Irak’ta koronavirüs cephesinde çarpışan doktorlar malzeme eksikliği ve geç ödenen maaşlardan dolayı tükenmenin eşiğinde

Necef El-Hakim Hastanesi’nde koronavirüs hastalarına tahsis edilen kısım (Reuters)
Necef El-Hakim Hastanesi’nde koronavirüs hastalarına tahsis edilen kısım (Reuters)
TT

Irak’ta koronavirüs cephesinde çarpışan doktorlar malzeme eksikliği ve geç ödenen maaşlardan dolayı tükenmenin eşiğinde

Necef El-Hakim Hastanesi’nde koronavirüs hastalarına tahsis edilen kısım (Reuters)
Necef El-Hakim Hastanesi’nde koronavirüs hastalarına tahsis edilen kısım (Reuters)

Ödenmemiş maaşlar, maske sıkıntısı, hasta yakınlarından gelen tehditler… Irak hiçbir zaman doktorlar için kolay bir yer olmadı.
AFP’nin haberine göre, başkent Bağdat’ta bir hastanede çalışan Doktor Muhammed, “Biz şu an çöküş halindeyiz” diyor. Özgürce konuşmak için adının açıklanmasını istemeyen Muhammed, 48 saat aralıksız çalışmanın ardından, “Bundan daha fazla çalışamam. Artık vakalara ve hastalara odaklanamıyorum” dedi.
Irak’ta çoğu doktor olmak üzere 45 binin üzerinde Kovid-19 vakası kaydedildi. Muhammed, “Ben şahsen son bir ay içinde koronavirüse yakalanan 16 doktor biliyorum” dedi. Ülkede Kovid-19 kaynaklı can kayıpları 2 bini aştı. Resmi rakamlara göre günlük ölüm sayısı son bir hafta içinde 100'ü geçmeye başladı. Doktorlar buna ayak uyduramayacakları konusunda uyarıyorlar.
Aynı durum Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) de geçerli. IKBY’de toplam vaka sayısı 5 bin barajını aştı. En az 200 sağlık çalışanın Kovid-19 testi pozitif çıkarken, 160’ı aşkın sağlık çalışanı hayatını kaybetti.
IKBY’nin Süleymaniye kentinde bulunan Ali Naci Hastanesi’nin önündeki banklarda oturan onlarca kişi Kovid-19 tahlili yaptırmak için bekliyor. Fakat bazı sağlık çalışanlarının grevde olması nedeniyle hastanenin çalışan sayısı her zamankinden daha az.
Bağdat'taki merkezi yönetim gibi Kürt bölgesel yönetimi de petrol fiyatlarındaki düşüş ve salgının yol açtığı ekonomik durgunluk nedeniyle bu yıl kamu sektörünün maaşlarını ödemekte zorlanıyor. Bu durum, devletin finanse ettiği sağlık kuruluşlarında çalışan ve iki aydır maaşını alamayan sağlık personeli üzerinde yıkıcı bir etki yarattı.
IKBY’deki devlet hastanelerinde görev yapan binlerce sağlık çalışanı bu ayın başlarında Kovid-19 dışındaki vakaları tedavi etmeyi bırakacaklarını duyurdu.
Süleymaniye’nin sağlık sendikası başkanı Hawzin Osman, “IKBY’deki bu kısmi greve en az 20 bin sağlık çalışanı katılıyor” dedi. Bunlar arasında bulunan 800 doktor, IKBY’deki Kovid-19 vaka sayılarının artışıyla birlikte geçtiğimiz iki hafta içinde greve başladı.
30 yaşındaki Doktor Şivan Kurda, onlardan biri. Kurda, “Sadece Kovid-19 vakalarını tedavi etmek için her gün 10 saatlik vardiyalar halinde çalışıyoruz” dedi. Kurda’nın 2019’a ait 3 aylık maaşı ödenmezken, 2020’de ise Nisan ve Mayıs aylarına ait maaşı henüz yatırılmadı.
Irak genelinde sağlık yetkilileri ve çalışanları, savaş yıllarının bıraktığı tahribat, yatırımların olmayışı ve sağlık malzemeleri için ayrılan ödeneklerde yapılan yolsuzluklar nedeniyle harap durumdaki hastaneleri uzun yıllardır eleştiriyor.
Hatta Başbakan Mustafa el-Kazimi geçen hafta gazetecilere verdiği demeçte, “Bizim bir sağlık sistemimiz yok” demişti.
Kazimi, “Sağlık sistemi yıkık ve bazı devlet kurumlarında görev yapanlar liyakatsiz olduğu için en temel şartlar sağlanamıyor. Bu, yıllardır üst üste birikerek geldi” ifadesini kullanmıştı.
Irak aynı zamanda doktor olmak için de tehlikeli bir yer. Zira hastanın durumu kötüye gitmesi halinde hasta yakınlarının sağlık personelini bazen ölümle bile tehdit ettikleri biliniyor. Bu hafta içinde ülkenin güneyindeki Zikar kentinde bir hasta yakının bulunduğu hastanedeki kadın doktoru darp etmesi üzerine Zikar Sağlık Sendikası greve kararı aldı.
Başkentin kuzeyinde Kovid-19 vakalarına bakan birçok doktor, kendilerinin ve meslektaşlarının, herhangi bir ek mesai ücreti almadıklarına işaret ederek, tükenmenin eşiğine geldiklerini belirtiyor.
27 yaşındaki Doktor Amar Felah, “Ne Ekim’deki halk protestoları sırasında ne de DEAŞ’a karşı verilen savaşı sırasında yaşanan olağanüstü hal durumu için ikramiye verilmedi.  Daha fazla mesai yaptığımız için bize ikramiye vereceklerini mi sanıyorsun?” dedi.
Felah, çalıştığı El-Kindi Eğitim Hastanesi’nin her bir doktora ayda sadece 5 adet N95 maskesi verdiğini söyledi. Enfekte olan hastalarla sürekli etkileşim halinde olduklarına dikkat çeken Felah, defalarca maske değiştirmek zorunda kaldığını ve bu nedenle sağlık malzemelerine verdiği ücretin aylık 750 dolara ulaştığını kaydetti. Felah, “Çalışma saatleri veya çalışma yükü artırılırsa biz de greve gideceğiz” ifadesini kullandı.
Bağdat’taki bir başka hastanede görev yapan 26 yaşındaki Doktor Vail, psikolojik açıdan çöktüğünü belirtti.
Vail, “Koronadan önce, iş baskısından biraz nefes almak için boş zamanlarda dışarı çıkarak arkadaşlarımla ve ailemle görüşürdüm. Ancak şimdi sadece iş yerimdeki izolasyonlu odadan evimdeki izolasyonlu odama geçebiliyorum” dedi.
Meslektaşlarıyla birlikte en çok korktukları durumun virüsü ailelerine bulaştırmak olduğunu söyleyen Vail, bunun onlar için gerçek anlamda kabus olacağını kaydetti.
Vail, “Bir ay boyunca bende belirtiler görüldü ama çalışmaya devam etmem söylendi. Enfekte olmamız sadece bir anlık meseledir” ifadesini kullandı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.