Iraklılar, artan koronavirüs vakaları konusunda endişeli

Nasıriye’deki bir doktor korOnavirüs bulaştığından şüphenilen bir hastadan kan öreği alırken (AFP)
Nasıriye’deki bir doktor korOnavirüs bulaştığından şüphenilen bir hastadan kan öreği alırken (AFP)
TT

Iraklılar, artan koronavirüs vakaları konusunda endişeli

Nasıriye’deki bir doktor korOnavirüs bulaştığından şüphenilen bir hastadan kan öreği alırken (AFP)
Nasıriye’deki bir doktor korOnavirüs bulaştığından şüphenilen bir hastadan kan öreği alırken (AFP)

Irak Sağlık Bakanlığı verilerine göre, koronavirüs vaka sayısındaki artış sebebiyle Iraklıların çoğunda endişe ve korku hakim. Koronavirüs sebebiyle bin 500 kişinin hayatını kaybettiği Irak’taki toplam vaka sayısı 40 bini aştı.
Haşdi Şabii içerisinde yer alan Ali İmam Tugayları dün, son 24 saatte koronavirüs sebebiyle hayatını kaybedenlerin cesetlerini hazırlama ve defin işlemlerine hazır olduğunu duyurdu.
Bu bağlamda, Temsilciler Meclisi dün Ürdün’ün başkenti Amman’a koronavirüs tedavisi görmek için 20 milletvekilinin özel bir uçakla gönderildiği konusunu yalanladı. Temsilciler Meclisi medya bölümü tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Bazı sosyal medya sitelerinde koronavirüs tedavisi görmek için 20 milletvekilinin Parlamento tarafından özel bir uçakla Ürdün’e gönderildiği belirtildi” denilerek bu tarz söylentilerin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi. Açıklamada, koronavirüs bulaşmış milletvekillerin kendi isteği ile yurt içinde ve yurt dışında tedavi edildiğini, Parlamento’nun bu sürece dahil olmadığı aktarıldı.
Açıklamada, virüs bulaşmış milletvekillerinin tam sayısı belirtilmezken, herhangi bir milletvekiline virüs bulaşmasının normal kabul edildiği, çünkü bu isimlerin de halkın bir parçası olduğu ve bölgelerindeki vatandaşlarını temsil ettiği bildirildi.
Dün yapılan bir açıklamada ise Temsilciler Meclisi Bakım ve Onarım Başkanı Mühendis Nebil Halil İsmail’in koronavirüse yakalanması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
Gözlemciler, artan vaka ve ölüm sayılarının Irak vatandaşlarının tüm sağlık sektörünün virüsle yüzleşmesini sorgulamasına neden olduğunu, bazı doktorların ise Sağlık Bakanlığı tarafından vakaların tedavisinde kullanılan protokolleri uygulamakta şüphe oluşturduğunu söylüyor. Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından uygulanan ve dünyada birçok ülke tarafından hayata geçirilen tedavinin kullanıldığı konusunda doktorlardan savunma istedi. Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, yetkililerin tedavi konusunda Rusya’daki yetkili makamlarla görüş alış verişinde bulunduğunu ve virüse iyi gelen herhangi bir ilacın prosedürlerinin onaylandıktan sonra tedavi aşamasına geçileceğini duyurdu.
Tedavi protokollerinin sorgulanmasına ek olarak, hastaların tedavi edilmesi için belirlenen çoğu hastanede birçok tıbbi malzemenin bulunmadığı endişesi var. Geçtiğimiz hafta Nasıriye’deki birçok hastanede oksijen tüpünün bulunmaması hastaların ölümüne neden oldu. Başbakan Mustafa el-Kazimi konuyla ilgili yaptığı açıklamada, oksijen tüplerinin hastanelere ulaşmasını engelleyenler olduğunu aktardı.
Vaka sayısındaki artış yerel yönetimleri Bağdat’taki Federal Kriz Hücresi kararlarından ayrı olarak farklı önlemler almaya zorluyor. Necef’te artan vaka ve ölüm sayılarının ardından bugünden başlayan bir hafta sürecek kısmı sokağa çıkma yasağı uygulamaya konulacak.
Diğer valilikler ise kısmi yasak getirilen başkent Bağdat'ta da Necef’tekine benzer kararlar aldı.



Suriye ordusu, Rakka kırsalında SDG güçlerinin iki sızma girişimini püskürttü

Suriye askeri polisi üyeleri, ordu ile SDG arasındaki çatışmaların ardından Halep'te konuşlandırıldı (EPA)
Suriye askeri polisi üyeleri, ordu ile SDG arasındaki çatışmaların ardından Halep'te konuşlandırıldı (EPA)
TT

Suriye ordusu, Rakka kırsalında SDG güçlerinin iki sızma girişimini püskürttü

Suriye askeri polisi üyeleri, ordu ile SDG arasındaki çatışmaların ardından Halep'te konuşlandırıldı (EPA)
Suriye askeri polisi üyeleri, ordu ile SDG arasındaki çatışmaların ardından Halep'te konuşlandırıldı (EPA)

Suriye resmi haber ajansı SANA dün, askeri bir kaynağın, ordu güçlerinin ülkenin kuzeyindeki Rakka'nın kuzey kırsalında, es-Salibi ve el-Maşrafa cephelerinde SDG’nin iki sızma girişimini püskürttüğünü söylediğini aktardı, ancak, daha fazla ayrıntı vermedi.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı dün sabah erken saatlerde, Meskene ve Deyr Hafir yakınlarındaki Halep’in doğu kırsalında SDG'nin konuşlanma noktalarına daha fazla silahlı unsurun geldiğinin tespit edildiğini açıklarken SANA, SDG'nin hareketlerine yanıt olarak bu noktalara yeni ordu takviye kuvvetlerinin geldiğini bildirdi.

Kürtlerin liderliğindeki SDG, Meskene ve Deyr Hafir bölgelerinde unsularının askeri hareketliliği veya seferberliği olduğu yönündeki iddiaları yalanladı.

SDG tarafından yapılan açıklamada, sahadaki hareketlerin ‘esasen Şam hükümetine bağlı gruplara atfedilebileceği’ belirtildi. Açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı'nın bu iddiaları tekrarlamasının gerilimi tırmandırma ve gerginliği artırma bahanesi yaratma girişimi olduğu’ öne sürüldü.

SDG, ‘gerginliği azaltma seçeneğine bağlı olduğunu, ancak bölgeyi savunmak ve sivilleri korumak için gerekli her türlü önlemi alma meşru hakkını saklı tuttuğunu’ vurguladı.

Suriye basını pazar günü, hükümet güçleriyle günlerce süren kanlı çatışmaların ardından tahliyelerine izin veren gerilimi azaltma anlaşmasının ardından son SDG savaşçılarının da Halep şehrini terk ettiğini bildirdi.


Suriye İçişleri Bakanlığı:: Teğmen Abbas hücresi çökertildi, Halep’te gerilim sürüyor

Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)
Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)
TT

Suriye İçişleri Bakanlığı:: Teğmen Abbas hücresi çökertildi, Halep’te gerilim sürüyor

Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)
Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)

Suriye İçişleri Bakanlığı, Humus, Lazkiye ve Şam kırsalında son dönemde gerçekleştirilen güvenlik operasyonlarının sonuçlarını açıkladı. En dikkat çekici olanı, geçen ay Humus'taki İmam Ali Bin Ebu Talib Camii'ne düzenlenen bombalı saldırıya karıştıkları belirtilen iki DEAŞ üyesinin yakalanması; ayrıca eski rejimin en önde gelen sadıklarından Mikdad Fatiha liderliğindeki "Sahil Kalkanı Tugayı"na bağlı "Teğmen Abbas" hücresinin üç liderinin ve Şam'ın el-Wurud mahallesinde "sabotaj operasyonları" planladığı belirtilen silahlı bir grubun yakalanmasıdır.

Halep cephesinde, ordunun harekat komutanlığı, Meskene ve Deyr Hafer yakınlarındaki Halep'in doğu kırsalında Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) konuşlanma noktalarına daha fazla silahlı grubun geldiğinin tespit edildiği açıklandı. SDG ise bu iddiayı yalanlayarak “asılsız suçlamalar” olarak nitelendirdi.


Suriye ordusu: Halep kırsalında SDG’nin konuşlanma noktalarına silahlı grupların ulaştığını tespit ettik

Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)
Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)
TT

Suriye ordusu: Halep kırsalında SDG’nin konuşlanma noktalarına silahlı grupların ulaştığını tespit ettik

Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)
Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)

Suriye ordusuna bağlı Operasyonlar Heyeti, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, Halep’in doğu kırsalında Meskene ve Deyr Hafir yakınlarında, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) konuşlanma noktalarına ilave silahlı grupların takviye edildiğini tespit ettiklerini duyurdu.

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’ya konuşan Operasyonlar Heyeti, “Sahadaki durumu doğrudan ve anlık biçimde inceliyor ve değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, SDG’nin silahlı gruplar sevk etmesinin gerilimi tırmandığını belirtilerek, bu grupların gerçekleştireceği herhangi bir askerî hareketin “sert bir karşılıkla” yanıtlanacağı uyarısında bulunuldu.