Rusya'daki tartışmalı anayasa değişiklikleri neler?

Başkent Moskova’da referandum için mobil sandıkta oy kullanan yaşlı bir kadın (EPA)
Başkent Moskova’da referandum için mobil sandıkta oy kullanan yaşlı bir kadın (EPA)
TT

Rusya'daki tartışmalı anayasa değişiklikleri neler?

Başkent Moskova’da referandum için mobil sandıkta oy kullanan yaşlı bir kadın (EPA)
Başkent Moskova’da referandum için mobil sandıkta oy kullanan yaşlı bir kadın (EPA)

Rusların bugün itibariyle sandık başına gitmeye başladığı tartışmalı anayasa değişiklikleri, devlet başkanlığı kurumu, hükümet ve eyalet valileri arasındaki yetkilerin yeniden dağılımı ve parlamentonun başbakan atama ve kabinenin onaylanması gibi yetkilerinin artırılmasını öngörüyor. Bununla birlikte değişiklik paketinde vatandaşların sosyal güvenceleri ile ilgili hükümlerin yanı sıra federal toprakların terk edilmesinin yasaklanması, Rusçanın savunulması ve yabancı mahkemelerin veya yargı kurumlarının kararlarının kabulünün sona erdirilmesi anlamına gelen Rusya topraklarında yabancı yasaları uygulamaktan kaçınma hakkı yer alıyor.
Devlet Konseyi yetkilerinin de genişletildiği değişiklik paketinde, hükümet yetkililerinin yabancı uyruklu olmalarının ve yabancı bankalarda hesaplarının olmasının yasaklanmasının yanı sıra eski devlet başkanları hakkında soruşturma açılmaması şartı getirilirken devlet başkanlığına aday olan kişinin taşıması gereken şartlar da genişletildi.
Değişiklikler Rusya'daki devletin dini, Rusya’nın eski Sovyetler Birliği'nin varisi olduğunun belirtilmesi ve Rusya Anayasası’nın hükümlerine aykırı uluslararası organların kararlarının uygulamaması gibi tartışmalı dosyalara da değiniyor.
Fakat en çok tartışılan sıcak gündem maddesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘devlet başkanlığı sayacının sıfırlanması’ konusu. Rusya Anayasası’nda yer alan ‘devlet başkanının üst üste iki dönemden fazla iktidara gelmesinin yasaklandığını’ belirten bir maddeye ilişkin değişiklik de ‘mevcut başkan dahil her vatandaşın yeni değişiklikler uyarınca başkanlık için yarışma hakkına sahip olduğu’ belirtiliyor.
Putin’in destekçileri, onun özellikle Batı'nın Rusya'yı zayıflatma planlarıyla mücadele edebilen kişi olduğu için söz konusu değişikliklerin siyasi istikrarı korumaya yönelik olduğunu belirtirken Putin’in muhalifleri, değişikliklerin ‘ülkede ciddi bir siyasi reform süreci için olabilecek herhangi bir umudu baltaladığını, siyasi ve ekonomik olarak bir durgunluk dönemine girmeye zorladığını’ söylüyorlar.
Konuyla ilgili tartışmalar nedeniyle ünlü Rus sosyolog Sergey Belanovsky liderliğindeki bir grup sosyolog, yapılan değişiklikler konusunda toplum içindeki bölünmenin düzeyini gösteren yeni bir anket gerçekleştirdiler.
Anket sonuçlarına göre değişiklikleri destekleyenlerle karşı çıkanların oranları neredeyse eşit. Değişiklik isteyenlerin oranı yüzde 28 iken karşı çıkanların oranı ise yüzde 32. Ankete katılanların dörtte üçü Putin’in başkanlık sayacının sıfırlanmasıyla ilgili maddeye olumsuz bakarken ankete katılanların yüzde 60'ı referandumda oy kullanmayı düşündüklerini belirttiler.



Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
TT

Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)

Amerika Birleşik Devletleri, Özbekistan'daki düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uygulayacağını duyurdu. Bu sırada Özbekistan Devlet Başkanı, günün erken saatlerinde Donald Trump başkanlığındaki "Barış Konseyi" toplantısına katılmak üzere Washington'daydı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, "Özbekistan'da ülkemize yasadışı göçü bilerek kolaylaştırdığı tespit edilen kişilere verilen vizelere kısıtlamalar getirmek için harekete geçilmiştir" denildi.

Bu işlem, ABD'ye yasadışı yollarla göç etmeyi amaçlayan yabancılara bilerek seyahat hizmeti sağlayan, vize kolaylaştırma konusunda uzmanlaşmış iki Özbek şirketinin yöneticileri ve üst düzey yetkililerine yöneliktir.

Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "ulusal güvenliğimizi veya göçmenlik yasalarımızı baltalamaya yönelik herhangi bir girişime müsamaha göstermeyeceğini" ifade etti.


Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.