Koronavirüs aşıları, ihtiyatla karşılanıyor

Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
TT

Koronavirüs aşıları, ihtiyatla karşılanıyor

Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)

Dünya ülkelerinin Kovid-19 salgınının yeniden görülmesi dolayısıyla izolasyon önlemlerini tekrar uygulamaya başladığı bir dönemde, virüse karşı aşı çalışmalarında ilerleme kaydedildi. ABD merkezli Moderna ilaç şirketi, klinik araştırmalarda somut bir ilerleme kaydettiğini açıklarken, bilim adamları ise gereğinden fazla umuda kapılmama, tüm deneylerin sonuçları bekleme uyarısında bulundu. Uzmanlar, Kovid-19 virüsünün doğası ve bağışıklığın verdiği tepkiye etkisi üzerine yapılan çalışılmalar ile birlikte yeni zorlukların ortaya çıktığına değiniyor.

Cesaret verici sonuçlar
Moderna ilaç şirketi, Salı akşamı yaptığı açıklamada, koronavirüse karşı geliştirdikleri aşının klinik çalışmalarının 27 Temmuz’da nihai aşamaya gireceğini duyurdu. AFP’nin haberine göre, bu açıklama aşının güvenli olup olmadığı ya da antikor üretimini uyarıp uyarmadığını doğrulamak üzere yapılan önceki deneylerin sonuçları yayınlandığı sırada geldi. Nitekim aşı çalışmalarının üçüncü ve son aşamasında, ABD’de 30 bin kişi üzerinde klinik deneyler gerçekleştirilecek. Bu kişilerden yarısına aşıdan 100 mikrogramlık bir doz enjekte edilirken diğer yarısına plasebo verilecek.
Araştırmacılar, aşının Kovid-19’a neden olan SARS-CoV-2 enfeksiyonunu önlemede güvenli ve etkili olup olmadığını görmek için, deneye katılanları iki yıl boyunca takip edecek.
Çalışma, aşıya rağmen hastalığa yakalanılması durumda, aşının bu kişilerde hastalığın semptomlarını önleyip önleyemeyeceğini görmeyi amaçlayacak. Bu aşı, aşılanan kişide semptomlar görülse dahi ciddi enfeksiyonların ortaya çıkmasını önlediği taktirde başarılı sınıfına girecek. Söz konusu çalışmanın 27 Ekim 2020’ye kadar devam etmesi, ilk sonuçların bu tarih öncesinde yayınlanması bekleniyor.
Bu açıklama, New England Journal of Medicine dergisinin Moderna aşısı klinik çalışmalarının ilk aşamasında varılan sonuçları yayınlamasından kısa bir süre sonra geldi. Sonuçlar, çalışmalara katılan ilk 45 kişide antikora rastlandığını gösterdi. Moderna şirketi, bugüne kadar 13 milyon 692 bin 606 kişiyi etkisi altına alan, 586 bin 839 kişinin ölümüne yol açan salgına karşı bir aşı geliştirmede dünya çapında yürütülen yarışta ön sıralarda yer alıyor.
Moderna, Mayıs ayında klinik çalışmaların ilk aşamasındaki ‘geçici verileri’ yayınlamış, aşı geliştirmeye katkıda bulunan ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Anthony Fauci ise bu ön sonuçları ‘cesaret verici’ olarak nitelemişti. Ancak bilim adamları, piyasaya sürülen ilk aşıların en etkili aşılar olmayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. AFP’nin haberine göre, bilim topluluğundaki bazı uzmanlar, tüm sonuçlar ortaya çıkana ve incelenene kadar nihai karar almayacaklarını bildirdi.
RNA’yı temel alan Moderna şirketinin dayandığı teknoloji, laboratuvarda viral proteinlerin üretilmesine ihtiyaç duymadan, Kovid-19’a karşı proaktif bir koruma başlatmak için vücuda genetik bilgiler yüklüyor. Çalışmaları bu teknolojiye dayanan hiçbir aşının düzenleyici kurumlardan onay almadığı biliniyor. Kaliforniya Üniversitesi (Riverside) biyomedikal bilim profesörü, AFP’ye verdiği demeçte, bu teknolojiyi benimseyen önceki araştırmaların ters tepki verdiğini, aşının denendiği kişilerin enfeksiyona karşı daha savunmasız hale geldiklerini bildirdi. Profesör, “Kesin bir şekilde anlamamız gereken şeylerden biri, bağışıklık tepkisini sağlayabilecek uzun vadeli bir etki olup olmadığını bilmek” ifadelerini kullandı.

Rusya’da yürütülen aşının ilk denemeleri
Rusya, dün, Kovid-19 karşı Temmuz ayı sonuna kadar insanlarda uygulanmak üzere test edilen deneysel bir aşının ilk klinik çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı ve N.F. Gamaley Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen aşının klinik testleri, Haziran ayı ortalarında, Moskova'daki prestijli bir askeri hastanede çoğunluğu Rus askerler ve sivillerden oluşan bir grup gönüllü üzerinde yapıldı. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, 18 gönüllüden oluşan ilk grubun ‘test çalışmalarındaki katılımlarının sona erdiği ve hastaneden ayrıldıkları’ belirtildi. Bakanlığın açıklamasına göre, bu ilk grupla yapılan deneyin ana amacı, aşının güvenliğini ve insan vücudunun aşının içeriğine vereceği tepkiyi ölçmekti. İlk olarak 18 Haziran'da aşı yapılan gönüllüler, hastanede kaldıkları 4 haftalık süre içerisinde günlük kontrolden geçirildi.
Açıklamada, bu süreçte aşının yapıldığı gönüllülerin hayati fonksiyonlarının ‘istenmeyen yan etkiler veya komplikasyonlar’ kaydetmeden ‘normal aralıkta’ seyrettiği belirtildi. Test Yönetimi Eş Direktörü Svetlana Volchichina, Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan görüntülerde, “Bağışıklıkları iyi durumda. Vücutları antikorlar üreterek virüse karşı kendisini korumaya aldı” ifadelerini kullandı.
Testlerde gönüllü olan askerlerden Yuri, “Artık (virüsten) yüzde 100 korunacağımızı biliyoruz. Bu yüzden buradan ayrılmaktan korkmuyoruz” şeklinde konuştu. Öte yandan Bakanlık açıklamasında, 23 Haziran'da deneysel aşının yapıldığı 20 kişiden oluşan ikinci bir gönüllü grubunun şu anda tıbbi gözetim altında hastane kontrol altında olduğu belirtildi.  Aşı ile ilgili bu klinik çalışmanın da Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

İhtiyatlı karşılama
Harvard Business Review dergisine göre, Merck & Co. ilaç şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Kenneth C. Frazier, geliştirilmekte olan aşılarının etkili olacağına dair herhangi bir garantinin bulunmadığını, aşının yıl sonu öncesinde hazır olacağını düşünenlerin ‘kamuoyuna ciddi zararlar’ vermiş olacağını ifade etti. Reuters’ın haberine göre, Pazartesi günü yayınlanan röportajında, olası aşıların çok sayıda insana hızlıca dağıtılması yönünde gerekli özellikleri içermeyebileceğini söyleyen Frazier, “Milyarlarca insan için aşı geliştiriyorsanız, bu aşının neler gerçekleştireceğini bilmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Reuters’ın haberine göre, ABD’li bir yetkili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD hükümeti ile ortaklaşa hareket eden ilaç firmalarının Kovid-19 aşısını yaz sonuna kadar aktif olarak üretmeye başlamak yönünde doğru yolda olduğunu ifade etti. Trump yönetimi, Warp Speed Operasyonu ile 2021 yılı sonuna kadar 300 milyon doz aşı üretmeyi hedefliyor.

Yeni zorluklar
Öte yandan, bilim adamları ise Salı günü yaptıkları açıklamada, Kovid-19 ile savaşacak bağışıklık tepkisini gösteren son kanıtların kısa ömürlü olabileceğini, aşı geliştiricilerine insanları tamamen koruyabilecek önleyici dozlara ulaşmada yeni zorluklar çıkaracağını söyledi. Çin, Almanya ve İngiltere'de yapılan ön çalışmalar, koronavirüs hastaları vücudunun bağışıklık sisteminin bir parçası olarak antiviral koruyucu antikorlar geliştirdiği sonucuna varmıştı; ancak bunların yalnızca birkaç ay aktif kaldığı görülüyor.
Reuters’ın haberine göre, Londra Kraliyet Koleji immünoloji profesörü Daniel Altmann, “Çoğu insan antikor geliştirir, ancak etkileri genellikle hızla kaybolur. Bu da sağlam bir bağışıklığın elde edilemeyebileceğini gösterir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Kovid-19 için geliştirilecek olası aşıların bu durum nedeniyle ciddi zorluklar ile karşı karşıya kaldığını söylüyor. Leeds Üniversitesi tıp profesörü Dr. Stephen Griffin, “Ancak bu, salgını kontrol almak için bir aşıya fazla güvenmenin yanlış olduğu anlamına gelmez” ifadelerini kullandı. Aşıların gerçekten etkili olması için iki seçeneğin varlığına değinen Griffin, bunların “Daha sağlam ve daha uzun süreli koruma geliştirme ihtiyacı veya aşının düzenli olarak elde edilmesi” olduğuna değindi.
Dünya çapındaki en az 100 farklı şirket ve araştırma ekibi, Kovid-19 ile mücadele etme yolunda aşı geliştirmeye çalışıyor. Şuanda bunlardan en az 17’si, aşı etkinliğini insanlar üzerinde test ediyor.
İlaç şirketi AstraZeneca’nın Oxford Üniversitesi ile işbirliği içinde domuzlar üzerinde yürüttüğü Kovid-19 aşısı çalışmaları, iki doz aşının tek bir dozdan daha iyi bir antikor tepkisine katkıda bulunduğunu ortaya çıkardı. Ancak şimdiye kadar insanlar üzerinde gerçekleştirilen hiçbir çalışma, antikorların sağladığı herhangi bir bağışıklık tepkisinin yeteri kadar güçlü veya uzun vadeli olup olmadığını gösteren veriler kaydetmedi.



Oscar yarışında deprem: Timothée Chalamet'yi saf dışı bıraktı

1932'de Mississippi Deltası'nda geçen Günahkarlar, geçmişlerinden kaçmaya çalışan ikiz kardeşlerin, memleketlerine dönüşlerinde karşılaştığı karanlıkla yüzleşmelerini konu ediniyor (Warner Bros.)
1932'de Mississippi Deltası'nda geçen Günahkarlar, geçmişlerinden kaçmaya çalışan ikiz kardeşlerin, memleketlerine dönüşlerinde karşılaştığı karanlıkla yüzleşmelerini konu ediniyor (Warner Bros.)
TT

Oscar yarışında deprem: Timothée Chalamet'yi saf dışı bıraktı

1932'de Mississippi Deltası'nda geçen Günahkarlar, geçmişlerinden kaçmaya çalışan ikiz kardeşlerin, memleketlerine dönüşlerinde karşılaştığı karanlıkla yüzleşmelerini konu ediniyor (Warner Bros.)
1932'de Mississippi Deltası'nda geçen Günahkarlar, geçmişlerinden kaçmaya çalışan ikiz kardeşlerin, memleketlerine dönüşlerinde karşılaştığı karanlıkla yüzleşmelerini konu ediniyor (Warner Bros.)

Oscar yarışında sürpriz bir viraj dönüldü: Michael B. Jordan, Günahkarlar'daki (Sinners) performansıyla gecenin kazananı oldu. Favori gösterilen Timothée Chalamet ise bir hafta içinde ikinci kez ödülü rakiplerine kaptırarak büyük bir hüsran yaşadı. Jordan, kürsüde yaptığı duygusal konuşmada New Jersey'deki çocukluk günlerine ve annesinin fedakarlıklarına değinerek salonu duygulandırdı.

Oyuncu Ödülleri, eski ismiyle SAG Ödülleri dün gece Los Angeles'ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

39 yaşındaki Jordan, doğaüstü gerilim filmi Günahkarlar'daki performansıyla Oscar yarışında kartların yeniden karılmasına neden oldu.

Los Angeles'taki Shrine Oditoryumu'nda sahneye çıkan Jordan, ödülünü alırken şaşkınlığını gizleyemeyerek, "Bunu hiç beklemiyordum" dedi. Ödülü takdim eden Viola Davis ise zarfı açıp Jordan'ın ismini okuduğunda sevincini büyük bir çığlıkla paylaştı.

Timothée Chalamet için büyük kayıp

Muhteşem Marty'de (Marty Supreme) eleştirmenlerden tam not alan ve ödül sezonunun favorisi olarak gösterilen performansına rağmen Timothée Chalamet, bir hafta içinde ikinci kez hayal kırıklığı yaşadı. 

Chalamet, BAFTA'da ödülü sürpriz bir şekilde I Swear yıldızı Robert Aramayo'ya kaptırdıktan sonra, Oyuncu Ödülleri'nde de Michael B. Jordan'a yenildi.

Ayrıca Muhteşem Marty de geceden eli boş döndü. SAG-AFTRA üyeleri arasında güçlü bir aday olarak görülen film, En İyi Oyuncu Kadrosu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dahil olmak üzere toplam üç kategoride yarışıyordu.

Jordan için çifte zafer

Michael B. Jordan, geceden iki ödülle ayrıldı. Bireysel başarısının yanı sıra rol aldığı filmin En İyi Oyuncu Kadrosu ödülünü kazanmasıyla sahneye ikinci kez çıktı. Bu, Jordan'ın 2019 yapımı Black Panther'dan sonra bu kategorideki ikinci zaferi.

Eski adı Ekran Oyuncuları Birliği (SAG) Ödülleri olan törende duygusal bir konuşma yapan Jordan, genç bir aktörken tek hayalinin bir "SAG kartı" sahibi olmak olduğunu hatırlattı. 

Ünlü oyuncu, kariyerinin dönüm noktası olan projelerin ismini vermese de HBO'nun efsane dizisi The Wire, ABC pembe dizisi All My Children ve kült spor draması Friday Night Lights'la tanınmıştı.

"Bu kulübe girmeyi her şeyden çok istiyordum" diyen Jordan, oyuncular birliğine atıfta bulunarak şunları ekledi: 

Örnek aldığım tüm o oyuncuların bu topluluğun, SAG-AFTRA'nın bir parçası olduğunu izlediğimi hatırlıyorum. 'Tanrım, bir gün ben de onlardan biri olmak istiyorum' derdim. O sahnede şık takımlarıyla ödül alan adamlar gibi olmak tek hayalimdi. Ve işte o Kuzey Jerseyli çocuk, şu an tam burada duruyor.

Annesine duygusal teşekkür

Jordan, konuşmasında annesini de unutmadı: 

Paramızın yetmediği, benzin parası veya park yeri aradığımız o günlerde beni seçmeler için New York'a taşıyan anneme teşekkür ederim.

Aralarında Chalamet, Leonardo DiCaprio, Ethan Hawke ve Jesse Plemons gibi dev isimlerin bulunduğu kategoride Jordan'ın galibiyeti, daha önce hiçbir öncü ödülü kazanmadığı için büyük bir sürpriz olarak değerlendirildi. Jordan, rakiplerine duyduğu saygıyı şu sözlerle dile getirdi:

Sevdiğim ve işlerine hayran olduğum insanlarla aynı kategoride aday gösterilmek bir onurdur. Bu yolculuk inanılmazdı. Beni aranıza kabul ettiğiniz ve bana kendimi değerli hissettirdiğiniz için teşekkür ederim.

Başarılı işbirliği: Coogler ve Jordan

Günahkarlar, Jordan'la yönetmen Ryan Coogler'ın; Son Durak (Fruitvale Station), Creed ve iki Black Panther filminin ardından 5. işbirliği. 

1930'larda geçen filmde Jordan, I. Dünya Savaşı sonrası Güney'e dönen ve bir eğlence mekanı açan Smoke ve Stack adlı tek yumurta ikizlerini canlandırıyor. Kasabaya vampirlerin saldırmasıyla hikaye karanlık bir boyut kazanıyor.

Oscar'da 16 dalda adaylık elde ederek rekor kıran film, dünya çapında 369 milyon dolar hasılat elde ederek gişede de büyük bir başarı yakaladı. 

Jordan konuşmasını, "Bana kendimi gösterme fırsatı verdiği ve dürüstlüğümüzü bulmamız için güvenli bir alan yarattığı için Ryan Coogler'a teşekkür ederim" diyerek noktaladı.
Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Netflix müjdeyi verdi: Popüler spor komedisi için tarihi belli oldu

Running Point'in 46 yaşındaki yıldızı Kate Hudson (ortada), geçen yıl rol aldığı Kalpten Söylenen Bir Şarkı'daki (Song Sung Blue) performansıyla Oscar'a aday gösterildi (Netflix)
Running Point'in 46 yaşındaki yıldızı Kate Hudson (ortada), geçen yıl rol aldığı Kalpten Söylenen Bir Şarkı'daki (Song Sung Blue) performansıyla Oscar'a aday gösterildi (Netflix)
TT

Netflix müjdeyi verdi: Popüler spor komedisi için tarihi belli oldu

Running Point'in 46 yaşındaki yıldızı Kate Hudson (ortada), geçen yıl rol aldığı Kalpten Söylenen Bir Şarkı'daki (Song Sung Blue) performansıyla Oscar'a aday gösterildi (Netflix)
Running Point'in 46 yaşındaki yıldızı Kate Hudson (ortada), geçen yıl rol aldığı Kalpten Söylenen Bir Şarkı'daki (Song Sung Blue) performansıyla Oscar'a aday gösterildi (Netflix)

Netflix, geçen yıl yayımlandığı andan itibaren izleyicilerin favorisi haline gelen hit komedi dizisinin ikinci sezon tarihini resmen duyurdu.

Mindy Kaling'in yaratıcıları arasında yer aldığı yapım; yıldızlarla dolu kadrosu, kahkaha dolu sahneleri ve sürükleyici aile dramasıyla geçen yıl şubatta platformun en çok izlenen dizisi olmayı başarmıştı. İlk sezonun üzerinden tam bir yıl geçmişken yayın devi, hayranlarını daha fazla bekletmeyeceğini açıkladı: Running Point, ikinci sezonuyla 23 Nisan Perşembe günü geri dönüyor.

Oscar adayı Kate Hudson'ın, kurgusal NBA takımı Los Angeles Waves'in ilk kadın başkanı Isla Gordon'a hayat verdiği dizi, izleyicilere hem eğlenceli hem de hırslı bir spor dünyası seyirliği sunuyor. 

Birleşik Krallık merkezli gazete The Mirror'ın haberine göre Running Point, esin kaynağını kısmen, LA Lakers'ın eski sahibi ve basketbol dünyasının önemli isimlerinden Jeanie Buss'tan alıyor. Isla, bir yandan kulübün kontrolünü elinde tutmaya çabalarken, diğer yandan da aynı derecede problemli ailesiyle baş etmeye çalışıyor.

Scott MacArthur, Brenda Song, Chet Hanks ve Justin Theroux gibi isimlerin yer aldığı dev kadronun, bu görkemli çıkıştan sadece bir yıl sonra geri dönecek olması hayranları şimdiden heyecanlandırdı.

Yeni sezonda neler olacak?

Netflix'in yayın platformu Tudum tarafından paylaşılan resmi özete göre izleyicileri hareketli bir sezon bekliyor:

Boş kalan baş antrenörlük koltuğu, sezon sonundaki ağır mağlubiyetin taze acısı ve Isla'nın en 'dengesiz' kardeşinin yeniden ortaya çıkmasıyla Running Point; komik, sürükleyici ve bir solukta izlenecek yeni bir sezon vaat ediyor.

Netflix, tarih duyurusuyla birlikte kadroya yeni katılan Ray Romano ve Ken Marino gibi usta isimlerin yer aldığı ilk kareleri de paylaştı. Yeni sezonda ekibe katılan diğer isimler arasında Tommy Dewey, Richa Moorjani ve Jake Picking de bulunuyor.

"Yıllardır bu kadar gülmemiştim"

Running Point, ilk sezonuyla izleyicilerden övgü dolu yorumlar almıştı. Bir IMDb kullanıcısı, "Bu yılki favori dizim, Netflix'in gelmiş geçmiş en iyi işlerinden biri" derken; bir diğeri, "Üç saat içinde tüm sezonu bitirdim, başından kalkamadım. Komedi, dram, aşk ve kadın patron enerjisinin mükemmel karışımı!" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada da ses getiren dizi için bir izleyici şöyle yazdı: 

Yıllardır bir dizide bu kadar istikrarlı güldüğümü hatırlamıyorum.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Tarihi başarı: Kült korku serisinin yeni filmi rekorla döndü

Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)
Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)
TT

Tarihi başarı: Kült korku serisinin yeni filmi rekorla döndü

Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)
Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell, stüdyoyla yaşadığı ücret anlaşmazlığı nedeniyle Haziran 2022'de korku-slasher serisi Çığlık'tan ayrılmıştı (Paramount Pictures)

Ghostface hâlâ formunda. Paramount ve Spyglass Media’nın uzun soluklu slasher serisinin son halkası Çığlık 7 (Scream 7), ABD gişesindeki 64,1 milyon dolarlık açılış hasılatıyla seri rekoruna imza attı.

30 yıllık bir geçmişe sahip marka için bu, harika bir başlangıç. Film, 44,4 milyon dolarla bir önceki rekorun sahibi olan 2023 yapımı Çığlık 6'nın başarısını çok daha ileriye taşıdı. 

Uluslararası pazarda da 33,1 milyon dolar toplayan Çığlık 7, dünya çapında toplam 97,2 milyon dolarlık hasılata ulaştı. 45 milyon dolarla serinin en yüksek bütçeli yapımı olsa da filmin vizyon yolculuğu sonunda rahatlıkla kâra geçmesi öngörülüyor.

Film danışmanlık şirketi Franchise Entertainment Research'ün başındaki David A. Gross, "Bu olağanüstü bir başarı" diyerek ekliyor: 

Rekor kırmak her zaman iyidir.

Uzun süreli sessizliğin ardından gelen zafer

Çığlık 7, Paramount'un geçen yılki aksiyon komedisi Acıya Yer Yok'tan (Novocaine) bu yana gişede zirveye çıkan ilk filmi oldu. Uzun süren durgunluğun ardından gelen bu gişe başarısı, Paramount'un Warner Bros. Discovery'nin kontrolü için Netflix'i geride bırakarak Hollywood'u şaşırtmasının hemen sonrasına denk geldi. Paramount CEO'su David Ellison, yeni medya devinin vizyona yılda 30'dan fazla film sokacağının sözünü vermişti. Bu, herhangi bir stüdyo için bugüne kadarki en yüksek üretim kapasitesi anlamına geliyor.

Ancak sektör yöneticileri ve sinema salonu sahipleri bu konuda şüpheci. Medya birleşmelerinin beyazperdedeki yeni film sayısını azaltmasından endişe duyuluyor. Bu durum, pandemi ve 2023 grevlerinin etkisinden henüz tam kurtulamayan sinema sektörü için yıkıcı olabilir. 2026 gelirleri her ne kadar geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 9 artsa da ABD genelindeki bilet satışları, pandemi öncesi döneme göre yaklaşık yüzde 20 daha düşük seyrediyor.

Krizlere rağmen gelen başarı

Çığlık 7, vizyon yolculuğuna pek çok aksilikle başladı. Süreç, 2022 yapımı 5. ve 6. filmlerin yıldızı Melissa Barrera'nın, Spyglass tarafından "antisemitik" diye değerlendirilen sosyal medya paylaşımları nedeniyle kadrodan çıkarılmasıyla tetiklendi. 

Ardından rol arkadaşı Jenna Ortega ve yönetmen Christopher Landon projeden ayrıldı. Geçen haftaki Los Angeles galasındaki protestolar dahil olmak üzere yükselen tepkilere rağmen, sadık hayran kitlesi salonları doldurmaktan geri durmadı.

Filmin bu başarısında "nostalji faktörü" büyük rol oynadı. Ücret anlaşmazlığı nedeniyle bir önceki filmde yer almayan serinin asıl kahramanı Sidney Prescott'u canlandıran Neve Campbell, 7 milyon dolarlık anlaşmayla geri döndü. Korku türünün hiç bitmeyen popülaritesi de bu başarıyı perçinledi.

IMAX ve premium formatların etkisi

Beklentilerin üzerindeki bu başlangıçta, bilet fiyatları daha yüksek olan IMAX ve ScreenX gibi formatların küresel hasılatın yüzde 40'ını oluşturması etkili oldu. Çığlık 7, serinin IMAX formatında yayımlanan ilk filmi.

Comscore pazar eğilimleri yöneticisi Paul Dergarabedian durumu şöyle özetliyor: 

30 yıl önceki mütevazı başlangıcından sonra Çığlık'ın bugün hâlâ ilk günkü kadar güçlü bir karşılık bulması dikkat çekici. Beyazperdede korku filmi izleme iştahı çok açık. Müthiş bir fragman, etkili bir pazarlama kampanyası ve yıldız isimlerin geri dönüşüyle Çığlık 7 başarı için adeta biçilmiş kaftandı.

Eleştiriler karışık, izleyici bölünmüş durumda

Serinin emektar ismi Kevin Williamson tarafından yönetilen 7. film, Sidney Prescott'un kızını hedef alan yeni bir katile odaklanıyor. Ancak eleştirmenler film konusunda pek de iyimser değil. 

Rotten Tomatoes'daki yüzde 33'lük eleştirmen puanı ve CinemaScore anketlerindeki "B-" notu, izleyicinin de ikiye bölündüğünü gösteriyor. Korku filmlerinin genellikle ikinci haftasında büyük bir düşüş yaşadığı bilinirken, Çığlık 7'nin bu düşük notlarla türün handikaplarından kurtulup kurtulamayacağı merak konusu.

David A. Gross ise genç izleyici kitlesinin salonlara gelmeye devam edeceğine inanıyor: 

Genç korku izleyicisi için karanlık bir odada arkadaşlarıyla oturup yüksek sesli ve ürkütücü sahnelerle irkilmek, hâlâ büyük bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter