Koronavirüs aşıları, ihtiyatla karşılanıyor

Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
TT

Koronavirüs aşıları, ihtiyatla karşılanıyor

Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)

Dünya ülkelerinin Kovid-19 salgınının yeniden görülmesi dolayısıyla izolasyon önlemlerini tekrar uygulamaya başladığı bir dönemde, virüse karşı aşı çalışmalarında ilerleme kaydedildi. ABD merkezli Moderna ilaç şirketi, klinik araştırmalarda somut bir ilerleme kaydettiğini açıklarken, bilim adamları ise gereğinden fazla umuda kapılmama, tüm deneylerin sonuçları bekleme uyarısında bulundu. Uzmanlar, Kovid-19 virüsünün doğası ve bağışıklığın verdiği tepkiye etkisi üzerine yapılan çalışılmalar ile birlikte yeni zorlukların ortaya çıktığına değiniyor.

Cesaret verici sonuçlar
Moderna ilaç şirketi, Salı akşamı yaptığı açıklamada, koronavirüse karşı geliştirdikleri aşının klinik çalışmalarının 27 Temmuz’da nihai aşamaya gireceğini duyurdu. AFP’nin haberine göre, bu açıklama aşının güvenli olup olmadığı ya da antikor üretimini uyarıp uyarmadığını doğrulamak üzere yapılan önceki deneylerin sonuçları yayınlandığı sırada geldi. Nitekim aşı çalışmalarının üçüncü ve son aşamasında, ABD’de 30 bin kişi üzerinde klinik deneyler gerçekleştirilecek. Bu kişilerden yarısına aşıdan 100 mikrogramlık bir doz enjekte edilirken diğer yarısına plasebo verilecek.
Araştırmacılar, aşının Kovid-19’a neden olan SARS-CoV-2 enfeksiyonunu önlemede güvenli ve etkili olup olmadığını görmek için, deneye katılanları iki yıl boyunca takip edecek.
Çalışma, aşıya rağmen hastalığa yakalanılması durumda, aşının bu kişilerde hastalığın semptomlarını önleyip önleyemeyeceğini görmeyi amaçlayacak. Bu aşı, aşılanan kişide semptomlar görülse dahi ciddi enfeksiyonların ortaya çıkmasını önlediği taktirde başarılı sınıfına girecek. Söz konusu çalışmanın 27 Ekim 2020’ye kadar devam etmesi, ilk sonuçların bu tarih öncesinde yayınlanması bekleniyor.
Bu açıklama, New England Journal of Medicine dergisinin Moderna aşısı klinik çalışmalarının ilk aşamasında varılan sonuçları yayınlamasından kısa bir süre sonra geldi. Sonuçlar, çalışmalara katılan ilk 45 kişide antikora rastlandığını gösterdi. Moderna şirketi, bugüne kadar 13 milyon 692 bin 606 kişiyi etkisi altına alan, 586 bin 839 kişinin ölümüne yol açan salgına karşı bir aşı geliştirmede dünya çapında yürütülen yarışta ön sıralarda yer alıyor.
Moderna, Mayıs ayında klinik çalışmaların ilk aşamasındaki ‘geçici verileri’ yayınlamış, aşı geliştirmeye katkıda bulunan ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Anthony Fauci ise bu ön sonuçları ‘cesaret verici’ olarak nitelemişti. Ancak bilim adamları, piyasaya sürülen ilk aşıların en etkili aşılar olmayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. AFP’nin haberine göre, bilim topluluğundaki bazı uzmanlar, tüm sonuçlar ortaya çıkana ve incelenene kadar nihai karar almayacaklarını bildirdi.
RNA’yı temel alan Moderna şirketinin dayandığı teknoloji, laboratuvarda viral proteinlerin üretilmesine ihtiyaç duymadan, Kovid-19’a karşı proaktif bir koruma başlatmak için vücuda genetik bilgiler yüklüyor. Çalışmaları bu teknolojiye dayanan hiçbir aşının düzenleyici kurumlardan onay almadığı biliniyor. Kaliforniya Üniversitesi (Riverside) biyomedikal bilim profesörü, AFP’ye verdiği demeçte, bu teknolojiyi benimseyen önceki araştırmaların ters tepki verdiğini, aşının denendiği kişilerin enfeksiyona karşı daha savunmasız hale geldiklerini bildirdi. Profesör, “Kesin bir şekilde anlamamız gereken şeylerden biri, bağışıklık tepkisini sağlayabilecek uzun vadeli bir etki olup olmadığını bilmek” ifadelerini kullandı.

Rusya’da yürütülen aşının ilk denemeleri
Rusya, dün, Kovid-19 karşı Temmuz ayı sonuna kadar insanlarda uygulanmak üzere test edilen deneysel bir aşının ilk klinik çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı ve N.F. Gamaley Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen aşının klinik testleri, Haziran ayı ortalarında, Moskova'daki prestijli bir askeri hastanede çoğunluğu Rus askerler ve sivillerden oluşan bir grup gönüllü üzerinde yapıldı. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, 18 gönüllüden oluşan ilk grubun ‘test çalışmalarındaki katılımlarının sona erdiği ve hastaneden ayrıldıkları’ belirtildi. Bakanlığın açıklamasına göre, bu ilk grupla yapılan deneyin ana amacı, aşının güvenliğini ve insan vücudunun aşının içeriğine vereceği tepkiyi ölçmekti. İlk olarak 18 Haziran'da aşı yapılan gönüllüler, hastanede kaldıkları 4 haftalık süre içerisinde günlük kontrolden geçirildi.
Açıklamada, bu süreçte aşının yapıldığı gönüllülerin hayati fonksiyonlarının ‘istenmeyen yan etkiler veya komplikasyonlar’ kaydetmeden ‘normal aralıkta’ seyrettiği belirtildi. Test Yönetimi Eş Direktörü Svetlana Volchichina, Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan görüntülerde, “Bağışıklıkları iyi durumda. Vücutları antikorlar üreterek virüse karşı kendisini korumaya aldı” ifadelerini kullandı.
Testlerde gönüllü olan askerlerden Yuri, “Artık (virüsten) yüzde 100 korunacağımızı biliyoruz. Bu yüzden buradan ayrılmaktan korkmuyoruz” şeklinde konuştu. Öte yandan Bakanlık açıklamasında, 23 Haziran'da deneysel aşının yapıldığı 20 kişiden oluşan ikinci bir gönüllü grubunun şu anda tıbbi gözetim altında hastane kontrol altında olduğu belirtildi.  Aşı ile ilgili bu klinik çalışmanın da Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

İhtiyatlı karşılama
Harvard Business Review dergisine göre, Merck & Co. ilaç şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Kenneth C. Frazier, geliştirilmekte olan aşılarının etkili olacağına dair herhangi bir garantinin bulunmadığını, aşının yıl sonu öncesinde hazır olacağını düşünenlerin ‘kamuoyuna ciddi zararlar’ vermiş olacağını ifade etti. Reuters’ın haberine göre, Pazartesi günü yayınlanan röportajında, olası aşıların çok sayıda insana hızlıca dağıtılması yönünde gerekli özellikleri içermeyebileceğini söyleyen Frazier, “Milyarlarca insan için aşı geliştiriyorsanız, bu aşının neler gerçekleştireceğini bilmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Reuters’ın haberine göre, ABD’li bir yetkili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD hükümeti ile ortaklaşa hareket eden ilaç firmalarının Kovid-19 aşısını yaz sonuna kadar aktif olarak üretmeye başlamak yönünde doğru yolda olduğunu ifade etti. Trump yönetimi, Warp Speed Operasyonu ile 2021 yılı sonuna kadar 300 milyon doz aşı üretmeyi hedefliyor.

Yeni zorluklar
Öte yandan, bilim adamları ise Salı günü yaptıkları açıklamada, Kovid-19 ile savaşacak bağışıklık tepkisini gösteren son kanıtların kısa ömürlü olabileceğini, aşı geliştiricilerine insanları tamamen koruyabilecek önleyici dozlara ulaşmada yeni zorluklar çıkaracağını söyledi. Çin, Almanya ve İngiltere'de yapılan ön çalışmalar, koronavirüs hastaları vücudunun bağışıklık sisteminin bir parçası olarak antiviral koruyucu antikorlar geliştirdiği sonucuna varmıştı; ancak bunların yalnızca birkaç ay aktif kaldığı görülüyor.
Reuters’ın haberine göre, Londra Kraliyet Koleji immünoloji profesörü Daniel Altmann, “Çoğu insan antikor geliştirir, ancak etkileri genellikle hızla kaybolur. Bu da sağlam bir bağışıklığın elde edilemeyebileceğini gösterir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Kovid-19 için geliştirilecek olası aşıların bu durum nedeniyle ciddi zorluklar ile karşı karşıya kaldığını söylüyor. Leeds Üniversitesi tıp profesörü Dr. Stephen Griffin, “Ancak bu, salgını kontrol almak için bir aşıya fazla güvenmenin yanlış olduğu anlamına gelmez” ifadelerini kullandı. Aşıların gerçekten etkili olması için iki seçeneğin varlığına değinen Griffin, bunların “Daha sağlam ve daha uzun süreli koruma geliştirme ihtiyacı veya aşının düzenli olarak elde edilmesi” olduğuna değindi.
Dünya çapındaki en az 100 farklı şirket ve araştırma ekibi, Kovid-19 ile mücadele etme yolunda aşı geliştirmeye çalışıyor. Şuanda bunlardan en az 17’si, aşı etkinliğini insanlar üzerinde test ediyor.
İlaç şirketi AstraZeneca’nın Oxford Üniversitesi ile işbirliği içinde domuzlar üzerinde yürüttüğü Kovid-19 aşısı çalışmaları, iki doz aşının tek bir dozdan daha iyi bir antikor tepkisine katkıda bulunduğunu ortaya çıkardı. Ancak şimdiye kadar insanlar üzerinde gerçekleştirilen hiçbir çalışma, antikorların sağladığı herhangi bir bağışıklık tepkisinin yeteri kadar güçlü veya uzun vadeli olup olmadığını gösteren veriler kaydetmedi.



Düşmanlara zarar verme büyüsü içeren Roma tableti keşfedildi

Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)
Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)
TT

Düşmanlara zarar verme büyüsü içeren Roma tableti keşfedildi

Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)
Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)

Hollanda'da keşfedildikten sonra çözümlenen bir Roma tabletinin, düşmanlara zarar vermek amacıyla tanrıları ve iblisleri çağırmaya yönelik "sihirli" büyüler içerdiği ortaya çıktı.

Eser, Hollanda'nın Heerlen belediyesindeki Aşağı Germania adlı Roma eyaletine ait bir arkeolojik kazı alanında bulundu.

Yaklaşık 9,3'e 4,8 santimetre boyutlarındaki tablette, o dönemde yaygın olan Latince değil, Mısır üslubuyla yazılmış Antik Yunanca metinler yer aldığı tespit edildi.

Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü'nden araştırmacılar, tablette üç farklı karakter grubunun kullanıldığını saptadı.

Bu tür lanet tabletleri genellikle ağır, dokununca serin bir his veren, işlenmesi kolay ve "bağlayıcı" özellikler barındırdığına inanılan bir malzeme olan kurşundan yapılır.

Daha küçük lanet tabletlerine büyüler veya bağlayıcı tılsımlar yazılarak daha sonra bunlar mahkemedeki rakiplerini, atletik veya romantik rakipleri etkilemek ya da "bağlamak" amacıyla toprağa gömülürdü.

Araştırmacılar Heerlen tabletini, 2. yüzyılda eski Roma askeri yerleşimi Coriovallum'un bulunduğu Belediye Binası meydanının altındaki bir çukurda keşfetti.

Bilim insanları yazıyı açığa çıkarmak için değişken ışıklandırma kullanarak yazıtın çok sayıda fotoğrafını çeken bilgisayar destekli bir fotoğraf tekniği kullandı.

Daha sonra tek tek çekilen fotoğraflar dijital ortamda tek bir görüntü haline getirilerek yüzeydeki en küçük ayrıntıların bile net bir şekilde ortaya çıkması sağlandı.

Tabletin, çeşitli tanrılara ve iblislere Mısır tarzında seslendiği ancak Antik Yunanca yazıldığı tespit edildi.

Bu, Kuzey Avrupa'da bulunan Latince yazılmış diğer lanet tabletlerinin çoğundan belirgin şekilde ayrılıyor.

Heerlen tabletinde köleler diye anılan iki erkek ve iki kadının isimleri de yer alıyordu.

Heidelberg'den papirolog Rodney Ast, "Bu tablet ya bu 4 köleye yönelik bir lanet ya da onların adına adı belirtilmeyen bir kişiye yönelik bir lanet olarak kullanıldı" diyor.

Kölelerin ismi yazılırken erkeklerde Latince, kadınlarda ise Yunanca gibi farklı dillerin kullanılması da araştırmacıların ilgisini çekti.

Papiroloji Enstitüsü'nden araştırma görevlisi Julia Lougovaya şu ifadeleri kullanıyor:

İki kadından birinin yazıtın yazarı olduğu ve bu tür lanetler aracılığıyla ilahi güçlerle iletişim kurulabildiğine dair inancı Roma Mısırı'ndan getirdiği ihtimali elenemez.

Lanet tableti, Roma Mısırı'nda büyünün önemli bir rol oynadığının da göstergesi.

Koruma ve şifayla ilgili bazı uygulamalar resmen tanınıp dini yaşamın parçası kabul edilirken, kişinin kendi çıkarları için ve başkalarının zararına gerçekleştirdiği uygulamalar ise gizlice yapılıyordu.

Heidelberg Üniversitesi'nden Mısırbilimci Joachim Quack şunları söylüyor: 

Milattan sonraki ilk yüzyıllarda Yakın Doğu, Mısır, Yahudi ve hatta bazen Hıristiyan gelenekleri giderek birbirine karışarak o dönemin tüm Roma İmparatorluğu'na yayıldı. Heerlen'deki bu keşif, bu gelişmeyi etkileyici bir şekilde vurguluyor.

Independent Türkçe


The Walking Dead'de bir devir kapanıyor: Daryl'dan duygusal veda

Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)
Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)
TT

The Walking Dead'de bir devir kapanıyor: Daryl'dan duygusal veda

Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)
Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)

The Walking Dead evreninde bir devir kapanıyor. Norman Reedus, Instagram'da paylaştığı duygusal mesajla 16 yıldır canlandırdığı Daryl Dixon karakterine veda etti.

Moğolistan'daki motosiklet turunun ve Hong Kong Comic Con ziyaretinin ardından sosyal medyada sessizliğini bozan Reedus, hayranlarına ve arkasındaki dev ekibe hitaben uzun bir teşekkür mesajı paylaştı.

57 yaşındaki Reedus, çekimlerin son gününden kareleri de paylaştığı gönderisinde şu ifadelere yer verdi:

Moğolistan dönüşü nihayet son bölüme ait fotoğraflara bakma fırsatı buldum. Ekipten herhangi birini geride bırakmak gerçekten çok zordu. O anlara ait fotoğrafları buraya yüklemedim ama insanların bu sezonu görmesi için sabırsızlanıyorum. Şimdiye kadar çalıştığım en iyi set ekibiydi. İş bittiğinde hissettiğimiz o başarma duygusu kelimelerle tarif edilemez. Çok büyük bir emek ve yürek koyduk ortaya, bunu izlerken siz de hissedeceksiniz. Çok özel bir sezon oldu. Bu seferki veda çok farklı geliyor.

Reedus'ın paylaştığı 6 set fotoğrafında, evrenin bir diğer ikonik karakteri Carol Peletier'i canlandıran Melissa McBride da dikkat çekiyor. McBride, dizinin 4 sezonunda da Reedus'a eşlik etmişti.

Final sezonu ne zaman?

The Walking Dead: Daryl Dixon'ın İspanya'da çekilen 4. ve final sezonunun prodüksiyonu aslında geçen yılın sonlarında tamamlanmıştı. Çekimlerin tamamlanmasının ardından uzun süre sessiz kalan Reedus, kişisel hesabından ilk kez bu kadar uzun ve detaylı bir final açıklaması yaptı.

AMC, final sezonunun kesin yayın tarihi konusunda şimdilik sessiz kalmayı tercih etse de dizinin bu yılın sonlarına doğru ekrana geleceği biliniyor. 

Serinin önceki tüm sezonlarının eylülde prömiyer yaptığı göz önüne alınırsa ve evrenin bir diğer yan projesi Dead City'nin üçüncü sezonunun 26 Temmuz'da başlayacağı düşünülürse, Daryl Dixon'ın gelişi ekim ayına kayabilir. Bu gerçekleşirse hayranlar sonbaharda iki farklı The Walking Dead dizisini art arda izleme fırsatı bulacak.

Rick Grimes sürprizi gelecek mi?

Kamera arkası fotoğraflarında hayranların gözü hemen bir ismi aradı. Sosyal medyada, Andrew Lincoln'ün efsanevi Rick Grimes karakteriyle final sezonunda sürpriz bir şekilde boy göstereceğine dair çok güçlü iddialar dolaşıyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmasa da izleyicilerin beklentisi bu yönde.

Final sezonuna dair teoriler ise bir hayli heyecan verici. Kendilerini zombi salgınının başladığı Fransa'da bulan Daryl ve Carol'ın, yeni sezonda nihayet ABD'ye dönmesi bekleniyor.

Geçen ekimde New York Comic Con'da konuşan McBride, 4. sezonun "üçüncüden çok daha iyi olacağını" belirtirken, Reedus da final bölümleri için "Ortalığı kasıp kavuruyoruz" diyerek çıtayı yükseğe koymuştu.

Reedus'ın vedası, dizinin sadık takipçilerini de duygulandırdı. Gönderinin altına yorum yapan hayranlardan biri, "Nasıl bir iş çıkardığınızı görmek için sabırsızlanıyorum. Ekibe ve bu sezona duyduğun sevgi her kelimenden okunuyor, her şey için teşekkürler" yazarken, bir diğeri geri sayıma başladıklarını söyledi: 

Melissa'yla verdiğiniz tüm bu emeklerin karşılığını göreceğimiz için çok heyecanlıyız, kesinlikle özel bir sezon olacak.

Norman Reedus'ın yeni rotası

Peki, Daryl Dixon defterini kapatan Norman Reedus’ı bundan sonra neler bekliyor? Başarılı aktörün kariyerindeki yeni adımlar da netleşmeye başladı. Reedus, 7 Ocak 2027'de vizyona girecek Pendelum adlı yeni bir korku filminde başrolü üstlenecek. 

Ayrıca kült film serisinin devamı niteliğindeki Şehrin Azizleri 3 (The Boondock Saints 3) üzerindeki çalışmalar hızla sürüyor.

The Walking Dead: Daryl Dixon'ın ilk üç sezonu Türkiye'de TV+ üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Radio Times, Undead Walking


Oscar adayı yıldız milyar dolarlık seriye katılıyor

1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)
1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)
TT

Oscar adayı yıldız milyar dolarlık seriye katılıyor

1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)
1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)

Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) Oscar adayı yıldızı Wagner Moura, Margot Robbie ve Bradley Cooper'ın başrollerini paylaşacağı yeni Ocean's öncülüne katılmak için Warner Bros.'la masaya oturdu.

Yönetmen koltuğunda aynı zamanda filmin senaryosunu da kaleme alan Cooper'ın oturacağı yapım, 25 Haziran 2027'de sinemaseverlerle buluşacak. 

Yapımcılığı Cooper'ın yanı sıra Tom Ackerley, Josey McNamara ve Milan Popelka üstleniyor. Robbie'nin şirketi LuckyChap da projede yer alıyor.

Danny Ocean'ın anne ve babasıyla 1962 Monaco Grand Prix'sine yolculuk

Filmin hikayesi hâlâ gizliliğini koruyor. Ancak Robbie, CinemaCon'da proje hakkında ilk detayları paylaşmıştı.

Filmin, Danny Ocean'ın (George Clooney) azılı birer hırsız olan anne ve babasını konu alacağını nisanda doğrulayan Robbie, stüdyonun 2027 vizyon takvimi tanıtımında şu ifadeleri kullanmıştı:

Danny Ocean daha Las Vegas'a adımını bile atmadan önce, ona bildiği her şeyi öğreten iki dahi vardı: Anne ve babası. Yeni filmimizde onları en parlak dönemlerinde izleyecek ve 1962 Monaco Grand Prix'sinde gerçekleştirdikleri destansı bir soyguna tanıklık edeceğiz.

Milyar dolarlık seri

Ocean's serisinin kökenleri, başrollerinde Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Dean Martin gibi Rat Pack grubu üyelerinin yer aldığı 1960 yapımı ilk Ocean's 11 filmine dayanıyor. 

Steven Soderbergh'in yönettiği 2001 yapımı yeniden çevrimde George Clooney, Brad Pitt, Matt Damon ve Julia Roberts başrolleri paylaşmıştı. Film iki devam halkası doğururken, 2018'de Sandra Bullock, Cate Blanchett, Anne Hathaway ve Rihanna'nın yer aldığı Ocean's Eight'in de önünü açmıştı.

Wagner Moura'nın yükselişi

Kariyerinde dönüm noktası yaşayan Wagner Moura, bu yıl Kleber Mendonça Filho imzalı Gizli Ajan'daki performansıyla sinema tarihine geçti. 

49 yaşındaki Moura, bu rolle En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilen ilk Brezilyalı oldu.

Başarılı oyuncu ayrıca bu performansıyla Cannes Film Festivali ve New York Sinema Eleştirmenleri Birliği tarafından da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü. 

Netflix'in Narcos dizisindeki Pablo Escobar portresi ve Alex Garland imzalı İç Savaş'taki (Civil War) rolüyle dünya çapında tanınan aktörün sıradaki projeleri dikkat çekiyor.

Moura, Louis Leterrier'nin Netflix için çektiği gerilim filmi Son Ev'de (The Last House) Greta Lee'yle başrolü paylaşıyor.

Ayrıca Alicia Vikander'la rol aldığı ve prömiyerini Tribeca Film Festivali'nde yapan Rachel Rose imzalı The Last Day'de izleyici karşısına çıkacak. 

Moura ayrıca Last Night at the Lobster'ı yönetecek ve filmde Elisabeth Moss ve Brian Tyree Henry'yle birlikte rol alacak. Oyuncunun gündeminde Kristen Stewart'la kamera karşısına geçeceği Flesh of the Gods ve Ralph Fiennes'le Colin Farrell'ı buluşturan Art da bulunuyor.
Independent Türkçe, Deadline, Variety