Dünyada yaşanan havai fişek kazalarında kaydedilen ölüm sayıları yüksek

Dünyada yaşanan havai fişek kazalarında kaydedilen ölüm sayıları yüksek
TT

Dünyada yaşanan havai fişek kazalarında kaydedilen ölüm sayıları yüksek

Dünyada yaşanan havai fişek kazalarında kaydedilen ölüm sayıları yüksek

Sakarya’nın Hendek ilçesinde bulunan havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada, dünya genelinde yaşanan havai fişek fabrikalarındaki patlamalarda yaşanan can kayıplarını akıllara getirdi. Dünya genelinde şiddetli patlamalar meydana gelirken, patlamalarda can kayıplarının fazla olması dikkat çekti.
Sakarya'nın Hendek ilçesinde bulunan havai fişek fabrikasında meydana gelen patlama da 4 kişi hayatını kaybetti. Sakarya'da yaşanan patlama akıllara dünya genelinde meydana gelen patlamaları getirdi. Dünyanın farklı noktalarında yaşanan patlamalarda can kayıplarının yüksek olması dikkat çekti. Son 10 yıl içinde dünya genelinde havai fişek fabrikalarında meydana gelen kazalarda yaşanan ölüm sayılarının en yüksek olduğu ülke Endonezya. Endonezya'nın Tangerang kentinde 2017 yılında yaşanan patlamada 49 kişi hayatını kaydederken, 46 kişi de yaralanmıştı.

En az 5 saat söndürülmeye çalışıldı
Hindistan'ın Sivasaki kentinde 2012 yılında yaşanan kazada da ise havai fişek fabrikasında bulunan 40 kişinin hayatını kaybetmişti. Şiddetli patlamada 70'den fazla kişi de yaralanmıştı. İşçilerin havai fişek üretmek için belli kimyasalları karıştırmalarıyla yaşanan patlamada yangının söndürülmesi ise 5 saatten fazla sürdüğü belirtilmişti.

Hollanda'daki patlamada 950 kişi yaralandı
Brezilya'da bulunan havai fişek üretim fabrikasında 1999 yılında meydana gelen patlamada ise 39 kişi hayatını kaybetmişti. Hollanda'nın Enschende kentinde 2000 yılında bir fabrikada patlama meydana gelmişti. 23 kişinin hayatını kaybettiği olayda 950 kişi de yaralanmıştı.

Filipinler'de 2 yıl arayla patlamalar
Filipinler'de havai fişek fabrikalarında 2 yıl arayla patlamalar yaşanmıştı. 2007 yılında yaşanan patlamada 7 kişi yaralanırken 2009 yılında meydana gelen patlamada 8 kişi hayatını kaybetmiş, 70'den fazla kişi de yaralanmıştı.

Son 5 yılın en şiddetli patlaması Meksika'da
Son 5 yılın en şiddetli patlaması ise 2018 yılında Meksika meydana gelmişti. Havai fişek atölyelerinde meydana gelen patlamada bir çocuk da dahil olmak üzere 24 kişi ölmüş ve en az 49 kişi de yaralanmıştı. Meksika hükümeti yaptığı ilk açıklamada, Tultepec kasabasından 8 kişinin öldüğünü açıklamasının ardından can kaybını daha sonra 24 olarak açıklamıştı.



İranlı askeri yetkili: Amerikalılar kendi aralarında pazarlık yapıyorlar

Bir balistik füzenin fırlatılmasından önce "Devrim Muhafızları" üyelerini gösteren bir videodan alındı (AFP)
Bir balistik füzenin fırlatılmasından önce "Devrim Muhafızları" üyelerini gösteren bir videodan alındı (AFP)
TT

İranlı askeri yetkili: Amerikalılar kendi aralarında pazarlık yapıyorlar

Bir balistik füzenin fırlatılmasından önce "Devrim Muhafızları" üyelerini gösteren bir videodan alındı (AFP)
Bir balistik füzenin fırlatılmasından önce "Devrim Muhafızları" üyelerini gösteren bir videodan alındı (AFP)

Bir İran askeri sözcüsü bugün, ABD'nin ateşkes görüşmeleri hakkındaki söylemlerini alaya alarak, Amerikalıların "sadece kendi aralarında müzakere ettiklerini" iddia etti.

İran Devrim Muhafızları'na bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, resmi televizyonda yayınlanan bir video kaydında bu açıklamaları yaptı. Zülfikari, "Bahsettiğiniz stratejik güç, stratejik bir başarısızlığa dönüştü. Kendini küresel süper güç olarak gören biri, elinden gelse bu çıkmazdan kurtulurdu. Yenilginizi bir anlaşma ile süslemeyin. Boş vaatlerinizin zamanı bitti.” Ayrıca, “İç anlaşmazlıklarınız, kendi kendinizle müzakere edecek kadar mı ileri gitti?" ifadelerini kullandı.

Zulfikari'nin açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Pakistan aracılığıyla İran'a 15 maddelik bir ateşkes planı göndermesinden kısa bir süre sonra geldi. Zulfikari, “İlk günden beri ilk ve son sözümüz aynıydı ve öyle de kalacak: Bizim gibiler, sizin gibilerle anlaşmaya varmayacak. Ne şimdi ne de hiçbir zaman” dedi.


"İnsani" nedenlerle... Bolsonaro'nun cezasını geçici ev hapsinde çekmesine izin verildi

Brezilya Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro (AFP)
Brezilya Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro (AFP)
TT

"İnsani" nedenlerle... Bolsonaro'nun cezasını geçici ev hapsinde çekmesine izin verildi

Brezilya Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro (AFP)
Brezilya Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro (AFP)

Brezilya Yüksek Mahkemesi eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro'ya, bronkopnömoni tedavisi gördüğü hastaneden taburcu edildikten hemen sonra, insani nedenlerle geçici olarak ikametgahında ev hapsi verilmesine karar verdi.

AFP tarafından görülen bir mahkeme belgesinde Hakim Alexandre de Moraes, "İlk etapta 90 gün süreyle geçici insani ev hapsine izin veriyorum" dedi ve bu sürenin tıbbi değerlendirmelere bağlı olarak yenilenebileceğini belirtti.

Brezilya'nın eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro, Brasilia'daki konutunda görüntülendi (AFP)Brezilya'nın eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro, Brasilia'daki konutunda görüntülendi (AFP)

Darbe girişiminden 27 yıl hapis cezasına çarptırılan 71 yaşındaki Bolsonaro, ocak ayının ortalarından beri cezasını Brasilia'daki "Pabuda" cezaevi kompleksinde çekiyordu.


Trump: İran, nükleer silaha sahip olmayacağını kabul etti, ABD’ye petrol ve doğalgaz alanında çok büyük bir hediye verdi… İran yalanladı

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu (AFP)
TT

Trump: İran, nükleer silaha sahip olmayacağını kabul etti, ABD’ye petrol ve doğalgaz alanında çok büyük bir hediye verdi… İran yalanladı

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın enerji alanında Amerika’ya “büyük bir taviz” sunduğunu belirterek bunu olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi. Ancak detay vermedi. İran, nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini ifade eden Trump, müzakerelerin “doğru kişilerle” yapıldığını ve tarafların çatışmaları durduracak bir anlaşma imzalamaya istekli olduğunu belirtti. Washington ve Tahran’dan gelen çelişkili işaretler, savaşı sona erdirmek için kırılgan bir diplomatik sürecin başladığını gösterse de bunun gerçek müzakerelere dönüşüp dönüşmeyeceği hâlâ belirsiz.

Tahran, doğrudan herhangi bir müzakere yürütülmediğini belirterek aracılar üzerinden iletilen mesajların bir müzakere sürecine girdiği anlamına gelmediğini vurguladı.

Trump, söz konusu “hediyenin” Hürmüz Boğazı ile ilişkili olabileceğine işaret etti. Boğaz, petrol taşımacılığı açısından kritik bir su yolu ve ABD, burayı açık tutmak istiyor. Trump Beyaz Saray’da gazetecilere şunları söyledi: “Bize bir hediye verdiler, bugün ulaştı ve çok büyük bir hediye, devasa bir paraya eşdeğer. Bu nükleer bir konu değildi, petrol ve gaz ile ilgiliydi ve yaptıkları son derece olumlu bir adım oldu.”

Başkan Trump, ABD’nin savaşı kazandığını belirtti. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in operasyonun hızlı ilerleyişinden hayal kırıklığı duyduğunu ifade etti:

“Pete, işlerin bu kadar hızlı bitmesini istemiyordu.”

Trump, ABD’nin İran’da “doğru kişilerle” görüştüğünü ve düşmanlıkları sona erdiren bir anlaşmaya ulaşmak istediklerini söyledi. İranlıların da anlaşmaya güçlü bir şekilde istekli olduğunu belirten Trump “Şu anda İran ile müzakereler halindeyiz” dedi.

Başkan Trump, İran rejiminin değiştiğini de vurgulayarak, “Şimdi İran’da yeni bir lider kadromuz var, bakalım performansları nasıl olacak” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, Washington’ın İran ile “mevcut çatışmayı durdurmak” amacıyla müzakereler yürüttüğünü de doğruladı. Trump, “Dün söylediğim her şey tamamen doğru. Şu anda müzakereler yürütülüyor” diyerek, görüşmelere temsilcisi Steve Witkoff, damadı Jared Kushner, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun katıldığını belirtti.

Trump, ABD’nin savaş hedeflerine zaman çizelgesinin önünde olduğunu, İran’ın füze üslerini, askeri silahlarını ve nükleer reaktörlerini tahrip ettiklerini söyledi. Trump ayrıca, “Enerji tesislerini yok etmek isteseydik yapardık, kimse bunu engelleyemezdi” dedi.

Bu açıklamalar, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon)’un, İran’a karşı operasyonları güçlendirmek amacıyla yaklaşık 3 bin  kişilik 82. Hava İndirme Tümenini Ortadoğu’ya konuşlandırmayı planladığını duyurmasıyla geldi. Şarku’l Avsat’ın  Wall Street Journal’dan aktardığı habere göre resmi yazılı emir önümüzdeki saatlerde çıkacak.

Gazeteye göre yetkililer, İran’a doğrudan kara kuvvetleri gönderme kararı alınmadığını belirtti. Ancak, 82. Hava İndirme Tümeni’nin konuşlandırılması, Başkan Trump’a bir dizi stratejik seçenek sunuyor.

Çoklu arabuluculuk çabaları

Bölgedeki birçok ülke, özellikle Pakistan, doğrudan görüşmeler veya mesaj iletimi için devreye girdi. Ancak İran, İsrail ve Avrupa kaynaklarına göre hâlâ büyük bir uçurum var ve hızlı bir anlaşma ihtimali sınırlı.

Pakistan, olası doğrudan görüşmeler için öne çıkan aday olarak öne çıktı. Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Salı günü, Trump’ın enerji altyapısı hedefli saldırıları ertelemesinin ardından, ülkesinin ABD ve İran arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Şerif, “Pakistan, savaşın sona erdirilmesi için yürütülen diyalogu destekliyor ve taraflar kabul ederse, kapsamlı bir çözüm için yapıcı ve kararlı bir diyaloğu kolaylaştırmaya hazırdır” dedi.

Reuters, Pakistanlı bir yetkilinin, doğrudan görüşmelerin birkaç gün içinde İslamabad’da yapılabileceğini aktardı. Başka bir yetkili ise, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile Witkoff ve Kushner’in bu hafta İranlı yetkililerle başkentte görüşebileceğini belirtti. Bu görüşmeler, Trump ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir arasında yapılan temaslar sonrası gündeme geldi.

Ancak Pakistan Dışişleri Bakanlığı temkinli davranarak, “çatışmayı diplomasi yoluyla çözmeye bağlı” olduklarını açıkladı ve medyayı spekülasyonlardan kaçınmaya çağırdı.

Trump ve İran ilişkili gelişmeler

Trump, Pazartesi günü, Ortadoğu’daki çatışmaları sona erdirmek için “çok iyi ve yapıcı” görüşmeler yapıldığını belirterek, İran enerji tesislerini bombalama planını beş gün ertelediğini duyurdu. Bu, görüşmelere fırsat tanımak içindi.

Ancak İran, bu açıklamayı yalanladı. Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ile herhangi bir müzakere yapılmadığını söyledi ve bu tür haberleri “finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek için kullanılan sahte haberler” olarak nitelendirdi. İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD mesajlarının “dost ülkeler” aracılığıyla iletildiğini, fakat Tahran’ın son günlerde herhangi bir görüşme yapmadığını belirtti.

Reuters’a konuşan üç üst düzey kaynak, savaşın başlangıcından bu yana Devrim Muhafızları’nın etkisinin arttığını ve İran’ın ciddi müzakerelere geçilirse büyük tavizler talep edeceğini söyledi.

İran yalnızca savaşın durmasını talep etmeyecek, aynı zamanda gelecekte saldırı yapılmayacağına dair garantiler, savaşın yol açtığı kayıpların tazmini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki resmi kontrolle ilgili düzenlemeler isteyecek. Tahran ayrıca balistik füze programına ilişkin hiçbir kısıtlama üzerinde müzakere etmeyecek, bunu kırmızı çizgi olarak görüyor.

İran, müzakerelerin nihai kararını Devrim Muhafızları’na bırakacak. Şu aşamada görüşmeler, Pakistan, Türkiye ve Mısır ile yalnızca ön görüşmeler düzeyinde gerçekleşti.

Stratejik ve bölgesel endişeler

Tecrübeli kaynaklar, ABD’nin diplomatik sinyallerini bir aldatma planı olarak değerlendiriyor ve Tahran bu mesajlara güvenmiyor. Tahran, düşman askeri varlığının değişmediğini ve yeni kara veya sabotaj eylemleri olabileceğini öne sürüyor.

İsrailli yetkililer, Trump’ın anlaşmaya kararlı olduğunu belirtse de İran’ın ABD taleplerine uymayacağını öngörüyor. ABD talepleri, büyük olasılıkla nükleer program ve balistik füze programına sınırlamalar içeriyor. İsrail, ABD-İran görüşmelerine taraf olmadığını ve başarılı olma ihtimalinin düşük olduğunu vurguluyor.

Hürmüz Boğazı, olası müzakerelerde kilit unsur olarak öne çıkıyor. İran, boğazın kontrolünü egemenlik ve güvenlik meselesi olarak görürken, ABD ve müttefikleri boğazın yeniden açılmasını gerilimi azaltma ve küresel enerji istikrarı için temel şart olarak değerlendiriyor.

İran, boğazın kontrolünü ve güvenli geçişi koordinasyon ile sağlayacağını belirtiyor. Ayrıca yaptırımların hafifletilmesini talep ediyor, ancak ABD önceden herhangi bir hafifletmeyi İran’ın nükleer ve diğer taahhütlerini yerine getirmesine bağlamıştı.

Diplomasi sınırları

Bu görüşmeler şimdilik mesaj alışverişi ve nabız yoklama aşamasını geçemedi. Trump “verimli görüşmeler” olduğunu söylese de, Tahran doğrudan müzakereyi reddediyor. İran’ın katı şartları, İsrail’in temkinli yaklaşımı ve bölgesel belirsizlikler, diplomasiyi sahadaki gelişmelerin gölgesinde tutuyor.