Lübnan’da kötüleşen yaşam koşullarına karşı protestolar hız kazandı

Eylemciler, 26 Haziran’da Trablusşam girişinde yanan araç lastikleriyle yolları kestiler. (Ulusal Ajans)
Eylemciler, 26 Haziran’da Trablusşam girişinde yanan araç lastikleriyle yolları kestiler. (Ulusal Ajans)
TT

Lübnan’da kötüleşen yaşam koşullarına karşı protestolar hız kazandı

Eylemciler, 26 Haziran’da Trablusşam girişinde yanan araç lastikleriyle yolları kestiler. (Ulusal Ajans)
Eylemciler, 26 Haziran’da Trablusşam girişinde yanan araç lastikleriyle yolları kestiler. (Ulusal Ajans)

Lübnan’daki yolları kesme eylemleri, yaşam koşullarının bozulması ve karaborsadaki yüksek döviz kuru nedeniyle 26 Haziran’da yeniden patlak verdi. Lübnan, farklı bölgelerde protesto hareketliliklerine ve yol kesme eylemlerine sahne oldu. Çok sayıda esnaf, yüksek döviz kuru nedeniyle alım satım yapamamaları dolayısıyla dükkanlarını kapattı. Protestoların ekim ayında başlamasından bu yana Lübnan lirası, değerinin yaklaşık yüzde 80’ini kaybetti.
Protestolar, 26 Haziran sabahı yeniden patlak verirken eylemciler de güvenlik güçlerinin müdahaleleri öncesinde Jiyeh ve Barja bölgelerindeki güney yolunu büyük kamyonlarla saatler boyunca trafiğe kapattı. Kuzeyde birkaç eylemci, Bab el-Tabbaneh’teki Trablusşam- Akkar karayolunu yanan araç lastikleri ve çöp konteynerleri ile kesti.
Eylemcilerden bazıları, Beyrut’taki Sosyal İşler Bakanlığı binasına girerken binada bulunmayan Bakan Remzi el-Maşrafiye’nin ofisine baskın düzenledi. Eylemciler, güvenlik güçlerinin müdahalesi öncesinde de taleplerine kulak verilmesi çağrısında bulundular.
Eylemciler, ‘bakanlığın bir kamu binası ve bu kötü yaşamsal koşullar ortasında önemli bir kurum olduğunu ancak Bakan’ın vatandaşlara karşı görevlerini yerine getirmediğini’ vurguladı.
Ekonomik krizin kötüleşmesi çerçevesinde birçok köy ve kasabada bazı şirketlerden ve dükkanlardan yükselen sesler duyulmaya başlandı. Dükkan sahipleri fiyat artışları ve doların döviz kurundaki sürekli yükselişi nedeniyle bir sonraki ilana kadar tamamen veya geçici olarak kapanma yoluna yöneldi.
Aynı şekilde bazı gıda marketleri de belirli malların satışını durdurdu. Bazı kasaplar, kepenk indirdi. Bir kilo etin fiyatı 40 bin lirayı aşarken tüketici de et satın almayı bıraktı.
Kasaplar fiyatlardaki bu büyük artışı, toptan ve perakende pazarlardaki et fiyatlarının liranın dolar karşısında değer kaybetmesi karşısındaki artışına bağlarken et ithalatçısı Gabi Dekermecyan da etin kilo fiyatının, karaborsadaki doların fiyatına bağlı olmadığını savundu. Dekermecyan, “Fiyat, iki şeyle belirlenir; A tipi sarraflarda doların fiyatı ve mevcut dolar tutarı” dedi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Gabi Dekermecyan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Et ithalatçıları, dün en az 3 bin 850 alış ve maksimun 3 bin 900 satış fiyatı arasında hareketli bir marj ile belirlenen Kuyumcular Sendikası’nın açıkladığı fiyatlarla dolar satın alıyor. Bazen ithalatçılar, borsada gereken tutarın eksikliği nedeniyle karaborsadan dolar satın almak zorunda kalıyorlar. Ancak bu, etin fiyatının değil, toplam fiyatın bir parçasıdır. Bu nedenle bir kilo et, karaborsada dolar bazında fiyatlandırılmaz. Et fiyatı artmadı. Artanın dolar fiyatıdır. Hükümet, sübvansiyonlu yiyecekler sepetine eti eklemeyi kabul etmedi. Çünkü et, temel gıda maddesi sayılmıyor.”
Et krizi yaşandığı iddialarını yalanlayan Dekermecyan ithalatın devam ettiğini ve pazar için yeterli etin bulunduğunu belirttiği açıklamasının devamında “Dolar sarrafların kullanımına açık olduğu sürece, tükenmesi veya büyük bir kıtlık yaşanması durumunda mutlaka bir et kriziyle karşı karşıya kalacağız” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.