Milli Savunma Bakanı Akar, İtalyan mevkidaşı Guerini ile bir araya geldi: Libya konusunda mutabık kaldık

Milli Savunma Bakanı Akar, İtalyan mevkidaşı Guerini ile bir araya geldi: Libya konusunda mutabık kaldık
TT

Milli Savunma Bakanı Akar, İtalyan mevkidaşı Guerini ile bir araya geldi: Libya konusunda mutabık kaldık

Milli Savunma Bakanı Akar, İtalyan mevkidaşı Guerini ile bir araya geldi: Libya konusunda mutabık kaldık

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İtalya Savunma Bakanı Lorenzo Guerini ile gerçekleştirdikleri görüşmenin son derece faydalı geçtiğini belirterek, "İki ülkenin her alanda, özellikle de savunma ve güvenlik alanında hem sivil hem askeri kesimde yapacağı etkin iş birliğinin sadece ülkelerimiz için değil, aynı zamanda tüm bölge için de çok önemli yararlar sağlayacağına inandığımızı burada belirtmek istiyorum. Birçok konuda ortak ve benzer görüşleri paylaştığımızı da memnuniyetle müşahede ettik"dedi
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İtalya Savunma Bakanı Lorenzo Guerini ile bir araya geldi. Baş başa gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından heyetlerarası görüşmeye başkanlık eden Akar ve Guerini daha sonra açıklamalarda bulundu.
İtalya Savunma Bakanı Guerini'yi ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Bakan Akar, "Sayın Bakan ile çok samimi, yapıcı bir görüşme gerçekleştirdik. Ülkelerimizle, NATO ile, bölgemizle ilgili birçok konuda görüş alışverişinde bulunduk" diye konuştu.

"Birçok konuda ortak ve benzer görüşleri paylaştığımızı da memnuniyetle müşahede ettik"
Bakanlığın operasyonları ve genel faaliyetlerine ilişkin İtalyan mevkidaşına bilgi verdiklerini belirten Akar, şunları söyledi:
"Hem ikili ilişkilerimizle alakalı konularda hem de Libya, Suriye başta olmak üzere bölgesel konularda karşılıklı bilgi alışverişi gerçekleştirdik. Doğu Akdeniz'deki gelişmeleri değerlendirdik. Bu konuda görüşlerimizi, sorularımızı, sorunlarımızı ortaya koyduk. Bu konuda cevaplarımızı karşılıklı olarak birbirimize verdik. Şunu söylemek istiyorum, Akdeniz bölgesinde İtalya ve Türkiye gibi iki büyük, önemli ülkeden bahsediyoruz. Bu iki ülkenin her alanda, özellikle de savunma ve güvenlik alanında hem sivil hem askeri kesimde yapacağı etkin iş birliğinin sadece ülkelerimiz için değil, aynı zamanda tüm bölge için de çok önemli yararlar sağlayacağına inandığımızı burada belirtmek istiyorum. Birçok konuda ortak ve benzer görüşleri paylaştığımızı da memnuniyetle müşahede ettik. Dolayısıyla birlikte çalıştığımız zaman ülkelerimizin hak ve menfaatlerinin korunması ve kollanması için de önemli faaliyetleri yapabileceğimizi gördük. Hem ikili olarak hem NATO içinde hem de AB çerçevesinde ilişkilerimizi geliştirmemizin bölge için, NATO için, ülkelerimiz için, AB için çok yararlı olacağı kanaatini burada açıkça söyleyebilirim."
Akar, Görüşmenin son derece faydalı geçtiğini ve bundan sonra da birlikte çalışmak hem ülkelerin hem de bölge için önemli işler yapılacağının altını çizdi.
İtalya Savunma Bakanı Lorenzo Guerini de, "Sevgili dostum Hulusi" diye hitap ettiği Akar'a gösterdiği misafirperverlikten dolayı teşekkür etti. Akar ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Guerini, "Son derece olumlu bir görüşme oldu. Dostlar nasıl bir araya geliyorsa bu görüşme de o şekilde oldu. Vizyonlarımızı ve bilgilerimizi paylaştık. Bütün bunları İtalya ve Türkiye arasındaki dostluk çerçevesinde gerçekleştirdik. Bu dostluğun çok sağlam ve çok eskiye dayanan temelleri var. Toplumsal, ticari aynı zamanda da kültürel ve askeri olarak da bu köklü ilişkiler her zaman söz konusu oldu. İkili ilişkilerimizin durumu zaten dört dörtlüktür. Bunu zaten bugünkü birlikteliğimizde yine teyit ettik. Hem bulunduğumuz durumu gözden geçirerek hem de geleceğe baktığımızda tekrar teyit etmiş olduk” şeklinde konuştu.

"Libya'nın barışa ermesi için siyasi bir çözümü üretmemiz gerekliliği üzerinde yine mutabık kaldık"
Görüşmelerde birçok konuyu ele aldıklarını belirten Guerini, "İstikrar gerektiren birçok konudan da bahsettik. Suriye olsun, Libya olsun, Irak ya da Doğu Akdeniz de bunların içindeydi. Kendi bakış açılarımızı birbirimizle paylaştık. Özellikle Libya konusunda, Libya'nın barışa ermesi için siyasi bir çözümü üretmemiz gerekliliği üzerinde yine mutabık kaldık. Doğu Akdeniz konusunda da aynı şekilde vizyonumuzu ve hangi sorumlulukları alacağımızı da paylaştık. Çünkü bunları almadığımız takdirde ortaya çıkabilecek olan gerginlikleri azaltma imkanımız yok ama bizim bunu yapmamız gerekli. Son derece dikkatli bir sohbet arkadaşı bulduk. Değerlendirmelerini çok net aktardığını fark ettim. Bilgilerin paylaşımında da çok samimi olduğunu ifade etmeliyim. Dostlar arasında ve aynı zamanda bağlaşıklar arasında zaten bunun böyle olması gerekiyor. Kaygı oluşturabilecek durumlar varsa onları da aşmak gerekiyor. Akdeniz'in istikrara kavuşması için de birlikte çalışmamız, hepimizin elini taşın altına koyması gerekir” ifadelerini kullandı.
Bu tür görüşmelerin Türkiye ve İtalya arasındaki dostluğu da kuvvetlendirdiğini ifade Guerini, şunları kaydetti:
"Bu ittifak içerisinde birlikte neler yaptığımızın üzerinden geçtik. NATO'nun kendi ittifakının güney kanadına bakmasının ne kadar önemli olduğunu da dile getirdik. Aynı zamanda birçok misyonda ortak çaba gösterdiğimizin de altını çizdik. NATO misyonlarına Türkiye'nin askeri katkısıyla son derece belirleyici çabalarını, girişimlerini bizlerle paylaşmasından ötürü Türkiye'ye ve mevkidaşıma ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı zamanda bu misyonlarda TSK mensuplarının gösterdiği profesyonellikten ötürü de kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Yakında, omuz omuza, birlikte çalıştığımız zaman gerçekten iyi çalışıyoruz. Birlikte neleri başarabileceğimizi göstermesi bakımında da bu görüşmeler önem taşıyor.”
Bakan Akar açıklamalardan sonra İtalya halkına, İtalyanca selam gönderdi.



Avrupa Birliği, planın tam olarak uygulanmasını talep ediyor ve Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
TT

Avrupa Birliği, planın tam olarak uygulanmasını talep ediyor ve Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)

Avrupa Birliği, bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi için hazırladığı barış planının ikinci aşamasının başlatılacağının duyurulmasını memnuniyetle karşıladı. AB, diplomatik, insani ve güvenlik araçlarıyla Gazze Şeridi'ndeki barış çabalarını desteklemeye devam etmeye hazır olduğunu teyit etti.

AB sözcüsü yaptığı açıklamada, “BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan, Gazze'deki çatışmayı sona erdirmek için hazırlanan 20 maddelik ABD planının ikinci aşamasının başlatılmasının duyurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz, özellikle de Filistin Yönetimi'nin desteğiyle Gazze'yi yönetmek üzere bir Filistin ulusal komitesinin atanmasını” ifadelerini kullandı.

Sözcü, “Hamas'ın silahsızlandırılması, kapsamlı insani yardım sağlanması ve Gazze'nin yeniden inşası da dahil olmak üzere barış planının tam olarak uygulanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” diye ekledi.

Trump'ın özel elçisi Steve Witkoff dün, Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu aşama, ateşkesin ardından Hamas'ın silahsızlandırılması, teknokrat bir yönetim ve yeniden inşa aşamalarını içeriyor.

X'te yayınladığı bir gönderide Witkoff, 20 maddelik planın ikinci aşamasının, Gazze'de “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi” adı altında geçici bir Filistin teknokrat yönetiminin kurulmasını içerdiğini ve bu yönetimin Gazze Şeridi'nin tamamen silahsızlandırılması ve yeniden inşası sürecini başlatacağını belirtti.


İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
TT

İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)

İsrail ordusuna bağlı bir birlik, bugün (perşembe) Suriye’nin güneyinde, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Sayda el-Hanût köyüne girdi.

Şarku'l Avsat'ın Suriye televizyonundan aktardığı habere göre 22 askeri araçtan oluşan işgal gücünün köye girerek aralarında iki kardeşin de bulunduğu üç genci gözaltına aldı.

Haberde, bu askeri hareketliliğin Kuneytra kırsalında İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen tekrarlanan ihlaller zincirinin bir parçası olduğu belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, ultra-Ortodoks (Haredi) askerlerden oluşan “Haşmonaim” Tugayı’na bağlı birliklerin Suriye’nin güneyindeki güvenlik bölgesine konuşlandırıldığını duyurdu. Bu adım, söz konusu tugayın bölgede ilk kez konuşlandırılması olarak değerlendiriliyor.


ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”