Suudi Arabistan’da günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi

Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi

Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)

Suudi Arabistan’da 7 bin 718 kişi daha koronavirüsü atlatarak iyileşti. Böylece Kovid-19 salgınının başlangıcından bu yana günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi. Yeni vaka sayılarında da düşüş devam ediyor.
Suudi Arabistan'da günlük en az 4 bin vakanın kaydedildiği bir dönemin ardından üst üste dört gündür teyit edilen yeni vakalar, Krallık genelindeki 129 şehir ve valilikte 3 bin vakanın altında seyrediyor. Kritik vaka eğrisi ise istikrarını koruyor.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı dün, 2 bin 692 yeni vakanın kaydedildiğini, 40 kişinin ise koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Yeni vakalardan 263’ü Cidde’de, 220’si Hufuf’ta, 211’i Riyad’da, diğer vakalar ise farklı şehir ve valiliklerde kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, yeni tip koronavirüse yönelik gelişmelerin paylaşıldığı basın toplantısında yaptığı açıklamada, kritik vaka düzeyinde yüzde 1,5 oranında düşüşün kaydedildiğini, onaylanmış vaka sayılarının da azalmaya devam ettiğini bildirdi. Açıklama, virüsün küresel aktivitesinin arttığı haziran ayında günlük 100 binlerde vaka kaydedildiği bir dönemin ardından geldi.
Abdulali, ülkede toplamda kaydedilen vakaların 236 bin 803’e, iyileşen kişi sayısının 177 bin 560’a, can kaybının ise 2 bin 283’e yükseldiğini aktardı. Aktif vaka sayısının 57 bin 960, kritik vaka sayısının ise 2 bin 235 olduğu bilgisini verdi.
Ülke genelinde koronavirüsün tespit edilmesi için testlere de tüm hızıyla devam ediliyor. Şu ana kadar 2 milyon 377 bin 673 kişiye koronavirüs testi yapıldı.
Gelişim ve Davranış Bozuklukları Ulusal Programı Genel Müdürü Dr. Samira el-Gamidi, koronavirüs hakkındaki farkındalığı, ifade ve iletişimi arttırmanın ve aynı zamanda uzman doktor ve sosyal çevrelerden psikolojik destek almanın önemine değindi.
Şizofreni, depresyon, obsesif kompulsif gibi psikolojik bozukluklar karşısındaki en savunmasız grupların çocuklar, ergenler ve yaşça büyükler olduğunu belirten Gamidi, psikolojik bozukluğu olan kişilerin ilaçlarını aksatmadan almaları, uzman doktora başvurmadan bu ilaçları değiştirmemeleri tavsiyesinde bulundu. 
Gamidi, özellikle okula dönmekten korkan ve bu konuda endişelenen çocukların varlığı dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na çocukları okula dönmeye hazırlama yolunda program hazırlaması çağrısında bulundu. Zira çocukların okula geri döndüklerinde koronavirüs dolayısıyla farklı bir döneme başlayacaklarını belirtti.
Suudi Sağlık Bakanlığı, koronavirüse yakalanan 132 kişi ile yürütülen bir çalışmada söz konusu kimselerin koronavirüsü atlatan kişilerden alınan kan plazması tedavisi sayesinde iyileştiğini bildirdi.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu araştırma ekibi, çalışmanın kapsamını ülke genelinde genişletmek için sürece katılmak isteyen sağlık tesislerini de hazırlıyor.
Koronavirüsü atlatarak iyileşenler, söz konusu çalışmanın resmi web sitesinde kayıt açarak kan plazması bağışında bulunmaya devam ediyor. Suudi Arabistan içinden ve dışından çok sayıda kişinin site üzerinden iletişim kurduğu, siteyi son birkaç hafta içerisinde en az 18 bin kişinin ziyaret ettiği bilgisi verildi.
Bakanlık, çalışmada elde edilen verilerin henüz ön sonuçlar olduğunu, tedaviye yönelik herhangi bir tehdide rastlanmayan çalışmanın hastalar için yararlı olacak güvenli bir prosedür olduğunu belirtti. Ayrıca sonuçların tam olarak doğrulanması için süreye ihtiyaç duyulduğu, değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde yayınlanacağı kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu çalışmaya şimdiye kadar farklı sağlık sektörlerinden 20 hastane katıldı. Birçok hastane de bu çalışmaya dahil olmak istiyor. 634’ten fazla bağışçının olması da topluluğun bilimsel çalışmalara ve araştırmalara olan ilgisini yansıtıyor.”



Suudi Arabistan, 4 yeni düzenlemeyle yaratıcılık, inovasyon ve rekabet ortamını güçlendiriyor

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 4 yeni düzenlemeyle yaratıcılık, inovasyon ve rekabet ortamını güçlendiriyor

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Kral Selman bin Abdülaziz başkanlığında dün gerçekleştirdiği toplantıda, ülkede yaratıcılık, inovasyon ve rekabet ortamını güçlendirmeyi amaçlayan fikrî mülkiyet alanındaki dört yeni düzenlemeyi kabul etti.

Bakanlar Kurulunun onayladığı düzenlemeler; patentler ve faydalı modeller, yeni bitki çeşitlerinin korunması, entegre devrelerin yerleşim düzenleri ve tasarımları kapsıyor.

Suudi Arabistan Fikrî Mülkiyet Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Şehane el-Azzaz, yeni düzenlemelerin ülkedeki mevzuat altyapısının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. El-Azzaz, düzenlemelerin yaratıcılık ve inovasyona yönelik kesintisiz desteği yansıttığını; ulusal ekonominin rekabet gücünün artırılmasına, yatırımların çekilmesine ve Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu hedeflerinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Kurumun Üst Yöneticisi Abdulaziz es-Süveylim ise düzenlemelerin, ülkede yenilikçi ve yaratıcı kişilerin haklarının korunmasına yönelik düzenleyici ve yasal çerçevenin geliştirilmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Süveylim, yeni kuralların koruma düzeyini yükselteceğini, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini teşvik edeceğini ve yaratıcılık ile inovasyonun ekonomik değerinden daha fazla yararlanılmasını sağlayacağını kaydetti.

Süveylim ayrıca Tasarımlar Kanunu’nun, Suudi Arabistan’ın onayladığı Riyad Tasarım Hukuku Antlaşması ile uyumlu hale getirildiğini belirtti. Bu uyumun, tasarımların korunmasına ilişkin işlemleri kolaylaştırması ve prosedürleri uluslararası uygulamalar doğrultusunda standartlaştırması hedefleniyor.

Fikrî mülkiyet sisteminin geliştirilmesi hedefleniyor

Yönetim Kurulu Başkanı el-Azzaz, yeni düzenlemelerin Suudi Arabistan’ın fikrî mülkiyet mevzuatını geliştirme yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. (SPA)
Yönetim Kurulu Başkanı el-Azzaz, yeni düzenlemelerin Suudi Arabistan’ın fikrî mülkiyet mevzuatını geliştirme yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. (SPA)

Kurumun Üst Yöneticisi Süveylim, fikrî mülkiyet sistemini geliştirme, hakların korunmasının önemi konusunda farkındalığı artırma ve yenilikçilerin yanı sıra işletmelerin yeni düzenlemelerden yararlanmasını sağlama çalışmalarının devam edeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu çabalar, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve küresel konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bakanlar Kurulu, geçen ağustos ayında da Ulusal Fikrî Mülkiyet Politikasını kabul etti. Politikanın, yaratıcılık ve inovasyonu desteklemek ve ulusal ekonominin rekabet gücünü artırmak amacıyla hazırlandığı belirtilmişti.

El-Azzaz, söz konusu politikanın ülkedeki fikrî mülkiyet sisteminin temel ilkelerini ve genel yönelimlerini belirleyen kapsamlı ve bütünleşik bir çerçeve sunduğunu kaydetti.

Fikrî mülkiyetin, 2030 Vizyonu programlarından doğan ulusal stratejilerin uygulanmasına yardımcı olan araçlardan biri olduğunu belirten el-Azzaz, dengeli bir sistem oluşturularak yaratıcılığın ve inovasyonun teşvik edilmesinin, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin ve sanayinin geliştirilmesinin, bilgi temelli ekonominin güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Ulusal politikanın beş temel ayağı

El-Azzaz, ulusal politikanın fikrî mülkiyet alanındaki değer zincirini beş temel başlık altında ele aldığını belirtti:

Farkındalık ve eğitim: Fikrî mülkiyet konusunda toplumsal bilincin artırılması.

Fikrî mülkiyet üretimi: Yeni fikirlerin, buluşların ve yaratıcı çalışmaların teşvik edilmesi.

Yönetim ve tescil: Fikrî mülkiyet haklarının yönetilmesi ve kayıt altına alınması.

Haklara saygı ve uygulama: Hak ihlallerinin önlenmesi ve mevzuatın etkin biçimde uygulanması.

Ticarileştirme ve ekonomik değerlendirme: Fikrî mülkiyet varlıklarının ekonomik değere dönüştürülmesi ve ticari amaçlarla kullanılması.

Politikanın, fikrî mülkiyetin kalkınma ve ekonomi üzerindeki etkisini artırmayı amaçladığını belirten el-Azzaz, fikrî mülkiyet konularının genel, üniversite, teknik ve mesleki eğitim sistemlerine dâhil edilmesinin de hedeflendiğini ifade etti.

Bu yaklaşımın fikrî mülkiyet bilincini artırması, yaratıcılığı, inovasyonu ve girişimciliği desteklemesi amaçlanıyor. El-Azzaz, fikrî mülkiyetin geliştirilmesinin toplumda ulusal kimliğin bir parçası olarak benimsenmesinin önemine de dikkat çekti.


Lübnan, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik önlemlerini destekliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
TT

Lübnan, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik önlemlerini destekliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti. (Suudi Arabistan Büyükelçiliği)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu ve Riyad’ın topraklarını ve vatandaşlarını korumak amacıyla attığı tüm adımları desteklediğini vurguladı.

Avn, dün Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Fahd el-Devseri’yi kabul etti. Görüşmede, iki ülke arasındaki mevcut iş birliğini güçlendirmeye yönelik çeşitli konular ele alındı.

Taraflar ayrıca Suudi Arabistan’ın, Lübnan’ın bütün toprakları ve kaynakları üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etme çabalarına verdiği desteği ve ülkenin güvenliği ile istikrarını güvence altına almaya yönelik girişimleri değerlendirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görüşmede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın geçen haziran ayında Lübnan’ın Suudi Arabistan’a ihracatına yönelik askıya alma kararını kaldırmasının olumlu sonuçları da ele alındı.

Söz konusu kararın ardından Lübnan’ın ihracatı son üç ayda istikrarlı biçimde arttı. Bu gelişme, iki ülkenin ilgili kurumlarının ithalat ve ihracat süreçlerinde karşılaşılan engelleri aşmak için yürüttüğü iş birliğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.


Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
TT

Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Ortadoğu’daki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesini görüştü. Görüşmelerde özellikle savunma, güvenlik, ekonomi, enerji ve teknoloji alanlarındaki iş birliği ele alındı.

Macron, Fransa’nın Bahreyn’in güvenliğinin korunmasına yardımcı olma taahhüdünü yineleyerek ülkenin yeni saldırılara maruz kalması durumunda Paris’in yeniden destek vermeye hazır olduğunu vurguladı. Fransa ile Bahreyn arasındaki savunma iş birliğinin genişletilmesinin planlandığını belirten Macron, bu kapsamda füze üretimi ve Bahreyn’in üretim süreçlerine katılımı, deniz kuvvetleri arasındaki iş birliği, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesinin gündemde olduğunu açıkladı.

Fransa ile stratejik ortaklığın önemine dikkat çeken Macron, “Savunma alanında güvenlik ve savunma konularında birlikte daha fazlasını yapmak istiyoruz” dedi.

Macron sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fransız silahlarının çok önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Özellikle bu ortaklık, önemli füze kapasitesine sahip olmamızı sağlayacak. Siz de bu sürecin ve üretim faaliyetlerinin bir parçası olabilirsiniz. Daha fazlasını yapmak istiyoruz. Bahreyn Deniz Kuvvetleriyle, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında da birlikte çalışmayı hedefliyoruz.”

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa ise Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayarak ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik adımlarını desteklediğini belirtti. Kral ayrıca Fransa’nın deniz yollarının korunması ve bölgesel istikrarın sağlanmasındaki rolünü takdir etti; Fransa ve ABD’nin Lübnan ile Suriye’ye verdiği desteği övdü.

Kral Hamad, Macron’a hitaben yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Ziyaretiniz, bölgemizdeki ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini hedef alan haksız saldırıların yaşandığı hassas bir döneme denk geliyor. Bunların son örneklerinden biri, kardeş Suudi Arabistan’a yönelik alçakça terör saldırılarıdır. Bu saldırıları en güçlü ifadelerle kınıyor, Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tüm tedbirlerde ülkemizin tam dayanışma içinde olduğunu ifade ediyoruz.”

Kral Hamad, bölgesel ve uluslararası meselelerde Fransa ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bünyesinde koordinasyonun önemini vurguladı. Filistin meselesinin öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Kral, iki devletli çözüme dayalı bir barışın sağlanması, ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve krizlerin çözümünde diyaloğun esas alınması gerektiğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı’nı karşılamak üzere yaptığı konuşmada ikili ilişkilerde kaydedilen ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kral Hamad, şunları kaydetti:

“İkili ilişkilerimizin kaydettiği belirgin gelişmeden memnuniyet duyuyoruz. Bu gelişmenin son örneklerinden biri, geçen şubat ayında Fransa’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret sırasında savunma iş birliği anlaşmasının imzalanmasıydı. Bu adım, güvenlik, enerji ve teknoloji alanlarında daha kapsamlı bir iş birliğinin önünü açarken iki ülke arasındaki ticari, bilimsel ve kültürel alışverişi de destekliyor.

Ayrıca enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerinde Fransa ile yürütülen büyük projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyor. Bunlar arasında yeni köprüler üzerinden Bahreyn’i Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi de bulunuyor.”

Ekonomi alanındaki görüşmelerde enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerindeki iş birliği de ele alındı. Bahreyn’i KİK ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi üzerinde durulurken Macron, enerji iş birliği kapsamında Fransa’ya aylık 100 bin ton dizel tedarik edilmesinin güvence altına alındığını belirtti.

Macron, enerji alanındaki ortaklığın önemine değinerek, “Total şirketinin başkanının da bizimle birlikte olmasından memnuniyet duyuyorum” dedi. Macron ayrıca Bahreyn’in Fransa’ya ayda 100 bin ton dizel tedarik edilmesine katkıda bulunacağını açıkladı.

Ziyaret kapsamında sivil nükleer enerji alanında barışçıl amaçlı kullanımlara yönelik bir mutabakat zaptı da imzalandı. Anlaşma, eğitim ve uzmanlık programları aracılığıyla Bahreyn’in sivil nükleer enerji programı için gerekli yetkinliklerin ve becerilerin geliştirilmesini amaçlıyor.

Kral Hamad, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine yaptığı katkılardan dolayı Macron’a Şeyh İsa bin Selman Al Halife Nişanı’nın üstün dereceli nişanını da takdim etti.

Macron’un Manama ziyareti, Fransa’nın enerji güvenliğini güçlendirmeyi ve Körfez ülkeleriyle ekonomik ve savunma alanlarındaki iş birliğini genişletmeyi hedefleyen Körfez turunun bir parçasını oluşturuyor. Görüşmelerde ayrıca bölgesel gelişmelerin yanı sıra Ortadoğu’daki savaşın enerji tedariki ve deniz ulaşımı üzerindeki etkileri ele alınıyor. Macron’un Körfez turunu çarşamba günü Katar’da tamamlaması bekleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Körfez turu, ülkede hafta sonu hayat pahalılığına ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı düzenlenen protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarının ardından gerçekleşiyor. Bu gelişmeler, Macron üzerindeki iç siyasi ve ekonomik baskıyı da artırıyor.

Dizel tedariki

Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee, salı günü yaptığı açıklamada Macron’un Körfez turu sırasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’den ayda toplam 200 bin ton ilave dizel tedariki konusunda taahhüt aldığını duyurdu. Her iki ülkenin aylık 100’er bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Anlaşma, toplumsal huzursuzluklar ve hayat pahalılığına yönelik protestoların sürdüğü Fransa’da akaryakıt piyasası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.

Elysee Sarayı, söz konusu miktarın Suudi Arabistan’dan daha önce güvence altına alınan tedarike ekleneceğini bildirdi. Suudi Arabistan’ın ekim ve kasım aylarında aylık 95 bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Böylece Fransa’nın Körfez ülkelerinden aldığı tedarik taahhütleri ayda toplam 295 bin tona ulaşacak. Bu miktar, Fransa’nın toplam dizel tüketiminin yüzde 10’undan biraz fazlasına karşılık geliyor.

Paris yönetimi, yakıt fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmek ve iç piyasada istikrarı sağlamak için bu tedariklere güveniyor. ABD ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde yaşanan aksamalar, enerji taşımacılığı ve deniz sigortası maliyetlerini artırmış durumda.

Bu çerçevede Elysee Sarayı, Kuveyt’in Hint Okyanusu’ndaki Fransız denizaşırı toprakları Mayotte ve Réunion’a dizel ve jet yakıtı tedarik etme taahhüdünde bulunduğunu da açıkladı. Sevkiyatların, savaşın başlamasından bu yana deniz trafiğinin aksadığı Hürmüz Boğazı’ndan geçmemesi için Umman üzerinden gerçekleştirilmesi planlanıyor.

sxcdfvgbh
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Bahreyn’deki Sakhir Hava Üssü’ne gelişinde karşılarken (AFP)

Fransa ayrıca deniz taşımacılığına ilişkin sigorta maliyetlerini düşürmek amacıyla bölge ülkeleriyle görüşmeler yürütüyor. Bu girişimin, şirketlerin boğaz üzerinden daha fazla miktarda yakıt taşımasını sağlaması ve güvenlik risklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlaması hedefleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanlığı, söz konusu düzenlemelerin Körfez ortaklarıyla uzun vadeli taahhütler aracılığıyla ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. İlave tedarikin, Fransa’nın stratejik rezervlerinin bir bölümünün piyasaya sunulmasıyla birlikte fiyat baskısını hafifletebileceği ifade edildi. Ancak akaryakıt istasyonlarındaki fiyatların ne ölçüde düşeceğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.

Macron, pazar günü Fransız halkına televizyondan yaptığı konuşmada, Körfez turu sırasında ilave enerji tedarikini güvence altına almak için çalışacağı sözünü vermişti. Bu girişim, enerji krizinin tüketiciler ve Fransa ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlandırmayı amaçlıyor.

Fransa’nın bu adımları, enerji ithal eden ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye ve Körfez’deki ticaret akışının kesintiye uğramasından kaynaklanan riskleri azaltmaya çalıştığı bir dönemde atılıyor. Paris yönetimi, deniz ulaşımının güvenliği ve enerji piyasalarının istikrarı konusunda bölgesel ortaklarıyla temaslarını sürdürüyor.