Bağdat’ın kuzeyinde DEAŞ operasyonu düzenlendi

Geçen ay DEAŞ hücrelerine yönelik operasyon düzenleyen Irak güçleri. (Irak Güvenlik Medya Hücresi)
Geçen ay DEAŞ hücrelerine yönelik operasyon düzenleyen Irak güçleri. (Irak Güvenlik Medya Hücresi)
TT

Bağdat’ın kuzeyinde DEAŞ operasyonu düzenlendi

Geçen ay DEAŞ hücrelerine yönelik operasyon düzenleyen Irak güçleri. (Irak Güvenlik Medya Hücresi)
Geçen ay DEAŞ hücrelerine yönelik operasyon düzenleyen Irak güçleri. (Irak Güvenlik Medya Hücresi)

Irak hükümeti, Bağdat’ın kuzeyindeki et-Tarimiye bölgesinde DEAŞ’a ait bir yeraltı karargahı tespit edildiği duyurdu. Karargahın, başkentin batısındaki illerde terör hücrelerine yönelik düzenlenen operasyonlar sırasında tespit edildiği bilgisi verildi.
Operasyonda yer alan tugay komutanlarından Ali el-Ceburi yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“Tarimiye beldesinde gerçekleştirilen operasyonun önemli sonuçları oldu. Bunun, önümüzdeki günlerde bölgenin güvenliği konusunda olumlu yansımaları olacak. Söz konusu operasyon alınan bir istihbarat sonucunda gerçekleştirildi. DEAŞ, balık göllerinden büyük finansal ithalat gelirleri elde ediyordu. Bölge, arazi yapısı engebeli olması nedeniyle zor bir coğrafyaya sahip.”
Ceburi, Irak Ordu Güçleri’nin operasyon sırasında DEAŞ’a ait sekiz odalı büyük bir yeraltı karargahı tespit edildiği bilgisini paylaştı. Bu karargahın terörist unsurları barındırmak ve güvenlik güçlerini hedef almak amacıyla eğitmek için kullanıldığını söyledi. Ayrıca belirli hedeflere yönelik operasyonların da gerçekleştirilmesinin planlandığını vurguladı.
Irak güçleri, Samarra kentinin Tel ez-Zeheb bölgesini hedef alan bir terör saldırısını da püskürtmeyi başardı. Tugaylar, Tarimiye – Bağdat’tan gelen ortak güçler ve Irak hava kuvvetleri ile desteklenen operasyonda birçok alanın güvenliğinin sağlanması hedeflendi.
Haşdi Şabi güçleri unsurlarından bir grup Samarra’nın güneyinde Tel Ez-Zeheb bölgesinde DEAŞ saldırılarını püskürttü. Iraklı bir güvenlik kaynağı, “Haşdi Şabi’nin 41’inci tugayı, Tel ez-Zeheb bölgesindeki DEAŞ unsurlarını püskürttü. Saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadı” ifadelerini kullandı.
Irak Parlamentosu’ndan Güvenlik ve Savunma Konseyi Üyesi Muhammed Kerbuli, Bağdat’ın kuzey bölgesindeki Sünnileri hedef alan gelişigüzel operasyonları eleştirdi. Kerbuli yaptığı açıklamada, “Güvenlik güçleri, masumları hedef alan gözaltı operasyonlarıyla halkı korkutarak dünkü hatalarını tekrarlıyor” dedi.
Kerbuli sözlerini şöyle sürdürdü:
“Elde ettiğimiz bilgiler, 50’den fazla gencin söz konusu bölgelerde aşağılayıcı bir şekilde, ailelerinin arasından gözaltına alındığını gösteriyor. Sünniler,  maddi-manevi baskı operasyonları nedeniyle bugün en zayıf hallerindeler. Devlet, adil olmak yerine aşağılamalar ve gözaltı operasyonlarına hız veriyor. Katyuşa fırlatanlara göz yumarken evlerindeki masum insanlara yalan suçlamalarda bulunuyorlar.” 
İstihbarat Dairesi tarafından yapılan açıklamada, Ninova’da 8 teröristin yakalandığı bildirildi. Açıklamada “İstihbarat Dairesi'nin İçişleri Bakanlığı'ndaki müfrezeleri, Ninova Valiliği bölgelerindeki DEAŞ terörist çetelerine bağlı oldukları gerekçesiyle, 4’üncü madde doğrultusunda sekiz kişiyi tutukladı” denildi. Söz konusu şahısların ifadelerinin alındığı ve adil bir şekilde cezalandırılmaları yargıya yönlendirildikleri vurgulandı.



ABD yetkilileri: “Gazze Barış Konseyi” için davetiyeler gönderildi

Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)
TT

ABD yetkilileri: “Gazze Barış Konseyi” için davetiyeler gönderildi

Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Zeytun mahallesinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların önünden geçiyor (AP)

ABD yetkilileri dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistin topraklarındaki savaşı sona erdirme planının bir parçası olarak Gazze'yi geçici olarak yönetecek uluslararası "barış konseyine" katılmak isteyen taraflara davetiyelerin gönderildiğini açıkladı.

Telekonferans yoluyla düzenlenen bir basın toplantısında, ABD'li yetkililer davetiyeleri kimlerin aldığını açıklamayı reddetti ancak Trump'ın konsey üyelerini bizzat seçeceğini doğruladı.

Bu açıklama, Washington'ın dün, ilk aşamanın temel unsurları karşılanmamış olmasına rağmen, Trump'ın planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurmasının ardından geldi.


ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.