Berri ve Basil’in hükümeti kurtarma anlayışı, kabine değişikliğini gündemden geri çekti

Beyrut’un merkezindeki eylemciler, ABD Büyükelçiliği yakınlarında tel örgülerle karşı karşıya kaldı (EPA)
Beyrut’un merkezindeki eylemciler, ABD Büyükelçiliği yakınlarında tel örgülerle karşı karşıya kaldı (EPA)
TT

Berri ve Basil’in hükümeti kurtarma anlayışı, kabine değişikliğini gündemden geri çekti

Beyrut’un merkezindeki eylemciler, ABD Büyükelçiliği yakınlarında tel örgülerle karşı karşıya kaldı (EPA)
Beyrut’un merkezindeki eylemciler, ABD Büyükelçiliği yakınlarında tel örgülerle karşı karşıya kaldı (EPA)

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri ve Hükümetin en büyük ortağı (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket’in (ÖYH) Genel Başkanı Cibran Basil Hükümetin revizyona gitmemesi konusunda istişarelere başladı.
Şarku’l Avsat’ın yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre Bakanlar Kurulu revizyonu gündemden düşürüldü.
Öte yandan muhalefet kaynakları ise Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Meclis Başkanı Berri’nin hükümeti istifadan kurtarmak için revizyon sürecine devam etme düşüncesi taşıdığını ancak Basil’in buna karşı olduğunu aktardı. Söz konusu düşüncenin, gemiler kiralayarak onları güvenceye almak için geçici çözümler benimsemek yerine, ‘hükümetin bakanlık bildirisinde taahhüt ettiği idari ve finansal reformları derhal başlatmaya ve elektrik üretimi için dayanıklı çözümler sağlamak üzere elektrik sektöründe reform yapmaya’ yönelik bir öneriden kaynaklandığı ifade edildi.
Aynı kaynaklar, hükümet ve Uluslararası Para Fonu (IMF) arasındaki mevcut müzakerelerin finansal kurtarma planını desteklemek için canlandırılması gerektiğini söyledi. Kaynaklar, hala ilk karede bulunduklarını ve henüz ilerleme kaydedilmediğini söylerken, finansal kayıplara yönelik birleşik bir yaklaşım konusunda anlaşmazlık yaşanması dolayısıyla, müzakereleri ileri taşıyan bir anlayışa ulaşılmasının ertelendiğini belirtti.
Kaynaklar, yargı bağımsızlığının engellenmesinin hükümetin, uluslararası topluma ‘bir yandan reformların gerçekleştirilmesi, diğer yandan da yolsuzlukla mücadele konularında ciddi olarak hitap etmesine’ hizmet etmeyeceğini vurguladı. Berri ve Basil arasında uzlaşı sağlanan noktanın, bu anlayışın yürütülmesi ve tepetaklak olmaması için yanıt verilmesini sağlayacak incelemelere tabi olacağını ifade etti.
Kaynaklar, hükümet değişikliğinin gündemden kalktığını söylerken, bunun sebebini de iki duruma bağladı. Kaynaklar, “İlk olarak Hizbullah’ın, verimliliğin arttığına ikna olmamasına rağmen bu hükümeti değiştirmekten bahsetmenin yolunu kesmek için agresif şekilde müdahale etme girişimidir. İkinci olarak eski Başbakan Saad Hariri’nin Mişel Avn’ın cumhurbaşkanı olarak seçilmesine yol açan macerasında yaşadığı koşullar ışığında muhalefet güçlerinin, değişiklik macerasına katılma isteğinin olmamasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan muhalefetten kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, kendi yörüngelerinde dönen tüm tarafların, yeni bir hükümet kurmak için pazara girmeyi oybirliğiyle reddettiklerini belirtti. Kaynaklar, Hariri’nin Büyük Serail’e dönüşü gündemine almadığını, şu anda Avn ile yapılan anlaşma nedeniyle sokaklarda kaybettiklerini kurtarmaya zaman ayırdığını söyledi. Kaynaklar ayrıca, “Hariri, Avn birinci başkanlık koltuğundayken macerayı nasıl tekrar yaşayabilir. Uzlaşı sağlanamamasından Avn sorumludur. Çünkü Basil’e, hiçbir müdahalede bulunmadan Hariri’yi devirme izni verdi” ifadelerini kullandı.
Aynı şekilde Basil’in Hariri ile onaylanan anlaşma neticesinde siyasi bir bedel ödeyip ödemediğini sorgulayan kaynaklar, Basil’in, iki seçimde başarısız olduktan sonra Avn’ın cumhurbaşkanlığına getirildiğini reddettiğini belirtti. Kaynaklar, Diyab’ın da bakanlık değişikliğini gündemden kaldırmak için sert müdahalede bulunan Hizbullah’ın kararıyla hükümetin başında kaldığını söyledi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.