Çavuşoğlu: Libya da Birleşik Krallık da biz de tek çözümün siyasi çözüm olduğunu düşünüyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (İHA)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (İHA)
TT

Çavuşoğlu: Libya da Birleşik Krallık da biz de tek çözümün siyasi çözüm olduğunu düşünüyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (İHA)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (İHA)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu İngiltere'deki temaslarında Libya konusunda da ele alındığını ifade ederek, "Birleşik Krallık da biz de, Türkiye olarak da en iyi çözümün hatta tek çözümün siyasi çözüm olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İngiltere'ye gerçekleştirdiği çalışma ziyareti kapsamında Başbakan Boris Johnson ile Başbakanlık konutunda bir araya geldi. Bakan Çavuşoğlu, görüşmenin ardından İngiltere temaslarına dair ve İngiltere Başbakanı Johnson ile gerçekleştirdiği görüşmenin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab'ın daveti üzerine İngiltere'ye çalışma ziyareti gerçekleştirdiğini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, "Dominic Raab ile yemek yemeden önce Büyükelçilik'te Dostluk Grubu Başkanı Jeffrey Donaldson ile görüştüm ve Dominic Raab ile bir çalışma yemeğinde bir araya geldik. Covid-19 sürecinde iş birliğimiz Covid-19 sonrasında da yine Covid ile ilgili, sağlıkla ilgili nasıl sürdürebiliriz, serbest ticaret anlaşmasını müzakere ediyoruz. Onu ne zaman imzalayacağız, yine ekonomik ilişkilerimizi nasıl geliştireceğiz, Brexit sonrasında ilişkilerimizi hangi alanlarda daha iyi geliştirebiliriz. Turizmden sağlık turizmine kadar birçok savunma sanayindeki iş birliğimize kadar birçok konuyu birlikte değerlendirdik" dedi.

"Avrupa Birliği ilişkileri, Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerini değişik boyutlarıyla ele aldık"
Bakan Çavuşoğlu, "Diğer taraftan tabi Libya’yı, Suriye’yi, diğer bölgesel konuları birlikte birlikte ele alma imkanımız oldu. Bundan sonra yine Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Wendy Morton ile de bir araya geldik. Avrupa Birliği ilişkileri, Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerini değişik boyutlarıyla ele aldık" şeklinde konuştu.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson'a nezaket ziyaretinde bulunduklarını belirten Bakan Çavuşoğlu, "Kendisini gayet iyi gördük, sağlık gördük ve Cumhurbaşkanımızın selamını ilettik. Aynı şekilde kendisini Türkiye’ye davetini yineledik ve bebeği için tebrik ettik" dedi.
Çavuşoğlu, "Tatlı Dil Forumu'nu Mart’ta ya da Mayıs’ta gelecek sene gerçekleştireceğiz. Cumhurbaşkanımız, eğer Boris gelirse birlikte eş başkan yapacaklar. Yine seyahati konuştuk, turizmi konuştuk ve sağlıkla ilgili iş birliği dahil birçok, biraz önce bahsettiğim konulara da kısa kısa değinerek görüş alışverişinde bulunduk. Faydalı oldu" ifadelerini kullandı.

Brexit sonrası ilişkiler
Bakan Çavuşoğlu İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkışına yönelik, "Şimdi Brexit sonrası biliyorsunuz bu serbest ticaret anlaşması ile ilgili müzakerelerimiz var. Bir de Ankara Anlaşmasından dolayı burada yaşayan vatandaşlarımızın ve ailelerinin ya da iş kuranların da etkilenmemesi için yine ticari konuların dışında bir müzakerelerimiz var. Bunları neticelendirmek istiyoruz" dedi. Çavuşoğlu, "Ayrıca Brexit sonrası Birleşik Krallık'ın zaten NATO müttefikiyiz ama ekonomik ilişkiler ve diğer alanlarda da zaten ilk başından bu yana arayışlar içinde olduğunu siz de biliyorsunuz. Biz de zaten Birleşik Krallıkla ilişkilerimizi her zaman daha da ileriye götürme konusunda kararlıydık" diye konuştu. Bakan Çavuşoğlu, "Dolayısıyla bu süreçte birçok alanda ilişkilerimizi nasıl geliştirebiliriz, bunu konuştuk. Yani Birleşik Krallık Avrupa Birliğinden ayrılsa da Avrupa kıtasının en önemli parçası olmaya devam edecek. Dolayısıyla daha sonraki süreçte, biraz önce söylediğim konularda ticaretimiz ve buradaki insanlarımızın statüsünün zarar görmemesi için atılacak adımlar var. Ama onun da ötesinde gelecekteki hedeflerimize birlikte nasıl gidebiliriz bunları konuştuk" dedi.

"Libya'da tek çözümün siyasi çözüm olduğunu düşünüyoruz"
Bakan Çavuşoğlu temasları kapsamında Libya konusunda da ele alındığını ifade ederek, "Birleşik Krallık da biz de Türkiye olarak da en iyi çözümün hatta tek çözümün siyasi çözüm olduğunu düşünüyoruz ve bundan sonra ve Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında bu siyasi sürece hız vermemiz lazım" dedi.
Bakan Çavuşoğlu, "Ama tabii ki Serrac hükümetinin, meşru hükümetin de ateşkes ile ilgili, ateşkesin kalıcı olmasıyla ilgili şartları ve tereddütleri var. Onların da yerine getirilmesi lazım. Artık bir daha bu ateşkesin ihlal edilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Libya’nın birliği ve toprak bütünlüğü konusunda zaten Birleşik Krallıkla da bir görüş ayrılığımız yok"
Çavuşoğlu, "Bunların modaliteleri nedir, o konuda bazı Libya ziyaretimiz de oldu biliyorsunuz hem bizim hem de daha sonra Savunma Bakanımızın. Bu konularda bilgi verdik ama siyasi çözüm ve Libya’nın birliği ve toprak bütünlüğü konusunda zaten Birleşik Krallıkla da bir görüş ayrılığımız yok" şeklinde konuştu.

Manchester'da başkonsolosluk müjdesi
Bakan Çavuşoğlu, "Bu arada size güzel bir haberi, burada yaşayan vatandaşlarımız için paylaşmak isterim. İnşaallah Manchester'da da bir başkonsolosluk açacağız. Vatandaşlarımıza yerinde kaliteli hizmet vermek için misyon sayımızı her yerde olduğu gibi burada, Birleşik Krallık’ta da arttıracağız" ifadelerini kullandı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.