ABD, Libya arenasına giriyor: Washington doğu ve batı kamplarıyla temas kanalları açtı

ABD Dışişleri Bakanlığı, UMH’ye ‘silahlı milisleri dağıtma ve silahlarına el koyma’ çağrısı yapıyor (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanlığı, UMH’ye ‘silahlı milisleri dağıtma ve silahlarına el koyma’ çağrısı yapıyor (Reuters)
TT

ABD, Libya arenasına giriyor: Washington doğu ve batı kamplarıyla temas kanalları açtı

ABD Dışişleri Bakanlığı, UMH’ye ‘silahlı milisleri dağıtma ve silahlarına el koyma’ çağrısı yapıyor (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanlığı, UMH’ye ‘silahlı milisleri dağıtma ve silahlarına el koyma’ çağrısı yapıyor (Reuters)

Zayed Hediyye
Ülkenin doğusunda ve batısında Libya’daki çatışma tarafları arasında iletişim hatlarının kesildiği bir dönemde, birbirlerinden ayrılan dış tarafların, Libya krizine dair vizyonlarını yaklaştırmaya yönelik sarf edilen uluslararası çabalar artarak devam ediyor.
Uzun bir aradan sonra ABD, Libya meselesinde başrol oynamak için geri dönerken, resmi kanalları aracılığıyla da sürdürülebilir bir sakinlik sağlanması ve herkesin diyalog masasına geri dönmesi çağrısı yaptı.
Washington yalnızca Libya içerisinde değil dışındaki çatışma taraflarına baskı yapmaya devam ederken, bu benzeri görülmemiş ABD katılımı, yıllardır devam eden Libya krizi bağlamında siyasi çözüm fırsatları hususundaki beklentileri de artırdı.

Milisleri dağıtma çabaları
ABD Dışişleri Bakanlığı, geçen iki gün içerisinde iki kez Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH), silahlı milisleri dağıtma ve silahlarına el koyma baskısı yaptı. ABD’nin bu baskısı, ABD’nin Libya Büyükelçisi ve AFRICOM liderleri ile UMH heyeti arasında Trablus’un batısındaki Zuvare şehrinde gerçekleşen bir görüşmede, ardından iki gün önce de Washington’daki siyasi ve güvenlik yetkilileri ile UMH’nin İçişleri Bakanı Fethi Başağa arasında kapalı bir televizyon kanalının binasındaki toplantıda geldi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, 26 Haziran Cuma günü yaptığı bir açıklamada, yetkililerin Başağa ile görüşmelerinde bu meseleye odaklandığını belirtti. Trablus kuşatmasının sona ermesinin, Libya’nın batı ve doğusundaki milisleri dağıtmak için yenilenmiş bir fırsat olduğunu söyleyen Bakanlık, tüm Libya vatandaşlarının, milisler, silahlı gruplar ve yabancı savaşçıların neden olduğu tehlikelerden uzakta, güvenlik güçlerinin korunması altında olması gerektiğini belirtti. ABD heyeti, Libya’ya yönelik tüm yabancı müdahalelere karşı olduğunu söylerken, derhal bir ateşkes sağlanması, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından denetlenen güvenlik ve siyasi müzakerelere geri dönülmesi gerektiğine dikkati çekti.

Doğuya doğru ilerleme
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, silahlı milislerin dağıtılmasıyla ilgili olarak bir ABD heyetinin UMH’ye bağlı İçişleri Bakanlığı ile yapılan görüşmelere benzer şekilde, Libya Ulusal Ordusu (LUO) temsilcileriyle görüşmelerde bulunacağını belirtti. Aktarılana göre krizin karmaşıklığına katkıda bulunmuş, önemli anlaşmazlık noktalarının çözümü için çatışma taraflarına baskı yapma kararlılığına dikkati çeken Büyükelçilik, aylar önce ordu yandaşı kabileler tarafından kapatılan petrol sahalarının ve limanlarının açılması çağrısı yaptı. ABD Büyükelçiliği, Ulusal Petrol Şirketi’nin ülke servetinin adil dağılımı hususunda Libya uzlaşısı için bir ön koşul olarak faaliyete yeniden başlamasının önemli olduğunu söylerken, “Libya petrolünün yabancı çıkarlar altında rehin olma durumu ne kadar uzun sürerse, ülkenin ekonomik olarak toparlanması, kamu sektörü maaşlarının ödenmesi, altyapının iyileştirilmesi, gıda ve ilaçların ithalat maliyetlerinin karşılanması için de o kadar zamana ihtiyaç vardır” dedi. Büyükelçilik, “ABD, Libya’daki enerji sektörünü baltalamak, petrol üretiminin yeniden başlamasını engellemek için yurt dışında ortaya koyulan benzeri görülmemiş bir kampanyaya karşı, Ulusal Petrol Şirketi’ni desteklemektedir” ifadelerini de kullandı.

Açık gönderme ve benzer suçlamalar
ABD Büyükelçiliği tarafından yapılan bu açıklamada, ülkedeki en büyük petrol üretim sahası olan, güneydeki eş-Şerare sahası içerisindeki Wagner grubuna ait bir Rus koruma gücünün varlığına değinen raporlara da açık bir gönderme yapıldı. Bu varlık, son iki gündür ordu liderliği ve ona yakın kaynaklar tarafından reddedildi. Bu çerçevede İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Rusya merkezli Wagner şirketine mensup paralı askerlerin, Cancavid grubuyla birlikte eş-Şerare Petrol Sahası’ndaki kontrolüne dikkati çekti. Bakan, durumu ‘Libya petrolünün ve Libya servetlerinin yabancı paralı askerler tarafından kontrolü hususunda tehlikeli bir emsal’ olarak niteledi. Fethi Başağa, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Rus unsurların Libya petrol sahasını kontrolünün, Libya ulusal güvenliğine ciddi bir tehdit oluşturduğunu, benzeri görülmemiş bir Rus işgaline rehin olacak Libya’daki petrol sektörüyle ilişkilere sahip ABD’li ve Avrupalı şirketlerin çıkarlarını etkilediğini vurguladı.
Orduya yakın kaynaklar, Başağa’nın ifadelerini ‘ABD’yi kendilerine çekme girişimi’ olarak nitelendirirken, Libya parlamentosuna bağlı Enerji Komitesi ise bu suçlamalara, komite başkanı İsa el-Aribi’nin, ‘Ulusal Petrol Şirketi Başkanını petrol sahalarını dış taraflara teslim etmeye çalışmakla suçladığı’ ifadeleriyle yanıt verdi. Aribi, “Trablus Petrol Şirketi, Türkiye’nin petrol sahalarını ve limanlarını kontrolüne doğru ilerliyor. Trablus’taki kuruluş, geçmişte halkın yeteneklerini korumak için LUO’ya değer verirdi” dedi. İsa el-Aribi, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, “Trablus’taki Petrol Kuruluşu, UMH’nin kontrolü altındaki bölgelerde petrol kaçakçılığına göz yumdu. Şu ana kadar da bu suiistimallere karşı herhangi bir açıklama yapılmadı” ifadelerini kullandı.

Bu sürpriz ilgi, soru işaretlerine yol açıyor
Libyalı gazeteci Ahmed Salim el-Fituri, “Son zamanlarda Libya meselesine yönelik artan ABD ilgisi, zamanı ve nedenleri dolayısıyla birçok soru işaretine neden oluyor” dedi. Independent Arabia’dan Zayed Hediyye’ye konuşan Fituri, “ABD’nin Libya’daki bu savunması, vekiller aracılığıyla çatışma aşamasından Libya arenasındaki ana kuvvetler arasında doğrudan çatışmaya geçtiğimiz anlamına gelebilir. Hepsinden önemlisi ise Washington ve Moskova da bu krizi derinleştirip karmaşıklaştırabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Araştırmacı ve akademisyen Farac el-Carih, bu ifadeleri onaylarken, “Son zamanlarda Libya krizi hususunda yayınlanan tüm resmi ABD verilerine daha yakından bakıldığında, tüm bu verilerin bir yönde olduğu, Rusya’nın Libya’da genişlemesini engellemeye yöneldiği sonucuna varıyoruz. Bu durum, Libya meselesini ABD otoritesinin dışladığı meseleler arasından öncelikler arasına koyuyor” dedi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Libyalı gazeteci Hişam bin Sariti ise, “ABD’nin genişlemesine yönelik kötümser bakışlardan uzak şekilde, Washington’un şu anda uyguladığı baskı altında, nedenleri ne olursa olsun Libya anlayışına ulaşılabileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı. Bin Sariti, “İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Libya, bu çatışmayı önlemek için bağımsızlık kazanarak, üzerindeki hegemonyaya karşı ABD- Rusya rekabetinden faydalandı. Bu mevcut rekabetin de bizi iç sahneyi yeniden düzenleyecek bir dış çözüme götüreceğini, uzun zamandır beklenen bir siyasi çözüme olanak sağlayacağını umuyor ve buna inanıyorum. Washington’un bu düzeydeki müdahalesi, koşulları aynı yerinde bırakmayacak” açıklamasında bulundu.



Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
TT

El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen'in ABD ile olan ortaklığına ve meşru hükümete verdiği sürekli desteğe minnettarlığını dile getirerek, uluslararası toplumun Yemen halkıyla birlikte hareket etmesinin devletin bütünlüğünde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.

El-Alimi dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos ile Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerindeki tek taraflı hamlelerinin ardından yaşanan son gelişmeleri görüştü; bu hamleler neredeyse "Yemen'in ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit edecek yeni bir platform açmıştı."

İlgili bir gelişmede, Vatan Kalkanı Güçleri, Hadramut eyaletinin tamamını kontrol altına aldıklarını ve eyaletteki durumun normale döndüğünü açıkladı. Vatan Kalkanı Güçleri İkinci Tümen Komutanı Albay Fahd Bamumen, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, silah veya devlet malını yağmalayanların 48 saat içinde bunları iade etmeleri çağrısı yaptı ve ihlal edenlere karşı yasal ve askeri işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Ayderus ez-Zübeydi'nin, “Geçiş Konseyi”nin Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı Güney-Güney diyaloğuna katılmayı kabul etmesinin ardından, önümüzdeki saatlerde başkent Riyad'a gelmesi bekleniyor.


Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)

Üst düzey bir Yemenli yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden’deki güvenlik durumunun sakin olduğunu ve genel güvenlik tablosunun istikrarlı seyrettiğini söyledi.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura’nın ofis müdürü ve Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed, “Güvenlik planı saatler içinde hayata geçirildi” dedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Amalika Tugayları’na bağlı birliklerin Aden’in ana caddelerine konuşlandığı, kentteki hayati ve kamu kurumlarının güvenliğini sağladığı bildirildi. Cabir Muhammed, “Güvenlik durumu sakin, genel tablo istikrarlı” ifadesini kullandı.

Bu arada Güney Geçiş Konseyi (GGK) heyetiyle birlikte Riyad’a ulaşan Muhammed el-Gaysi, ‘atmosferin olumlu olduğunu’ belirterek, güneyli taraflar arasında diyaloğa yönelik bir dizi görüşmeye başlanmaya hazır olunduğunu söyledi.

El-Gaysi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Aden’den arkadaşlarımla birlikte Riyad kentine ulaştım. Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin himayesinde, güney–güney diyaloğuna hazırlık amacıyla olumlu bir atmosferde bir dizi görüşmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, güneyde yaşanan gelişmelerin devletin, kurumlarının, meşruiyetinin ve yetki temellerinin yeniden kurulması anlamına geldiğini vurguladı.

El-Alimi, bu adımların, istikrarı ve kamu huzurunu korumak, gerçek durumu çatışmalar ve sahte zaferler mantığından uzak bir şekilde ortaya koymak amacı taşıdığını ifade etti.

Başkanlık Konseyi, bir süre önce Aydarus ez-Zubeydi’nin üyeliğini düşürmüş ve onu Başsavcılığa sevk etmişti. Bu karar, ez-Zubeydi’nin vatana ihanet, Yemen Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik konumuna zarar verme, devleti darbeye karşı mücadelede engelleme ve iç fitne çıkarma gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Abdullah el-Alimi, X hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik ve istikrarın korunmasının devlet kurumları, yerel yetkililer ve vatanına bağlı tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu sorumluluğun, hukukun üstünlüğünü sağlamayı ve vatandaşları korumayı garanti edecek şekilde yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah el-Alimi, ez-Zubeydi’nin isyanının ardından güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Ez-Zubeydi’nin ayaklanmasının ardından bugün güney vilayetlerinde yaşananlar, Suudi Arabistan’ın ve Başkanlık Konseyi’nin bu aşamaya gelinmemesi için gösterdiği tüm samimi çabalara rağmen, ulaşmayı arzuladığımız bir durum değil… Yaşananlardan memnun değiliz.”

Diğer yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Bu açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri gerilimin ardından geldi.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahati için planlama yapıldığını, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü aktardı.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.