Lübnan’da hırsızlık vakaları artıyor

Başkent Beyrut’taki bir restoran. (AP)
Başkent Beyrut’taki bir restoran. (AP)
TT

Lübnan’da hırsızlık vakaları artıyor

Başkent Beyrut’taki bir restoran. (AP)
Başkent Beyrut’taki bir restoran. (AP)

Lübnan’da ekonomik krizin had safhaya çıkmasıyla hırsızlık oranlarında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Zekeriya, karanlık bir gecede sokakta yürürken motosikletle yanına yaklaşan bir adamın  kendisine bıçak dayayarak çocuklarına yiyecek alabilmek için para istediğini söyledi.
Lübnan İç Güvenlik Güçleri’nin verilerine göre özellikle hırsızlık oranlarında geçen yıla oranla artış yaşanıyor. Ekonomik durumun kötüleşmesi, yüksek yoksulluk ve işsizlik oranları suçların artmasına sebep oluyor.
37 yaşındaki Zekeriya el Ömer, Beyrut’un el Hamra bölgesinde, 5 Temmuz gecesi yürürken başına gelenleri aktardı. Motosikletiyle yanında duran birinin kendisine bıçak doğrultarak şunları söylediğini aktardı:
“Tek kelime etme, sana zarar vermek için burada değilim. Para vermek veya bir şeyler satın almak için benimle herhangi bir mağazaya gelmeni istiyorum. Çocuklarımı evde yiyeceksiz ve ağlarken bıraktım.”
Zekeriya korkuyla cebindeki parayı 40’lı yaşlarındaki adama verdiğini belirttiği açıklamasına şöyle devam etti:
“Bana doğru geri geldiğini görünce çok korktum. Adam ağlamaya ve özür dilemeye başladı. Parayı bana iade etmek istedi. ‘Ben hırsız değilim, açım ve çocuklarım da aç’ dedi.”
Zekeriya işini kaybettiğini ve artık kirayı ödeyemediğini söyleyen adamdan parayı geri almayı reddetti. Kendisini affettiğini söylediğini, biraz korktuğunu ve üzüntüden çökmüş adamın karşılaştığı durumun zor olduğunu kaydetti.
Bir güvenlik kaynağı AFP’ye yaptığı açıklamada hırsızlık olaylarının ağrılıklı olarak bebek maması, gıda ve ilaçlara yönelik gerçekleştiğini belirterek birçok suçlunun ifadelerinde bu malzemeleri çaldığı için özür dilediğini aktardı.
Lübnan’da ülkenin yakın tarihinin en kötü ekonomik krizi ışığında on binlerce kişi işlerini veya maaşlarının bir kısmını kaybetti. Lübnan halkının neredeyse yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. İşsizlik oranı ise yüzde 35'e dayandı.
Lübnan’ın büyük ölçüde ithalata dayalı bir ülke olduğu gerçeğine dayanarak bebek maması ve çocuk bezleri fiyatlarında artış yaşandı. Sosyal medya aracılığıyla sütlerini çocuk bezleri ile takas etmek isteyen anneler bile var.
Bir eczane sahibine göre en ucuz çocuk bezi fiyatı 15 bin Lübnan lirasından 34 bin liraya yükseldi. Bir yaş üstü bebek maması fiyatlarında da büyük artış yaşandı. Ürünün fiyatı 35 bin liraya ulaştı.
Lübnan İç Güvenlik Güçleri ev, dükkan ve eczanelerde yıl içerisinde 863 hırsızlık vakasının gerçekleştiği bilgisini paylaştı. Bu sayının geçen yıl 650 olduğu belirtildi.
Lübnan'da sosyal medyada yayınlanan bir videoda gece yarısından sonra Beyrut’taki restoranlardan birinden büyük bir kasa alan ve sokakta taşıyan üç kişinin olduğu görülüyor.
Videodaki şahıslar açamadıkları kasayı duvardan çıkarırken görüntülendiler.
Son aylarda likidite eksikliğine tanıklık eden Lübnanlılar, bankaların nakit operasyonları üzerindeki kısıtlamaları sıkılaştırması ve özellikle dolar cinsinden fonları çekmesiyle paralarını evlerinde muhafaza ediyorlar. Bazıları ise gayrimenkule veya arabaya yatırım yapıyor.
İç Güvenlik Güçleri istatistiklerine göre bu yıl 303 araba çalındı. 2019'un ikinci yarısında ise bu rakamın 273 olduğu bilgisi paylaşıldı.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.