Medeni Kanun’da yapılan değişiklik, Sudanlı kadınların sorunlarını azalttı

Medeni Kanun’da yapılan değişiklik, Sudanlı kadınların sorunlarını azalttı

Salı, 14 Temmuz, 2020 - 06:30
Sudanlı kadınlar Aralık devriminin ön saflarındaydı (Hasan Hamid)
İstanbul/Şarku'l Avsat

İsra eş-Şahir

Yıllarca süren ret ve mücadeleden sonra, Sudan Adalet Bakanlığı, Sudanlı kadınları ilgilendiren çeşitli maddeler de dahil olmak üzere, Medeni Kanunu’n temel hak ve özgürlüklerle ilgili fıkralarında değişiklik yapılmasını onayladı. Kadınlar, Aralık devriminin, müzakereler ve geçiş hükümetinin önemli katılımcılarından birini oluşturuyor.

Yapılan değişiklikler, insan hakları ve özgürlükleri ile kadın ve çocukların hakları ile ilgili reformları kapsıyor. Kadın onurunu kıran birçok madde feshedilerek, kadın sünneti suç haline getirildi. Daha önce babanın rızasına bağlı olan Sudan dışına seyahat konusunda annenin çocuklarına eşlik etme hakkı kabul edildi.


Büyük trajedi

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Eşlerinden boşanan Sudanlı anneler, eski eşleri tarafından imzalanan bir seyahat izin belgesi olmaksızın yurt dışına çıkma konusunda büyük bir trajedi yaşıyordu. Kadın insan hakları aktivistlerinden bu prosedürün iptal edilmesinin gerekliliğine dair çağrılar yapılıyordu. Eski kocasıyla bu yasa nedeniyle şiddetli bir savaş veren Abir Ebu Şeybe'nin ölümünden sonra bu çağrılar yoğunlaştı. Uzun yıllar boyunca eski eşinden çocuklarıyla birlikte aile üyelerinin bulunduğu Arap ülkelerine seyahat edebilme izni almak için çabalamasının ardından vefat etmesi büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntüye neden oldu. 

‘Kadına Karşı Baskıya Hayır Girişimi’ aktivisti Tehani Abbas, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, değişikliklerin Ceza Kanunu’nun 1991 yılında ilan edildiğinde başlayan ıstırap ve fedakarlık dolu bir yolculuğun ardından geldiğini ifade etti.

Abbas, kararın uygulanmasının Sivil Sicil Dairesi ile havaalanı ve karayolu yetkililerinin kadınlar ve çocuklarını cezalandırmama veya tutuklamamasını gerektireceğini söyledi.  Hala değiştirilmesini istedikleri yasalar olduğuna dikkat çeken Tehani Abbas, reşit olmayanların evliliği konusunun da buna dahil olduğunu ifade etti. Fakat tüm bunların Sudanlı feminist hareketin ve insan hakları savunucularının zaferi olarak kabul edildiğini söyledi.


Tekrarlanan hikayeler

Mey, Independent Arabia’ya çocuklarıyla seyahat etmesini engelleyen kanunla ilgili yaşadıklarını anlattı. Bir buçuk yıl önce eşinden ayrıldığından beri birçok acı durumla karşı karşıya kaldığını söyleyen Mey, en çok yurtdışında kanser tedavisi gören babasını görmek için seyahat etmek kararı aldığı zaman zorlandığını ifade etti. Mey, “Eski kocamın kızım için seyahat izni vermesi gerekiyordu. Kızımla kaçmak istemedim. Ancak reddetti. Ailesinin müdahalesinin ardından kabul ettiğini fakat maddi durumu çok iyi olmasına rağmen kızıma bileti kendisinin satın almayacağını söyledi. Bilet ücretini ödemeyi kabul etmemin ardından gerekli evrakları hazırlama konusunda ihmalkar davranmaya başladı. Sonunda yurt dışına çıkarmayı başardığımda bu kez büyükelçilik vize vermedi. Daha sonraki süreçte yine kızımla birlikte kardeşimin düğün törenine katılmak istedim. Ancak ihmalkarlığı ve zamanında kabul etmemesi nedeniyle gidemedim” şeklinde konuştu.

Burada bu yasa nedeniyle babaların keyfi nedenlerle seyahat izin vermemesi nedeniyle hasta çocukları ile seyahat edemeyen anneler olduğunu da söylemek gerekir. Doğduğundan beri sağlık problemleri yaşayan 3 yaşındaki Lecin, babasının annesiyle yurt dışında tedavi görmesi için seyahat izni vermeyi reddetmesi sonucunda hayatını kaybetmişti.


Diğer talepler

Sudan Medeni Kanunu’na göre bir kadın velisi mantıksız nedenlerle bile olsa evliliğini reddediyor olsa da velisinin rızası olmadan evlenemez. Velinin Medeni Kanun’un 40’ıncı maddesine göre 10 yaşındaki kızını evlendirme, 24’üncü maddeye göre ise evliliğini feshetme hakkına sahip bulunuyor.

Aktivistlerin açıklamasına göre bu yasa birçok çiftin evliliğine engel olurken birçok kadın aileleri tarafından sunulan mantıksız gerekçeler nedeniyle evde kaldı.

Bu bağlamda, avukat Mustafa Ahmed Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada kadınların velayet, evlilik ve boşanma ile ilgili yasalar nedeniyle uzun yıllar mahkemelerde sürünmesi nedeniyle Medeni Kanun'da yapılan değişikliğin uzun zaman önce yapılması gerektiğini söyledi.

Kadın hakları aktivisit İnas Muzmil, “Medeni Kanun, çocukluktan yaşlanana kadar kadın sünnetinden evliliğe varan sorunlara kadar kadına yöneltilen bir kılıçtır” dedi. Muzmil, Sudan’da yüksek mevkilere sahip Sudanlı kadınların dahi ailesi mantıksız sebeplerden dolayı reddetse bile evlenemediğine dikkat çekti.

İnas Muzmil’e göre lobi oluşturmak ve dikkat çekmek için kampanyalar, gösteriler ve sosyal medya gibi meşru araçların kullanımı hükümeti diğer yasaları değiştirmeye ve toplumu kabullenmeye zorlayabilir. Sudan toplumunun geleneksel bir yapıya sahip olması nedeniyle özellikle de dini konular içeren yasalarda düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.

Dolayısıyla, Sudan toplumu, geleneksel bir muhafazakar toplum olduğu için, özellikle kadınlara ve erkeklerle eşitlik söz konusu olduğunda, değişimi kabul etmeyi zor bulabilir. Ancak baskı ve farkındalık kampanyaları konuları netleştirebilir. Sudan kadınların haklarının onurlu bir şekilde yaşamaları garanti edilmeyecekse, devrimin faydası nedir?


Editörün Seçimi

Multimedya