Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ni çevreleyen Arap ve Afrika Devletleri Konseyi, Kızıldeniz’i tehdit eden çevresel felakete karşı gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu

Fotoğraf (AP)
Fotoğraf (AP)
TT

Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ni çevreleyen Arap ve Afrika Devletleri Konseyi, Kızıldeniz’i tehdit eden çevresel felakete karşı gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu

Fotoğraf (AP)
Fotoğraf (AP)

Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ni çevreleyen Arap ve Afrika Devletleri Konseyi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) FSO Safer adlı Yemen petrol tankerinin batma ve suya bir milyon varilden fazla ham petrol sızdırma tehlikesi karşısında Kızıldeniz’de oluşabilecek olası bir felaketin önüne geçmek için kesin tedbirler alma çağrısında bulundu.
Konsey’in Genel Sekreteri Dr. Ziyad Ebu Gurara konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Komisyon önümüzdeki çarşamba günü petrol tankeri (Safer) konusunun görüşüleceği toplantıya büyük bir önem gösteriyor. Bu görüşme sonucunda elde edilecek sonuçların ve alınacak kararların, tankerin sızdırma yapması veya Hudeyde kıyılarında batması halinde muhtemel bir felaketin insani, çevresel ve ekonomik boyutlarda eşi görülmemiş bir hasar verecek” ifadelerini kullandı.
Gurara yaptığı basın açıklamasında sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası toplumun, tankerde bulunan bir milyon varilden fazla petrolün Kızıldeniz’e sızması halinde küresel çaptaki olası çevresel zararın boyutunun farkında olmasını umuyoruz. Böyle bir olay Kızıldeniz’den başka bir yerde bulunmayan deniz türlerinin neslinin tükenmesine yol açabilir. Bu da diğer ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerin yanı sıra doğal yaşam alanı mirasının ve bir bütün olarak dünyanın önemli genetik zenginliğinin büyük bir parçasını sonsuza dek kaybetmek demek.”
Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ni çevreleyen Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’nin raporuna göre Kızıldeniz’de bulunan balıklar arasındaki endemik türlerin oranı yaklaşık yüzde 14,7’dir. Bu da Kızıldeniz’i Pasifik Okyanusu’nun en güneydoğusunda bulunan Hawaii Adaları ve Paskalya Adası’nın yanında endemik balık türlerinin sayısı açısından dünyanın en zengin üç bölgesine dahil ediyor. Buna ek olarak Kızıldeniz balık aileleri arasında endemik türlerin oranı hatırı sayılır bir biçimde yüksek.
Gurara iklim değişikliğinin olası etkileri sonucunda dünya çapındaki mercan resiflerinin neslinin tükenme ihtimali karşısında tek ümidin Kızıldeniz’deki mercan resiflerinin olduğuna dikkati çekerek “Birçok bilim adamı ve araştırmacı, çevresel koşullar göz önüne alındığında Kızıldeniz’deki mercan resiflerinin, hava sıcaklıklarının yüksek seviyelere ulaşması halinde iklim değişikliğinin olası etkilerine karşı dayanabileceği konusunda hemfikir. Bu yüzden Kızıldeniz’deki mercan resifleri, dünyadaki zarar gören diğer denizlerdeki mercan resiflerinin eski haline dönmesinin ve tekrar ortaya çıkmasının tek kaynağı olabilir. Bu yüzden Kızıldeniz’deki mercan resiflerinin kaybolması ve zarar görmesi dünya denizlerinin geri kalanındaki hayatın eski haline getirilme fırsatının yok olması anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ebu Gurara BMGK’ya, söz konusu felaketi önlemek için BM uzmanlarına tankerin sistemlerinin gerekli teknik değerlendirmesini ve bakımını yapmaları için kolaylık sağlamak da dahil olmak üzere kesin kararlar alınması ve gelecekte bu tür felaketlerin tekrar olmayacağından emin olarak tankerin tamamen güvenli bir şekilde boşaltılmasıyla meselenin çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu.



Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.


İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
TT

İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, dün yaptığı açıklamada, ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların sona erdirilmesinin, 18 Ocak'ta Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşmanın uygulanmasının temel taşları olduğunu söyledi.

İlham Ahmed X'te yaptığı bir paylaşımda, son günlerde bölgedeki birçok köy ve kasabadan kitlesel göç yaşandığını belirterek, "herkes güvenli bir dönüşü bekliyor" ifadelerini kullandı.

Ahmed şöyle devam etti: "Sivil yaşam ciddi şekilde zarar gördü ve eğitim beyaz bir kış boyunca durdu, ancak biz bu savaşı sona erdirmek için çalışmaya ve girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz ve teşekkürü hak eden ulusal ve uluslararası çabalar var."

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.


Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
TT

Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)

Suriye Adalet Bakanlığı dün, hükümetin Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllarca kontrol ettiği Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevini devralma sürecini tamamlamasının ardından, cezaevindeki tutukluların hukuki durumunu incelemek üzere adli komiteler kurulduğunu duyurdu.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, şu anda "mahkumların güvenliğini ve emniyetini sağladığını, insani ve yasal haklarını garanti altına almak için gerekli tüm önlemleri aldığını... buna yiyecek, su ve ilaç temininin de dahil olduğunu" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezaevi, 2014-2017 yılları arasında Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçiren aşırılıkçı gruba karşı ABD desteğiyle mücadele eden SDG tarafından yakalanan ve DEAŞ ile bağlantılı olan tutukluları barındırıyor.

Suriye yönetiminin tüm ülke üzerindeki kontrolünü genişletme çabaları kapsamında, hapishanenin çevresinde son günlerde Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında çatışmalar yaşandı.

ABD ordusu, yaklaşık 7 bin DEAŞ’lı mahkumu Suriye hapishanelerinden Irak'a nakletmeye başladı.

Suriye hükümeti, geçen hafta SDG ile varılan anlaşma uyarınca, hapishaneler de dahil olmak üzere kuzeydoğudaki Rakka ve Deyrizor illerinin kontrolünü ele geçirdi.