AfB Nahda Barajı sorununu çözmek için çabalıyor

Etiyopya Nahda Barajı’nın inşaatından bir görüntü (AFP)
Etiyopya Nahda Barajı’nın inşaatından bir görüntü (AFP)
TT

AfB Nahda Barajı sorununu çözmek için çabalıyor

Etiyopya Nahda Barajı’nın inşaatından bir görüntü (AFP)
Etiyopya Nahda Barajı’nın inşaatından bir görüntü (AFP)

Afrika Birliği (AfB), uzlaşı umutlarının azalması ve Mısır ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlık çukurunun genişlemesi sonrasında yaklaşık 2 haftadır sürmekte olan Nahda (Rönesans) Barajı müzakerelerinde devam eden engellerin üzerinden gelmeye çalışıyor. Müzakereler Mısır, Sudan ve Etiyopya Su Kaynakları Bakanlarının ve uluslararası gözlemcilerin katılımıyla 13 Temmuz’da da devam etti.
Bakanlar, bugünkü çalışmaların sonunda AfB’nin mevcut başkanı olarak Güney Afrika devletine nihai rapor bir sunacak. AfB; Mısır, Etiyopya ve Sudan liderleri ve Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa’nın geçen Haziran ayının sonunda video konferans aracılığıyla düzenlediği bir zirve yoluyla, 10 yıldır devam eden çatışma hattına dahil oldu.
AfB, askıda kalmış yasal ve teknik sorunları çözmek, iki hafta içinde bir anlaşmaya varmak için bir komite kurulması gerektiğine dikkati çekti. Aynı şekilde konu, Mısır’ın talebi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunuldu. Mısır Su Kaynakları Bakanlığı, yayınladığı bir bildiride, Sudan ve Etiyopya taraflarının, geçen pazar günü düzenledikleri bir toplantı sırasında, teknik ve yasal anlaşmazlık noktaları için bazı alternatifler sunduğunu söyledi. Aynı şekilde Kahire de Addis Abada’nın, Nahda Barajı’na dair mevcut müzakere sürecindeki anlaşmazlık noktalarının çözümünü  erteleme önerisini reddetti.
Etiyopya’nın önerisi, anlaşmazlık noktalarının, anlaşma maddelerinin uygulanmasını takip etmek için anlaşma uyarınca kurulacak teknik komiteye sunulmasını içeriyor. Mısır, bu meselelerinin anlaşmanın ‘teknik sinirini’ temsil ettiğine inanıyor. Mısır, Nil’in 55,5 milyar metreküpe ulan su payının tehlikeye girmesinden korkuyor. Anlaşma, barajın güvenliği, kuraklık ve uzun süreli kuraklık dönemlerinde doldurma kurallarının belirlenmesi de dahil olmak üzere çeşitli hususları kapsıyor.
Addis Abada, Mısır ve Sudan’ın çıkarlarına zarar vermeyi amaçlamadığını, barajın ana hedefinin elektrik sağlanması olduğunu savunuyor. Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedu Andargachew, 13 Temmuz’da baraj rezervuarının 8 Temmuz’da fiili olarak doldurulmaya başlatıldığı hususunda medya organlarında dönen haberleri yalanladı.
Etiyopya Dışişleri Bakanı ‘Al-Ain’ kanalına yaptığı açıklamada, hükümetinin böyle bir açıklamada bulunmadığını belirtirken, Nahda Barajı’yla ilgili müzakerelerin hala AfB himayesinde olduğuna dikkati çekti. Medya organları, Nadda Barajı rezervuarının 8 Temmuz’da doldurulmaya başlandığını açıklamıştı.
Mısır’ın eski Su Kaynakları Bakanı Muhammed Nasreddin Allam, AfB’nin Etiyopya’nın konumunu ve su payı taleplerini güçlendirme müzakerelerine Nil Nehri Yukarı Havzası ülkelerini dahil etmek amacıyla konuyu bir ilgili bir komiteye taşıdığını söyledi. Allam, kişisel Facebook hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Etiyopya, Mavi Nil’de başka barajlar inşa etmenin, paylar üzerinde uzlaşı sağlanması sonrasında Mısır ve Sudan’a dolar ile su satmasının ve Sudan’a elektrik ihracatı yapmasının yanı sıra Nil’in Mısır ve Sudan’daki ana kolu olan Mavi Nil’den su payı istiyor” ifadelerine yer verdi.
Muhammed Nasreddin Allam, Mavi Nil sularına dokunulmasını engelleyen, 1902 tarihli anlaşmanın varlığı nedeniyle Etiyopya’nın Mısır ve Sudan ile müzakereler yoluyla bir su payı elde edemeyeceğini ifade etti. Bu husustaki tek yolun ise, havza ülkelerinin eski anlaşmaların iptalini ve Nil sularını komşu ülkelere yeniden dağıtmak için Entebbe Anlaşması’nın kabulünü gerektirdiği belirtildi.
Allam, Mısır’a da ‘AfB çatışı altında daha fazla müzakere edilmesini reddetme, inşaatı durdurulmuşken uluslararası tahkime gidilmesini talep etme, nihai bir anlaşmaya varılana kadar barajı doldurmaya başlamama ve BMGK’nın sorumluluklarını yeniden üstlenmesini isteme’ çağrısında bulundu.



Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.


İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
TT

İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)

İran Radyo ve Televizyon Kurumu'nun bildirdiğine göre, İran'a ait bir savaş uçağı dün gece geç saatlerde batı İran'da bir eğitim görevi sırasında düştü ve pilotlardan biri hayatını kaybetti.

Kurumun açıklamasına göre uçak Hemedan vilayetinde gece eğitim görevi sırasında düştü. İran Hava Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi, resmi IRNA haber ajansı tarafından yayınlanan açıklamada, "Hava Kuvvetlerine ait bir uçak bu akşam Hemedan vilayetinde (batı İran) gece eğitim görevi sırasında düştü" denildi.

Haberde, "Kazada pilotlardan biri hayatını kaybetti, diğeri ise kurtuldu. Kazanın nedenini belirlemek için soruşturmaların devam ettiği" ifadeleri yer aldı.


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe