Dubai, dört ay sonra kapılarını turistlere açtı

Dubai’de çarşılar ve AVM’ler açıldı, yabancı turistler alınmaya başlandı (Şarku’l Avsat)
Dubai’de çarşılar ve AVM’ler açıldı, yabancı turistler alınmaya başlandı (Şarku’l Avsat)
TT

Dubai, dört ay sonra kapılarını turistlere açtı

Dubai’de çarşılar ve AVM’ler açıldı, yabancı turistler alınmaya başlandı (Şarku’l Avsat)
Dubai’de çarşılar ve AVM’ler açıldı, yabancı turistler alınmaya başlandı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ekonomisinin en önemli kalemlerinden olan turizm sektörünün canlandırılmasına yönelik atılan adım çerçevesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında dört aydır uygulanan önleyici kapanma tedbirlerinin ardından, Dubai hükümeti sıkı sağlık önlemleri uygulayarak dün yeniden yabancı turistleri kabul etmeye başladı.  
Dubai yetkili makamları tarafından dün yapılan açıklamaya göre, ülkeye gelen turistlerin yolculuktan en fazla dört gün önce yapılmış koronavirüs virüs test sonucunu ibraz etmeleri veya Dubai’de test yaptırmaları gerektiği ifade edildi. Ancak koronavirüs testinin Dubai’de yapılması durumda test sonucu çıkana kadar turistlerini kendilerini karantinaya almaları gerekiyor.
Turizm, yirmi yılı aşkın bir süredir Emirlik ekonomisinin can damarı olarak görülüyor. Sektörde küresel bir felce yol açan salgından önce 20 milyon turist hedefine ulaşmayı hedefleyen ülke, geçen yıl 16 milyon 700 bin turist ağırladı.
Dubai Veliaht Prensi ve İcra Kurulu Başkanı Şeyh Hamdan bin Muhammed bin Raşid Âl Mektum, uluslararası havalimanıyla dünyanın doğusuyla batısı arasında hala bir köprü oluşturan Dubai’nin, Dubai Uluslararası Havalimanı’nda dünyayı yeniden ağırlamaya hazır olduğuna işaret etti. Şeyh Hamdan, Dubai’ye gelen yolcuların güvenliğini sağlamak için uluslararası en iyi güvenlik standartlarına göre düzenlemelerin yapıldığını ve turizm faaliyetlerinin yeniden başlatılması için hazır hale getirildiğini ifade etti.
Dün açıklanan bilgilere göre Dubai, bu yıl ilk defa 3 Temmuz’da Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi tarafından verilen “Güvenli Seyahat Damgasını” alarak dünya çapındaki farklı destinasyonlar listesine resmi olarak katıldı. Bu, turistlerin güvenliğinin sağlandığı ve yeni tip koronavirüse karşı gerekli önleyici tedbirlerin alındığı, turistlerin ziyaret ettikleri destinasyonlardaki farklı hükümet ve kuruluşların yükümlülüklerini yerine getirdiğinin onaylaması anlamına geliyor.
Dubai Havalimanı, yolcularının güvenliğini ve sağlığını korumak, salgının yayılmasını önlemek ve turistleri ülkeye kabul ederken en üst düzeyde güvenlik sağlamak için bir dizi koruyucu tedbirler ve önlemler aldı.
Öte yandan, Dubai’de İkamet Eden Yabancılar İşleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Hava Limanları Departmanı Genel Müdür Yardımcısı Talal eş-Şankîtî, Pazar günü Dubai’de yaptığı açıklamada, “Tüm koruyucu önlemleri alarak turist almaya hazırız” ifadelerine yer verdi.
Buna karşılık, Dubai Turizm ve Ticari Pazarlama Kurumu Müdürü İsam Kasım, plajların ve otellerin birkaç hafta önce yeniden açılmasıyla birlikte, “Diğer Emirliklerden turist çekmek, önümüzdeki dönemde turizm sektörünün yeniden doğal seyrine dönmesi için önemli bir adım olacak” açıklamasında bulundu.
Yetkili, “İç turizmi teşvik ederek, insanların kendilerini güvende hissedeceklerini umuyoruz. Bu aynı zamanda, dünyanın farklı ülkelerinden gelecek potansiyel ziyaretçilerin Dubai’de işlerin normale döndüğüne dair güvenini artıracak. Bu nedenle, herkesin sağlığını ve güvenliğini garanti eden en önemli destinasyonlardan birine seyahat etmek uygun ve güvenli hale geldiğinde, turistlerin orayı ziyaret etmeyi düşünebileceğini” ifade etti.
Dubai’de turizm sezonunun yeniden açılması, yarın (Perşembe) başlayacak ve 29 Ağustos’a kadar devam edecek olan 23.’cüsü düzenlenen “Dubai Yaz Sürprizleri Festivaliyle” aynı zamana denk geldi. Festival boyunca Emirliğin birçok alışveriş merkezi ve eğlence mekanları indirimler ve promosyonlara tanıklık edecek.
Dubai Festivaller ve Perakende Kurumu Genel Müdür Ahmed el-Hâce yaptığı açıklamada, “Dubai Yaz Sürprizleri Emirlikler’in içinden ve dışından alışveriş tutkunlarına promosyonlar, çekilişler, etkinlikler ve faaliyetlerle dolu inanılmaz deneyimler sunuyor. Bu etkinliğin Dubai sakinleri ve ziyaretçileri arasında özel bir yer var. Çünkü aileler, arkadaş grupları, ziyaretçiler ve sakinlerine eğlenceli bir yaz sezonu sunmak için şehrin tüm bölgelerinde her yıl meydana getirdiği canlılığa ek olarak, Dubai’de en çok beklenen etkinliklerden biri olarak konumunu güçlendirmeyi başardı. Bu yıl düzenlenecek şenlikte benzeri görülmemiş bir başarı elde etmeyi umuyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Buna ek olarak, BAE dün, durumları stabil olan farklı etnik kökenlerden 532 kişiye yeni koronavirüs teşhisi konulduğunu açıkladı. Vakalar için gerekli sağlık önlemlerinin alındığı ve ülke genelindeki toplam vaka sayısının 52 bin 600’e ulaştığı belirtildi.
Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından etkilenmesi neticesinde 2 kişinin hayatını kaybettiğini ve ülkedeki toplam vefat sayısının 326 yükseldiğini duyurdu. BAE Sağlık Bakanlığı, Kovid-19 hastalarından 993’ünün hastanedeki gerekli tedavi prosedürlerine tabi olduktan sonra tamamen iyileşerek taburcu edildiğini ve iyileşen vaka sayısı toplamının 41 bin 714’e ulaştığını duyurdu.



Suudi Arabistan, 4 yeni düzenlemeyle yaratıcılık, inovasyon ve rekabet ortamını güçlendiriyor

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 4 yeni düzenlemeyle yaratıcılık, inovasyon ve rekabet ortamını güçlendiriyor

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Kral Selman bin Abdülaziz başkanlığında dün gerçekleştirdiği toplantıda, ülkede yaratıcılık, inovasyon ve rekabet ortamını güçlendirmeyi amaçlayan fikrî mülkiyet alanındaki dört yeni düzenlemeyi kabul etti.

Bakanlar Kurulunun onayladığı düzenlemeler; patentler ve faydalı modeller, yeni bitki çeşitlerinin korunması, entegre devrelerin yerleşim düzenleri ve tasarımları kapsıyor.

Suudi Arabistan Fikrî Mülkiyet Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Şehane el-Azzaz, yeni düzenlemelerin ülkedeki mevzuat altyapısının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. El-Azzaz, düzenlemelerin yaratıcılık ve inovasyona yönelik kesintisiz desteği yansıttığını; ulusal ekonominin rekabet gücünün artırılmasına, yatırımların çekilmesine ve Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu hedeflerinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Kurumun Üst Yöneticisi Abdulaziz es-Süveylim ise düzenlemelerin, ülkede yenilikçi ve yaratıcı kişilerin haklarının korunmasına yönelik düzenleyici ve yasal çerçevenin geliştirilmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Süveylim, yeni kuralların koruma düzeyini yükselteceğini, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini teşvik edeceğini ve yaratıcılık ile inovasyonun ekonomik değerinden daha fazla yararlanılmasını sağlayacağını kaydetti.

Süveylim ayrıca Tasarımlar Kanunu’nun, Suudi Arabistan’ın onayladığı Riyad Tasarım Hukuku Antlaşması ile uyumlu hale getirildiğini belirtti. Bu uyumun, tasarımların korunmasına ilişkin işlemleri kolaylaştırması ve prosedürleri uluslararası uygulamalar doğrultusunda standartlaştırması hedefleniyor.

Fikrî mülkiyet sisteminin geliştirilmesi hedefleniyor

Yönetim Kurulu Başkanı el-Azzaz, yeni düzenlemelerin Suudi Arabistan’ın fikrî mülkiyet mevzuatını geliştirme yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. (SPA)
Yönetim Kurulu Başkanı el-Azzaz, yeni düzenlemelerin Suudi Arabistan’ın fikrî mülkiyet mevzuatını geliştirme yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. (SPA)

Kurumun Üst Yöneticisi Süveylim, fikrî mülkiyet sistemini geliştirme, hakların korunmasının önemi konusunda farkındalığı artırma ve yenilikçilerin yanı sıra işletmelerin yeni düzenlemelerden yararlanmasını sağlama çalışmalarının devam edeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu çabalar, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve küresel konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bakanlar Kurulu, geçen ağustos ayında da Ulusal Fikrî Mülkiyet Politikasını kabul etti. Politikanın, yaratıcılık ve inovasyonu desteklemek ve ulusal ekonominin rekabet gücünü artırmak amacıyla hazırlandığı belirtilmişti.

El-Azzaz, söz konusu politikanın ülkedeki fikrî mülkiyet sisteminin temel ilkelerini ve genel yönelimlerini belirleyen kapsamlı ve bütünleşik bir çerçeve sunduğunu kaydetti.

Fikrî mülkiyetin, 2030 Vizyonu programlarından doğan ulusal stratejilerin uygulanmasına yardımcı olan araçlardan biri olduğunu belirten el-Azzaz, dengeli bir sistem oluşturularak yaratıcılığın ve inovasyonun teşvik edilmesinin, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin ve sanayinin geliştirilmesinin, bilgi temelli ekonominin güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Ulusal politikanın beş temel ayağı

El-Azzaz, ulusal politikanın fikrî mülkiyet alanındaki değer zincirini beş temel başlık altında ele aldığını belirtti:

Farkındalık ve eğitim: Fikrî mülkiyet konusunda toplumsal bilincin artırılması.

Fikrî mülkiyet üretimi: Yeni fikirlerin, buluşların ve yaratıcı çalışmaların teşvik edilmesi.

Yönetim ve tescil: Fikrî mülkiyet haklarının yönetilmesi ve kayıt altına alınması.

Haklara saygı ve uygulama: Hak ihlallerinin önlenmesi ve mevzuatın etkin biçimde uygulanması.

Ticarileştirme ve ekonomik değerlendirme: Fikrî mülkiyet varlıklarının ekonomik değere dönüştürülmesi ve ticari amaçlarla kullanılması.

Politikanın, fikrî mülkiyetin kalkınma ve ekonomi üzerindeki etkisini artırmayı amaçladığını belirten el-Azzaz, fikrî mülkiyet konularının genel, üniversite, teknik ve mesleki eğitim sistemlerine dâhil edilmesinin de hedeflendiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın fikrî mülkiyet bilincini artırması, yaratıcılığı, inovasyonu ve girişimciliği desteklemesi amaçlanıyor. El-Azzaz, fikrî mülkiyetin geliştirilmesinin toplumda ulusal kimliğin bir parçası olarak benimsenmesinin önemine de dikkat çekti.


Lübnan, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik önlemlerini destekliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
TT

Lübnan, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik önlemlerini destekliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu ve Riyad’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumak amacıyla attığı tüm adımları desteklediğini vurguladı.

Avn, dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi kabul etti. Görüşmede, iki ülke arasındaki mevcut iş birliğini güçlendirmeye yönelik çeşitli konular ele alındı.

Taraflar ayrıca Suudi Arabistan’ın, Lübnan’ın bütün toprakları ve kaynakları üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etme çabalarına verdiği desteği ve ülkenin güvenliği ile istikrarını güvence altına almaya yönelik girişimleri değerlendirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görüşmede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın geçen haziran ayında Lübnan’ın Suudi Arabistan’a ihracatına yönelik askıya alma kararını kaldırmasının olumlu sonuçları da ele alındı.

Söz konusu kararın ardından Lübnan’ın ihracatı son üç ayda istikrarlı biçimde arttı. Bu gelişme, iki ülkenin ilgili kurumlarının ithalat ve ihracat süreçlerinde karşılaşılan engelleri aşmak için yürüttüğü iş birliğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.


Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
TT

Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Ortadoğu’daki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesini görüştü. Görüşmelerde özellikle savunma, güvenlik, ekonomi, enerji ve teknoloji alanlarındaki iş birliği ele alındı.

Macron, Fransa’nın Bahreyn’in güvenliğinin korunmasına yardımcı olma taahhüdünü yineleyerek ülkenin yeni saldırılara maruz kalması durumunda Paris’in yeniden destek vermeye hazır olduğunu vurguladı. Fransa ile Bahreyn arasındaki savunma iş birliğinin genişletilmesinin planlandığını belirten Macron, bu kapsamda füze üretimi ve Bahreyn’in üretim süreçlerine katılımı, deniz kuvvetleri arasındaki iş birliği, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesinin gündemde olduğunu açıkladı.

Fransa ile stratejik ortaklığın önemine dikkat çeken Macron, “Savunma alanında güvenlik ve savunma konularında birlikte daha fazlasını yapmak istiyoruz” dedi.

Macron sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fransız silahlarının çok önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Özellikle bu ortaklık, önemli füze kapasitesine sahip olmamızı sağlayacak. Siz de bu sürecin ve üretim faaliyetlerinin bir parçası olabilirsiniz. Daha fazlasını yapmak istiyoruz. Bahreyn Deniz Kuvvetleriyle, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında da birlikte çalışmayı hedefliyoruz.”

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa ise Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayarak ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik adımlarını desteklediğini belirtti. Kral ayrıca Fransa’nın deniz yollarının korunması ve bölgesel istikrarın sağlanmasındaki rolünü takdir etti; Fransa ve ABD’nin Lübnan ile Suriye’ye verdiği desteği övdü.

Kral Hamad, Macron’a hitaben yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Ziyaretiniz, bölgemizdeki ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini hedef alan haksız saldırıların yaşandığı hassas bir döneme denk geliyor. Bunların son örneklerinden biri, kardeş Suudi Arabistan’a yönelik alçakça terör saldırılarıdır. Bu saldırıları en güçlü ifadelerle kınıyor, Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tüm tedbirlerde ülkemizin tam dayanışma içinde olduğunu ifade ediyoruz.”

Kral Hamad, bölgesel ve uluslararası meselelerde Fransa ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bünyesinde koordinasyonun önemini vurguladı. Filistin meselesinin öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Kral, iki devletli çözüme dayalı bir barışın sağlanması, ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve krizlerin çözümünde diyaloğun esas alınması gerektiğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı’nı karşılamak üzere yaptığı konuşmada ikili ilişkilerde kaydedilen ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kral Hamad, şunları kaydetti:

“İkili ilişkilerimizin kaydettiği belirgin gelişmeden memnuniyet duyuyoruz. Bu gelişmenin son örneklerinden biri, geçen şubat ayında Fransa’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret sırasında savunma iş birliği anlaşmasının imzalanmasıydı. Bu adım, güvenlik, enerji ve teknoloji alanlarında daha kapsamlı bir iş birliğinin önünü açarken iki ülke arasındaki ticari, bilimsel ve kültürel alışverişi de destekliyor.

Ayrıca enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerinde Fransa ile yürütülen büyük projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyor. Bunlar arasında yeni köprüler üzerinden Bahreyn’i Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi de bulunuyor.”

Ekonomi alanındaki görüşmelerde enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerindeki iş birliği de ele alındı. Bahreyn’i KİK ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi üzerinde durulurken Macron, enerji iş birliği kapsamında Fransa’ya aylık 100 bin ton dizel tedarik edilmesinin güvence altına alındığını belirtti.

Macron, enerji alanındaki ortaklığın önemine değinerek, “Total şirketinin başkanının da bizimle birlikte olmasından memnuniyet duyuyorum” dedi. Macron ayrıca Bahreyn’in Fransa’ya ayda 100 bin ton dizel tedarik edilmesine katkıda bulunacağını açıkladı.

Ziyaret kapsamında sivil nükleer enerji alanında barışçıl amaçlı kullanımlara yönelik bir mutabakat zaptı da imzalandı. Anlaşma, eğitim ve uzmanlık programları aracılığıyla Bahreyn’in sivil nükleer enerji programı için gerekli yetkinliklerin ve becerilerin geliştirilmesini amaçlıyor.

Kral Hamad, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine yaptığı katkılardan dolayı Macron’a Şeyh İsa bin Selman Al Halife Nişanı’nın üstün dereceli nişanını da takdim etti.

Macron’un Manama ziyareti, Fransa’nın enerji güvenliğini güçlendirmeyi ve Körfez ülkeleriyle ekonomik ve savunma alanlarındaki iş birliğini genişletmeyi hedefleyen Körfez turunun bir parçasını oluşturuyor. Görüşmelerde ayrıca bölgesel gelişmelerin yanı sıra Ortadoğu’daki savaşın enerji tedariki ve deniz ulaşımı üzerindeki etkileri ele alınıyor. Macron’un Körfez turunu çarşamba günü Katar’da tamamlaması bekleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Körfez turu, ülkede hafta sonu hayat pahalılığına ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı düzenlenen protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarının ardından gerçekleşiyor. Bu gelişmeler, Macron üzerindeki iç siyasi ve ekonomik baskıyı da artırıyor.

Dizel tedariki

Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee, salı günü yaptığı açıklamada Macron’un Körfez turu sırasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’den ayda toplam 200 bin ton ilave dizel tedariki konusunda taahhüt aldığını duyurdu. Her iki ülkenin aylık 100’er bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Anlaşma, toplumsal huzursuzluklar ve hayat pahalılığına yönelik protestoların sürdüğü Fransa’da akaryakıt piyasası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.

Elysee Sarayı, söz konusu miktarın Suudi Arabistan’dan daha önce güvence altına alınan tedarike ekleneceğini bildirdi. Suudi Arabistan’ın ekim ve kasım aylarında aylık 95 bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Böylece Fransa’nın Körfez ülkelerinden aldığı tedarik taahhütleri ayda toplam 295 bin tona ulaşacak. Bu miktar, Fransa’nın toplam dizel tüketiminin yüzde 10’undan biraz fazlasına karşılık geliyor.

Paris yönetimi, yakıt fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmek ve iç piyasada istikrarı sağlamak için bu tedariklere güveniyor. ABD ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde yaşanan aksamalar, enerji taşımacılığı ve deniz sigortası maliyetlerini artırmış durumda.

Bu çerçevede Elysee Sarayı, Kuveyt’in Hint Okyanusu’ndaki Fransız denizaşırı toprakları Mayotte ve Réunion’a dizel ve jet yakıtı tedarik etme taahhüdünde bulunduğunu da açıkladı. Sevkiyatların, savaşın başlamasından bu yana deniz trafiğinin aksadığı Hürmüz Boğazı’ndan geçmemesi için Umman üzerinden gerçekleştirilmesi planlanıyor.

sxcdfvgbh
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Bahreyn’deki Sakhir Hava Üssü’ne gelişinde karşılarken (AFP)

Fransa ayrıca deniz taşımacılığına ilişkin sigorta maliyetlerini düşürmek amacıyla bölge ülkeleriyle görüşmeler yürütüyor. Bu girişimin, şirketlerin boğaz üzerinden daha fazla miktarda yakıt taşımasını sağlaması ve güvenlik risklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlaması hedefleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanlığı, söz konusu düzenlemelerin Körfez ortaklarıyla uzun vadeli taahhütler aracılığıyla ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. İlave tedarikin, Fransa’nın stratejik rezervlerinin bir bölümünün piyasaya sunulmasıyla birlikte fiyat baskısını hafifletebileceği ifade edildi. Ancak akaryakıt istasyonlarındaki fiyatların ne ölçüde düşeceğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.

Macron, pazar günü Fransız halkına televizyondan yaptığı konuşmada, Körfez turu sırasında ilave enerji tedarikini güvence altına almak için çalışacağı sözünü vermişti. Bu girişim, enerji krizinin tüketiciler ve Fransa ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlandırmayı amaçlıyor.

Fransa’nın bu adımları, enerji ithal eden ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye ve Körfez’deki ticaret akışının kesintiye uğramasından kaynaklanan riskleri azaltmaya çalıştığı bir dönemde atılıyor. Paris yönetimi, deniz ulaşımının güvenliği ve enerji piyasalarının istikrarı konusunda bölgesel ortaklarıyla temaslarını sürdürüyor.