Irak hükümetinin Haşdi Şabi’ye operasyonu sonrası gerginlik sürüyor

Irak hükümetinin Haşdi Şabi’ye operasyonu sonrası gerginlik sürüyor
TT

Irak hükümetinin Haşdi Şabi’ye operasyonu sonrası gerginlik sürüyor

Irak hükümetinin Haşdi Şabi’ye operasyonu sonrası gerginlik sürüyor

Irak hükümetinin Hizbullah Tugayları’na ait karargaha baskın düzenleyerek, aralarında roket üretim uzmanı bir İranlı da dahil 14 kişiyi tutuklamasının ardından başkent Bağdat’ta tüm taraflar teyakkuzda.
Gözlemciler, kendilerini ‘Direniş Ekseni’ şeklinde isimlendiren İran destekli milis grupları ile hükümet ve hükümete destek veren silahlı gruplar arasında operasyon sonrasında başlayan polemiklere dikkatleri çekti. Bağdat’taki gözlemciler, önümüzdeki günlerde iki taraf arasında bir çatışmanın patlak verebileceği uyarısında bulunuyorlar.
İran yanlısı Asaibu’l Ehli’l Hak örgütünün lideri Kays el-Hazeli, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’den, ABD Büyükelçiliği ve askeri üslerine yönelik füzeli saldırıları görmezden gelmesini istedi.

Hükümet Haşdi Şabi’ye operasyon düzenledi
Irak'ta Şii milis gücü Haşdi Şabi bünyesindeki Hizbullah Tugayları’na ait karargahta önceki gün Irak Terörle Mücadele Kurumu tarafından operasyon düzenlendi. Operasyon sonrasında hükümet ile silahlı grupların destekçileri sosyal medya platformlarında karşılıklı suçlamalarda bulundu.
Iraklı sosyal medya kullanıcıları ‘Hizbullah Tala Buha (Hizbullah zannedildiği gibi güçlü değil)’ etiketiyle hükümete destek mesajları verirken, silahlı grupların destekçileri de aynı etiketin altında Başbakan Kazimi’yi hedef alan paylaşımlarla yanıt verdi.
Irak Ortak Operasyonlarının, tutuklanan unsurların sorgulanması için İstihbarat Müdürlüğü’nün başkanlığında soruşturma komitesinin kurulduğunu ilan ettiği açıklama bir kenara bırakılırsa, perşembeyi cumaya (25-26 Haziran) bağlayan gecede düzenlenen operasyondan bu yana ne hükümet ne de Hizbullah Tugayları ikinci bir açıklama yaptı. Ancak bunun yanı sıra İran yanlısı Asaibu’l Ehli’l Hak örgütünün lideri Kays el-Hazeli, Cuma akşamı yayınladığı video mesajda, Başbakan Kazimi’den ABD Büyükelçiliği’ne ve askeri üslerine katyuşa füzeleriyle düzenlenen saldırıları görmezden gelmesini istedi.
Önceki hükümetlerin de söz konusu saldırıları görmezden geldiğini, bunun tersini yapmak istese de yapamadıklarını belirten Hazeli, bütün başbakanların kendi başlarına bir karar alarak bu saldırıları ‘hata’ olarak nitelemediklerini ve görmezden geldiklerini söyledi.
Hazeli, Kazimi’ye hitaben şunları söyledi:
“Böyle konulara girme. Çünkü bu konular hükümetinin hacmini aşıyor. Bağdat Havalimanı ve Yeşil Bölge’yi hedef alan füze saldırıları Irak ve Iraklılara yönelik değildir bilakis bu üslerdeki Amerikan hedeflerine yöneliktir. Hukuki ve semavi kanunlara göre işgalcilerle mücadele etmek direniş gruplarının görevidir. Haşdi Şabi unsurlarının Terörle Mücadele Kurumu tarafından tutuklanması tam bir kaos.”
Hazeli, tutuklanan unsurların kullandığı üsse yapılan baskını ‘tehlikeli bir olay’ şeklinde niteledi.
Mecliste 15 milletvekili bulunan Asaibu’l Ehli’l Hak grubunun lideri Hazeli’nin açıklamasını değerlendiren gözlemciler, bu ifadelerin, hükümet kanadı ile kendilerine ‘direniş ekseni’ adı veren gruplar arasındaki ilişkileri gerdiğini ve önümüzdeki günlerde taraflar arası çekişmelerin sürebileceğinin sinyallerini verdiğini belirtiyorlar.
Iraklı güvenlik uzmanı Hişam el-Haşimi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Açık olan şu ki, katyuşa hücreleri (katyuşa füzeleriyle saldırı düzenleyen silahlı gruplar) ile ‘İslami direniş’ ekseni birbiriyle bağlantılı. Bu silahlı gruplar son aylarda bir dizi dönüşüm geçirdi. Devlete karşı isyan etmeye başladı akabinde meydan okudu ve son olarak devletle çarpıştı. İsyan dönemi, bu yılın başında Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in öldürülmesiyle başladı. Bu gelişmeyi izleyen aylarda durum doğrudan saldırılara evrildi. Bugün ise özellikle Bağdat ve Washington arasındaki stratejik diyalog görüşmelerinin ardından hükümet ve silahlı güçler arasında gerçek anlamda bir çarpışmaya şahit oluyoruz” dedi.
Haşimi, “Hükümetin son operasyonuyla, Yeşil Bölge’ye ve bazı askeri karargahlara yaklaşık 23 füzeyle düzenlenmesi planlanan saldırılar engellendi. Katyuşa hücreleri bu saldırıyı gerçekleştirmek için hazırlık yaptı ancak bu plan Cuma sabaha doğru engellendi. Hükümetin bugün attığı adımların katyuşa hücreleri için caydırıcılığı geçicidir. Nitekim Kays el-Hazeli de buna işaret etti. Hazeli, bu hücreye kimsenin dokunmasına izin vermeyeceğini belirterek, alenen Başbakan’dan saldırıları görmezden gelmesini istedi” diye konuştu.
Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı İhsan eş-Şammari, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Hükümetin şu an yaptığı mücadele, katyuşa füzelerinin Irak’taki Batı çıkarları ve ulusal güvenliğimiz için oluşturduğu tehditlerle bağlantılıdır. Bu tehditler Irak’ın dışardaki imajını olumsuz etkiliyor. Bu tehditler, dışarıya, güvenliğini kontrol altına almaya gücü yetmeyen bir ülke görüntüsü veriyor. Bu aynı zamanda kontrolsüz silahları devlet elinde toplamaya çalışan Başbakan Kazimi’nin de imajını zedeliyor. Bana göre, saldırılar durmayacak. Özellikle silahlı örgütlerin gerilimi tırmandırıcı bir üslup kullandığını görmekteyiz. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde ABD çıkarlarının hedef alındığına şahit olabiliriz. Silahlı gruplar, gücünü ispat etmek ve Kazimi hükümetinden korkmadıklarını göstermek için bu tür saldırılara başvurabilir ki böylece eylemlerine devam edebilsinler. Bana göre bu çekişmenin asıl sebebi, Kazimi yönetiminin silahları devlet elinde toplama kararlılığıdır. Bu elbette Kazimi’nin büyük sorunlarla karşılaşmasına neden olacak. Özellikle siyasi kanadı olan silah gruplar, mecliste hükümet çalışmalarını baltalayabilir.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.