladı. Aynı askeri mantıkla muamele görme işaretleri karşısında, güçlerinin hedef alınmasının “ortaklığa hizmet etmeyeceği” konusunda uyardı.

Güney Geçiş Konseyi, BAE'nin desteğiyle Güney Yemen “devletini yeniden kurma” projesini benimseyen bir Yemenli siyasi oluşum. Başkanlık organı, liderleri ile eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi arasında yaşanan sert anlaşmazlıkların ardından 11 Mayıs 2017'de kuruldu. Üyeleri arasında ülkenin güneyinden, coğrafi olarak geçmişte “Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti” olarak bilinen bölgeyi temsil eden birçok isim yer alıyor. Başında da daha sonra Husi karşıtı bir koalisyon olan Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne üye olarak atanan Ayderus ez-Zübeydi bulunuyor.


Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
TT

Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre iki taraf Gazze Şeridi'ndeki durum ve Yemen'deki son gelişmeler de dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

Görüşme sırasında Şeyh Abdullah bin Zayid, BAE'nin bölgede kalıcı bir barış inşa etme ve halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde güvenlik ve istikrarı pekiştirme çabalarını desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri ve ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü teyit etti.