Lübnan’da krizler bitmiyor: Koronavirüs salgını önlenemiyor

1 Temmuz’da Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’na ulaşan bir yolcu (EPA)
1 Temmuz’da Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’na ulaşan bir yolcu (EPA)
TT

Lübnan’da krizler bitmiyor: Koronavirüs salgını önlenemiyor

1 Temmuz’da Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’na ulaşan bir yolcu (EPA)
1 Temmuz’da Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’na ulaşan bir yolcu (EPA)

Lübnan, son iki gün içinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısında ani bir artış kaydederken, son dönemde gözlenen günlük vaka oranındaki istikrar da bozuldu. Sağlık Bakanı Hamad Hasan vaka sayılarındaki artışı gurbetçilerin dönüşüne bağladı.
Lübnan Sağlık Bakanı Hasan yaptığı açıklamada, “Bugün göçmenlerin ülkeye dönüşüyle birlikte yaşadığımız sorun, Lübnan’ın tüm bölgelerine yayılan vakaların kaynağıdır” dedi ve “bu durum gözlemlediğimiz toplumsal farkındalığa da bağlı olmalı” dedi. Ayrıca, “Bir tehlike var, ancak ortak sorumluluk alarak ve herhangi bir kısıtlamaya gidilmeksizin bu tehlikenin hafif ve orta boyutlu olacağını” vurguladı. İçişleri Bakanlığı tarafından koronavirüs salgınının yayılımını sınırlamak için yeni tedbirler alma olasılığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Hasan, “Yakında, Koronavirüs Salgınıyla Mücadele Ulusal Komitesi toplantısı yapacağız. Saha verilerini, bulaş sayılarını ve hastanelere yatırılan vaka sayılarını değerlendireceğiz” açıklamasında bulundu.
Halk Sağlığı Bakanlığı’na bağlı ekipler dün, Cibâl el-Botm,  Bazûriye ve Sıddîkîn gibi ülkenin güneyindeki birçok belde ve köyde salgından etkilenen kişilerle temasta bulunanlara yönelik olarak “BCR” testleri yaptı. Bu testler, Bazûriye Belediyesi’nin yeni koronavirüs vakaları nedeniyle “kasabanın bir sonraki duyuruya kadar karantinaya alındığını, eczaneler ve gıda kuruluşları hariç olmak üzere şehirdeki tüm ticarethaneler ve işletmelerin kapatıldığını” duyurmasının ardından geldi. Ayrıca ez-Zrariye Belediyesi de dışarıdan gelen bir çocukta koronavirüs testinin pozitif çıktığının izlenmesinin ardından, yarın Sağlık Bakanlığı’yla işbirliği içerisinde düzensiz testler yapılacağını duyurdu. Koronavirüs test sonucu pozitif çıkan çocuğun ev karantinasına alındığı, durumunun Sağlık Bakanlığı’yla birlikte izlendiğini, ayrıca beldede izlenen çok sayıda vaka olduğu bilgisine yer verildi.
Koronavirüs salgınında ikinci bir dalganın başlamasına yönelik endişeleri artıran birçok vakaya rağmen Sağlık Komitesi Başkanı Milletvekili Asım Araci, “halihazırda tanık olduğumuz şey, salgının ikinci dalgası değil. Eğer meydana gelecek olursa ikici dalga sonbahar başlangıcıyla birlikte başlayacak” ifadelerine yer verdi. Araci, “Bugün şahit olduğumuz durum, önleyici tedbirlere saygı duyulmaması ve gevşeklik gösterilmesi, havaalanlarının yeniden açılması, bazı kişilerin karantina tedbirlerine riayet etmemesi gibi birçok faktör nedeniyle son zamanlarda artan vakaların ilk dalganın devamı olduğudur. Belki salgının yayılması değil de psikolojik faktörün yokluğu vatandaş için yegane endişe haline geldi” ifadelerine yer verdi.
Araci Şarku’l Avsat’la yaptığı röportajda, sonbaharın yaklaşmasıyla beraber artan vaka sayılarını “elbette güven verici bir gösterge” olarak görmediğini, “fakat aynı zamanda endişeye de mahal bulunmadığını, bilakis koruyucu tedbirlere dikkatli ve sıkı bir şekilde” bağlı kalınması gerektiğini belirtti. Araci, gerçek tehlikenin, “yoğun bakım ünitesine girmesi gereken hasta sayısının artmasıyla birlikte, hastanelerdeki kapasite sorununun ortaya çıkması” olacağını ifade etti.
Sağlık Komitesi Başkanı Araci, bu bağlamda, “şu ana kadarki vakaların büyük bir yüzdesinin hala herhangi bir semptom göstermeyen vakalar” olduğunu ve “hala uluslararası olarak makul görülen rakamlarda seyreden vefat oranları eğer buna ilave edilecek olursa bunun iyi bir gösterge” olduğunu belirtti. Araci, Lübnan’da 2 bin 500, yoğun bakım ünitesi yatağı ve bin 500 solunum cihazı olduğu hatırlatarak, “ancak koronavirüs hastaları dışındaki hastalar tarafından kullanılan yatak ve cihazları düştüğümüzde elimizde yaklaşık olarak 500 yatak, 500 solunum cihazı kalmaktadır.” ifadelerine yer verdi.
Aynı bağlamda, Sağlık Bakanlığı’ndan bir kaynak, artan vaka sayıları konusunda vatandaşlara güven telkin ederek, “bunun havaalanının açılmasıyla beklenen bir şey olduğunu, korku ve endişe kaynağı teşkil etmediğini, ülkeye dönenler için alınan koruyucu tedbirlerin olması gerektiği şekilde takip edildiğini” ifade etti. Ancak “asıl korkulması gereken hususun, bazı insanlardaki önleyici tedbirlerden kaçma, uygun davranış bilinci ve farkındalıktan yoksunluk” olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan kaynak, önümüzdeki günlerde önlemlerin sıkılaştırılmasına ve tedbirlere uymayanların cezalandırılmasına şahit olunacağına işaret etti. Ayrıca bazı belediyelerin “Ceza Kanununun 604. maddesinin ‘İnsani hastalıklardan bir salgın hastalığının yayılmasında, kanunlara veya nizamlara uymada gevşeklik gösteren, ihmal eden veya dikkatsiz davrananların para cezasına ek olarak hapisle cezalandırılması’ hükmü doğrultusunda cezai yaptırımlar uygulamaya başlayacağını” vurguladı.



Selam: Washington, Fransa'nın ‘mekanizma müzakerelerinden’ çıkarılmasını talep etmedi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)
TT

Selam: Washington, Fransa'nın ‘mekanizma müzakerelerinden’ çıkarılmasını talep etmedi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam bugün yaptığı açıklamada, Lübnan’ın ABD ile karşı karşıya gelme durumu olmadığını belirtti ve Washington’ın ‘Ateşkesi Denetleme Komitesi (Mekanizma) müzakerelerinden Fransa’yı çıkarma talebinde bulunmadığını’ vurguladı.

En-Nehar gazetesine konuşan Selam, Paris ve Beyrut’un Lübnan ordusunu destekleme konferansının 5 Mart’ta Paris’te gerçekleştirileceği konusunda anlaşmaya vardığını söyledi. Selam, bu çerçevede Katarlı Bakan Muhammed el-Huleyfi’nin yarın Beyrut’a geleceğini ve hazırlık toplantısının şubat ayında Körfez ülkelerinden birinde, muhtemelen Katar’da düzenleneceğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump ile Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron arasındaki anlaşmazlığın Lübnan’daki Fransız rolünü aksatıp aksatmayacağı sorusuna ise Selam, “Mekanizma sorunu, çok daha önemli olan diğer sorunların yanında küçük bir mesele. Açıkçası Lübnan dünyanın merkezi değil” yanıtını verdi.

Selam, önceki gün Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı görüşmenin ardından, Macron’un ‘Ateşkesi Denetleme Komitesi’nin rolüne bağlı kalma taahhüdünü’ yinelediğini aktararak, Lübnan’ın ‘Fransa’nın kurucu rolü devam ettiği sürece mekanizmada varlığının sürmesini istediğini ve güneydeki Fransız varlığına bağlı kaldıklarını’ vurguladı.

Selam ayrıca, “Mekanizma halen aktif ve işlevi bitmiş değil. Ateşkes anlaşmasıyla kuruldu ve gerektiğinde Lübnan sivil varlığını güçlendirmek için hazır” dedi.

Lübnan’da çıkan bazı sızıntılar, ABD’nin mekanizma toplantılarına Fransız katılımını istemediğine işaret etse de Selam, ABD’nin ‘Lübnan'ın bir ortağı olduğunu ve Ateşkesi Denetleme Komitesi’nde kilit bir ortak olduğu için onunla bir çatışma içinde olmadığını’ kaydetti.


Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, bir süredir ateşkes sağlanması yönünde çabalar yürütüldüğünü belirterek, mevcut ateşkesin ‘ABD ordusunun talebi üzerine’ hayata geçirildiğini açıkladı.

Abdi, “Önümüzdeki kısa süre içinde anlaşmayı uygulamaya hazırız… Birçok konuda mutabakat sağlandı” ifadelerini kullandı. Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna konuşan Abdi, “Ateşkes süresini değerlendirecek ve bu dönemde 18 Aralık anlaşmasında somut ilerleme kaydetmeye çalışacağız” dedi.

Anlaşmaya göre hükümet güçlerinin Kürt bölgelerine girmeyeceğini belirten Abdi, buna karşın SDG’ye bağlı kurumların devlet kurumlarıyla entegre edileceğini söyledi.

Abdi, Şam’dan kente girilmemesi yönünde talepte bulunulduğunu ve bu talebin kabul edildiğini ifade ederek, tarafların buna bağlı kalmasını umduklarını dile getirdi. Abdi, Kobani ve Kamışlı’ya ilişkin herhangi bir çözümün, Serekaniye (Resulayn) ve Afrin’i de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Jdkdk
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştü. (Kürdistan Demokrat Partisi – KDP)

Abdi, “Ateşkes süresini, varılan anlaşmayı hayata geçirmek için değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi. Sürecin müzakereler çerçevesinde ilerlediğini belirten Abdi, taraflar arasında bazı maddelerde uzlaşı sağlandığını, ancak kendilerine yöneltilen bazı taleplerin de bulunduğunu ifade etti.

Mevcut sürenin, entegrasyon yönünde somut adımlarla tamamlanacağını kaydeden Abdi, SDG’nin 18 Aralık’ta Şam ile varılan anlaşmayı kısa süre içinde uygulamaya hazır olduğunu vurguladı. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği görevleri için bazı isimlerin önerildiğini, ancak şu ana kadar üzerinde mutabakata varılmış bir listenin oluşmadığını söyledi.

Abdi, görüşmelerin uluslararası himaye altında yürütüldüğünü; ABD’nin siyasi ve askeri kurumları ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da sürece dahil olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yaşananların nihai bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Abdi, uluslararası toplumun gerilimi düşürmeye yönelik çabalarının, Şam’ın taahhütlerine bağlı kalmasına ve öne sürülen talepleri uygulamasına bağlı olduğunu vurguladı. Abdi, ‘kabul edilemez’ koşullar dayatılmadığı sürece bu girişimlerin başarıya ulaşacağını dile getirdi.

Mxmxm
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (North Press Agency – NPA)

Bu çerçevede Abdi, Şam ile ‘açık bir iletişim hattının’ bulunduğunu belirterek, yapılan anlaşma uyarınca ordunun Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelere girmemesi gerektiğini vurguladı.

Abdi, Suriye hükümetiyle bir anlaşma ve çözüme ulaşılana kadar ‘direnişin’ süreceğini ifade ederken, Kobani’nin tıpkı 2014 yılında olduğu gibi bu direnişe öncülük edeceğini söyledi.

Jxjxj
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları, Kürtlerin kontrolündeki Ayn el-Arab (Kobani) şehrine geldi. (AFP)

SDG bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı grupların sabahın erken saatlerinden itibaren saldırılar başlatmasının ardından Kobani’nin güneydoğusunda şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla hedef almakla suçladı.


SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
TT

SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kobani/Ayn el-Arab kenti üzerinde yeniden saldırı, kuşatma ve sürekli baskılar yaşandığını duyurdu. Açıklamada, bunun ‘kentin halkının iradesini zayıflatma ve istikrarı bozma amaçlı açık girişimler’ olarak nitelendirildiği belirtildi. SDG, kuzey ve doğu Suriye’de istikrarın bozulmasının bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu ve terör örgütlerine saflarını yeniden organize etme ve faaliyetlerini canlandırma fırsatı verdiğini vurguladı.

SDG, sabah saatlerinden itibaren Suriye hükümetine bağlı güçlerin Kobani’nin güneydoğusunda SDG unsurlarına saldırmasıyla şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla bombalamakla suçladı.

Suriye ordusu, dört gün süren önceki ateşkesin sona ermesinin ardından, Kürt güçleriyle ateşkesi 15 gün daha uzattığını önceki gün duyurmuştu.

SDG, hükümete bağlı grupların saldırılarının ‘ateşkesin net bir ihlali’ olduğunu belirterek, bunun Şam’ın taahhütlerine uymadığını ve bölgedeki istikrarsızlık politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. SDG, ateşkesi garanti eden taraflardan ‘bu saldırıları durdurmak ve Şam’ın sürdürdüğü tırmanışı sonlandırmak için derhal harekete geçmelerini’ talep etti.

SDG, bugün Kobani’nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 11. yıldönümü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, “Bugünkü Kobani saldırısı, DEAŞ’a karşı kazanılan zaferin simgesine doğrudan bir saldırıdır; projeyi bozan bir şehre yönelik intikam girişimidir ve istikrarı zayıflatma, kaosu körükleme ve terörün geri dönmesine alan açma girişimlerinden ayrı değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

SDG, uluslararası topluma yönelik açık bir mesaj vererek, “DEAŞ’a karşı elde edilen kazanımları korumak ve bu savaşta ağır bedeller ödeyen bölgelerin güvenliğini ve istikrarını sağlamak siyasi bir tercih değil, ortak bir etik ve hukuki sorumluluktur” dedi.

Açıklamada ayrıca, “Kobani’ye yönelik sessizlik, terörün yenilgiye uğratılması için verilen fedakârlıklarla çelişiyor ve uluslararası çabaları zayıflatıyor” denilerek, Kobani’nin “direniş ve kararlılığın kalıcı simgesi olmaya devam edeceği; 11 yıl önce kazanılan zaferin sadece anı değil, özgürlüğü savunma, şehitlerin kazanımlarını koruma ve Suriye halkları için güvenli, demokratik bir gelecek inşa etme yönünde yenilenmiş bir taahhüt” olduğu vurgulandı.