Mısır, Nahda ihtilafını çözmek için ‘alternatifler’ sundu

Etiyopya’daki Nahda Barajı (DPA)
Etiyopya’daki Nahda Barajı (DPA)
TT

Mısır, Nahda ihtilafını çözmek için ‘alternatifler’ sundu

Etiyopya’daki Nahda Barajı (DPA)
Etiyopya’daki Nahda Barajı (DPA)

Nahda (Rönesans) Barajı’nın doldurulması ve işletilmesine ilişkin bir anlaşmayı görüşmek amacıyla, Afrika Birliği’nin (AfB) himayesinde Mısır, Sudan ve Etiyopya temsilcileri ile gözlemciler arasındaki müzakereler 11 Temmuz’da da devam etti. Mısır, geçen cuma akşamı Etiyopya’nın ‘teknik yönlerin çözümünü erteleme’ önerisini reddetti. Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı, Mısır’ın kuraklıklarla mücadele prosedürlerini daha da yakınlaştırma çabaları çerçevesinde alternatifler öne sürdüğünü belirtti. Kahire, Etiyopya’nın anlaşmazlık noktalarına dair uzlaşı sağlamak amacıyla Mısır’ın alternatifleriyle olumlu şekilde ilgileneceğine dair umudunu dile getirdi.
Müzakereler, AfB’ye iki hafta boyunca başkanlık eden Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa’nın girişimiyle Temmuz ayı başlarında başladı. Müzakereler, ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Güney Afrika’dan gözlemcilerin, AfB Ofisi ve Komisyonu temsilcilerinin ve AfB ofisinden hukuk uzmanlarının katılımıyla gerçekleşiyor. Yarın (pazartesi) teknik ve hukuki düzeylerde görüşmelere devam edilmesi planlanırken, bugün (pazar) ise üç bakanlık toplantısı gerçekleştirilecek.
Kahire, Nil’in 55,5 milyar metreküp tutarındaki su payının azalmasından korkarken, ‘baraj güvenliği ve uzun süreli kuraklık zamanlarında barajın doldurulma kurallarının tanımlanması da dahil’ bu meselelere ilişkin bir anlaşma imzalanmasını talep ediyor. Addis Abada, Mısır veya Sudan’ın çıkarlarına zarar vermemeyi amaçladığını, barajın ana amacının kalkınma sürecini desteklemek için elektrik üretmek olduğunu savunuyor.
Mısır Su Kaynakları Bakanlığı’na göre geçen cuma günü üç ülkeden teknik ve hukuki ekiplerle toplantılar düzenlendi. Teknik komite toplantısı sırasında Mısır, ‘üç ülke arasındaki teknik anlaşmazlıkları çözme girişimi çerçevesinde’ yıllık çalışma kurallarının ve doldurma faaliyetlerinin yanı sıra uzun süren kuraklıklarla başa çıkma prosedürlerine dair önerilerini sundu.
Bakanlık, “Etiyopya tarafı, mevcut müzakere sürecinde anlaşmazlık noktaları hakkındaki bir kararın ertelenmesini önerdi. Öneriyi, anlaşma maddelerinin uygulanmasını takip etmek için sözleşme kapsamında oluşturulacak teknik komiteye sundu. Bu öneri, Mısır tarafından şekil ve içerik olarak reddedildi” ifadelerini kullandı.
Hukuk komisyonu tartışmaları hususunda ise Bakanlık, “Herhangi bir gelişme olmaksızın, anlaşmazlık noktalarına dair uzlaşı sağlamak için faaliyetler devam ediyor. Etiyopya’nın Mısır’ın önerdiği alternatifleri incelemesi, üçlü bakanlar toplantısında meselenin ele alınması için uzlaşı sağlandı” dedi.
Mısır Su Kaynakları Bakanlığı, Etiyopya’nın söz konusu meselenin teknik ve yasal kısımlarına ilişkin sert tavrını sürdürmesinin, kapsamlı bir çözüme ulaşma şansını azalttığını belirtti.
Öte yandan Bakanlık Sözcüsü Muhammed es-Sebai, “Mısır, Nahda Barajı hususunda hala tavrına bağlıdır. Ancak Etiyopya tarafıyla teknik konulara ilişkin önerilerin formülasyonunu araştırıyor” dedi. Sebai, yaptığı açıklamada “Yarın (pazartesi), üç ülkeden baraj gelişmeleri hakkında AfB’ye bir rapor sunulacak. Etiyopya, bizimle ve Sudan ile uzlaşı sağlamadan barajı doldurma hakkına sahip değil” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Sudan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı, “Birkaç gün önce yapılan toplantılar, üç ülkenin hem teknik hem de yasal açıdan askıda kalan meseleleri çözme önerilerini ele aldı. Uzun kuraklıklar sırasında takip edilebilecek tedavilere ve havzadaki kuraklık seviyesini dikkate alarak baraj gölünü doldurma yöntemine yoğunlaştı” dedi. Sudan Bakanlığı, “Sunulan önerilerle, bazı teknik konularda ilerleme kaydedilmiştir. Hukuki yönlere ilişkin olarak görüşmeler, anlaşmanın yükümlülüğü, anlaşmazlıkların çözüm mekanizması ve bu anlaşmanın Nil Havzası’ndaki eski su anlaşmalarıyla ilişkisi de dahil olmak üzere bir dizi temel konu üzerinde gerçekleşti” ifadelerini kullandı. Bakanlık ayrıca, görüşmelerin dostane bir atmosferde ve şeffaf bir şekilde gerçekleştiğini belirtti.



Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
TT

El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen'in ABD ile olan ortaklığına ve meşru hükümete verdiği sürekli desteğe minnettarlığını dile getirerek, uluslararası toplumun Yemen halkıyla birlikte hareket etmesinin devletin bütünlüğünde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.

El-Alimi dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos ile Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerindeki tek taraflı hamlelerinin ardından yaşanan son gelişmeleri görüştü; bu hamleler neredeyse "Yemen'in ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit edecek yeni bir platform açmıştı."

İlgili bir gelişmede, Vatan Kalkanı Güçleri, Hadramut eyaletinin tamamını kontrol altına aldıklarını ve eyaletteki durumun normale döndüğünü açıkladı. Vatan Kalkanı Güçleri İkinci Tümen Komutanı Albay Fahd Bamumen, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, silah veya devlet malını yağmalayanların 48 saat içinde bunları iade etmeleri çağrısı yaptı ve ihlal edenlere karşı yasal ve askeri işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Ayderus ez-Zübeydi'nin, “Geçiş Konseyi”nin Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı Güney-Güney diyaloğuna katılmayı kabul etmesinin ardından, önümüzdeki saatlerde başkent Riyad'a gelmesi bekleniyor.


Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)

Üst düzey bir Yemenli yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden’deki güvenlik durumunun sakin olduğunu ve genel güvenlik tablosunun istikrarlı seyrettiğini söyledi.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura’nın ofis müdürü ve Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed, “Güvenlik planı saatler içinde hayata geçirildi” dedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Amalika Tugayları’na bağlı birliklerin Aden’in ana caddelerine konuşlandığı, kentteki hayati ve kamu kurumlarının güvenliğini sağladığı bildirildi. Cabir Muhammed, “Güvenlik durumu sakin, genel tablo istikrarlı” ifadesini kullandı.

Bu arada Güney Geçiş Konseyi (GGK) heyetiyle birlikte Riyad’a ulaşan Muhammed el-Gaysi, ‘atmosferin olumlu olduğunu’ belirterek, güneyli taraflar arasında diyaloğa yönelik bir dizi görüşmeye başlanmaya hazır olunduğunu söyledi.

El-Gaysi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Aden’den arkadaşlarımla birlikte Riyad kentine ulaştım. Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin himayesinde, güney–güney diyaloğuna hazırlık amacıyla olumlu bir atmosferde bir dizi görüşmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, güneyde yaşanan gelişmelerin devletin, kurumlarının, meşruiyetinin ve yetki temellerinin yeniden kurulması anlamına geldiğini vurguladı.

El-Alimi, bu adımların, istikrarı ve kamu huzurunu korumak, gerçek durumu çatışmalar ve sahte zaferler mantığından uzak bir şekilde ortaya koymak amacı taşıdığını ifade etti.

Başkanlık Konseyi, bir süre önce Aydarus ez-Zubeydi’nin üyeliğini düşürmüş ve onu Başsavcılığa sevk etmişti. Bu karar, ez-Zubeydi’nin vatana ihanet, Yemen Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik konumuna zarar verme, devleti darbeye karşı mücadelede engelleme ve iç fitne çıkarma gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Abdullah el-Alimi, X hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik ve istikrarın korunmasının devlet kurumları, yerel yetkililer ve vatanına bağlı tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu sorumluluğun, hukukun üstünlüğünü sağlamayı ve vatandaşları korumayı garanti edecek şekilde yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah el-Alimi, ez-Zubeydi’nin isyanının ardından güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Ez-Zubeydi’nin ayaklanmasının ardından bugün güney vilayetlerinde yaşananlar, Suudi Arabistan’ın ve Başkanlık Konseyi’nin bu aşamaya gelinmemesi için gösterdiği tüm samimi çabalara rağmen, ulaşmayı arzuladığımız bir durum değil… Yaşananlardan memnun değiliz.”

Diğer yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Bu açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri gerilimin ardından geldi.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahati için planlama yapıldığını, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü aktardı.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.