İran’da koronavirüs kaynaklı ölüm vakası 12 bini aştı

Sağlık Bakanı suçu ekonomik faaliyetlerin başlatılmasında buluyor

Tahran’ın merkezindeki bir caddede dün trafik sıkışıklığı görülürken, bulaş ve ölüm vakalarında artış yaşandı (Reuters)
Tahran’ın merkezindeki bir caddede dün trafik sıkışıklığı görülürken, bulaş ve ölüm vakalarında artış yaşandı (Reuters)
TT

İran’da koronavirüs kaynaklı ölüm vakası 12 bini aştı

Tahran’ın merkezindeki bir caddede dün trafik sıkışıklığı görülürken, bulaş ve ölüm vakalarında artış yaşandı (Reuters)
Tahran’ın merkezindeki bir caddede dün trafik sıkışıklığı görülürken, bulaş ve ölüm vakalarında artış yaşandı (Reuters)

İran’da en yüksek ölüm vakasının kaydedildiği ‘Kara Gün’ün ardından, koronavirüsün neden olduğu ölümlerin sayısı 12 bini aştı. Sağlık Bakanı suçu ekonomik faaliyetlerin yeniden başlatılmasına atarken, baskıların artması durumunda bazı sırları açıklayacağı konusunda uyardı. Medyada daha kötü koşullara yönelik tehlike çanları çalarken Tahran valisi, başkentin kırmızı alarm seviyesine ulaşması halinde durumu kontrol altına almanın zorlaşacağı uyarısında bulundu. Başkentte bulunan koronavirüsle mücadele yetkilisi, Tahran’da kısıtlamaların yeniden uygulanması ve tüm faaliyetlerin iptal edilmesi gerektiği konusunda ısrar etti.
Sağlık Bakanlığı sözcüsü Sima Sadat Lari, son 24 saat içerisinde koronavirüs sebebiyle 153 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 691 kişinin ise enfeksiyon kaptığını bildirdi. Son vakalarla birlikte İran genelindeki vefat sayısı toplamı 12 bin 84’e, enfekte vaka sayısı ise 248 bin 379’a yükseldi.
Sağlık Bakanlığı, yeni vakalar arasında bulunan bin 625 kişinin tedavi görmek üzere hastaneye yatırıldığını doğrularken, resmi veriler, yoğun bakım ünitelerinde tedavilerine devam edilen kritik vaka sayısının 3 bin 309 olduğuna işaret ediyor. Buna paralel olarak, yine resmi rakamlara göre, salgın için belirlenen merkezlerde yapılan bir milyon 872 binden fazla koronavirüs tanı testine göre ülke genelindeki iyileşen vaka sayısı 209 bin 463’e yükseldi.
İran yetkili makamlarının virüsten en fazla etkilenen bölgeler için belirlediği kategorizasyona göre, Sağlık Bakanlığı 9 eyaleti kırmızı statüsünde gösterirken, 10 eyalet alarm durumunda veya turuncu statüde kaldı. Yetkililer, ülkenin kuzey doğusundaki Horasan Razavi’ye ve kuzey Mazenderan eyaletlerine zorunlu olmadığı sürece seyahat edilememesi çağrısında bulunurken, batı ve güney eyaletleri salgının yoğunlaştığı bölgeler olarak kalmaya devam ediyor. Öte yandan Tahran ülkenin kuzeyinde, orta bölgelerinde ve doğusunda alarm durumunda olan eyaletler listesinin başında yer alıyor.
İran medyası, günlük en yüksek ölüm vakasının kaydedilmesi ve yetkililer tarafından kırmızı ve alarm seviyesinde olarak sınıflandırılan eyaletlerdeki dikkat çeken vaka artışı sebebiyle önceki günü, koronavirüs salgınının “en kara günü” olarak niteleme noktasında hemfikir. İranlı yetkililerin son haftalarda ülkede böyle bir gelime yaşanmadığını savunurken, Sağlık Bakanı Said Nemeki gelişmeyi “ikinci dalga” olarak tanımlamadan virüs salgınında “yeni bir dalga” meydana geldiğini duyurmuştu.
Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı, İran gazetelerinin manşetlerine işaret ederek, “eşi görülmemiş istatistikler ve acı haberler koronavirüs salgının yeni bir yükselişini gösteriyor. Dört ay sonra, sadece 24 saat içinde 200 kişinin hayatını kaybetti, bu da ülke genelindeki salgında tehlike çanlarının çaldığına işaret ediyor” ifadelerine yer verdi.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün yapılan bakanlar kurulu toplantısında, Sağlık Bakanlığı’na, sağlık protokollerine uymayan aşırı kalabalık merkezleri kapatma yetkisi verildiğini ve ikinci bir emre kadar düğünler ve cenaze merasimlerinin yasaklandığını açıkladı. Ruhani, zorunlu maske kullanımına vurgu yaparak, kurala uymayanlara hizmet verilmesinin engelleneceğini duyurdu. Ruhani, “hükümet daireleri, metrolar, tüneller ve otobüslerde maske kullanmanın zorunludur. Tüm vatandaşların işbirliğiyle daha huzurlu günlere ulaşmayı umuyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Sağlık Bakanlığı Tahran’ı kırmızı kategoride göstermese de, Tahran eyalet valisi Anuşirvan Muhsini Bendebi, “Alarm durumu bizim için kırmızı kategori anlamına geliyor. Çünkü Tahran’ın kendine özgü sorunları var” dedi ve “Eğer Tahran kırmızı kategoriye girerse, durumu kontrol altına almak güçleşir.” sözleriyle ilavede bulundu. Bendebi ayrıca, buradaki çalışmanın yoğunlaştırılması gerektiği çağrısında bulundu.
Tahran Koronavirüsle Mücadele Komitesi Başkanı Ali Rıza Zali dün yaptığı açıklamada, kısıtlamaların yeniden getirilmesi konusunda ısrar ederken, başkent sakinlerinden, şehir içi hareketliliği en düşük seviyeye indirmeleri ve hükümet dairelerinin faaliyetlerinin de yüzde 50’ye düşürülmesi çağrısında bulundu. Zali ayrıca, önümüzdeki hafta yapılacak tüm sınavların ertelenmesini, tüm programlar ve etkinliklerin iptal edilmesini talep etti.
İran’daki bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalarda Zali, “Kısıtlamalar yeterli düzeyde değildi. Tahran’ın bir hafta boyunca kapsamlı karantinaya alınması gerekiyor.” ifadelerine yer verdi ve son 48 saat içinde Tahran’daki vaka sayısı artışının rekor seviyelere ulaştığını belirtti.
Hükümet ajansı ISNA’ya göre de, başkentte nüfusun en yoğun olduğu dört mahallede durum gittikçe kritik bir hal alıyor.
Zali, Tahran’da son gelişmeleri görüşmek için acil bir toplantıyla bir araya gelen yetkililerine, sağlık bakanlığı ve hükümet yetkilileri vaka sayısı ve ölüm oranlarının artışının ardından Tahran’da kısıtlamaları yeniden uygulama olasılığının bulunduğunu günler öncesinde açıkladıklarını belirtti.
Bu arada, hükümete bağlı bir yayın organı olan “İran” gazetesinin yayınladığı idari bir kararnameye göre, Sağlık Bakanı Yardımcısı Kasım Can Babayi, Tahran’daki üç tıp üniversitesinin rektörlerine, bütün hastanelerin koronavirüs hastalarını kabul etmekle yükümlü olduğu yönünde bir mektup gönderdi.
Bununla eş zamanlı olarak, Sağlık Bakanı Said Nemeki dün yaptığı açıklamada, “İran koronavirüs salgınını önlemede ileri gelen ülkeler arasında yer alıyor” sözleriyle kendi performansını savunarak, “bu aşamaya kolay ulaşılamadığını” ifade etti.
Nemeki, önceki gün yaptığı açıklamada, ülkesinin koronavirüs salgınında yeni bir dalganın başlangıcına şahit olduğunu duyurduğu ve Sağlık Bakanlığı’nın uyarılarını dikkate almayan tarafları suçladığı tavrından uzaklaşarak, Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüsle mücadelede, “bakanlığa tahsis edilen bütçenin sadece yüzde 30’unu aldığını” belirtti.
Nemeki, eğer baskıya maruz kalırsa gizli sırları ifşa edeceği tehdidinde bulunarak, “Ekonomik faaliyetlerin yeniden başlamasının vaka sayılarını artıracağını biliyorduk, bu bizim bilgisizliğimizden değil, bilakis ekonomik baskılardan kaynaklanıyordu. Eğer daha fazla baskıya maruz kalırsak, bazılarının bilgisi olmayan şeyleri söylemek zorunda kalacağız.” ifadelerine yer verdi.
İran, hükümetin karantina tedbirlerini tamamen reddetme kararı almasıyla 11 Nisan’da ekonomik faaliyetlerine yeniden başladı. Diğer eyaletlerde ekonomik faaliyetlerin yeniden başlamasından bir hafta Tahran da diğerlerine dahil oldu.
Eyaletler arası seyahatin yasaklanmamasıyla birlikte, virüsün neredeyse hiç bulunmadığı eyaletler salgının merkezi haline geldi.
İç çekişmeler ve vaka sayıları üzerindeki şüpheler, yabancı medya kuruluşlarını ve İran’daki araştırma merkezlerini resmi rakamların sıhhati konusunda araştırma yapmaya itti.
BBC Farsça’nın en son bir hizmeti olan güncel bir araştırma, bahar sonuna kadar İran’daki kurban sayısının “26 binin üzerine çıkma olasılığının” bulunduğu gösteriyor. Bu ilan edilen resmi rakamların iki katı anlamına geliyor.
İran Sağlık Bakanlığı, ülkedeki koronavirüs salgının başlangıcından itibaren ilk üç ay boyunca, koronavirüs sebebiyle 8 bin 339 kişinin vefat ettiğini açıklamıştı. Ancak BBC, İran Medeni Hal Kayıtları Kurumu’nun, bu dönemde fazladan 19 bin vaka kaydettiğine dikkat çekti.
Ölüm vakalarının iki katı olduğu bilgisi yeni değil. Geçtiğimiz mayıs ayında İran Parlamentosu, kurumsal web sitesinde gerçek vaka sayısının resmi rakamların sekiz ila on katı olmasını beklediği bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Daha sonra kaldırılan bu araştırma, İran’daki ölüm vakalarının iki katı olduğunu göstermişti.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.