Tunus: Nahda’dan ‘siyasi provokasyonu’ suç kabul eden yasa tasarısı

Abir Musa, Tunus’un başkentinde sivil devlet savunusunun yapıldığı bir toplantıda konuşurken (EPA)
Abir Musa, Tunus’un başkentinde sivil devlet savunusunun yapıldığı bir toplantıda konuşurken (EPA)
TT

Tunus: Nahda’dan ‘siyasi provokasyonu’ suç kabul eden yasa tasarısı

Abir Musa, Tunus’un başkentinde sivil devlet savunusunun yapıldığı bir toplantıda konuşurken (EPA)
Abir Musa, Tunus’un başkentinde sivil devlet savunusunun yapıldığı bir toplantıda konuşurken (EPA)

Tunus Parlamentosu’nun hakim bloğu Nahda Hareketi, hükümet koalisyonuna katılan taraflar arasında hakim olan buhranlı bir siyasi iklim ve meclisteki partiler arasındaki gergin ilişkiler ortasında ‘siyasi provokasyonun’ suç kabul edilmesini isteyen bir yasa tasarısı sundu.
Nahda Hareketi, önerilen yasa tasarısının ‘provokatif siyasi konuşmaları’ ortadan kaldırmayı, bireylerin saygınlığını ve siyasi eylem etiğini korumayı amaçladığını açıkladı. Tasarının ayrıca, devlet, nefret söyleminin ve nefretin yayılmasının tüm tezahürlerinden kaçınmak için politikalar, stratejiler ve eylem planlarının kontrolünü üstleneceği, çeşitli alanlarda mücadele edileceği ifade edildi.
Hukuk uzmanları, bu girişimin siyasi partiler arasında ses getirebileceğini söyledi. Ancak, ülkede nefret söylemlerini suç addeden çeşitli yasal metinlerin varlığı nedeniyle sınırlı etkinliğe sahip olacağına işarette bulunuldu. Mesele, uygulama alanları, siyasi ve sosyal partilerin politik söylem geliştirme ihtiyacının farkındalığıyla ilgili. Yasa tasarısı belki de açık şiddet, savaş ve nefret çağrılarıyla dolu iletişim platformlarına yönelecek. Bunlardan sonuncusu Tunus Genel İşçi Birliği (Sendikası) Genel Sekreteri Nureddin et-Tabubi’nin kanını dökme çağrısı olmuştu. Bu durum, çağrıların arkasında kimin olduğu hakkında geniş bir politik tartışmaya neden oldu.
‘Tunus İletişim Yasası’ herhangi bir tarafın sanal platformlarda gerçekleştirilen provokatif söylemleri suç kabul ediyor. Bu, bazı hukuk uzmanlarının siyasi partilerin rekabetlerini, karar verilemeyen veya üzerinde anlaşmaya varılamayan dosyaları açmak yerine Tunusluların çıkarlarına hizmet eden kalkınma ve istihdam programları üzerindeki temel farklılıklarını yönlendirmeleri gerekliliği konusunda söyledikleriyle uyumluydu.
Gözlemciler, Nahda Hareketi liderlerinin İhvan-ı Müslimin’i terör örgütü olarak sınıflandıran bir listeden kaçmaya çalıştığını düşünüyor. Bu listenin arkasında muhalefetteki Abir Musa liderliğinde bulunan Özgür Anayasa Partisi var. Bazı politikacılar bu listeyi Tunus'un güvenlik ve istikrarına hizmet etmeyen bir tür politik teklif olmakla suçladı.
Öte yandan geçtiğimiz Pazar günü yapılan Jebiniana (Sfax) ve Hassi el-Ferid (Kasserine) bölgelerinde yapılan kısmi seçimlerin galibi Nahda Hareketi oldu. Hareket Haasi el-Ferid bölgesinde bin 271 oy alırken en yakın rakibi 750 oy aldı. Jebiniana bölgesinde 3 bağımsız liste 18 sandalye kazandı. Nahda Hareketi ise 6 sandalye elde etti.
Öbür yandan Nahda Hareketi’nin bu yıl içerisinde gerçekleştirilmesi beklenen 11. Kongre’de lider Raşid Gannuşi’nin halefi olacak isimler ile ilgili senaryolar hakkında Gannuşi’nin Yardımcısı Ali Arid, “Hareketin, Gannuşi’ye halef olup ülkede önemli siyasi bir rol oynamaya devam edecek kadar oyuncusu var. Hareket, lider planıyla bir futbol antrenörü gibi ilgileniyor. Mükemmel oyuncularımız var” dedi. Gannuşi’nin halefini seçme konusunda bir sorun olmadığının altını çizdi.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.