Koronavirüs aşıları, ihtiyatla karşılanıyor

Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
TT

Koronavirüs aşıları, ihtiyatla karşılanıyor

Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)
Oxford Üniversitesi’nin aşı programı kapsamında Sao Paulo’da bir gönüllüyü kontrol eden bir doktor (Reuters)

Dünya ülkelerinin Kovid-19 salgınının yeniden görülmesi dolayısıyla izolasyon önlemlerini tekrar uygulamaya başladığı bir dönemde, virüse karşı aşı çalışmalarında ilerleme kaydedildi. ABD merkezli Moderna ilaç şirketi, klinik araştırmalarda somut bir ilerleme kaydettiğini açıklarken, bilim adamları ise gereğinden fazla umuda kapılmama, tüm deneylerin sonuçları bekleme uyarısında bulundu. Uzmanlar, Kovid-19 virüsünün doğası ve bağışıklığın verdiği tepkiye etkisi üzerine yapılan çalışılmalar ile birlikte yeni zorlukların ortaya çıktığına değiniyor.

Cesaret verici sonuçlar
Moderna ilaç şirketi, Salı akşamı yaptığı açıklamada, koronavirüse karşı geliştirdikleri aşının klinik çalışmalarının 27 Temmuz’da nihai aşamaya gireceğini duyurdu. AFP’nin haberine göre, bu açıklama aşının güvenli olup olmadığı ya da antikor üretimini uyarıp uyarmadığını doğrulamak üzere yapılan önceki deneylerin sonuçları yayınlandığı sırada geldi. Nitekim aşı çalışmalarının üçüncü ve son aşamasında, ABD’de 30 bin kişi üzerinde klinik deneyler gerçekleştirilecek. Bu kişilerden yarısına aşıdan 100 mikrogramlık bir doz enjekte edilirken diğer yarısına plasebo verilecek.
Araştırmacılar, aşının Kovid-19’a neden olan SARS-CoV-2 enfeksiyonunu önlemede güvenli ve etkili olup olmadığını görmek için, deneye katılanları iki yıl boyunca takip edecek.
Çalışma, aşıya rağmen hastalığa yakalanılması durumda, aşının bu kişilerde hastalığın semptomlarını önleyip önleyemeyeceğini görmeyi amaçlayacak. Bu aşı, aşılanan kişide semptomlar görülse dahi ciddi enfeksiyonların ortaya çıkmasını önlediği taktirde başarılı sınıfına girecek. Söz konusu çalışmanın 27 Ekim 2020’ye kadar devam etmesi, ilk sonuçların bu tarih öncesinde yayınlanması bekleniyor.
Bu açıklama, New England Journal of Medicine dergisinin Moderna aşısı klinik çalışmalarının ilk aşamasında varılan sonuçları yayınlamasından kısa bir süre sonra geldi. Sonuçlar, çalışmalara katılan ilk 45 kişide antikora rastlandığını gösterdi. Moderna şirketi, bugüne kadar 13 milyon 692 bin 606 kişiyi etkisi altına alan, 586 bin 839 kişinin ölümüne yol açan salgına karşı bir aşı geliştirmede dünya çapında yürütülen yarışta ön sıralarda yer alıyor.
Moderna, Mayıs ayında klinik çalışmaların ilk aşamasındaki ‘geçici verileri’ yayınlamış, aşı geliştirmeye katkıda bulunan ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Anthony Fauci ise bu ön sonuçları ‘cesaret verici’ olarak nitelemişti. Ancak bilim adamları, piyasaya sürülen ilk aşıların en etkili aşılar olmayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. AFP’nin haberine göre, bilim topluluğundaki bazı uzmanlar, tüm sonuçlar ortaya çıkana ve incelenene kadar nihai karar almayacaklarını bildirdi.
RNA’yı temel alan Moderna şirketinin dayandığı teknoloji, laboratuvarda viral proteinlerin üretilmesine ihtiyaç duymadan, Kovid-19’a karşı proaktif bir koruma başlatmak için vücuda genetik bilgiler yüklüyor. Çalışmaları bu teknolojiye dayanan hiçbir aşının düzenleyici kurumlardan onay almadığı biliniyor. Kaliforniya Üniversitesi (Riverside) biyomedikal bilim profesörü, AFP’ye verdiği demeçte, bu teknolojiyi benimseyen önceki araştırmaların ters tepki verdiğini, aşının denendiği kişilerin enfeksiyona karşı daha savunmasız hale geldiklerini bildirdi. Profesör, “Kesin bir şekilde anlamamız gereken şeylerden biri, bağışıklık tepkisini sağlayabilecek uzun vadeli bir etki olup olmadığını bilmek” ifadelerini kullandı.

Rusya’da yürütülen aşının ilk denemeleri
Rusya, dün, Kovid-19 karşı Temmuz ayı sonuna kadar insanlarda uygulanmak üzere test edilen deneysel bir aşının ilk klinik çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı ve N.F. Gamaley Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen aşının klinik testleri, Haziran ayı ortalarında, Moskova'daki prestijli bir askeri hastanede çoğunluğu Rus askerler ve sivillerden oluşan bir grup gönüllü üzerinde yapıldı. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, 18 gönüllüden oluşan ilk grubun ‘test çalışmalarındaki katılımlarının sona erdiği ve hastaneden ayrıldıkları’ belirtildi. Bakanlığın açıklamasına göre, bu ilk grupla yapılan deneyin ana amacı, aşının güvenliğini ve insan vücudunun aşının içeriğine vereceği tepkiyi ölçmekti. İlk olarak 18 Haziran'da aşı yapılan gönüllüler, hastanede kaldıkları 4 haftalık süre içerisinde günlük kontrolden geçirildi.
Açıklamada, bu süreçte aşının yapıldığı gönüllülerin hayati fonksiyonlarının ‘istenmeyen yan etkiler veya komplikasyonlar’ kaydetmeden ‘normal aralıkta’ seyrettiği belirtildi. Test Yönetimi Eş Direktörü Svetlana Volchichina, Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan görüntülerde, “Bağışıklıkları iyi durumda. Vücutları antikorlar üreterek virüse karşı kendisini korumaya aldı” ifadelerini kullandı.
Testlerde gönüllü olan askerlerden Yuri, “Artık (virüsten) yüzde 100 korunacağımızı biliyoruz. Bu yüzden buradan ayrılmaktan korkmuyoruz” şeklinde konuştu. Öte yandan Bakanlık açıklamasında, 23 Haziran'da deneysel aşının yapıldığı 20 kişiden oluşan ikinci bir gönüllü grubunun şu anda tıbbi gözetim altında hastane kontrol altında olduğu belirtildi.  Aşı ile ilgili bu klinik çalışmanın da Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

İhtiyatlı karşılama
Harvard Business Review dergisine göre, Merck & Co. ilaç şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Kenneth C. Frazier, geliştirilmekte olan aşılarının etkili olacağına dair herhangi bir garantinin bulunmadığını, aşının yıl sonu öncesinde hazır olacağını düşünenlerin ‘kamuoyuna ciddi zararlar’ vermiş olacağını ifade etti. Reuters’ın haberine göre, Pazartesi günü yayınlanan röportajında, olası aşıların çok sayıda insana hızlıca dağıtılması yönünde gerekli özellikleri içermeyebileceğini söyleyen Frazier, “Milyarlarca insan için aşı geliştiriyorsanız, bu aşının neler gerçekleştireceğini bilmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Reuters’ın haberine göre, ABD’li bir yetkili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD hükümeti ile ortaklaşa hareket eden ilaç firmalarının Kovid-19 aşısını yaz sonuna kadar aktif olarak üretmeye başlamak yönünde doğru yolda olduğunu ifade etti. Trump yönetimi, Warp Speed Operasyonu ile 2021 yılı sonuna kadar 300 milyon doz aşı üretmeyi hedefliyor.

Yeni zorluklar
Öte yandan, bilim adamları ise Salı günü yaptıkları açıklamada, Kovid-19 ile savaşacak bağışıklık tepkisini gösteren son kanıtların kısa ömürlü olabileceğini, aşı geliştiricilerine insanları tamamen koruyabilecek önleyici dozlara ulaşmada yeni zorluklar çıkaracağını söyledi. Çin, Almanya ve İngiltere'de yapılan ön çalışmalar, koronavirüs hastaları vücudunun bağışıklık sisteminin bir parçası olarak antiviral koruyucu antikorlar geliştirdiği sonucuna varmıştı; ancak bunların yalnızca birkaç ay aktif kaldığı görülüyor.
Reuters’ın haberine göre, Londra Kraliyet Koleji immünoloji profesörü Daniel Altmann, “Çoğu insan antikor geliştirir, ancak etkileri genellikle hızla kaybolur. Bu da sağlam bir bağışıklığın elde edilemeyebileceğini gösterir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Kovid-19 için geliştirilecek olası aşıların bu durum nedeniyle ciddi zorluklar ile karşı karşıya kaldığını söylüyor. Leeds Üniversitesi tıp profesörü Dr. Stephen Griffin, “Ancak bu, salgını kontrol almak için bir aşıya fazla güvenmenin yanlış olduğu anlamına gelmez” ifadelerini kullandı. Aşıların gerçekten etkili olması için iki seçeneğin varlığına değinen Griffin, bunların “Daha sağlam ve daha uzun süreli koruma geliştirme ihtiyacı veya aşının düzenli olarak elde edilmesi” olduğuna değindi.
Dünya çapındaki en az 100 farklı şirket ve araştırma ekibi, Kovid-19 ile mücadele etme yolunda aşı geliştirmeye çalışıyor. Şuanda bunlardan en az 17’si, aşı etkinliğini insanlar üzerinde test ediyor.
İlaç şirketi AstraZeneca’nın Oxford Üniversitesi ile işbirliği içinde domuzlar üzerinde yürüttüğü Kovid-19 aşısı çalışmaları, iki doz aşının tek bir dozdan daha iyi bir antikor tepkisine katkıda bulunduğunu ortaya çıkardı. Ancak şimdiye kadar insanlar üzerinde gerçekleştirilen hiçbir çalışma, antikorların sağladığı herhangi bir bağışıklık tepkisinin yeteri kadar güçlü veya uzun vadeli olup olmadığını gösteren veriler kaydetmedi.



Merakla beklenen filme övgü yağıyor: Yılın IMAX deneyimi

Godzilla Minus Zero'nun Japonya'daki gösterim tarihi, ilk Godzilla filminin 1954'te vizyona girdiği günün 72. yıldönümüne denk geliyor (TOHO)
Godzilla Minus Zero'nun Japonya'daki gösterim tarihi, ilk Godzilla filminin 1954'te vizyona girdiği günün 72. yıldönümüne denk geliyor (TOHO)
TT

Merakla beklenen filme övgü yağıyor: Yılın IMAX deneyimi

Godzilla Minus Zero'nun Japonya'daki gösterim tarihi, ilk Godzilla filminin 1954'te vizyona girdiği günün 72. yıldönümüne denk geliyor (TOHO)
Godzilla Minus Zero'nun Japonya'daki gösterim tarihi, ilk Godzilla filminin 1954'te vizyona girdiği günün 72. yıldönümüne denk geliyor (TOHO)

Godzilla geri döndü, üstelik her zamankinden daha öfkeli! 

Godzilla Minus Zero'nun bu haftaki basın gösterimlerinin ardından sosyal medyada peş peşe ilk yorumlar paylaşılmaya başladı. İlk tepkiler, seriye bir iddialı filmin daha katıldığına işaret ediyor.

Dünya prömiyerini 26 Eylül'de New York Film Festivali'nde yapan film, Tokyo Uluslararası Film Festivali'nin bugünkü (1 Kasım) özel gala gösterimi öncesinde bu hafta yeniden basınla buluştu. Köklü Japon stüdyosu Toho'nun yapımı, 3 Kasım'da Japonya'da, 6 Kasım'da Kuzey Amerika'da sinemalarda gösterime girecek. Film, Türkiye'deki sinemaseverlerle 13 Kasım'da buluşacak.

Takashi Yamazaki'nin yazıp yönettiği Godzilla Minus Zero, 2023 yapımı Godzilla Minus One'ın doğrudan devamı. 

İlk film, 15 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya çapında 100 milyon doların üzerinde hasılat elde etmiş ve 2024'te En İyi Görsel Efekt Oscar'ını kazanmıştı.

Toho'nun yayımladığı konu özeti şöyle:

Savaş Japonya'yı sıfıra indirmiş, Godzilla ise eksiye sürüklemişti. Aradan iki yıl geçti. Ülke, toparlanmak ve sonunda gündelik hayatına dönebilmek için sancılı bir mücadele verdi. İnsanlık, güçlükle sağlanan barışa tutunmayı başarmışken yeni bir tehdit ortaya çıkıyor ve umutları bir anda yerle bir ediyor. Üçüncü kez olmayacak. Her şey burada sona erecek.

Ryunosuke Kamiki, Minami Hamabe, Hidetaka Yoshioka ve Kuranosuke Sasaki, devam filminde rollerine dönüyor. Min Tanaka ve Masami Nagasawa da oyuncu kadrosuna katılıyor.

Çekimlerinin tamamı Japonya'da yapılan Godzilla Minus Zero, IMAX için çekilen ilk Japon yapımı.

Filmi New York Film Festivali'nde izleyen Hollywood Reporter eleştirmeni David Rooney, Godzilla Minus Zero'yu "radyoaktif bir patlama" diye nitelendirdi. Övgü dolu eleştirisinde Yamazaki'nin ilk filmin görkemini aştığını belirten Rooney, şunları yazdı:

Efsanevi dev canavarlar nefes kesen bir kapışmada karşı karşıya geliyor. Film, heyecan verici aksiyonuyla seyirciyi hayrete düşürüyor ve her yeni çatışmada kendini aşıyor. Godzilla'nın aceleyle havalanmaya çalışan bir deniz uçağının üzerine yürüdüğü gerilim dolu sahnede nefes almayı bıraktığıma neredeyse eminim.

Godzilla Minus Zero için Rotten Tomatoes'da yer alan 52 eleştirinin yüzde 92'si olumlu. Filmin Metacritic puanı 78, Letterboxd ortalamasıysa 4 yıldız.

Sosyal medyadaki ilk yorumlar, filmin daha büyük çaplı canavar mücadeleleri sunarken insan hikayelerini de ihmal etmediğini vurguluyor.

Bir değerlendirmede, "Filmin merkezinde yine duygu yüklü bir insan hikayesi var. Bu hikayeyi de bu yıl göreceğiniz en büyük ve en tatmin edici kapışma çevreliyor" deniyor. Aynı yorumda, senarist ve yönetmen Yamazaki'nin seriye duyduğu sevginin filme yansıdığı belirtiliyor.

Devam filmini başka ünlü yapımlarla karşılaştıranlar da var. Bir izleyici, "Minus One, Godzilla filmlerinin Oppenheimer'ıysa Minus Zero da Kara Şövalye'si (The Dark Knight). Duygusal, yoğun ve dev canavar aksiyonu açısından kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor" ifadelerini kullanıyor. Aynı yorumda Ghidorah'ın belki de bugüne kadarki en iyi haliyle karşımıza çıktığı söyleniyor ve film "yılın IMAX deneyimi" diye tanımlanıyor.

Bir başka değerlendirmedeyse Godzilla Minus Zero, serinin bugüne kadarki en iyi devam filmi diye nitelendiriliyor: 

En iyi karşılaştırma şu olur: Godzilla Minus One, Baba (The Godfather) ise bu film de Baba 2 (The Godfather Part II).

Bazı yorumlara göre devam filmi, ilk filme kıyasla duyguya ve melodrama daha az, yıkıma daha fazla yer veriyor:

Yanlış anlaşılmasın, bu tam anlamıyla görsel bir şölen. Müziklerden efektlere ve canavarlara kadar üzerine konuşulacak çok şey var. Beni resmen sarstı.

Bir başka yoruma göre film, savaş sonrası travmaya biraz daha az, dev canavar aksiyonuna daha fazla odaklanıyor. Buna rağmen dramatik sahnelerle canavarların yer aldığı sahneler arasında denge kurmayı başarıyor.

Diğer değerlendirmelerde, filmin Godzilla Minus One'daki karakterleri geliştirdiği ve temaları daha kapsamlı işlediği vurgulanıyor. Yapım, insanların savaş sonrası travmaya verdiği farklı tepkileri ele alırken İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen bir insan hikayesini dev canavarların mücadelesiyle birleştiriyor.

Bir yorumda devam filmi, "görsel açıdan daha da baş döndürücü bir boyuta ulaşan, savaşın beraberinde getirdiği duygusal sarsıntıları, yerinden edilmeyi ve travmayı ele alarak duygusal kapsamını da genişleten, şaşırtıcı derecede tatmin edici bir yapım" diye tanımlanıyor.

İlk filmin ardından beklentilerin çok yüksek olduğuna dikkat çeken bir başka değerlendirmedeyse şu ifadeler yer alıyor:

Minus One'ın ardından beklentileri karşılamak hiç kolay değildi ama bunu başarıyor. Bambaşka bir film bu. Gerçekten önemsediğiniz, derinlikli insan karakterleriyle ve nefes kesen dev canavar aksiyonuyla dolu.

Görsel efektlere yönelik övgüler de dikkat çekiyor. Bir yorumda, filmdeki canavar efektleri "Winston ve Tippett'ın 1993'teki çalışmalarından bu yana en iyileri" diye nitelendiriliyor. Aynı değerlendirmede bu efektlerin, çatışmalarda sorumluluk temasını işleyen ve günümüzün sorunlarla dolu dünyasına ayna tutan bir hikayeye hizmet ettiği belirtiliyor.

Ghidorah'ın bütün sahnelerinin gündüz geçmesi de beğenilen ayrıntılardan biri. Bir izleyici, canavarın her seferinde farklı açılardan net biçimde görülebildiğini vurguluyor.

Metal Gear Solid serisinin yaratıcısı Hideo Kojima da filmi Tokyo'daki TOHO Cinemas Hibiya'da izlemiş. Ünlü oyun tasarımcısı, üç yıldır beklediği yapımı IMAX'te görmenin heyecanını paylaşıyor.

Başka bir izleyiciyse salonun tepkisini şöyle anlatıyor:

Film çılgıncaydı. Hepimiz nefesimizi tutmuş izliyor, sık sık sesli tepki veriyorduk. Sizin de filmi izlemeniz için sabırsızlanıyorum. Bulabildiğiniz en büyük perdede izleyin!

Büyük ekranda izleme çağrısı, yorumların ortak noktalarından biri. Filmi "gürültülü, duygusal ve destansı bir canavar filmi" diye tanımlayan bir değerlendirme şu sözlerle bitiyor:

Hayranlar bayılacak. Mutlaka büyük perdede izlenmesi gereken, olağanüstü güzellikte bir iki aksiyon sahnesi var.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, HeadTopics


İzleyiciler Netflix'in sevilen dizisi için planlarını iptal ediyor

Can Dostum'la da (Intouchables) tanınan 38 yaşındaki Fransız oyuncu Omar Sy, Lupin'de haksız yere suçlanan babasının intikamını peşinde koşan zeki ve yetenekli hırsız rolünde (Netflix)
Can Dostum'la da (Intouchables) tanınan 38 yaşındaki Fransız oyuncu Omar Sy, Lupin'de haksız yere suçlanan babasının intikamını peşinde koşan zeki ve yetenekli hırsız rolünde (Netflix)
TT

İzleyiciler Netflix'in sevilen dizisi için planlarını iptal ediyor

Can Dostum'la da (Intouchables) tanınan 38 yaşındaki Fransız oyuncu Omar Sy, Lupin'de haksız yere suçlanan babasının intikamını peşinde koşan zeki ve yetenekli hırsız rolünde (Netflix)
Can Dostum'la da (Intouchables) tanınan 38 yaşındaki Fransız oyuncu Omar Sy, Lupin'de haksız yere suçlanan babasının intikamını peşinde koşan zeki ve yetenekli hırsız rolünde (Netflix)

Netflix'in sevilen dizisi Lupin, üç yıllık bekleyişin ardından 4. sezonuyla ekranlara döndü. Bazı izleyiciler, yeni bölümleri peş peşe izlemek için planlarını iptal ettiklerini söylüyor.

Fransız dizisi, Maurice Leblanc'ın yarattığı centilmen hırsız Arsène Lupin'den esinleniyor. Kılık değiştirme ustası bu karakter, ilk kez 1905'te yayımlanan kısa öykülerde okurla buluşmuştu. Ancak Netflix yapımı, bu hikayeleri doğrudan uyarlamak yerine onları başkarakterinin ilham kaynağına dönüştürüyor.

Dünya çapında ilgi gören dizide Omar Sy, Assane Diop rolüne geri dönüyor. Assane, varlıklı bir ailenin babasına yaptığı haksızlığın intikamını almak için Lupin'den ilham alarak kılık değiştirme becerisini ve cazibesini kullanıyor.

Lupin'in 4. sezonunda neler oluyor?

Yeni bölümler, üçüncü sezonun finalinden 4 yıl sonra başlıyor. Assane hâlâ cezaevinde. Yeni sezonun konu özeti şöyle:

Assane için Lupin artık geçmişte kaldı. Cezasını tamamlamak ve oğluna verdiği sözü tutup onunla birlikte Senegal'e, aileleriyle buluşmaya gitmek istiyor. Ancak 'Lupin' imzalı gizemli bir duyuru planlarını altüst ediyor: Birden fazla müze eşzamanlı olarak soyulacak. Artırılan güvenlik önlemlerine rağmen soygunlar planlandığı gibi gerçekleşiyor. Assane masum olduğunu söylüyor ancak her şey onun suçlu olduğuna işaret ediyor. Hatta bir kamera kaydı, Yüzbaşı Belkacem'in ağır yaralandığı soygun sırasında Assane'ı müzelerden birinde gösteriyor. Assane'ın masumiyetini kanıtlamak ve kendisini taklit eden kişiyi ortaya çıkarmak için hapisten kaçıp yeniden Lupin kimliğine bürünmesi gerekiyor.

İzleyiciler yeni sezon için ne diyor?

Yeni sezon, sosyal medyada övgü dolu yorumlar alıyor. Bazı izleyiciler Lupin'i "Netflix'in en iyi dizisi" diye nitelendiriyor.

Sosyal medyada bir izleyici, "Lupin, Netflix'in en iyi dizisi. 4. sezonun daha ikinci bölümündeyim ve kendimi tamamen kaptırdım" diye yazdı.

Yeni bölümleri peş peşe izlemek için planlarını iptal eden bir başka izleyici de "Çok iyiydi. Cuma akşamı planlarından vazgeçtiğime kesinlikle değdi" yorumunu yaptı.

Bir izleyici, "Şu an izliyorum, aman Tanrım, kendimi kaptırdım" derken bir başkası diziyi "başyapıt" diye tanımladı.

Dizinin başrolünde Assane Diop'u canlandıran Omar Sy yer alıyor. Claire Laurent'ı Ludivine Sagnier, Benjamin Férel'i Antoine Gouy, Youssef Guédira'yı Soufiane Guerrab, Sofia Belkacem'i ise Shirine Boutella canlandırıyor.

Théo Christine ve Laïka Blanc-Francard da oyuncu kadrosunda yer alıyor.

Lupin'in 4. sezonundaki 8 bölümün tamamı Netflix'te izlenebiliyor.

Independent Türkçe, HELLO!, CBR.com


Sevilen polisiye 20. sezonuyla ekranlara veda ediyor

Criminal Minds, FBI'ın Virginia eyaletindeki Quantico'da bulunan Davranış Analizi Birimi'nde (BAU) görev yapan, suçluların psikolojisini, davranış kalıplarını ve geçmişini analiz eden özel profil uzmanlarının maceralarını konu alıyor (CBS)
Criminal Minds, FBI'ın Virginia eyaletindeki Quantico'da bulunan Davranış Analizi Birimi'nde (BAU) görev yapan, suçluların psikolojisini, davranış kalıplarını ve geçmişini analiz eden özel profil uzmanlarının maceralarını konu alıyor (CBS)
TT

Sevilen polisiye 20. sezonuyla ekranlara veda ediyor

Criminal Minds, FBI'ın Virginia eyaletindeki Quantico'da bulunan Davranış Analizi Birimi'nde (BAU) görev yapan, suçluların psikolojisini, davranış kalıplarını ve geçmişini analiz eden özel profil uzmanlarının maceralarını konu alıyor (CBS)
Criminal Minds, FBI'ın Virginia eyaletindeki Quantico'da bulunan Davranış Analizi Birimi'nde (BAU) görev yapan, suçluların psikolojisini, davranış kalıplarını ve geçmişini analiz eden özel profil uzmanlarının maceralarını konu alıyor (CBS)

Criminal Minds: Evolution, 20. sezonuyla sona erecek.

Uzun soluklu polisiye dizi, 2022'de Paramount+'ta 16. sezonuyla ekranlara dönmüştü. 19. sezonu bu yıl mayıs ve temmuz arasında yayımlanan dizinin 20. sezonu için henüz kesin bir başlangıç tarihi açıklanmadı ancak sezon 2027'de izleyiciyle buluşacak.

Dizinin yaratıcı sorumlusu ve yürütücü yapımcısı Erica Messer şu açıklamayı yaptı:

Önce CBS'te 15 sezon, ardından Paramount+'ta 5 sezon süren bu olağanüstü yolculuğa katılma şansını yakalayan bizler için Criminal Minds'ın ne ifade ettiğini kelimelere dökmek zor. Bu dönemin ansızın sona ermesine uyum sağlamaya çalışırken diziye yüreğini koyan muhteşem oyuncularımıza, senaristlerimize, yönetmenlerimize ve ekibimize minnet duyuyorum. Sarsılmaz bağlılıklarıyla Criminal Minds'ı 20 yıldır ayakta tutan dünyanın dört bir yanındaki harika hayranlarımıza da minnettarım. 20. sezonu herkesle paylaşmak ve hep birlikte yarattığımız bu özel dizinin bıraktığı mirası kutlamak için sabırsızlanıyoruz.

Dizi, FBI'ın Davranış Analizi Birimi'nin (BAU) çalışmalarını konu alıyor. Birim, "ülkenin en tehlikeli suçlularını analiz etmek ve yeniden harekete geçmelerinden önce yakalamakla görevli profil uzmanlarından oluşan bir ekip" diye tanımlanıyor. Evolution, CBS'te 15 sezon boyunca yayımlanan Criminal Minds'ın hikayesini sürdürüyor.

Evolution'ın oyuncu kadrosunda, seride uzun süredir rol alan Joe Mantegna, A.J. Cook, Kirsten Vangsness ve Aisha Tyler'ın yanı sıra ekibe yeni katılan RJ Hatanaka da bulunuyor.

Messer, dizinin yaratıcı sorumluluğunu ve yönetici yapımcılığını üstleniyor. Breen Frazier, Chris Barbour, Glenn Kershaw, Stacey Hardt ve Mark Gordon da yönetici yapımcılar arasında yer alıyor. Dizinin yapımını 20th Television ve CBS Studios üstleniyor.

Criminal Minds: Evolution, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter