Mali’de Cumhurbaşkanı’na yönelik protestolar düzenleniyor

Muhalefet figürlerinden İmam Mahmud Dicko tarafından yönetilen protesto hareketi, zaten kırılgan nitelikteki devletin istikrarını baltalama olasılığı taşıyor (Reuters)
Muhalefet figürlerinden İmam Mahmud Dicko tarafından yönetilen protesto hareketi, zaten kırılgan nitelikteki devletin istikrarını baltalama olasılığı taşıyor (Reuters)
TT

Mali’de Cumhurbaşkanı’na yönelik protestolar düzenleniyor

Muhalefet figürlerinden İmam Mahmud Dicko tarafından yönetilen protesto hareketi, zaten kırılgan nitelikteki devletin istikrarını baltalama olasılığı taşıyor (Reuters)
Muhalefet figürlerinden İmam Mahmud Dicko tarafından yönetilen protesto hareketi, zaten kırılgan nitelikteki devletin istikrarını baltalama olasılığı taşıyor (Reuters)

Mali’nin başkenti Bamako'da son bir yılın en gergin anları olarak tanımlanan olaylarda, can kaybı ve yaralanmalara yol açan protestoların ardından, Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita, ‘diyaloğu sürdürme’ ve ‘durumu sakinleştirme’ arzusunu teyit etti.
Cumhurbaşkanı Keita’nın gerginliği azaltma yönünde Çarşamba günü yaptığı konuşma sonrasında binlerce protestocu, Cuma günü öğle namazı sonrasında toplandı. Protesto hareketi liderlerinden biri, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı, son konuşmasında hayal kırıklığına uğrattı” ifadelerinde bulundu.
Protestocular, Cuma günü düzenlenen ve lastiklerin ateşe verilmesi sonucunda farklı bölgelerde yangınların kaydedildiği protestolarda Ulusal Meclis binasına saldırdı. Burada çalışan bir yetkili, “Bazı ofisler tahrip edildi, belgeler imha edildi, varlıklar çalındı. Bu nedenle güvenlik güçleri ateş etmek zorunda kaldı” ifadelerinde bulundu.
Dün akşam yayınlanan açıklamasında maddi manevi kayıpların kesin bilançosunu belirlemek için soruşturma başlatıldığını duyuran Cumhurbaşkanı Keita, ‘mülkiyet, vatandaş ve kurumların güvenliğinin sağlanması’ gerekliliğine değindi.
Cuma günü gerçekleştirilen protesto, 5 Haziran Hareketi İttifakı’nın iki aydan kısa bir süre içerisinde düzenlediği üçüncü büyük gösteri sayılıyor. Dini, siyasi ve diğer sivil toplum figürlerinin de yer aldığı bu hareket, 2013'ten bu yana Mali'nin başında olan Cumhurbaşkanı Keita'ya karşı çıkıyor.
Muhalefet figürlerinden olan İmam Mahmud Dicko tarafından yönetilen protesto hareketi dolayısıyla, Mali’nin ortakları 2012'den bu yana militanlar tarafından saldırıya uğrayan bu ülkedeki kırılgan istikrarın bozulacağından korkuyor.
Ülkedeki nüfus grupları arasında neredeyse beş yıldır kaydedilen şiddet olayları, 2015 itibariyle komşu Burkina Faso ve Nijer'e yayılmaya başladı.
Bamako’daki Gabriel Toure Hastanesi’nde doktor Yamadou Diallo, protestolarda 20 kişinin yaralandığını, bir kişinin ise hayatını kaybettiğini bildirdi.
İki devlet televizyon kanalının verdiği yayınlar, Cuma öğleden sonra kesildi. Kesintinin sebepleri hemen bildirilmese de, AFP’ye konuşan gazeteciler protestocuların radyo ve televizyon genel merkezini bastığını açıkladı.
Aynı kaynaklara göre, bazı protestocular ise şehrin üç köprüsünden ikisindeki trafik hareketini engelledi; bu köprülerden birinde bir kontrol noktası kurdu. Protestoculardan biri olan Sy Kadiatou Sow, “Artık bu rejimi istemiyoruz” ifadelerinde bulundu. Hareketin bir başka lideri olan İsa Kaou Djim ise, “Kimse onu cumhurbaşkanı olarak görmüyor. Ancak atacağımız tüm adımlar demokratik ve cumhuriyetçi bir çerçevede atılacak” dedi.
Hareketin yetkilileri, Cuma günü paylaştıkları 10 noktalı bir belge ile, sivil itaatsizlik çağrısını yineledi. Bu noktalardan ön plana çıkanlar arasında, net bir zaman dilimi belirtilmeyen “bu süre zarfında, ihlallere yönelik para cezalarının artık ödenmemesi” hususu vardı.
Belgede ayrıca tıbbi kurumlar dışında devlet kurumlarına erişimin engellenmesi, yolların kapatılması, internetin kesilmesi durumunda mobil iletişim ekiplerinin örgütlenmesi hususlarına da yer veriliyor.
Nitekim Keita’nın sakinliği saklamak için Çarşamba günü yaptığı açıklamaların bir faydası olmadı. Mart ve Nisan aylarında düzenlenen seçim sonuçlarının iptal edilmesi yönündeki Anayasa Mahkemesi kararının gözden geçirilmesinin önü açıldı. Bu kararlar, mevcut krizin ilk kıvılcımı sayılıyor. Cumhurbaşkanı Keita ise yeni bir anayasa mahkemesinin bu kararları tersine çevirebileceğini ima etti. Ancak 5 Haziran Hareketi; parlamentonun feshedilmesini, hareketin başkanını seçeceği bir geçiş hükümetinin kurulmasını, aynı zamanda Anayasa Mahkemesine 9 yeni üyenin atanmasını talep ediyor.
Cuma akşamı yaptığı açıklamada şiddet eylemlerinden yetkililer sorumlu tutan hareket; güvenlik güçlerini “demokratik, laik ve cumhuriyetçi değerleri savunan barışçıl protestocuları korumaya” çağırdı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.