İngiltere uyardı: Koronavirüs bir saatten uzun bir süre havada kalabilir

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yayınlanan koronavirüsün mikroskobik görüntüsü (DPA)
ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yayınlanan koronavirüsün mikroskobik görüntüsü (DPA)
TT

İngiltere uyardı: Koronavirüs bir saatten uzun bir süre havada kalabilir

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yayınlanan koronavirüsün mikroskobik görüntüsü (DPA)
ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yayınlanan koronavirüsün mikroskobik görüntüsü (DPA)

İngiltere hükümetinin bilim danışmanı, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) havada bir saatten fazla kalabileceği konusunda uyarırken bu durumun ülke ekonomisini yeniden canlandırma çalışmalarını baltalayabileceği ifade edildi.
İngiltere'de hükümete danışmanlık yapan bilim insanlarından oluşan Acil Durumlar için Bilimsel Danışma Grubu (SAGE) üyesi Profesör Wendy Barclay, koronavirüsün havada asılı kalan küçük parçacıklarda hayatta kalmaya devam edebileceğini açıkladı. Barclay, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO geçtiğiniz hafta havadaki ‘aerosol’ (hava asıntısı) partiküllerinin virüsün yayılmasının bir yolu olabileceğini kabul ettiği tutumunu değiştirmesinin ardından bu açıklamayı yaptı.
İngiltere’de yayınlanan The Telegraph gazetesinin haberine göre bu yeni tutum, İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın insanları iş yerlerine dönmeye teşvik ederek ekonomiyi canlandırma yönündeki çabalarını baltalayabilir.
Hükümet birkaç aydır insanların evlerinden çalışmalarını talep etmişti. Ancak Başbakan Jonhson, geçtiğimiz cuma günü bir mağazaya yaptığı ziyaret sırasında ilk kez maske ile görüntülenirken, insanların artık iş yerlerine dönmeye başlamalarının oldukça önemli olduğunu söyledi.
Öte yandan virüsün bir kişinin ağzından veya burnundan damlacık şeklinde hava yoluyla bulaşabildiğinin anlaşılmasının ardından insanlar arasında sosyal mesafe uygulanmasına atıfla ‘iki metre kuralı’ ülkede tartışmalara neden oldu. Damlacıklar ağır olduğu için, nispeten kısa bir mesafede yüzeye düşeceği öngörülse de diğer ülkelerin çoğunun benimsediği bir buçuk metre kuralı yerine iki metre kuralının uygulanmasını haklı gösteren kanıtlar oldukça zayıf olması ülkede hararetli tartışmalar başlattı.
Bilim adamları salgının başlamasından bu yana ‘hava asıntıları’ olarak bilinen çok hafif parçacıklar olan aerosol partiküllerinin havadaki asılı kalabileceği konusunda uyarıyorlar. Mukus veya tükürüğün damlacığı olabilen bu partiküllerin boyutu ise 5 mili metreden daha küçüktür.
Prof. Barclay dün BBC’ye verdiği röportajda, “Virüsün enfekte insanların salgıladığı çok küçük damlalar şeklinde havada yaşayabileceğini biliyoruz. Bazen aerosol partikülleri denen çok küçük damlacıklarda bile havada asılı kalabilir ve kendisini salgılayan kişiden uzaklaşabilir. Kovid-19'a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün havada hareket edebilen ve virüsün bulaşıcılığını artıran bu çok küçük damlacıklarda hayatta kalmaya devam edebileceğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Ipsos MORI tarafından yapılan bir ankete göre İngiltere’de her 10 yetişkinden 3'ü koronavirüse yakalanmak konusunda ‘oldukça endişeli’ olduğunu söyledi.
Bununla birlikte Barclay, hükümetin şu anda sadece toplu taşıma araçlarında zorunlu kıldığı yüz maskelerinin zorunlu kullanımını uzatabileceği hafta öncesinde yukarıdaki açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz cuma da İskoçya'daki mağazalarda maske kullanılması zorunlu hale gelmişti.
SAGE üyesi Prof. Barclay açıklamalarına şöyle devam etti:
“Maske kullanımı, gerçek bir enfeksiyon durumunda diğer insanları sizden korumak içindir. Bu virüsün damlalar halinde yaşadığına inanıyoruz. Bu damlacıklar ister büyük ister küçük olsun maske nefes yoluyla virüsle enfekte olmayı engelleyebilir.”
Barclay, ayrıca havayı odada geri dönüştüren klima sistemlerinden ziyade, odaya yeni hava pompalayan havalandırma sistemlerinin önemini vurguladı.
Spor salonlarının çalışması ve grup aktiviteleri gibi eğlence faaliyetlerinin yeniden başlamasıyla ilgili bir soruyu ise Barclay, “Mesela koroyla şarkı söylerken salgının yayılmasına ilişkin bir dizi örnek bulunuyor. Yüksek sesle konuşurken, şarkı söylerken veya belki de egzersiz yaparken bu küçük damlalardan daha fazlasını üretebiliyoruz” şeklinde yanıtladı.
Edinburgh Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü’nde görevli Prof. Dr. Linda Bauld ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Salgın boyunca maske takılmasının önemine dair kanıtlar güçlendi. Yapılan bir dizi yeni çalışma ve sistematik inceleme, araştırmacıları ve halk sağlığı görevlilerini, birkaç ay önce şüpheci olanlar da dahil olmak üzere maskelerin giyilmesi gerektiğine ikna etti. Virüsün hava yoluyla bulaşabileceğine dair daha fazla kanıt, maske takılması gereğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan ABD merkezli Johns Hopkins Üniversitesi ve Bloomberg Haber Ajansı'ndan alınan verilere göre İngiltere'de teyit edilen koronavirüs vaka sayısı bugün Londra saatiyle sabah 7.30 itibarıyla 291 bin 154'e ulaştı.
Yine aynı verilere göre koronavirüs nedeniyle İngiltere’de hayatını kaybedenlerin sayısı 44 bin 904 oldu. Şuana kadar iyileşenlerin sayısı ise bin 378 olarak kaydedildi. Ülkede ilk koronavirüs vakasının açıklanmasının üzerinden yaklaşık 23 hafta geçti.



Zapotek kültürüne ait mezar Meksika'da son 10 yılın keşfi oldu

İçine insan yüzü oyulmuş baykuş heykeli bulundu (INAH)
İçine insan yüzü oyulmuş baykuş heykeli bulundu (INAH)
TT

Zapotek kültürüne ait mezar Meksika'da son 10 yılın keşfi oldu

İçine insan yüzü oyulmuş baykuş heykeli bulundu (INAH)
İçine insan yüzü oyulmuş baykuş heykeli bulundu (INAH)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum Pardo, ülkenin güneyinde ortaya çıkarılan MS 600 tarihli antik mezarı, "son 10 yılın en önemli arkeolojik keşfi" diye nitelendirdi.

Zapotek kültürüne ait, iyi korunmuş 1400 yıllık mezar, gagasında sıvalı ve boyalı bir adam figürü olan iri gözlü bir baykuş heykeli, çok renkli duvar resimleri ve takvim oymaları gibi ince detaylara sahipti.

Antik Mezoamerika'nın en eski uygarlıklarından Zapotekler, günümüzde Meksika'nın güneyinde yer alan Oaxaca eyaletinde MÖ 500 civarında ortaya çıkmış ve İspanyolların bölgeye gelmesine kadar gelişmeye devam etmişti.

Bugün bile canlı bir gelenek olarak varlığını sürdürürken, Meksika'nın güneyinde yaklaşık 400 bin ila 1 milyondan fazla kişi kendini Zapotek diye tanımlıyor.

Araştırmacılar, İspanyollardan önceki kültürde baykuşun geceyi ve ölümü temsil ettiğini, bu nedenle heykeldeki adamın bu mezarla onurlandırılan bir ata olduğunu öne sürüyor.

"Korunmuşluk düzeyi ve sağladığı bilgiler açısından bu, Meksika'da son 10 yıldır yapılan en önemli arkeolojik keşif" diyen Meksika Cumhurbaşkanı Pardo, bulguların Meksika'nın ihtişamının güçlü bir örneğini sunduğunu vurguluyor.

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü (INAH) yaptığı açıklamada, Oaxaca'nın Orta Vadileri'ndeki mezarın Zapotek kültürünün mimari zenginliğini koruduğunu ve bu antik toplumun sosyal organizasyonu ve cenaze ritüelleri hakkında bilgiler sunduğunu belirtiyor.

Meksika Kültür Bakanı Claudia Curiel de Icaza şu ifadeleri kullandı: 

Korunmuşluk düzeyi ve Zapotek kültürü hakkında ortaya koydukları nedeniyle olağanüstü bir keşif: Bu kültürün sosyal organizasyonu, cenaze törenleri ve mimariyle duvar resimlerinde korunmuş dünya görüşünü yansıtıyor.

Icaza bulguların, "Meksika'nın bin yıllık ihtişamını" ve Antik Mezoamerika'nın kültürel tarihinde oynadığı merkezi rolü temsil ettiğini söylüyor.

fvgth
Araştırmacılar Zapotek mezar alanındaki baykuş heykelini inceliyor (INAH)

Mezarın bir antre ve bir mezar odasından oluştuğu ve canlı sanatsal eserler, heykeller ve resimlerle süslendiği tespit edildi.

Arkeologlar mezar alanında, takvim isimlerinin kazındığı mezar taşları ve her iki elinde eserler bulunan, başlıklarla süslenmiş bir erkek ve bir kadın figürü ortaya çıkardı.

Arkeologlar bu figürlerin, mezarın bekçileri ve ölülerin koruyucularını temsil edebileceğini düşünüyor.

dfrgty
Meksika'nın güneyindeki Zapotek mezarı (INAH)

INAH mezar odasında, aşıboyası, beyaz, yeşil, kırmızı ve mavi renkli "olağanüstü" duvar resimlerinde kopal torbaları taşıyan ve girişe doğru yürüyen karakterlerin oluşturduğu bir alayın da tasvir edildiğini belirtiyor.

Halihazırda ekipler, kökler ve böceklerle kaplı hassas duvar resimlerinin sağlama alınması da dahil, kazı alanında koruma ve araştırma çalışmaları yürütüyor.

Independent Türkçe


Stranger Things yaratıcılarından yeni korku dizisi geliyor

28 yaşındaki Camila Morrone, oyunculuk kariyerine James Franco'nun 2013 tarihli Bukowski filmiyle başladı (Netflix)
28 yaşındaki Camila Morrone, oyunculuk kariyerine James Franco'nun 2013 tarihli Bukowski filmiyle başladı (Netflix)
TT

Stranger Things yaratıcılarından yeni korku dizisi geliyor

28 yaşındaki Camila Morrone, oyunculuk kariyerine James Franco'nun 2013 tarihli Bukowski filmiyle başladı (Netflix)
28 yaşındaki Camila Morrone, oyunculuk kariyerine James Franco'nun 2013 tarihli Bukowski filmiyle başladı (Netflix)

Stranger Things yaratıcıları Matt ve Ross Duffer'ın yürütücü yapımcıları arasında yer aldığı atmosferik korku dizisi Something Very Bad Is Going To Happen'dan ilk fotoğraflar geldi. 

Haley Z. Boston imzalı yeni dizi 26 Mart'ta Netflix'te izleyiciyle buluşacak.

Baby Reindeer'la tanınan Weronika Tofilska'nın hem yönetmenliğini hem de yürütücü yapımcılığını üstlendiği korku dizisi, mahvolmaya yazgılı bir düğüne giden son hafta boyunca gelinle damadın peşine düşüyor.

Başrollerde Daisy Jones & the Six'le tanınan Camila Morrone ve The White Lotus'la bilinen Adam DiMarco yer alıyor. Dizi kadrosunda ayrıca Jeff Wilbusch, Karla Crome, Gus Birney, Jennifer Jason Leigh, Ted Levine ve Sawyer Fraser bulunuyor.

Bu yapım, Duffer kardeşlerin Stranger Things dışındaki projeleri arasında yayın tarihi alan ilk iş. İkilinin bu yıl içinde Geena Davis, Bill Pullman ve Alfre Woodard'ın da rol aldığı The Boroughs adlı diziyi de izleyiciyle buluşturması bekleniyor.

Dizinin yaratıcısı Haley Z. Boston, aynı zamanda yapım sorumlusu olarak görev yapıyor. 

Boston, Netflix'in Tudum platformuna yaptığı açıklamada çocukluğundan bir anıyı paylaştı: 

Küçükken annem bana 'Tek yapman gereken yanlış kişiyle evlenmediğinden emin olmak' derdi.

31 yaşındaki Boston'a göre dizi de tam olarak bu korku etrafında şekilleniyor: 

Bu, yanlış kişiyle evlenme korkusunu anlatan bir hikaye. Bazı düğünlerde insanların yeminlerinde 'Bir an bile şüphe duymadım' dediğini duyuyorum; bunu duyunca 'Bu çılgınlık... Nasıl yani?' diyorum.

Amerikalı senarist, mini dizinin bütün yapısının izleyiciyi tedirgin bir ruh halinde tutacak şekilde tasarlandığını, bunun çekim diline de yansıdığını söylüyor. 

Boston, izleyiciye vermek istedikleri duyguyu Entertainment Weekly'ye şöyle özetliyor: 

İzleyicinin, Rachel'ın hissettiği paranoyayı ve korkuyu hissetmesini istedik. Rachel sahnede olmasa bile, diziyi onun huzursuzluğu üzerinden kurmayı hep aklımızda tuttuk. Bu, bir eve ilk kez girip partnerinizin ailesiyle tanışmanın nasıl bir his olduğunu temsil ediyor: Bilmediğiniz bir 'hikaye' ve geçmiş var; siz de bir anda onun içine adım atıyorsunuz.

Independent Türkçe, Deadline, TVLine, Entertainment Weekly


Kült klasiğin devamı 40 yıl sonra geliyor: Yıldız isim de kadroda

İlk Dans, İlk Aşk bir yaz kampında dans öğretmenliği yapan Johnny Castle ve tatil için ailesiyle birlikte tesise gelen Baby'nin hikayesini merkeze alıyor (Vestron Pictures / Artisan Entertainment)
İlk Dans, İlk Aşk bir yaz kampında dans öğretmenliği yapan Johnny Castle ve tatil için ailesiyle birlikte tesise gelen Baby'nin hikayesini merkeze alıyor (Vestron Pictures / Artisan Entertainment)
TT

Kült klasiğin devamı 40 yıl sonra geliyor: Yıldız isim de kadroda

İlk Dans, İlk Aşk bir yaz kampında dans öğretmenliği yapan Johnny Castle ve tatil için ailesiyle birlikte tesise gelen Baby'nin hikayesini merkeze alıyor (Vestron Pictures / Artisan Entertainment)
İlk Dans, İlk Aşk bir yaz kampında dans öğretmenliği yapan Johnny Castle ve tatil için ailesiyle birlikte tesise gelen Baby'nin hikayesini merkeze alıyor (Vestron Pictures / Artisan Entertainment)

İlk Aşk, İlk Dans'ın (Dirty Dancing) uzun süredir beklenen devam filmi, başrolde Jennifer Grey'in Frances "Baby" Houseman rolüne geri dönmesiyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Lionsgate, filmi hayata geçirmek için Açlık Oyunları'nın (The Hunger Games) yapımcıları Nina Jacobson ve Brad Simpson'ı projenin başına getirdi. Stüdyo, çekimlerin bu yıl içinde başlamasını hedefliyor. Senaryoyu ise Emmy ve Altın Küre adayı, 2025 Humanitas Ödülü sahibi Kim Rosenstock kaleme alacak. Rosenstock, geçen yılın en çok konuşulan dizilerinden Dying for Sex'le tanınıyor. 

Lionsgate Motion Picture Group Başkanı Adam Fogelson, yeni gelişmeleri duyururken şunları söyledi:

İlk Aşk, İlk Dans, bugün de gösterime ilk girdiği günkü kadar seviliyor. Jennifer Grey'le ortaklık içinde bu filmi ileriye taşıyacak mükemmel ekibi kurduğumuzu açıklamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Fogelson sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu film için, uzun yıllardır birlikte çalıştığımız ve dostumuz olan Nina ve Brad'den daha iyi yapımcı olamaz. Kim'in senaryo için ekibe katılmasından da daha fazla heyecan duyamazdık. Bu ekiple birlikte projeyi hızlandırıyoruz; hem eski hayranların hem de yeni izleyicilerin İlk Aşk, İlk Dans'ın büyüsünü, müziğini ve duygusunu beyazperdede yeniden yaşamasını istiyoruz.

Catskill Dağları'nda geçen İlk Aşk, İlk Dans, Grey'in hayat verdiği genç kızla Patrick Swayze'nin canlandırdığı dans eğitmeni arasındaki aşkı anlatıyordu. Film, 12 Mayıs 1987'de Cannes'da prömiyer yapmış; aynı yaz sinemalarda gösterime girmiş ve dünya çapında 214 milyon doların üzerinde hasılat elde etmişti. 

İlk Aşk, İlk Dans, 2024'te ABD Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihi veya estetik açıdan önemli" bulunarak ABD Ulusal Film Sicili'nde korunacak yapımlar arasına seçilmişti.

Film müzikleri de en az film kadar ses getirmişti: Grammy ve Oscar ödüllü (I've Had) The Time of My Life'ı içeren albüm, Billboard listelerinde 18 hafta zirvede kalmış ve 14 kez platin sertifika almıştı. 

Seri zaman içinde genişlemişti: 1988'de Swayze'nin de yer aldığı bir televizyon dizisi, çok sayıda realite yarışma programı, 2004 tarihli öncül film Kirli Dans 2: Havana Geceleri (Dirty Dancing: Havana Nights), sahne uyarlaması ve 2017'de televizyon için çekilen müzikal uyarlama bunlar arasında.

Jennifer Grey, Baby rolünü bir kez daha canlandırma kararını şöyle anlattı:

Baby rolü, yıllar içinde benim kalbimde olduğu kadar, pek çok hayranın kalbinde de çok derin ve anlamlı bir yer tuttu. Baby'yi yıllar sonra nerede bulabileceğimizi, hayatının nasıl olacağını uzun zamandır merak ediyordum. Ancak ilk filmin mirasını geliştirecek kişilere güvenebilmem için doğru ekibin oluşması zaman aldı... Ve şimdi heyecanla söyleyebilirim ki, bekleyiş yakında bitecek gibi görünüyor!

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter