İran’da koronavirüs ölümleri artmaya devam ediyor

İran Cumhurbaşkanı, maske takmayanlara hizmet verilmemesi çağrısında bulundu (EPA)
İran Cumhurbaşkanı, maske takmayanlara hizmet verilmemesi çağrısında bulundu (EPA)
TT

İran’da koronavirüs ölümleri artmaya devam ediyor

İran Cumhurbaşkanı, maske takmayanlara hizmet verilmemesi çağrısında bulundu (EPA)
İran Cumhurbaşkanı, maske takmayanlara hizmet verilmemesi çağrısında bulundu (EPA)

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yaptığı açıklamada, hükümetinin vatandaşları maske kullanmaya zorlamaya ve salgının yayılmasını engellemeye yönelik çabaları çerçevesinde, maske takmayanlara kamusal alanların kapalı kısımlarında hizmet verilmemesi çağrısında bulundu.
Şarku’l Avsat’ın, Fransız Haber Ajansı’ndan (AFP) naklettiğine göre, maske kullanımını zorunlu hale getiren karar, yetkililer tarafından hala yüzü aşan “Kovid-19” kaynaklı günlük ölüm vakalarını azaltma çabalarının bir parçası olarak, dün gece yarısından itibaren yürürlüğe girdi. Öte yandan, İran’da toplu taşıma araçlarında maske kullanımının zorunlu olduğu ifade edildiği halde, Tahran Belediye Meclisi başkentte hizmet sunan otobüslerde ve trenlerde hala birçok yolcunun maske kuralına uymadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Ruhani, Orta Doğu’da Kovid-19 virüsünden en çok etkilenen ülke kabul edilen İran’da Koronavirüs salgınıyla mücadele kuruluna hitaben yaptığı konuşmada, maske takma zorunluluğuna “saygı gösterilmesinin sağlanması gerektiğini” ifade etti.
Geçtiğimiz ayın sonlarından bu yana hükümet bu çerçevede, vatandaşların maske kullanımını teşvik etmek için, resmi kanal yetkilileri ve yayıncıların kameralar karşında maskeyle çıkması kuralını getirerek, bilinçlendirme kampanyası başlattı. İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü Sima Sadat Lari, Cuma günü kaydedilen 154 vefat vakasının ardından, son 24 saat içinde ülkede 148 ölüm vakasının kayıtlara geçtiğini ifade etti. İran’da ilk vakanın görüldüğü Şubat ayı sonlarından bu yana kayıtlara geçen 237 bin 878 vaka içinden, şu ana kadar Koronavirüs sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısı 11 bin 408’e ulaştı. İranlı yetkililer ve dünyanın çeşitli yerlerindeki sağlık uzmanları, İran’daki Koronavirüs vaka ve ölüm sayılarının resmi olarak ilan edilenden daha yüksek olduğuna inanıyor.
Öte yandan Pakistan, ticari amaçlı olarak İran hududundaki 4 sınır kapısını yeniden açıyor.
Alman Haber Ajansı’nın Pakistan’ın “Nation” gazetesinden naklettiğine göre, Pakistan İçişleri Bakanlığı tarafından bir açıklamada, Ulusal Liderlik ve Operasyonlar Merkezi tarafından düzenlenen bir toplantıda alınan karara binaen, İran sınırındaki 4 sınır kapısının açılacağı belirtildi. Bu dört sınır kapısı (Cabid, Mand, Katacar ve Şidci), iki ülke arasında ortak olarak kararlaştırıldığı üzere, yalnızca ticari faaliyetleri kolaylaştırmak için hafta boyunca sabahtan akşama kadar açık kalacak. Bakanlığın açıklamasına göre, kapılardan sınırsız sayıda kamyonun geçmesine izin verilirken, Koronavirüs ile ilgili tüm işletim prosedürlerine ve standart protokollere uyulması garanti edilecek.
Pakistan’da şu ana kadar 221 bin 896 Koronavirüs bulaş ve salgın kaynaklı 4 bin 451 ölüm vakası kaydedildi. Günlük test sayısındaki azalmaya rağmen Pakistan’da her gün ortalama 4 bin vaka izleniyor. Pakistan’da bazı üst düzey yetkililer de Koronavirüse yakalandı. Bunların sonuncuları, Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kuraşi, Demiryolları Bakanı Şeyh Reşid ve Temsilciler Meclisi Başkanı Esed Kaysar oldu.
Pakistan Dışişleri Bakanı Kuraşi Cuma günü yaptığı açıklamada, ABD’nin Afganistan özel temsilcisi Zalmay Halilzad ile İslamabad’da gerçekleştirdiği üst düzey bir toplantıdan günler sonra Kovid-19 hastalığına yakalandığının tespit edildiğini doğruladı. Bakan, Twitter hesabında, “Bugün öğleden sonra, hafif bir ateş hissettim. Bunun üzerine derhal evde kendimi karantinaya aldım.” ifadelerin yer verdi. Reuters’ın haberine göre Bakan, sağlık durumunun iyi olduğunu ve çalışmalarına evinden devam edeceğini ifade etti. Dışişleri Bakanı Kuraşi, son birkaç gün içinde Pakistan Başbakanı İmran Han ile parlamentoda ve Çarşamba günkü hükümet toplantısı sırasında temasta bulundu. Kuraşi ayrıca, Çarşamba günü Pakistan ziyareti sırasında ABD’nin Afganistan özel temsilcisi Halilzâd ile barış sürecindeki ilerlemeyi değerlendirme görüşmesi yaptı. Bu görüşmeye dair basına yansıyan fotoğraflarda Kuraşi ve diğer yetkililerin maske taktıkları görünüyordu.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.