Dünyanın en uzun hayatta kalan yapışık ikizleri 68 yaşında öldü

Ronnie ve Donnie Galyon, (Daily Mail)
Ronnie ve Donnie Galyon, (Daily Mail)
TT

Dünyanın en uzun hayatta kalan yapışık ikizleri 68 yaşında öldü

Ronnie ve Donnie Galyon, (Daily Mail)
Ronnie ve Donnie Galyon, (Daily Mail)

Dünyanın en yaşlı yapışık ikizleri Ronnie ve Donnie Galyon, 68 yaşında hayatını kaybetti.
Dünyanın en yaşlı yapışık ikizleri olan Ronnie ve Donnie Gaylon, 68 yaşında ABD’nin Ohio eyaletinin Dayton şehrinde hayatlarını kaybetti. Yapışık ikizler Donnie ve Ronnie Galyon, ABD’nin Ohio eyaletinde 28 Ekim 1951'de 11.5 kilo ağırlığında sağlıklı olarak dünyaya geldi. Doktorlar yapışık ikizleri güvenli bir şekilde ayırmanın bir yolunu bulmaya çalışırken, hayatlarının ilk iki yılını hastanede geçirdiler. Yapışık ikizlerin ameliyattan sağ çıkacağına dair bir garantinin olmadığı söylendiğinde, aile çocuklarının ameliyat olmalarına izin vermedi. 68 yıl boyunca yüz yüze yaşayan yapışık ikizlerin her biri ayrı kalp ve midelerle doğdu.

Kendi kol ve bacakları ile hareket ederek yaşamlarını sürdürdü. Donnie ve Ronnie Galyon, 2014 yılında 63 yaşına geldiklerinde dünyanın en uzun yaşayan yapışık ikizleri olarak Guinness Rekorlar Kitabına girdi. 68 yaşında ölen yapışık ikizler hayatlarının son on yılını çeşitli sağlık sorunlarından dolayı yatak da geçirdikleri belirtildi. Yapışık ikizler, doğduklarında annesi onları reddederek bırakıp gittiği, babaları ve üvey anneleri tarafından hayatta kalmaları sağlanan ikiz kardeşlerin, hastane faturalarını ödemek ve dokuz kardeşlerine destek olmak için üç yaşından itibaren 37 yıl boyunca sirk gösterilerinde çalıştıktan sonra 1991 yılında emekli oldukları ifade edildi.
Dünya rekoru Chang ve Eng Bunker adlı ikiz kardeşlerindi
1811'de Tayland'da doğan Chang ve Eng Bunker, en uzun yaşayan yapışık ikizler olarak dünyada rekor kırmışlardı. Daha sonrada ABD’nin Kuzey Carolina eyaletine yerleşerek kız kardeşler ile evlenen ve 62 yaşında ölen yapışık ikizler ölmeden önce 21 çocuk babası olmuşlardı.



Yüzüklerin Efendisi'nin Gollum'undan Neden oyuncuların hepsi beyaz? sorusuna yanıt

Yüzüklerin Efendisi'nin Gollum'undan Neden oyuncuların hepsi beyaz? sorusuna yanıt
TT

Yüzüklerin Efendisi'nin Gollum'undan Neden oyuncuların hepsi beyaz? sorusuna yanıt

Yüzüklerin Efendisi'nin Gollum'undan Neden oyuncuların hepsi beyaz? sorusuna yanıt

The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'un çekimleri resmen başladı ve hem filmi yöneten hem de Gollum karakterini yeniden canlandıran Andy Serkis, BBC'ye bir röportaj verdi. 

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) serisinin son halkasında Ian McKellen, Elijah Wood ve Lee Pace gibi isimler rollerine dönerken, ekibe Kate Winslet, Jamie Dornan, Leo Woodall ve Anya Taylor-Joy gibi yıldızlar katılıyor.

Projeye dahil edildiği bildirilen tüm oyuncuların beyaz olması, yergilere de yol açıyor. 

Andy Serkis'e bu eleştirilere ilişkin ne düşündüğü sorulduğunda serinin yazarı J.R.R. Tolkien'ı işaret etti.

"Bizzat Tolkien, İskandinav mitolojisinden büyük ölçüde etkilenmişti, bunun izleri açıkça hissedilebiliyor Shire aşırı beyaz bir toplum gibi… Orada yaşayanlar, Shire sınırlarının ötesinde olup bitenlerle pek ilgilenmese de dışarıdaki kişilerin gelip aralarına katılmasını istemediklerinin de farkında" diyen Serkis, sözlerini şöyle sürdürdü:

Evet, bu konuda eleştiriler oldu. Bu film de bunları bir ölçüde kabul ediyor. Ancak sırf politik doğruculuk adına, yapılacaklar listesini doldurmak için oyuncu seçip film çekeceğimizi de sanmıyorum. Yani bunun için uygun durumun olması lazım.

Amazon dizisi Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri'nde (The Lord of the Rings: The Rings of Power) çeşitlilik gözetilerek oluşturulan oyuncu kadrosu ırkçı tepkilere yol açmıştı.

Elijah Wood ve Yüzüklerin Efendisi filmlerindeki rol arkadaşları, bu tepkilere ortaklaşa yanıt vermişti.

Oyuncular çeşitli şekillere ve ten renklerine sahip elf kulaklarıyla süslenmiş şapka ve tişörtlerle çekilmiş fotoğraflarını paylaşmıştı.

The Hunt for Gollum, Andy Serkis'i Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit üçlemelerinin arkasındaki yaratıcı ekip Peter Jackson, Fran Walsh ve Philippa Boyens'la yeniden bir araya getiriyor. 

Orta Dünya ekibiyle yeniden buluşması hakkında Variety'ye konuşan Serkis, hislerini şu sözlerle özetlemişti:

Daha iyisi olamazdı. Sadece yıllarca birlikte çalıştığım ve çok sevdiğim o çekirdek kadro değil, neredeyse 25 yıl önceki set ekibinin tamamı yeniden burada. Üstelik artık onların çocukları da bizimle çalışıyor. Bu yüzden adeta büyük bir aile buluşması yaşıyoruz.

The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum, 17 Aralık 2027'de sinemalarda vizyona girecek.

Independent Türkçe, BBC, Variety


The Odyssey yıldızı, filmi izleyen arkadaşından "45 yıldır beklediği" telefonu aldı

Damon, The Odyssey'de Odysseus rolünde (Universal Pictures)
Damon, The Odyssey'de Odysseus rolünde (Universal Pictures)
TT

The Odyssey yıldızı, filmi izleyen arkadaşından "45 yıldır beklediği" telefonu aldı

Damon, The Odyssey'de Odysseus rolünde (Universal Pictures)
Damon, The Odyssey'de Odysseus rolünde (Universal Pictures)

Uzun zamandır en yakın arkadaşı olan Ben Affleck'in The Odyssey'ye verdiği tepki hakkında konuşan Matt Damon, Can Dostum'daki (Good Will Hunting) rol arkadaşının kendisine asla unutamayacağı bir iltifat ettiğini açıkladı.

Homeros'un Yunan destanından uyarlanan The Odyssey, Oppenheimer'ın yönetmeni Christopher Nolan'ın elinden çıkan son Hollywood gişe canavarı. Damon, filmde savaş kahramanı Odysseus rolünü üstlenirken, Tom Holland, Zendaya, Robert Pattinson ve Anne Hathaway de yardımcı oyuncular arasında.

Eleştirmenler filme şimdiden övgüler yağdırıyor ancak Marslı'nın (The Martian) yıldızı Damon, Zendaya'yla birlikte verdiği röportajda, sadece bir avuç insanın The Odyssey hakkındaki görüşlerini önemsediğini açıkladı.

Bunlardan biri de Damon'ın okul yıllarında tanıştığı ve uzun süredir birlikte çalıştığı Ben Affleck. MTV UK'ye konuşan Damon, ikilinin 45 yıllık dostlukları boyunca "birlikte pek çok şey yaşadıklarını" söyleyerek ekledi: 

Ben hakkında şunu söyleyebilirim: Hayatımdaki en büyük sevgilerden birini onunla yaşıyorum.

Damon daha sonra Affleck'in The Odyssey'yi izledikten sonra kendisini aramasını, "Sanırım ondan 45 yıldır beklediğim bir telefon aldım" sözleriyle anlattı.

Aktör, "Bir saat boyunca durmadan konuştu" dedi. 

Sanki filmi 20 kez izlemiş gibiydi. Nasıl olduysa tek seferde her şeyi, her ayrıntıyı, hepsini özümsemişti.

Damon, en büyük ikinci kızı Isabella geçmişte filmlerine karşı "çok sert eleştirmenlik" yaptığı için 20 yaşındaki çocuğunun da tepkisinden tedirgin olduğunu söyledi.

Damon, "Bana, 'Baba, seninle gurur duyuyorum' dedi" diye anlattı. 

Bir keresinde Çin Seddi (The Great Wall) diye bir film yapmıştım ve bu çocuk ona 'The Wall' (duvar) diyordu… 'Baba, bu filmin 'harika' (great) bir yanı yok' diyordu. Çok sert bir eleştirmen ve bu tepkiler nedeniyle sanki film çoktan vizyona girmiş gibi hissediyorum.

Eşi Luciana'dan Gia (17) ve Stella (15) adında iki, önceki ilişkisinden de Alexia (27) isimli bir kızı daha olan Damon için işler yolunda: The Odyssey'yin cuma günü (17 Temmuz) sinemalarda gösterime girmesinden önce gelen eleştiriler bundan daha iyi olamazdı.

The Independent'tan Clarisse Loughrey filme 5  yıldız vererek şöyle yazdı:

İtiraf etmeliyim ki Nolan, saf bir uyarlama başarısı sergileyerek neredeyse imkansız olduğunu düşündüğüm bir şeyi başardı. Filmin her yerinde onun izleri var (bu, entelektüel, brutalist ve güçlü bir Hollywood yapımı) ancak kaynak metne bağlılığı ve onu kavrayışından hiçbir zaman ödün vermiyor. 

The Telegraph'tan Robbie Collins ve Guardian'dan Peter Bradshaw'un yanı sıra The Times, Evening Standard ve Metro da The Odyssey'ye tam not verdi.

Independent Türkçe


Neredeyse tamamen görünmez olan drone icat edildi

Neredeyse tamamen görünmez olan drone icat edildi
TT

Neredeyse tamamen görünmez olan drone icat edildi

Neredeyse tamamen görünmez olan drone icat edildi

Bilim insanları, neredeyse tamamen gözden kaybolan bir drone icat etti.

Saniyede neredeyse 25 defa dönen "Phantom Twist" insan gözüyle görülemeyecek kadar yüksek bir hıza ulaşıyor.

Araştırmacılar, yaban hayatının izlenmesinden savaşlara kadar her türlü alanda kullanılabilmesi umuduyla ortadan kaybolabilen drone'lar ve robotlar geliştirmek için yıllardır çalışıyor. Bu çabaların çoğu, şeffaf malzemeler kullanarak ya da kendi etrafındaki ışığı bükerek arka planıyla bütünleşen makinelere odaklanıyordu.

Farklı bir yaklaşımın benimsendiği yeni makine ise görünemeyecek kadar hızlı hareket ediyor. Bu dönüş nedeniyle, arka planıyla bütünleşen hayaletimsi bir bulanıklık gibi görünüyor.

Northwestern Üniversitesi'nden Michael Rubenstein, yürütücülüğünü üstlendiği çalışma hakkında, "Drone'ları gizlemeye yönelik çabaların çoğu, onları bulundukları ortama benzetmeye odaklanıyor" diyor. 

Bunun yerine, drone'u insanların hareketi algılama şekline göre tasarlayıp tasarlayamayacağımızı sorduk. Sürekli hareket yoluyla görünürlüğü azaltma fikrini çok az kişi araştırdı.

Araştırmacılar bu icadın, görsel olarak dikkat çekmeden yaban hayatını izleyebilen veya çevreyi denetleyebilen drone'lar üretmek için kullanılabileceğini umuyor. Askeri kullanımlar da dahil bu örneklerin çoğunda drone'ların görünürlüğü sorun teşkil ediyor; zira izlenen hayvanlar veya insanlar drone'u gördüklerinde farklı davranıyor ve izleme yeterince yararlı olmuyor.

Bu çalışma, hem istikrarlı bir şekilde uçabilen hem de arka planda kaybolabilen drone versiyonlarını oluşturup test etmek için bir hesaplama modelini ve yapay zeka kullanımını gerektirdi.

Ardından en umut verici adayları simüle ederek gerçek dünyadan 100 farklı arka planda uçurdular. İnsan görüşünü taklit eden bir model, bu drone'ların gerçekte bu arka planların içinde kaybolup kaybolmayacağını belirledi.

Araştırmacılar, simüle edilmiş drone'lar arasında kriterleri en iyi karşılayanı bulduktan sonra gerçeğini ürettiler ve drone'un gerçekten neredeyse tamamen ortadan kaybolduğunu gördüler.

Profesör Rubenstein'ın ekip arkadaşı ve bilgisayar görüşü uzmanı Emma Alexander, "Kabaca bir kameranın pozlama süresine benzer şekilde, insan gözünün de sinyalleri biriktirmesi zaman alır" diyor. 

Bir cisim hızla döndüğünde, onu bulanıklaşıp belirgin özelliklerini kaybetmiş gibi algılarız. Bu yeni drone neredeyse tamamen şeffaf olduğundan, çok az sayıdaki opak parçası da arka planla görsel olarak bütünleşiyor ve ortaya genel itibarıyla hafif puslu bir görünüm çıkıyor.

Yeni drone'un duyulacak kadar yüksek ses çıkarması gibi bir dizi sorunu hâlâ var. Araştırmacılar, ses için daha sessiz bir tahrik sistemi kullanarak ve biraz görünür kalan kısımlar yerine şeffaf bileşenler koyarak bu sorunları ortadan kaldırabilecek yeni versiyonlar geliştirmeyi umuyor.

Independent Türkçe