Suudi Arabistan’da günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi

Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi

Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)

Suudi Arabistan’da 7 bin 718 kişi daha koronavirüsü atlatarak iyileşti. Böylece Kovid-19 salgınının başlangıcından bu yana günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi. Yeni vaka sayılarında da düşüş devam ediyor.
Suudi Arabistan'da günlük en az 4 bin vakanın kaydedildiği bir dönemin ardından üst üste dört gündür teyit edilen yeni vakalar, Krallık genelindeki 129 şehir ve valilikte 3 bin vakanın altında seyrediyor. Kritik vaka eğrisi ise istikrarını koruyor.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı dün, 2 bin 692 yeni vakanın kaydedildiğini, 40 kişinin ise koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Yeni vakalardan 263’ü Cidde’de, 220’si Hufuf’ta, 211’i Riyad’da, diğer vakalar ise farklı şehir ve valiliklerde kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, yeni tip koronavirüse yönelik gelişmelerin paylaşıldığı basın toplantısında yaptığı açıklamada, kritik vaka düzeyinde yüzde 1,5 oranında düşüşün kaydedildiğini, onaylanmış vaka sayılarının da azalmaya devam ettiğini bildirdi. Açıklama, virüsün küresel aktivitesinin arttığı haziran ayında günlük 100 binlerde vaka kaydedildiği bir dönemin ardından geldi.
Abdulali, ülkede toplamda kaydedilen vakaların 236 bin 803’e, iyileşen kişi sayısının 177 bin 560’a, can kaybının ise 2 bin 283’e yükseldiğini aktardı. Aktif vaka sayısının 57 bin 960, kritik vaka sayısının ise 2 bin 235 olduğu bilgisini verdi.
Ülke genelinde koronavirüsün tespit edilmesi için testlere de tüm hızıyla devam ediliyor. Şu ana kadar 2 milyon 377 bin 673 kişiye koronavirüs testi yapıldı.
Gelişim ve Davranış Bozuklukları Ulusal Programı Genel Müdürü Dr. Samira el-Gamidi, koronavirüs hakkındaki farkındalığı, ifade ve iletişimi arttırmanın ve aynı zamanda uzman doktor ve sosyal çevrelerden psikolojik destek almanın önemine değindi.
Şizofreni, depresyon, obsesif kompulsif gibi psikolojik bozukluklar karşısındaki en savunmasız grupların çocuklar, ergenler ve yaşça büyükler olduğunu belirten Gamidi, psikolojik bozukluğu olan kişilerin ilaçlarını aksatmadan almaları, uzman doktora başvurmadan bu ilaçları değiştirmemeleri tavsiyesinde bulundu. 
Gamidi, özellikle okula dönmekten korkan ve bu konuda endişelenen çocukların varlığı dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na çocukları okula dönmeye hazırlama yolunda program hazırlaması çağrısında bulundu. Zira çocukların okula geri döndüklerinde koronavirüs dolayısıyla farklı bir döneme başlayacaklarını belirtti.
Suudi Sağlık Bakanlığı, koronavirüse yakalanan 132 kişi ile yürütülen bir çalışmada söz konusu kimselerin koronavirüsü atlatan kişilerden alınan kan plazması tedavisi sayesinde iyileştiğini bildirdi.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu araştırma ekibi, çalışmanın kapsamını ülke genelinde genişletmek için sürece katılmak isteyen sağlık tesislerini de hazırlıyor.
Koronavirüsü atlatarak iyileşenler, söz konusu çalışmanın resmi web sitesinde kayıt açarak kan plazması bağışında bulunmaya devam ediyor. Suudi Arabistan içinden ve dışından çok sayıda kişinin site üzerinden iletişim kurduğu, siteyi son birkaç hafta içerisinde en az 18 bin kişinin ziyaret ettiği bilgisi verildi.
Bakanlık, çalışmada elde edilen verilerin henüz ön sonuçlar olduğunu, tedaviye yönelik herhangi bir tehdide rastlanmayan çalışmanın hastalar için yararlı olacak güvenli bir prosedür olduğunu belirtti. Ayrıca sonuçların tam olarak doğrulanması için süreye ihtiyaç duyulduğu, değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde yayınlanacağı kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu çalışmaya şimdiye kadar farklı sağlık sektörlerinden 20 hastane katıldı. Birçok hastane de bu çalışmaya dahil olmak istiyor. 634’ten fazla bağışçının olması da topluluğun bilimsel çalışmalara ve araştırmalara olan ilgisini yansıtıyor.”



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile dün bölgedeki son gelişmeleri ve bu kapsamda yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.

Görüşme, Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi–Kanada ortak bakanlar toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. İki bakan ayrıca Riyad ile Ottawa arasındaki ikili ilişkileri de değerlendirdi.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından, Politika Planlama Genel Müdürü Prens Dr. Abdullah bin Halid bin Suud el-Kebir ve Suudi Arabistan’ın Bahreyn Büyükelçisi Nayif es-Sediri de katıldı.


Körfez-Kanada görüşmelerine bölgesel gelişmeler damgasını vurdu

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)
Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)
TT

Körfez-Kanada görüşmelerine bölgesel gelişmeler damgasını vurdu

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)
Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısından bir kare (KİK)

İran’ın Kuveyt ve Bahreyn'i hedef alan saldırılarının hemen arifesinde bölgede yaşanan gelişmeler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanlarının Kanadalı mevkidaşlarıyla yürüttüğü görüşmelere damgasını vurdu.

Bahreyn'in başkenti Manama'da çarşamba günü gerçekleştirilen KİK-Kanada Stratejik Diyaloğu'nun üçüncü ortak bakanlar toplantısı, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani başkanlığında, Körfez ülkeleri dışişleri bakanları ve Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik İran saldırıları kınandı.

Taraflar, KİK ülkelerinin sivil altyapıyı, kritik tesisleri ve yerleşim alanlarını hedef alan İran saldırılarına maruz kalmasını, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının deniz taşımacılığı, enerji, gıda ve uluslararası ticaret tedarik zinciri üzerindeki yansımalarını ve çatışmaya son vererek bölgede barış, güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmeye yönelik Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını ele aldı.

Toplantıda ayrıca bölgesel ve uluslararası gündem, bölgenin karşı karşıya olduğu çeşitli zorluklarla başa çıkma yolları, Lübnan ve Filistin'deki gelişmeler ile bölgede tüm halkların yararına kapsamlı barışın tesisine yönelik çabalar da görüşüldü.

Bakanlar, 2025-2029 dönemini kapsayan ortak eylem planı çerçevesinde ikili iş birliğinin güçlendirilmesi yollarını ele aldı. Bu plan, siyasi ve güvenlik alanları, ticaret ve yatırım, enerji, eğitim, sağlık ve diğer hayati sektörlerde iş birliğinin önceliklerini ve mekanizmalarını öngörüyor.

Ortak dayanışma

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif el-Zeyyani, bakanlar toplantısının hassas bölgesel koşullarda gerçekleştiğini belirterek bunun Kanada'nın KİK üyesi ülkelerle dayanışmasını ve güvenlik ve istikrarlarının yanında duruşunu teyit eden anlamlı bir mesaj niteliği taşıdığını ifade etti.

Zeyyani, toplantının İran'ın sivil altyapıyı ve enerji tesislerini hedef alan balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) KİK ülkelerine yönelik saldırılarının sürdüğü kritik bir güvenlik ortamında toplandığını vurguladı.

efv
Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlenen üçüncü ortak bakanlar toplantısına katılan bakanlar (KİK)

Bahreyn Dışişleri Bakanı, Körfez bölgesinin güvenliğinin küresel ekonominin istikrarı, enerji güvenliği ve tedarik zincirleriyle artık sıkı sıkıya bağlantılı olduğunun altını çizdi. Hürmüz Boğazı'nı kapatma ya da uluslararası su yollarını siyasi baskı aracı olarak kullanma girişimlerinin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin kesintisiz transit geçiş hakkını güvence altına aldığı bu uluslararası koridorda küresel enerji akışları ve ticaret için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Zeyyani, uluslararası toplumun deniz trafiği serbestisini baltalamaya yönelik her türlü girişim karşısında seyirci kalamayacağını vurguladı.

Yatırımın güçlendirilmesi

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, toplantının yalnızca mevcut zorluklarla yüzleşmek için değil, çeşitli alanlarda sürdürülebilir stratejik ortaklıklar inşa etmek için de iş birliğinin ufkunu genişletmek adına önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

Budeyvi, toplantının 28 Şubat 2026'dan bu yana süregelen İran'ın KİK üyesi ülkelere yönelik sinsice saldırısının ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini sekteye uğratarak küresel ekonomi üzerinde ciddi yansımalara yol açmasının gölgesinde, her düzeyde karmaşık bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve koşullar içinde toplandığını belirtti.

Budeyvi, açıklamasında şunları söyledi:

“Bu koşullar ve zorluklarla boğuşurken gerçekleştirdiğimiz toplantı; KİK ile Kanada arasında görüş alışverişi, tutumların koordinasyonu ve ortak iş birliğinin güçlendirilmesi açısından özel bir önem taşımakta olup güvenlik, istikrar ve refaha destek sağlamaya katkıda bulunacaktır.”

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu

Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu’nun iki taraf arasındaki ilişkilerde niteliksel bir dönüşümü temsil ettiğini vurgulayan Budeyvi, KİK Genel Sekreterliği ile Kanada hükümeti arasında imzalanan mutabakat muhtırasının bu diyalog için sağlam bir kurumsal çerçeve oluşturduğunu açıkladı.

Budeyvi, 2025-2029 ortak eylem planının siyasi ve güvenlik, ticaret ve yatırım, enerji, eğitim, sağlık ve diğer hayati sektörlerdeki iş birliğinin önceliklerini ve mekanizmalarını belirlediğini ifade etti.

dnym
Körfez-Kanada Stratejik Diyaloğu’ndan bir kare (KİK)

Genel Sekreter konuşmasında KİK ülkeleri ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkilere de değindi. Son yıllarda bu ilişkilerin kayda değer bir büyüme kaydettiğini belirterek bunun mevcut ekonomik ilişkilerin sağlamlığını ve ticaret ile yatırım iş birliğini genişletmenin vadedici potansiyelini yansıttığını vurguladı.

Taraflar arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 7,7 milyar dolara ulaştığını açıklayan Budeyvi, KİK ülkelerine yönelik doğrudan yabancı yatırımların ise 2024 yılında 2 milyar doları aştığına dikkati çekti.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Lübnan'ın ülkeye ihracatının yeniden başlatılması talimatını verdi

 Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Lübnan'ın ülkeye ihracatının yeniden başlatılması talimatını verdi

 Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam'ın talebi üzerine Lübnan ürünlerinin Suudi Arabistan'a ihracatının yeniden başlatılması talimatını verdi.

Kararın, Lübnan hükümetinin devlet kurumlarını yeniden inşa etme sürecinde attığı olumlu adımlar, ilgili ekiplerin geçen yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar ve Beyrut yönetiminin iş birliği ile gerekli taahhütleri yerine getirmesi doğrultusunda alındığı belirtildi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile yaptığı telefon görüşmesinde söz konusu kararı iletti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bin Ferhan, görüşmede Suudi Arabistan'ın Lübnan'ın istikrarına, egemenliğine ve halkının refahına verdiği desteği vurgulayarak, Lübnan yönetiminin ülke topraklarının kardeş ülkelere zarar verecek faaliyetler için kullanılmasını önlemek amacıyla gerekli tüm tedbirleri alacağına duyduğu güveni ifade etti.

Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a teşekkür ederek, kararın iki kardeş ülke arasındaki derin Arap kardeşliğinin samimi bir göstergesi olduğunu söyledi. Avn, bu adımın aynı zamanda Suudi liderliğinin Lübnan'a ve Lübnan halkına yeniden yapılanma ve toparlanma sürecinde verdiği desteğin somut bir yansıması olduğunu belirtti.

Lübnan Cumhurbaşkanı, söz konusu kararın ülke ekonomisinin canlanmasına önemli katkı sağlayacağını, Lübnanlı üretici ve ihracatçıların geniş bir kesimine destek olacağını ifade etti. Avn, Lübnan halkının tamamının bu kararı büyük bir memnuniyet ve takdirle karşıladığını, kararın köklü Lübnan-Suudi Arabistan ilişkilerini daha da güçlendirecek bir adım olarak görüldüğünü kaydetti.

Öte yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da ihracat yasağının kaldırılmasının iki ülke arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarının derinliğini yansıttığını söyledi. Selam, kararın Suudi Arabistan'ın Lübnan'a duyduğu güvenin ve ekonomik-ticari iş birliğini geliştirme yönündeki ortak iradenin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Kararın Lübnan ekonomisine destek sağlayacak önemli bir adım olduğunu vurgulayan Selam, bunun Lübnanlı üretici ve ihracatçılar için yeni fırsatlar yaratacağını, böylece ülkedeki büyüme ve istikrarın güçlenmesine katkıda bulunacağını ifade etti.

Lübnan Başbakanı ayrıca, iki ülke arasında çeşitli alanlarda iş birliği ve ortaklığın daha da geliştirilmesi amacıyla Suudi Arabistan ile koordinasyonun sürdürülmesini arzu ettiklerini belirterek, bunun her iki ülkenin refahına katkı sağlayacağını söyledi.