Türkiye’nin Libya için ateşkes şartı: Hafter güçleri Sirte ve Cufra'dan çekilsin

Türkiye’nin Libya için ateşkes şartı: Hafter güçleri Sirte ve Cufra'dan çekilsin
TT

Türkiye’nin Libya için ateşkes şartı: Hafter güçleri Sirte ve Cufra'dan çekilsin

Türkiye’nin Libya için ateşkes şartı: Hafter güçleri Sirte ve Cufra'dan çekilsin

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) Sirte ve Cufra’daki eylemlerini destekleyen Türkiye, ülkede ateşkesin tek şartının Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) Sirte'den geri çekilmesine bağlı olduğunu duyurdu.
İngiliz Financial Times (FT) gazetesine konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,  Mareşal Halife Hafter'e bağlı güçlerin sahil kenti Sirte ve stratejik askeri hava üssüne ev sahipliği yapan Cufra bölgelerinden çekilmediği sürece, UMH’nin taarruza devam etmekte kararlı olduğunu aktardı.
Dün yayınlanan röportajda Çavuşoğlu, ülkesinin mantıklı ‘önkoşullarla’ UMH’nin eylemlerini destekleyebileceğini söyledi. Rusya'nın İstanbul'da Rus ve Türk yetkililerle yapılan görüşmelerde somut bir tarih ve saat belirterek ateşkes teklifi sunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, UMH ile yapılan istişareler sonrasından Hafter'e bağlı güçlerin Sirte ve Cufra’dan çekilmesini ön koşul olarak öne sürdüklerini aktardı. Çavuşoğlu açıklamasında, “Şimdi süreç diğer tarafa bağlı. Sürdürülebilir ateşkes için bu ön koşulları kabul etmeliler” ifadelerini kullandı.
Türkiye destekli UMH üçlerince kontrol altında tutulan Libya’nın batısındaki Vatiyye Üssü’ne yapılan hava saldırısı konusuna da değinen Bakan, saldırıyla ilgili soruşturma yürütüldüğünü ve sorumluların hesap vereceğini söyledi. Çavuşoğlu üste Türk eğitmenlerin ve teknik personelin de bulunduğunu ancak hiçbirinin zarar görmediğini belirtti.  Saldırı, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, UMH Başkanı Fayez es-Serrac ile 3 Temmuz'da bir araya geldiği sırada yaşanmıştı. Saldırı sırasında söz konusu hava üssünde hava savunma sistemleri imha edilmişti.
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kararlı tavrı sayesinde  Hafter ile destekçilerinin Trablus'u ‘işgal’  planının tutmadığını ifade etti. Erdoğan Kriter dergisindeki söyleşisinde, UMH’nin kısa sürede darbecileri Trablus'tan söküp atmayı başardığına işaret ederek, “Sahada elde edilen bu kazanımlar, inşallah Libya'nın tamamında barış ve huzurun müjdecisi olacaktır. Libya’nın bir an önce istikrara kavuşması sadece Libya halkının değil, tüm bölgenin çıkarınadır. Bu ülkenin siyasi ve ekonomik açıdan güçlenmesi hem Kuzey Afrika’yı hem de Avrupa’yı rahatlatacaktır” dedi.
Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye siyasetinin bölge ülkelerini istikrarsızlaştırmaya yönelik olduğunu söyleyerek, Türkiye’nin es-Serrac ile imzalanan anlaşmayı kullanarak, BMGK’nın Libya’ya silah ambargosu kararlarını ihlal ettiğini iddia etti. Yunan Bakan açıklamasında, ülkesinin Yunanistan'ın uluslararası hukuk ve Yunan anayasasında tanımlandığı gibi egemenlik haklarını savunmadaki tutumunda kararlı olduğunu vurguladı. Dendias, ülkesinin bugün Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Brüksel’de gerçekleştireceği toplantı sırasında Yunanistan’ın egemenlik haklarının olası ihlaline yönelik Türkiye’ye karşı katı önlemler alma olasılığının incelenmesi talebinde bulunacağını bildirdi.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.