Suudi Arabistan’da günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi

Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi

Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)
Suudi Arabistan’da testlere tüm hızıyla devam ediliyor. (SPA)

Suudi Arabistan’da 7 bin 718 kişi daha koronavirüsü atlatarak iyileşti. Böylece Kovid-19 salgınının başlangıcından bu yana günlük en yüksek iyileşme oranı kaydedildi. Yeni vaka sayılarında da düşüş devam ediyor.
Suudi Arabistan'da günlük en az 4 bin vakanın kaydedildiği bir dönemin ardından üst üste dört gündür teyit edilen yeni vakalar, Krallık genelindeki 129 şehir ve valilikte 3 bin vakanın altında seyrediyor. Kritik vaka eğrisi ise istikrarını koruyor.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı dün, 2 bin 692 yeni vakanın kaydedildiğini, 40 kişinin ise koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Yeni vakalardan 263’ü Cidde’de, 220’si Hufuf’ta, 211’i Riyad’da, diğer vakalar ise farklı şehir ve valiliklerde kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, yeni tip koronavirüse yönelik gelişmelerin paylaşıldığı basın toplantısında yaptığı açıklamada, kritik vaka düzeyinde yüzde 1,5 oranında düşüşün kaydedildiğini, onaylanmış vaka sayılarının da azalmaya devam ettiğini bildirdi. Açıklama, virüsün küresel aktivitesinin arttığı haziran ayında günlük 100 binlerde vaka kaydedildiği bir dönemin ardından geldi.
Abdulali, ülkede toplamda kaydedilen vakaların 236 bin 803’e, iyileşen kişi sayısının 177 bin 560’a, can kaybının ise 2 bin 283’e yükseldiğini aktardı. Aktif vaka sayısının 57 bin 960, kritik vaka sayısının ise 2 bin 235 olduğu bilgisini verdi.
Ülke genelinde koronavirüsün tespit edilmesi için testlere de tüm hızıyla devam ediliyor. Şu ana kadar 2 milyon 377 bin 673 kişiye koronavirüs testi yapıldı.
Gelişim ve Davranış Bozuklukları Ulusal Programı Genel Müdürü Dr. Samira el-Gamidi, koronavirüs hakkındaki farkındalığı, ifade ve iletişimi arttırmanın ve aynı zamanda uzman doktor ve sosyal çevrelerden psikolojik destek almanın önemine değindi.
Şizofreni, depresyon, obsesif kompulsif gibi psikolojik bozukluklar karşısındaki en savunmasız grupların çocuklar, ergenler ve yaşça büyükler olduğunu belirten Gamidi, psikolojik bozukluğu olan kişilerin ilaçlarını aksatmadan almaları, uzman doktora başvurmadan bu ilaçları değiştirmemeleri tavsiyesinde bulundu. 
Gamidi, özellikle okula dönmekten korkan ve bu konuda endişelenen çocukların varlığı dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na çocukları okula dönmeye hazırlama yolunda program hazırlaması çağrısında bulundu. Zira çocukların okula geri döndüklerinde koronavirüs dolayısıyla farklı bir döneme başlayacaklarını belirtti.
Suudi Sağlık Bakanlığı, koronavirüse yakalanan 132 kişi ile yürütülen bir çalışmada söz konusu kimselerin koronavirüsü atlatan kişilerden alınan kan plazması tedavisi sayesinde iyileştiğini bildirdi.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu araştırma ekibi, çalışmanın kapsamını ülke genelinde genişletmek için sürece katılmak isteyen sağlık tesislerini de hazırlıyor.
Koronavirüsü atlatarak iyileşenler, söz konusu çalışmanın resmi web sitesinde kayıt açarak kan plazması bağışında bulunmaya devam ediyor. Suudi Arabistan içinden ve dışından çok sayıda kişinin site üzerinden iletişim kurduğu, siteyi son birkaç hafta içerisinde en az 18 bin kişinin ziyaret ettiği bilgisi verildi.
Bakanlık, çalışmada elde edilen verilerin henüz ön sonuçlar olduğunu, tedaviye yönelik herhangi bir tehdide rastlanmayan çalışmanın hastalar için yararlı olacak güvenli bir prosedür olduğunu belirtti. Ayrıca sonuçların tam olarak doğrulanması için süreye ihtiyaç duyulduğu, değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde yayınlanacağı kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu çalışmaya şimdiye kadar farklı sağlık sektörlerinden 20 hastane katıldı. Birçok hastane de bu çalışmaya dahil olmak istiyor. 634’ten fazla bağışçının olması da topluluğun bilimsel çalışmalara ve araştırmalara olan ilgisini yansıtıyor.”



Hacılar bugün Arafat’tta

Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)
Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)
TT

Hacılar bugün Arafat’tta

Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)
Mina'ya hacı akışı, tüm hizmetlerin desteğiyle sorunsuz ve kolay bir şekilde ilerledi (Fotoğraf: Ali Hemec)

Hac için kutsal yolculuğun en önemli aşaması olan Arafat Dağı’na çıkış, bugün şafak vaktiyle birlikte başladı. Mina’da “Terviye Günü” kapsamında geceyi geçiren hacılar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Arafat’a doğru hareket etti.

Hac ibadetinin “en önemli rüknü” olarak kabul edilen Arafat vakfesi için hacıların hareketi sırasında, kutsal bölgeler arasında geçişlerin düzenli ve akıcı olduğu bildirildi. Süreç, çeşitli güvenlik birimlerinden on binlerce personelin koordinasyonuyla takip edildi.

Suudi Arabistan yetkilileri, hac organizasyonunun tüm aşamalarında kapsamlı bir hazırlık yapıldığını ve devlet kurumlarının tüm imkânlarının hacıların ibadetlerini güvenli ve rahat şekilde yerine getirmesi için seferber edildiğini belirtti.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bu yılki hac sezonu için erken planlamalar yapıldığını ve Arafat ile diğer kutsal alanlara geçişlerin düzenli ve kademeli bir şekilde sağlanması için ayrıntılı programlar hazırlandığını açıkladı.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bu yılki hac sezonu için hazırlıklara erken başladığını, bunun “hacıların hizmet kalitesini sürekli geliştirmeyi ve yolculuklarını en başından itibaren kolaylaştırmayı hedefleyen proaktif bir yaklaşım” olduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Hassan bin Yahya el- Manakhra, hacıların kutsal topraklardaki hareketinin düzenli ve kademeli şekilde sağlanması için ayrıntılı planlar hazırlandığını belirterek, “Hacıların kutsal mekânlardaki güzergâhlarına düzenli ve kontrollü biçimde dağıtılmasını garanti eden hassas planlar oluşturuldu” ifadelerini kullandı.


KİK Müzakere Heyeti Başkanı: KİK-Birleşik Krallık Anlaşması, çalkantılı bir dünyada stratejik bir adım

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
TT

KİK Müzakere Heyeti Başkanı: KİK-Birleşik Krallık Anlaşması, çalkantılı bir dünyada stratejik bir adım

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Birleşik Krallık, Londra’da iki taraf arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin resmen tamamlandığının duyurulmasının ardından kapsamlı stratejik iş birliğinde yeni bir döneme girdi. Anlaşma, yatırım akışlarını güçlendiren ve yedi pazardaki iş dünyası için geniş fırsatlar sunan yapısal bir dönüşüm niteliği taşıyor. Ayrıca bu anlaşma, Körfez ülkelerinin G7 üyesi bir devletle imzaladığı ilk serbest ticaret anlaşması olma özelliğini taşıyor.

KİK Müzakere Heyeti Başkanı Dr. Reca el-Merzuki, anlaşmayı ortak ticaret ve yatırım hareketlerini yeniden yönlendirecek kaçınılmaz stratejik bir adım olarak nitelendirdi. El-Merzuki, küresel ekonominin yüksek belirsizlik ve korumacı dalgalanmaların baskısı altında bulunduğu bir dönemde anlaşmanın önemine dikkat çekti.

El-Merzuki, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, KİK ülkeleri ile Birleşik Krallık arasındaki ticaret hacminin hâlihazırda yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti. Serbest ticaret anlaşmasının, dünyadaki benzer anlaşmaların sonuçlarına dayanarak ticaret hacmini yüzde 60’tan fazla artırmasının beklendiğini ifade etti.

Olumsuz etkilerin hafifletilmesi

El-Merzuki, anlaşmanın küresel ekonomi açısından kritik bir dönemde imzalandığını belirtti. ABD’nin gümrük vergilerini artırma ve bazı önceki ticaret anlaşmalarını iptal etme yönündeki kararlarının riskleri yükselttiğine dikkat çeken el-Merzuki, bunun uluslararası ekonomik ilişkileri düzenleyecek istikrarlı ve net bir hukuki çerçeveye duyulan ihtiyacı daha da artırdığını söyledi.

sdvdf
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Birleşik Krallık ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasını ticaret ve yatırım akışını yeniden yönlendirmek için stratejik bir adım olarak görüyor. (KİK)

Anlaşmanın, içerdiği ayrıntılı ve karşılıklı hukuki yükümlülükler sayesinde bu değişimlerin olumsuz etkilerini hafifletmeye katkı sağlayacağını ifade eden el-Merzuki, serbest ticaret çerçevesinin riskleri azaltarak taraflara geleceğe yönelik daha net bir perspektif sunduğunu kaydetti. El-Merzuki ayrıca, anlaşmanın kapsamlı yapısına dikkat çekerek, düzenlemenin yalnızca geleneksel mal ticaretiyle sınırlı kalmadığını; yatırım, hizmetler ve modern finansal hizmetler sektörleri için de bütüncül çerçeveler oluşturduğunu vurguladı.

Teknoloji ve bilgi transferi ile yatırım çekmeye yönelik bir platform

El-Merzuki, serbest ticaret anlaşmalarının yabancı yatırımları çekme ve teknoloji transferini hızlandırma açısından en önemli araçlardan biri olduğunu belirtti. Benzer anlaşmaları imzalayan birçok ülkenin deneyimlerinin, doğrudan yabancı yatırım akışlarında yüzde 30’un üzerinde artış yaşandığını ortaya koyduğunu ifade etti.

El-Merzuki, KİK- Birleşik Krallık Anlaşması’nın öneminin, Birleşik Krallık’ın teknoloji ve yabancı yatırım ihraç eden başlıca ülkeler arasında yer almasından kaynaklandığını vurguladı. Bu durumun Körfez ekonomilerine nitelikli yatırım tabanını genişletme, bilgi birikimini artırma ve ileri teknolojileri transfer etme konusunda ek fırsatlar sunduğunu söyledi.

dv
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Müzakere Heyeti Başkanı Dr. Reca el-Merzuki, KİK- Birleşik Krallık Anlaşması’nın imzalanması sırasında KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi’nin arkasında duruyor. (DPA)

El-Merzuki, KİK ülkelerinin başta Çin olmak üzere büyük doğu ekonomileriyle imzaladığı diğer ticaret anlaşmalarıyla eş zamanlı atılan bu adımın, bölgenin Doğu ile Batı arasında bir köprü niteliği taşıyan stratejik konumundan azami ölçüde faydalanılmasını güçlendirdiğini belirtti. Bu yaklaşımın aynı zamanda farklı uluslararası ortaklarla dengeli ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini desteklediğini ifade etti.

Yeni aşama

HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery ise KİK ülkelerinin, sunduğu uzun vadeli büyüme fırsatları sayesinde stratejik açıdan giderek daha büyük önem kazandığını belirtti. Elhedery, bankacılık grubunun Körfez’deki altı ülkede köklü ve güçlü bir varlığa sahip olduğunu, Birleşik Krallık’ın da bankanın ana pazarlarından biri olduğunu ifade etti.

Elhedery, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bankanın bölgedeki varlığının yeni anlaşmanın doğuracağı fırsatları doğrudan görmesine imkân sağladığını kaydetti. Bankanın ekonomik bağların derinleştirilmesine katkı sunmaya, şirketler ve kurumlar arasında yeni ortaklıkların kurulmasını desteklemeye, yatırımları güçlendirmeye ve daha fazla büyümenin önünü açmaya hazır olduğunu vurguladı.

Ortak bildirinin imzalanması

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi ile Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, geçtiğimiz çarşamba günü Londra’da iki taraf arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin tamamlandığını ilan eden ortak bildiriyi imzaladı. Anlaşma, yıllar süren müzakere turlarının ardından sonuçlandı.

El-Budeyvi, anlaşmayı KİK- Birleşik Krallık ilişkilerinde ‘niteliksel bir sıçrama’ olarak tanımladı. Anlaşmanın iki bölge arasındaki ekonomik ilişkileri gelecek nesiller boyunca güçlendireceğini belirten el-Budeyvi, düzenlemenin tesadüfi olmadığını, Körfez’deki altı ülke ile Birleşik Krallık arasında ‘yıllar süren çalışma ve ortak siyasi iradenin’ ürünü olduğunu ifade etti.

Londra taahhüdü

Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, KİK ülkeleriyle imzalanan serbest ticaret anlaşmasının Londra’nın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Umman ile uzun vadeli ortaklık taahhüdünü yansıttığını belirtti. Bakanlık, bunun KİK’nin bir G7 ülkesiyle yaptığı ilk serbest ticaret anlaşması olduğunu vurguladı.

Açıklamada, anlaşmanın iki taraf arasındaki siyasi ve güvenlik koordinasyonunun giderek arttığı bir dönemde şirketler ve yatırımcılar için hukuki güvence ile istikrar sağlayacak bir çerçeve sunacağı ifade edildi.

İngiliz verilerine göre, Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki mevcut ticaret hacmi yaklaşık 52,9 milyar sterlin (72 milyar dolar) seviyesinde bulunuyor. Ticaret hacminin yüzde 20 artarak yıllık yaklaşık 15,5 milyar sterlinlik (21 milyar dolar) ek büyüme sağlaması bekleniyor.

sdvdsfv
HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery

Anlaşmanın ayrıca Körfez ülkelerinin Birleşik Krallık pazarına ihracatını kolaylaştıracağı, hizmet ve meslek sektörlerini destekleyeceği, vize işlemleri ile iş ziyaretlerini basitleştireceği belirtildi.

Birleşik Krallık İş ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, anlaşmanın Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki ortaklıkta ‘büyük bir adım’ olduğunu belirterek ticaret, yatırım ve inovasyon alanlarında yeni fırsatlar yaratacağını söyledi.

Birleşik Krallık’ın Ortadoğu ve Pakistan Ticaret Komiseri Sarah Mooney ise anlaşmanın gümrük vergilerini düşüreceğini ve iki tarafın ihracatını güçlendireceğini belirtti. Mooney, bunun yatırımcılara uzun vadeli kararlar alma konusunda daha fazla güven sağlayacağını ifade etti.


Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hacıların Nusuk Kartı taşımalarının zorunlu olduğunu vurguladı

 Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hacıların Nusuk Kartı taşımalarının zorunlu olduğunu vurguladı

 Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Mekke’de dün düzenlenen hac sezonunun ilk basın bilgilendirme toplantısında, hacı adaylarının kutsal bölgeler ve Mescid-i Haram içindeki tüm hareketleri sırasında Nusuk Kartı’nı taşımalarının zorunlu olduğunu duyurdu.

Bakanlık Sözcüsü Dr. Gassan bin Raşid en-Nuaymi, ilgili tüm kurumların, Vizyon 2030 kapsamındaki Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı hedefleri doğrultusunda tam koordinasyon içinde çalıştığını belirtti. Nuaymi, hac yolculuğunun hazırlık, operasyon ve memnuniyet olmak üzere üç ana aşama üzerinden ayrıntılı performans göstergeleriyle planlandığını ifade etti.

Nuaymi, bakanlığın hac şirketlerinin hazırlık seviyesini yükseltmek için çalışmalar yürüttüğünü ve sezon başlamadan yaklaşık altı ay önce 78’den fazla ülkeyle hac organizasyonlarına ilişkin düzenlemelerin tamamlandığını söyledi. Bu süreçte, 500’den fazla hizmeti kapsayan ve 80’den fazla kurum ile 5 binden fazla hizmet sağlayıcıyla entegre çalışan Elektronik Yol Platformu’nun sözleşme işlemlerinin tamamlanmasını sağladığını kaydetti.

Bakanlığın farklı dillerde kapsamlı bilinçlendirme programları hazırladığını aktaran Nuaymi, bu çalışmaların hacıların sistem ve hizmetlere ilişkin farkındalığını artırmayı ve talimatlara uyumu güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Program kapsamında hacı adaylarına yönelik 630 binden fazla bilgilendirme materyalinin dağıtıldığı belirtildi.

Nuaymi ayrıca, kutsal bölgelerde yürütülen geliştirme projelerine değinerek, Arafat’taki Rahmet Dağı (Cebel-i Rahme) çevresinin geliştirilmesine yönelik projenin, 272 bin metrekareyi aşan alana yayılan entegre soğutma sistemi sayesinde sıcaklığın düşürülmesine katkı sağladığını ifade etti.

Mescid-i Haram ve diğer kutsal alanlardaki yönlendirme sistemlerinin akıllı ve çok dilli çözümlerle güçlendirildiğini belirten Nuaymi, sahadaki ekiplere anlık çeviri araçları sağlandığını, ayrıca Arafat hutbesinin 50’den fazla dile çevrileceğini söyledi.

Nuaymi, Çantasız Hac girişiminin havaalanlarında işlem tamamlama süresini 120 dakikadan 15 dakikaya düşürdüğünü de sözlerine ekledi.

Hac Birleşik Medya Operasyonları Merkezi Başkanı Salih es-Subeyti ise bu yılki hac sezonunu yaklaşık 150 medya kuruluşunun takip ettiğini, yerel ve uluslararası 3 binden fazla gazetecinin görev yaptığını açıkladı. Subeyti, Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı tarafından gazetecilere gerekli desteğin sağlandığını belirterek, Birleşik Medya Operasyonları Merkezi’nin hac sezonuna ilişkin medya çalışmalarını 40’tan fazla kamu kurumu ile ortaklaşa yürüttüğünü söyledi.

Subeyti, “Bu yılki hac sezonunda Allah’ın misafirlerini ‘Hoş geldiniz’ ifadesiyle karşıladık. Bu ifade, medya platformları ve yayın organlarında sezonun iletişim kimliği hâline geldi. Aynı zamanda ülkenin ve liderliğinin misafirperverlik anlayışını yansıtıyor” dedi. Suudi Arabistan yönetiminin talimatları doğrultusunda tüm kamu kurumlarının her yıl daha yüksek verimlilik ve yenilikçi yöntemlerle koordinasyon içinde çalıştığını vurgulayan Subeyti, bu yapının dünyanın en büyük yıllık insan topluluklarından birinin yönetilmesine katkı sunduğunu ifade etti.

Subeyti, Enformasyon Bakanlığı’nın medya kuruluşlarının hac sezonuna ilişkin içeriklere erişimini kolaylaştırmak amacıyla açık kaynak materyaller sunan Sanal Basın Merkezi (VPC) platformunu devreye aldığını söyledi. Ayrıca üçüncüsü düzenlenen Hac Medya Forumu’nun, 150’den fazla medya kuruluşu ile kamu ve özel sektörden yaklaşık 40 partnerin katılımıyla 13 bin 500’den fazla gazeteci ve ziyaretçiyi ağırladığını belirtti.

Subeyti, hac dönemindeki çalışmaları yansıtmak amacıyla farklı dillerde 6 bin 400’den fazla medya içeriğinin üretildiğini ve yayımlandığını kaydetti. Bunun yanı sıra hac sezonu boyunca bin 200’den fazla televizyon bağlantısı gerçekleştirildiğini aktaran Subeyti, uluslararası medya kapsamındaki toplam içeriğin 100 bini aştığını ve 11 milyardan fazla görüntülenme elde ettiğini söyledi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA ise bu yılki hac sezonunda dijital platformları üzerinden 6 milyardan fazla erişim sağlamayı, ayrıca 42 Arap, İslam ve uluslararası haber ajansıyla iş birliği içinde 7 bin 300’den fazla haber ve medya içeriği yayımlamayı hedefliyor.

Öte yandan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı Sözcüsü Salih bin Duheyyel, bakanlığa bağlı sistemlerin hacılara hizmet vermek üzere hazır olduğunu açıkladı. Bin Duheyyel, Suudi Arabistan Su İdaresi tarafından günlük su üretim kapasitesinin yüzde 18 artışla 3,8 milyon metreküpü aşan yeni bir rekora çıkarıldığını, su taşıma kapasitesinin ise yüzde 32 artışla günlük 2,3 milyon metreküpe yükseltildiğini söyledi.

Bin Duheyyel ayrıca, Ulusal Meteoroloji Merkezi’nin kutsal bölgeler ile hava, deniz ve kara giriş noktalarını kapsayan 92 gözlem ünitesi ve teknik altyapıyla hazırlıklarını tamamladığını belirtti. Çevresel Uyum Denetim Merkezi’nin uydu sistemleri ve insansız hava araçları (İHA) kullanarak çevresel riskleri takip etmeyi sürdürdüğünü kaydeden Bin Duheyyel, Gıda Güvenliği Kurumu’nun da Mekke ve Medine’de stratejik stokları hazır hâle getirdiğini, ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere buğday rezervlerinin temin edildiğini ifade etti.