Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Tehlike henüz geçmiş değil, tedbirlere hassasiyetlere uyulmalı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Tehlike henüz geçmiş değil, tedbirlere hassasiyetlere uyulmalı
TT

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Tehlike henüz geçmiş değil, tedbirlere hassasiyetlere uyulmalı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Tehlike henüz geçmiş değil, tedbirlere hassasiyetlere uyulmalı

Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını ile mücadelede ülkemiz tüm dünyaya örnek bir başarı sağladı. Tehlike henüz geçmiş değil. Vatandaşlarımızdan beklentimiz, normalleşme döneminde tedbirlere daha bir hassasiyetle uymalarıdır” dedi.
Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin açılış töreni düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve doktorlar ve sağlık görevlileri katılım gösterdi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “İstanbul'un sağlık altyapısına yeni bir anlayış ve güç katan bu güzide tesisin açılışını yaptığımız bugünlerde mutluluğumuzu paylaşmak üzere teşrifinizden dolayı şükranlarını arz ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız talimatınız doğrultusunda ve himayelerinizde istanbul'un yenilenen hastanelerinden birisini daha Kartal Doktor Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin vatandaşımızın hizmetine açılışına hoş geldiniz. Sağlığa verdiğiniz önem ve sürekli olarak artan desteğinizle bugün altyapısıyla iftihar ettiğimiz bir sağlık sistemine sahip olan bir ülkeyiz. Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm dünyanın zor bir sınav verdiği salgın döneminde bunu her zamankinden daha iyi fark ediyoruz. Bu gururu yaşamamıza vesile oldunuz. Liderliğinizde herkesin sağlık hakkının korunduğu, ihtiyaç halindeki tek bir vatandaşımızın bile vaktinde ve kaliteli sağlık hizmetine erişiminde sorun yaşanmayan bir türkiye hedefine adım adım ilerliyoruz. Gösterdiğiniz hedef doğrultusunda sağlıkta ülkemizin çağ atladığı bir dönemi birlikte inşa ettik. Bu dönemin insanımızın layık olduğu hizmete en üst düzeyde kavuşmasını sağlayan örnek bir model olarak tarih sahnemizde yer bulacağına inanıyorum” dedi.

“Sağlık yatırımlarının ne kadar önemli olduğunu gördük”
“Halen tüm insanlığın mücadele ettiği Covıd-19 salgını dünyaya çok şey öğretti. Sağlığa yapılan yatırımların ne kadar yerinde olduğunu ve sağlık yatırımlarının özellikle bu dönemde ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk” diyen Bakan Koca, “Güçlü bir sağlık sistemi, gelişmiş bir altyapı ve fedakarlıktan kaçınmayan yetkili bir sağlık ordusu böyle zamanlarda toplumun ihtiyaç duyduğu en önemli unsurlar olmaktadır. İstanbul son dönemde birer birer açılışını yaptığımız yüksek teknolojili hastanelerimizle sağlık hizmetlerinde kamu hastaneleri açısından yeni bir döneme girecektir. Sismik izolatörlerle güçlendirilmiş olan Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi de deprem anında bile hizmeti kesintiye uğramayacak şekilde inşa edilmiştir” diye konuştu.

“Tehlike henüz geçmiş değil”
Hastanenin iki bölüm halinde dört bloktan oluştuğunu belirten Koca, “302 bin metrekare kapalı alanda 153ü yoğun bakım olmak üzere 1500 yataklı tam teşekküllü 45 ameliyathane hizmet verecek. İçinde bulunduğumuz günler tüm dünyanın ortak bir kaygıda birleştiği ender bir zamana şahitlik ediyor. Dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını ile mücadelede ülkemiz tüm dünyaya örnek bir başarı sağladı ancak tehlike henüz geçmiş değil. Son vakaya kadar ülkemizde vatandaşlarımız bu riskin altında. Son günlerde göstergelerimiz tedirginliğimizi arttırmaktadır. Vatandaşlarımızdan beklentimiz, normalleşme döneminde tedbirlere daha bir hassasiyetle uymalarıdır. Tehdidin karşısına tedbiri koyalım. Kısaca temizlik, maske, mesafe olarak özetlediğimiz tedbirlere ısrarla okuyalım” ifadelerini kullandı.
Koca, “Bütün vatandaşlarımız risk altında olmasına rağmen mücadelede ön safta yer alan sağlık çalışanları herkesten daha fazla bu riski taşımaktadır. Bu yüzden doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarımızdan yitirdiklerimiz oldu. Bugün açılış törenine teşrif ettiğiniz hastanemiz de pandemi hastanesi olarak hizmete aldığımız tesislerimizden biri. Bu konudaki en büyük temennimiz bu kurumdaki sağlık personelimizden can kaybı olmamasıdır. Bu vesileyle başta hocalarımız olmak üzere görevi başında yitirdiğimiz sağlık personelimizi minnetle, rahmetle yad ediyorum” dedi.
Koca konuşmasının devamında, “Her geçen gün güçlenen sağlık sistemimiz yirmi birinci yüzyıl dünyasında Türkiye'nin adını sağlık ülkesi olarak yazdıracaktır. Bu vizyonun ortaya konmasında ve hayata geçirilmesinde öncülük eden başta zatıaliniz olmak üzere İstanbul'da görev yapan valilerimiz nezdinde istanbul valiliği proje koordinasyon birimine ve tüm katkı verenlere şükranlarını arz ediyorum. Bu tesisisin inşaat inşasını istenen yüklenici firma çalışanlarına ve bütün emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Hastanemizin bütün vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.



İran müzakere ve savaş arasında gidip geliyor

Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)
Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)
TT

İran müzakere ve savaş arasında gidip geliyor

Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)
Dün Arap Denizi'nde ABD uçak gemisi "Abraham Lincoln"den bir savaş uçağı havalandı (CENTCOM)

İran müzakere ve savaş arasında gidip gelirken, ABD Başkanı Donald Trump askeri çatışmadan kaçınmak için belirlediği şartlarda ısrarını sürdürüyor. Tahran, Washington ile herhangi bir diyaloğun, Washington'un tehditlerini geri çekmesine bağlı olduğunu ifade etti.

Trump dün, Venezuela'ya gönderilenden daha büyük bir ABD filosunun İran'a doğru ilerlediğini ve güç kullanımına gerek kalmayacağını umduğunu söyledi. İran'ın bir anlaşmaya varmak istediğini belirterek, "Ne olacağını göreceğiz" dedi. Tahran'a bir süre tanıdığını da doğruladı. Washington, diplomasi olasılığını belirtirken, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin önderliğinde, Tomahawk füzeleriyle donatılmış üç destroyer eşliğinde bir deniz saldırı grubu konuşlandırarak, hava savunmasını güçlendirdi ve bölgedeki limanlara da savaş gemilerini getirerek askeri yığılmasını yoğunlaştırdı.

Atakçi ile İstanbul'da yaptığı görüşme sonrasında basın toplantısında konuşan Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'nın İran'a yönelik her türlü askeri müdahaleyi reddettiğini, çözümün içsel ve halkın iradesiyle olması gerektiğini belirterek, ABD-İran diyaloğunun yeniden başlatılması çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise basın toplantısında, ülkesinin adil ve eşitlikçi müzakerelere hazır olduğunu, ancak tehdit altında veya ön koşullu diyaloğu kabul etmediğini belirterek, ülkesinin hem müzakereye hem de savaşa hazır olduğunu vurguladı ve savunma kapasitesinde herhangi bir tavizi reddetti.


Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
TT

Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)

ABD ve Çin arasındaki Panama Kanalı tartışması, Hong Kong merkezli CK Hutchison şirketiyle ilgili verilen kararın ardından tekrar alevleniyor. 

Panama Yüksek Mahkemesi'nin sitesinde dün gece açıklanan kararda, CK Hutchison'ın liman sözleşmesinin "Anayasa'ya aykırı olduğu" hükme bağlandı.  

Çinli iş insanı Li Ka-shing'in sahibi olduğu şirket, kanalın her iki yakasında da tesise sahip. Balboa ve Cristobal adlı limanları işleten firma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in Panama Kanalı'nın kontrolünü ele geçirdiğini iddia etmesiyle başlayan diplomatik krizin ortasında kalmıştı. 

Buna çözüm olarak firma Panama Kanalı'nın iki yakasındaki stratejik limanlara ait hisselerini, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock liderliğindeki konsorsiyuma 22,8 milyar dolar karşılığında satmayı 4 Mart'ta kabul etmişti.

Ancak Pekin, sert tepki gösterdiği satış işlemleri hakkında inceleme başlatmıştı. Ayrıca CK Hutchison Holdings'in limanlarla ilgili Panama yönetimine 300 milyon dolara yakın borcu olduğu da bildirilmişti.

New York Times (NYT) ve Wall Street Journal (WSJ), henüz tamamlanmayan anlaşmanın mahkeme kararından nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu yazıyor. 

WSJ'nin analizinde, firmanın limanlardaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Şirketin, Yüksek Mahkeme kararına itiraz hakkı yok ancak kararla ilgili çeşitli açıklamalar isteyerek lisans iptal sürecini uzatabilir. 

Panama yönetiminin, lisans iptalinin ardından yeni ihale süreci başlatılana kadar limanları yönetmesi için bir şirketi görevlendirebileceği belirtiliyor.

Panama Yüksek Mahkemesi'nin kararında "siyasi baskının önemli rol oynadığı" savunuluyor. Kararın "Başkan Trump için Batı Yarımküre'deki güvenlik hedeflerinde bir zafer kazandırdığı, Çin'in ise bölgedeki etkisini zayıflattığı" ifade ediliyor. 

ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği baskında lider Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasıyla Çin'in halihazırda Latin Amerika'daki önemli bir müttefikini yitirdiği hatırlatılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times


İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
TT

İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, İran'a saldırı seçenekleri arasında Amerikan komandolarının ülkeye gönderilmesinin yer aldığını söylüyor. 

Bu plana göre özel harekatçılar, ABD'nin haziranda düzenlediği saldırıda hasar görmeyen nükleer tesislere saldırı düzenleyecek. 

NYT, Amerikan komandolarının İran ve benzeri hedef ülkelere girerek nükleer tesisleri veya diğer stratejik değere sahip hedefleri vurmak için uzun süredir özel eğitim aldığını yazıyor. 

Analizde "en riskli seçenek" diye nitelenen alternatifle ilgili Beyaz Saray'ın net bir karara varmadığı aktarılıyor. 

Trump, önceden İran'a kara saldırısı hakkında çekincelerini dile getirmiş, 1979 İslam Devrimi'nin ardından patlak veren rehine krizini hatırlatmıştı. 

ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ni basan İranlılar, 52 Amerika vatandaşını 444 gün boyunca rehin tutmuştu. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, 1980'de Kartal Pençesi Operasyonu'nu başlatarak Delta Force birliklerini İran'a göndermiş, başarısız harekatta bir İranlı sivil ve 8 Amerikan askeri ölmüştü.

Trump, 11 Ocak'ta NYT'de yayımlanan söyleşisinde, Venezuela'ya düzenledikleri kara operasyonunun Carter'ın harekatı gibi başarısızlığa uğramadığını vurgulayarak övünmüştü. 

Amerikan gazetesinin analizine göre Pentagon'un Trump'a sunduğu seçenekler arasında, ülkedeki askeri ve güvenlik tesislerine saldırı düzenleyerek dini lider Ali Hamaney'in devrileceği koşulları oluşturmak da yer alıyor. 

İsrail ise hazirandaki saldırıların ardından İran'ın balistik füze programını büyük ölçüde yeniden inşa ettiğini savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'a saldırması halinde Tahran'dan kuvvetli bir misilleme geleceğini düşünüyor. 

Bu nedenle İsrail'in, ABD'yle ortak operasyon düzenleyerek İran'ın balistik füze tesislerini vurmak istediği aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın 28 Ocak'taki analizinde, Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtilmişti.

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. 

Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal