Üst üste iki gün evinde yangın çıkan genç, bina sakinleri tarafından dövüldü

Üst üste iki gün evinde yangın çıkan genç, bina sakinleri tarafından dövüldü
TT

Üst üste iki gün evinde yangın çıkan genç, bina sakinleri tarafından dövüldü

Üst üste iki gün evinde yangın çıkan genç, bina sakinleri tarafından dövüldü

Antalya’da üst üste iki gün evinde yangın çıkan Rus genç, evi bilerek yaktığını iddia eden bina sakinleri tarafından dövüldü. Kendini, “temizliğe geldim” diye savunan genç, apartman sakinlerinin polis çağırmasının ardından olay yerinden ayrıldı.
Yangın, 7 Temmuz Salı gecesi Muratpaşa ilçesi Altındağ Mahallesi 147. Sokak'taki 7 katlı apartmanın birinci katında çıktı. Edinilen bilgiye göre, daha önce yerleşik Rus annesiyle birlikte yaşayan M.G.’nin yaşadığı evde gece 02.30 sıralarında yangın çıktı. Sebebi henüz bilinmeyen yangında alevleri ve dumanları fark eden apartman sakinleri binayı boşaltarak itfaiye ve polisten yardım talep etti. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede gelen ekipler, yangını kontrol altına aldı. Bu sıra evde olduğu belirtilen M.G., itfaiye tarafından evden çıkartıldı. Olaydan 1 gün sonra da küle dönen aynı evde yangın çıktığı ihbarını alan ekipler, evde çeşitli eşyaların yandığını tespit edip alevleri büyümeden kontrol altına aldı.
İki gün üst üste çıkan yangın sonrası apartman sakinleri bu durumdan şüphelenerek, yangını evde oturan M.G.’nin çıkardığını iddia etti. Apartman sakinleri M.G. hakkında polise şikayetçi oldu.

Elinde eşya dolu poşetle ‘temizliğe geldim’ dedi
Dün öğle saatlerinde ise apartman sakinleri, içerisinde bazı eşyaların yer aldığı büyük bir poşetle eve gelen M.G.’yi apartmana sokmadı. Apartman sakinlerinden biri "Evi yaktığın yetmiyor mu" diyerek M. G.’nin üzerine yürüdü. Rusya uyruklu M. G.’ye yumruk atan apartman sakinine araya giren diğer vatandaşlar engel olmaya çalıştı. "Niye geldin" diye soran apartman sakinine M.G., “Temizliğe geldim. Niye yakıyorsun değil, nasıl yandı demiyorsun. Konuş önce. Ev yanana kadar neredeydin” diyerek karşılık verdi.

“Ben yakmadım”
M. G., basın mensuplarının ‘Evi siz mi yaktınız’ sorusuna ise “Ben yakmadım. Üzerime yandı. Kapı kapalıydı” şeklinde cevap verdi. Apartman sakinlerinin polis çağırması üzerine M.G. elindeki poşetle olay yerinden ayrıldı.

"Şikayetçiyiz"
M.G.’nin uyuşturucu bağımlısı olduğunu ileri süren Ali Yağcı, “İki gün önce evi yakmış. Şikayetçi olduk artık ne ifade verdiyse serbest bırakılmış. Dün yine evi yakmaya gelmiş. Annesi korkudan sığınma evine kaçmış. ‘Kendi evim’ diyor. Kimin evini yakıyorsun sen? Ev sahibi de istemiyor, hala eve geliyor. Şikayetçiyiz” dedi.

“Her akşam burada oturup nöbet tutuyoruz”
Apartman sakinlerinden Sedat Aktan, şahsın bir an önce gözaltına alınıp evden uzaklaştırma kararının alınması gerektiğini söyledi. Aktan, her gece evin etrafında nöbet tuttuklarını belirterek, “Burada doğal gaz borusu var. Bunlar patlayınca mı tedbir alınacak. Bu binada en az 50-60 kişi yaşıyor. Şahsın durumunu ve bizim durumumuzu göz önüne alınıp yetkililerden tedbir alınmasını istiyoruz. Her akşam apartman olarak burada nöbet tutuyoruz. 2-3 akşamdır yanık kokusuyla, dumanla kalkıyoruz.” diye konuştu.
Gece yoğun dumanla uyandıklarını belirten apartman yöneticisi Yusuf Erdaş da “Evin kapısı kapalıymış galiba, dışarıdan girmiş. Bu apartmanda istemiyoruz. Dün akşam arkadaşlarla beraber gidip suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı.
Yangın çıktığı anda apartmandaki komşulara haber veren Özge Balcı ise can ve mal güvenliklerinin tehlikede olduğunu söyledi. Balcı, “6’ncı katta olmama rağmen birinci kattaki dumanlar evime çıkmıştı. Dışarıya çıktığımda her yer duman altındaydı. Can havliyle kendimizi dışarı attık. Bunun yeri hapishane değilse, tımarhane. Biz mağduruz. Apartman olarak hepimiz şikayetçiyiz. Ne can güvenliğimiz var ne de mal” diye konuştu.

"Temizlik yapa yapa canımız çıktı"
Tedirgin olduklarını ifade eden Balcı, “Biz sokakta yatıyoruz. Evimizde yatacak yerimiz yok, her taraf kömür. Temizlik yapa yapa canımız çıktı” şeklinde konuştu.



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.