Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi ve tartışmalar

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi ve tartışmalar
TT

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi ve tartışmalar

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi ve tartışmalar

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay 10. Dairesi’nin Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını önceki gün iptal etmesi üzerine Ayasofya Müzesi’ni camiye çevirme kararı aldı. Erdoğan’ın kararına karşı uluslararası camiadan yükselen tepkilerin yanı sıra karar, Türkiye içinde büyük bölünmelere yol açtı.
Erdoğan, Cuma akşamı Türk halkına hitap ettiği konuşmasında, Fatih Sultan Mehmed’in 1453 Konstantiniyye fethinden önce Bizans Devleti döneminde 900 yıl boyunca kilise olarak kullanılan Ayasofya’nın 24 Temmuz’da resmi olarak ibadete açılacağını duyurdu. Erdoğan, “Ayasofya’nın müze statüsünden çıkmasıyla ücretli giriş uygulamasını kaldırıyoruz. Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları yerli ve yabancı, müslim ve gayrimüslim herkese kapıları sonuna kadar açık olacaktır” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesine tepki gösterenlerin Türkiye’nin egemenlik hakkına saldırdığını belirterek, “Vatikan'ın müzeye dönüştürülerek ibadete kapatılmasını talep etmekle Ayasofya'nın müze olarak kalmasında ısrarcı olmak aynı mantığın ürünü” dedi.
Türkiye, kararı destekleyenler ile tepki gösterenler olarak ikiye bölündü. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gelişmeyi, ‘milleti sevindiren bir karar’ diyerek, tebrik etti. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Twitter hesabından, “Ayasofya Camii hayırlı, uğurlu olsun” diye yazdı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Twitter hesabından, “Ayasofya’nın ibadete açılması, on yıllardır beklenen özlemin gerçeğe dönüşmesidir. İktidar ve muhalefetin takındıkları sorumlu tavır takdire şayandır. Fethin sembolü, Fatih’in emaneti olan ve İstanbul’un tüm medeniyet birikimini barındıran Ayasofya Camii hayırlı olsun” açıklamasında bulundu.
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Twitter’dan, “Ayasofya’nın ibadete açılması hayırlı olsun. İnsanlığın ortak tarihi mirası olan bu eşsiz yapının korunması ve geleceğe taşınması için her türlü çabayı göstereceğiz” ifadeleriyle karara destek verdi.
Buna karşılık, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter üzerinden yaptığı canlı yayında konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Egemenlik üzerinden gitmek… Bu zaten bizim topraklarımız. Bizim topraklarımızda egemenlik konusu mu tartışılır? Müze yapmışlar tamam. Şimdi siz bu müzeyi değiştirmek istiyorsunuz, ibadete açmak istiyorsunuz. İyi, güzel. O dönemde bir kararnameyle müzeye dönüştürülmüştü, şimdi bir kararnameyle ibadete açılacak, bu kadar basit. Açıyorsanız açarsınız. Yani bunu siyasi rant alanına dönüştürmek kadar büyük bir yanlış yok. Onlar şöyle hesapladılar, ‘Biz şimdi müzeyi ibadethaneye dönüştüreceğiz, CHP buna karşı çıkacak. Biz de diyeceğiz ki bak işte gördünüz mü, biz yıllardır diyorduk bu CHP dinsiz imansız diye, bak yine karşı çıktılar.’ Tam tersi, açıyorsan aç kardeşim.”
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, Erdoğan’ı eleştirdi.
Gergerlioğlu, “Ülkede hukuk devletini geçiniz devlet diye bir şey kalmadı. Dünya kriterlerini, dünya endekslerine bakıyoruz, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, Afrika ligine düşmüş bir Türkiye görüyoruz. Bütün Adaletsizliklerden sonra iktidar ne yapıyor? Ayasofya’yı cami olarak çeviriyor. Yani ne yapıyor? Dine karşı dini kullanarak halkı kandırmaya çalışıyor. Dine karşı dini kullanmaya çalışıyor. Merhum Ali Şeriati’nin bir kitabıdır lütfen herkes okusun, muazzam bir eserdir” diye konuştu.
Öte yandan, MetroPOLL Araştırma'nın her ay düzenli olarak yaptığı 'Türkiye'nin Nabzı' araştırmasında katılımcılara, "Ayasofya'nın ibadete açılması konusunun bugünlerde gündeme getirilmesinin amacı sizce nedir?" sorusu soruldu.
Katılımcıların yüzde 43,8'i bu soruya, "Mevcut ekonomik krizin konuşulmaması için gündem değiştirmek" yanıtını verirken, yüzde 30’u "Müze haline dönüştürülen caminin tekrar cami haline dönüştürülmesi" dedi.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.